Geçmiş zaman
Amansız topraklarda hüküm sürmek her zaman zordur .
Bilinmemezliğin verdiği acı yüklerle boğuşursun .
Henüz bir bebek iken terk edilmiş bir canavardım . herkes fazla yaşamını sürdürmez derken ,ben direndim .
Herkese savaş açtım,kendime bile.öyle bir şey yaptım ki herkes adeta olduğu yere çakıldı.
Bunu yapmak demek ,kendini bittirmek demek.
Bunu yapmak bir baş kaldırı demek
Oysa ben zaten bir canavardım.öbür herkesten bananeydi .
Geleceğin kraliçe varisi bir kızın ruhuna girmiştim .
ruhunu çalmış, benliğine sızmış düşüncelerini hükmediyordum .
savaş mı istiyorladı en alasını yapacaktım
Toprak mı istiyorladı hepsini alacaktım.
Ben canavar değildim küçükken .
onlar beni bir canavar dönüştürüp büyütüler .
şimdide bedelini ödeyeceklerdi .
“Hera kan” içine girdiğim ruh .benden daha zalimdi
onda vahşet vardı , kötülüğün ektiği tohum vardı,
Ama en çokta cezbetirici bir güzelliği vardı .
Zamanın yaklaştığını kafamın içindeki çanlar bana haber veriyorlardı.
Saatler ilerliyor, dakikalar onu takip ediyor ,saniye ise bilinmemezliğe sürükleniyor .
Tik tak
Tik tak
Tik tak.
Şimdiki Zaman
Gökyüzünün ihtişamımıydı insana özgürlüğü tadtıran ,
Yoksa onun bizde olan imkansızlığımıydı özgürlüğü müthiş kılan.
Balo bitmiş,herkes dağılmıştı. Şatomun balkonunda oturmuş köhne karanlığı izliyordum . bugün DEHALAR bir kaç şey öğrenmişti .benim için pek bir önemi olmayan ama onlar için bir hayli önemli gelişmeydi .kimsenin böyle bir şey beklemdiğine emindim .kendi aralarına aldıkları bir iblis yıllar önce onlara ihanet etmişti.bu bir baş kaldırı,bir isyandı çünkü iblisin yaptığı ihanet tüm dengeleri bozmuştu.bir toplantı düzenlemem gerekiyordu.böylelikle şeytanların akıbeti belli olacaktı.
Bugün yorucu bir gün olmuştu.şimdilik bunları düşünmeyi bırakmam lazımdı daha sonra ilgilenirdim .
Gözlerimi usulca kapattım ve derin bir nefes aldım. Derimden dışarı fırlamayı bekleyen canavarları vardı
Bunu biliyordum .onları orda ayakları bir prangayla bağlayan bendim . Zamanı geldiğinde onları salacaktım
Ama daha vardı hissediyorum .
Göz kapaklarımı yavaşça açtım.önümde , arkamda,sağımda, solumda uçsuz bucaksız bir orman vardı . Şatom bir ormanın tam ortasında kuruluydu .bu çok akıllıcaydı .çünkü gelebilecek tehlikelere karşı daha korunaklıydı.
Ben insan bedeninde ki bir uys'tum .herkesin kendine ayıt bir gezegeni vardı.benim gezegenim uys gezegeniydi.her biri ayrı kollara ayrılıyordu.
Danklar ,iblisler,erler,mijonlar ve daha sayamadığım yüzlerce krallık.her biri bir krallığa bağlıydı.
Hiç şüphesiz en güçlüleri arasında "uys krallığı" vardı.çünkü bu düzeni kuran dedemdi ,buda tüm oteritenin onun ellinde olduğunu gösteriyordu.bu hâlâ böyle bütün düzen bozuldu ama biz hala gücümüzü koruyorduk.en iyi olmak için savaşırsın .her anlamda savaşırsın .bu yıllarca böyle devam etti ve hala da böyle devam ediyordu.beni düşüncelerimden ayıran çalan kapıydı.kaşlarımın çatıldığını hissedebiliyordum.
"Gir "diye seslendim.ve önüme döndüm kapalı kapı yavaşça açıldı hizmetlim Andre gelmişti.bu saate neden gelmisti ki .
"Evet andre bu saate beni rahatsız etmenin nedeni ne"
Biraz tedirgin görünüyordu gözlerime bakmıyordu sürekli gözlerini kaçırıyor ve elleriyle oynuyordu.
"Ef..efendim" gözlerimden her ne gördüyse bir adım geriye doğru gitti
"Andree ne oldu söylesene"burdan bile titrediğini görüyordum.sonunda söylemeye karar vermiş olmalı ki ağzını aralayıp titrekçe
“Efendim aileniz geldi ”.
Bu cümle olduğum yerde taş kesilmeme neden oldu.
Benim ailem mi gelmişti.
Daha çocukken beni bırakıp gitmiş ailem mi gelmişti
Bölüm sonu