İçeriğe geç

Ateşin içindeki Barut

Bölüm 6 · 6 dk okuma

Ateşin içindeki Barut

Bölüm 6

Güvenin kırılması ve gölge düşmanları

Güven; zor oluşan bir duygudur. Emek ister yavaş yavaş tuğla tuğla yıkılır, insanın güveni ne zaman kırılırsa,duvarlar oluşur. Ve her güveni sarsıldığında daha da sağlamlaşır. Gökçe'nin de böyleydi duaları vardı, sağlamdı.

"Senin karşına bir psikolog var"Baran derin bir nefes aldım, "doğru, işine uzman olduğunu unutmuşum "Gökçe baran'dan uzaklaşıp"benim merak ettiğim başka bir şey var "Baran Gökçe'nin yanına otururken "nedir?"diye sordu. "Abim beni kaçırmanıza nasıl izin verdi?". "Çok da kolay oldu söylenemez "alaylı bir tavırla "E tabii bir de çok sevdiği arkadaşı olunca" dedi. Gökçe bir anda Baran'ın yüzüne tükürdü; "ben seni hiç sevmedim"dedi. Baran dudaklarını ıslatıp gökçe'ye yaklaştı; "istesen de istemesen de buradasın,seni bırakamam istediğin kadar üstele işe yaramaz. Asi psikolog"dedi. Gökçe tam bir şey söyleyecekken aşağıdan bağırış sesleri geliyordu. Baran hızlıca aşağı indi. Gökçe de Baran'ın adımlarını takip etti.

Aşağı indiklerinde bir kız çırpınıp bağırıyordu; Gökçe manzarayı gördüğünde çok içinde kalakaldı. Baran, "Ne oluyor lan?"diye sordu. Gökçe şaşkınlıkla "defne'nin burada ne işi var!" Diye sordu. Bu saatte niye zapt etmeye çalışırken konuştu."öldürdüğünüz adamın avukatlığını yaptığını düşündüğün için kaçırdım "Gökçe araya girip pusat'ın elinden defne'yi alıp arkasına doğru çekti;sen kafayı mı yedin be!"bayramın hafifçe uzattın omzuna vurarak "oğlum ben sana demedim mi sonra bakacağız bu işe diye". "Vallahi kusura bakma abi bekleyemezdim" Defne tedirginlikle etrafı gözlemliyordu; "Gökçe senin bunları yanında ne işin var?" Gökçe derin bir nefes verdi "her şeyi anlatacağım ama ne işin var,Defne?"Baran daha fazla dayanamayarak araya girdi; "birbirinize her şeyi açıklarsınız, ama önce şu anki durumu bir çözelim mesela; siz birbirinizi nereden tanıyorsunuz?". Gökçe'nin "Defne benim en yakın arkadaşım "demesi ile birlikte bu saat ve Baran aynı anda "ne!" Dedi. O esnada Timur ve Gamze sesleri duyup içeri geldi "Defne senin burada ne işin var soru işareti "diye sorduk Timur. Baran bıkkın bir sesle "kendimi tanıyorsun "dedi. Pusat oflayarak "durum şöyle ki ben öldürdüğümüz adamın avukatlığını yaptığını şüphelendiği için defne'yi kaçırdım Defne ve Gökçe de yakın arkadaşlarmış durum bu"dedi."ama alakasız kişiyi kaçırdım defne'nin bu işlerle hiçbir alakası yok"dedi Timur. Defne fırsatı göğsünden isteyip bağırdı. "Lan siz her şüphelenmenizi kaçırıyor musunuz ayrıca sizin gibi işlere sahip olan örgütünüzü Gökçe ve timur'un ne işi var?"Gamze ve Gökçe birbirine bakıp defne'ye doğru ilerledi "gel anlatalım"

