İçeriğe geç

Ateşin Son Varisi

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Ateşin Son Varisi

Bölüm 1

GİRİŞ

Gökyüzü sıradışı bir şekilde koyu kırmızıydı. Kıyamet günü geldi sanan insanların hepsi evlerine çekilmiş korku içinde bekliyorlardı. Demirsoy malikanesinden ise çığlık sesleri kesilmiyor, korkudan titreyen insanlar, daha çok geriliyordu. Ama kimse bu çığlıkların doğum yapan bir anneden geldiğini bilmiyordu.

" Hadi Necla biraz daha dayan, az kaldı!" Necla ebenin sözleri ile daha çok ıkındı. İkizlerden birisi doğmuştu fakat diğeri hala karnındaydı. Necla her ne olursa olsun çocuğunu doğurmak istiyordu. Buna mecburdu. Necla'nın eşi Arif ise eşine destek olmaya çalışıyordu ama aynı zamanda eşine bir şey olacak diye de ödü kopuyordu. İlk doğan çocuğu yanı başında duruyor, telaşından onunla bile ilgilenemiyordu. Hayatının hiç bir anında bu kadar gerilmemişti.

" Eğer bebeğin biraz daha içinde kalırsa ikinizde öleceksiniz!" Necla'nın doğumunu yapan en yakın arkadaşı Nihal'di. Nihal kadın doğum doktoruydu ve Necla'nın doğumu yaklaştığı zaman önlem olarak onlarda kalıyordu. Gökyüzünün rengi ve dışarıda ki kar yüzünden hiç bir ambulans yola çıkmıyordu. Bu yüzden doğumu Nihal yapıyordu.

Necla acılar içindeyken arkadaşının söyledikleriyle bir çığlık daha attı. Bebeği ölemezdi. Kendisi ölürdü ama bebeği ölemezdi, yoksa Dünya'nın sonu gelirdi.

Son bir ıkınma ile sonunda diğer çocuğunu da doğurdu Necla. Derin bir nefes aldı. Artık acıdan değil, mutluluktan ağlıyordu. Kendine gelebilmek için bir kaç derin nefes aldı ama bir gariplik olduğunu sezdi. İki bebekte ağlamıyordu. Bir anda içini büyük bir korku sardı. Bacaklarının yanında duran arkadaşına ve hemen yanı başında duran eşine baktı. İkisinin de yüzü kireç gibi bembeyazdı. Necla korkuyla dikleşmeye çalıştı. " Ne oldu?" diye sordu. Ama eşi ve arkadaşı hala son doğan bebeğe bakıyordu. " Bebeğime bir şey mi oldu? Konuşsanıza!"

Nihal sonunda kendine geldi ve yavaşça arkadaşına baktı. Böyle olacağını biliyordu. Yaptıkları yanlışın farkındaydı. Necla'ya cevap vermeden bebeklerin ikisini de temiz havlulara sardı ve Necla'nın kucağına bıraktı. "Neden ağlamadıklarını bilmiyorum ama ikisi de yaşıyor ve gayet sağlıklılar" dedi. Daha çok söyleyeceği şey vardı şuan ne yeri ne zamanıydı.

Necla kucağında ki kızlarına bakıyordu. Kızlarından biri siyah, diğeri ise kızıl saçlıydı. Şimdi eşinin neden öyle baktığını anlıyordu. Necla ve eşi kahverengi saçlıyken çocuklarının neden onlardan farklı doğduğunu biliyordu. Sadece o değil, Arif ve Nihal' de biliyordu. " Necla..." diyen eşinin sesini duydu ama ona cevap vermedi. Hala bebeklerini izliyordu. Bir süre sonra eşine döndü. " Her ne olursa olsun onlar bizim çocuklarımız Arif. Onların böyle olmasından biz sorumluyuz" Arif eşinin haklı olduğunu bildiği için daha fazla konuşmadı.

" Alara ve Lavin" dedi Necla eşine ve arkadaşına bakarak. İkisi de sessizce onayladı. Bebekler doğduktan sonra ise gökyüzü eski haline dönmeye başlamıştı. İnsanlar neler olduğunu anlamazken Demirsoy malikanesinde derin bir sessizlik hakimdi.

Artık bu üç kişi hiçbir şeyin eskisi gibi olamayacağını biliyordu. Ve artık ortak bir sırları vardı.

**************

Ayyyyyyy çok heyecanlandım bir an hehehehe:) Evet bu benim ilk kitabım. Aslında buraya yazmadan önce baya düşündüm. Sonra bir an gaza gelip yazdım.

İlk kitabım olduğu için bazı hatalar olabilir şimdiden kusura bakmayın.

Bu bölümü hem karakterlerimizi daha iyi tanıyın diye hem de sizde biraz daha merak uyandırsın diye yazdım. Konusu benim çok hoşuma gitti umarım sizde seversiniz...

Ben yazarken çok keyif aldım umarım sizde okurken keyif almışsınızdır.

Bir daha ki bölümde görüşmek üzere!

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.