Babam gizemli bir şekilde ortadan kaybolduğundan beri içime bir şüphe girmişti karakollara gittik fakat bulamadık en son bir ormanda görülmüş ve dahada görülmemiş annem babamın kaybolmasına dayanamayıp kalp krizi geçirdi annemin cenazesinde hiç ağlayamamıştım ağlamak istiyordum ama ağlayamıyorum annemin cenazesinin yanında babamın kaybolduğu orman vardı ve o ormanda bir şeyler gizleniyor sanki ormana her baktığımda sanki mıknatıs gibi bir şey beni çekiyordu
Elina cama taş attı bana sesleniyordu ayağa kalkmak istemiyordum çok yorgundum elina bütün mahalleyi uyandırmaya çalışıyordu galiba en son dayanamayıp ayağa kalktım saate baktım saat 05.30 Elina kafayı peynir ekmekle yemiş olmalıydı bu saatte ne işi vardı camdan aşağı baktım Elina el salladı sonra bana seslendi
-Unuttun mu bugün Alfinler gelcek hadi ormana gidelim
Hala saçma salak şeylere inanıyordu ona yüzlerce binlerce kez anlattım ama beni hala dinlemiyordu her yıl bu saatte bu tarihte beni uyandırıyor ormana gidiyoruz ve hiç bir şey olmamış gibi geri geliyorduk ama bu sefer bir şey olacak gibi hissediyordum ilk defa bu hissi yaşıyordum üstümü giymek için gardrobun kapağını açtım bir kolye vardı kan kırmızısı gibi bir rengi vardı oldukça zarif ve havalı duruyordu kolyeyi aldım dikkatlice baktım kölenin arkasında şuanki olduğumuz tarih ve saat yazıyordu kolyeyi yanıma aldım üstüme kıyafetlerimi giydim ve aşağı indim Elina kapıda neredeyse buz tutacaktı