Defne duyduklarını sindirmeye çalışıyordu "ee peki suçüstü yakalama avukat falan işe yaramıyor mu?"bu saat örgütteki birçok kişi devletlere yakından bağlantısı var ama bazen örgüttekileri de içeri alabiliyorlar devlet ile bağlantısı olmayanlar "diye açıkladı "peki sizden hiçbir şeye giren olmadı mı"simoş "sadece adamlarımızdan giren var. Bir de Baran 15 yıl önce hapse girmişti o kadar."Defne kaşlarını çatıp "peki size demiş girmediniz"diye sordu."bizim üzerimize atılan suçların kanıtlarını yok ediyoruz ya da bizim yapmadığımıza dair kanıt varsa o şekilde kurtuluyoruz ama her zaman başarılı olmuyor tabii ki"Baran araya girip "işinde uzman mısın?"diye sordu."evet işimde uzmanım,ama neden sordun?". "Bizim öğretmen avukatını yapar mısın diye soracaktım. Size sağlam bir avukat lazım sinir ve Gamze için"Gökçe araya girip "niye ne alaka?" diye sordu. Baran omuz silkerek "güvenlik" dedi."Gökçe ve Timur için kabul edebilirim"dedi Defne."yani ne kadar arkadaşın olsa da böyle bir tepkiye girmeyi neden göze alıyorsun ki?" diye sordu pusat Defne ip çekerek "birçok kez hayatımı kurtardılar"dedi. "Madem örgütümüzün yeni avukatsın, diğer örgüt üyeleriyle tanıştıralım" dedi Gamze. Tam o sırada kapıdan devrimin sesi geld;"gerek yok biz geldik zaten"dedi. Eylül "kimle tanışıyoruz?" Diye sordu."benimle ben yeni avukatınız Defne Yıldız"Müjgan "avukatımız olmayı nasıl kabul ettin" diye sordu. "Gökçe ve Timur için"Özay "onlar senin neyin oluyor?" diye sordu. Defne hafifçe gülümseyerek "çok yakın arkadaşım ve abisi" Eylül gülümseyerek bütün işareti biz şimdi 10 kişilik bir örgüt müyüz?" dedi. "Gökçe dışında"dedi Baran. Timur ayağa kalkıp; "of ben acıktım mutfağa girip de bir şeyler yiyelim"dedi. Baran alaycı bir tavırla"Gökçe, eğer kaçmayacaksan sen de gel"dedi. Gökçe tam da cevap verecekken Timur yürürken kolunu Gökçe'nin omuzuna atarak kendine çekti; "gökçe'ye hiç bulaşmak istemezsin Baran. Kendimden biliyorum"dedi.

Gökçe, önyargılı bir şekilde yaklaştığı örgütü üyeleri arasında bir bağ olacağını hissediyordu. Ama kendine yediremiyordu. Ne de olsa onu kaçırmışlardı ve kendi isteğiyle burada durmuyordu. Aslında burada durmasının onun açısından tek iyi tarafı ağrısından uzak kalmayacak olmasıydı bir dönem boyunca 3 abisi ile de yakında ama sonra işler değişti abileri daha çok göreve gitmeye başladı ve onları göremez oldu. Üstelik aralarından en büyükleri olan abisi birkaç yıl önce mesleğin ara verip göreve gittiğini söyleyip Gökçe ayakta uçmuştu. Yani Gökçe öyle hissediyordu. Kendini tüm bu düşünceler arasında boğmuş hissediyordu.

Mutfak masasına yerleşip bir şeyler yerken Baran'ın gözü Gökçe'ye takılmıştı. Fazlasıyla hızlı yemek yiyordu."yavaş ye boğulacaksın" Gökçe derin bir nefes vererek, "karışma bana. Sus ve yemeğini ye". Timur araya girerek, "Baran, Gökçe'ye yemek yerken, açken, uyurken, yeni uyandığında, Ha bir de kahvesiz ve müziksiz bir gün geçirdiğinde kesinlikle dokunmuyorum. Size de tavsiye etmem iyiliğiniz için"dedi. Özay alaycı bir tavırla, "Yani kısaca Gökçe ile konuşmuyoruz" dedi. Gamze dirseğiyle özay'a vurarak,"sussana sen! Kız rahatla yemeğini yesin"diye çıkıştı.

Yarım dakika geçtikten sonra Timur Gamze'nin kulağına doğru eğilerek,"Defne ve Gökçe buraya çabuk alışacaklardır ama o süreçte onların yanında olur musun?" Gamze hafifçe gülümseyerek,"tabii ki de olurum, zaten Gökçeli yani şurası Defne ile de anlaşacağımızdan eminim"dedi kısık bir sesle. Timur gülümserken Baran'ın onları dik dik baktığını fark etti. Hafifçe boğazını temizleyerek önüne döndü. Müjgan,"herkesin yemeği bittiyse salona geçelim "dedi.

Herkes salona geçti.Gökçe etrafı gözlemliyordu; odadaki büyük kitaplık ve salonun köşelerindeki renkli çiçekler dikkatini çekmişti. duvardaki manzara tabloları,salona farklı bir hava katıyordu.

Eylül tereddütlü bir sesle "biz Devrim ile sevgiliyiz" dedi. Devrim ve Baran aynı anda "ne" dedi.diğerleri hala şoktaydı. Baran devrim'e "lan sen niye şaşırıyorsun sevgiliysen?"dedi. Devrim şaşkınlıklar "oğlum ben senin aklına uydum gittim açıldım. Bana düşüneceğim dedi.Benim de haberim yok sevgili olduğumuzdan." Eylül "artık var sevgilim"dedi."E hayırlı olsun madem"dedi Gamze. Baran övünerek "bak işte benim aklıma uyuyunca, depresyona girilmene gerek kalmıyormuş". "Sallama lan! ben depresyona girmedim"Timur yavaşça ayağa kalktı; "ben balkona çıkıyorum sigara içmek için. Sonra beni aramayın" dedi Gamze'ye bakarak.

Gökçe Gamze ve Defne ile konuşurken bir anda"örgütünüzün adı;KG açılımı ne?"diye sordu."kızıl gölge"diye açıkladı Gamze."neden peki kızıl gölge?" Gamze omuz silkerek "bilmem, pusat ve özay'ın yaratıcı fikirleri işte"dedi.

Timur ,sigara içmeye çıktığında; bahçenin duvarının arkasında bir hareketlilik sezdi. Gidip o tarafa baktı hiç kimse yoktu.köpek veya kedi geçmiştir diye düşündü. Sigarasını bitirdikten sonra içeri gittiğinde bir koruma yanlarına geldi; "abi! çevreyi gözetlerken birilerini gördüm Büyük ihtimal keskin nişancı iki kişiler"dediği an kurşun sesi geldi.Cam tuzla buz olmuştu. Ve birkaç kurşun daha camları kırdı. Kurşunlar farklı yönlerden geliyordu. Bu durumda sadece 2 kişi olmadıkları gayet anlaşılırdı.etrafları sarılmıştı. Baran'ın Gökçe'yi kolundan tutup en yakın yere siper olurken; "pusat defne'yi Koru!"diye bağırdı. Gamze siper olmak için ilerlerken, Timur kolundan tutup çekti "tek kalma"herkes ikili bir şekilde siper olmuştu. Özay"planımız var mı?"diye sordu. Keskin nişancılar giderek daha yakına geliyordu. Baran"yakınımızdaki ışıkları kapatın. Kırık camlardan ateş ederken gözükürsek ölürüz"Baran kırık camdan dışarı ateş ederken Gökçe'nin gözü Baran'ın belindeki ikinci silaha takıldı. Baran,şarjör değiştirirken, belindeki silahı hızlı aldı. Baran şaşkınlıkla"ne yapıyorsun sen?"diye sordu. Gökçe, silahın şarjörünü kontrol ediyordu. "Panik yaparak bekleyemem!"deyip dışarı doğru ateş etmeye başladı.

"Müjgan! Kenan'a söyle,birinci kattan ateş ederek bir katkı sağlayamazlar. Bodrum kattaki geçidi kullanıp arkalarından etraflarını sarsınlar!"dedi Timur. Müjgan telefonu eline aldığında gelen mesajı gördü. "Kenan onu zaten akıl etmiş..geçitten geçiyormuşlar!" Diye seslendi. Gamze'den bir inleme duyuldu; Timur, "Gamze vuruldu!"diye seslendi. Baran," Nereden vuruldu,Derin mi?"diye sordu. "Omzumdan,derin vurulmuş!" Timur bir yandan Gamze'nin omzunu tutuyor.Bir yandan Ateş ediyordu. o sırada dışarıdan sesler duyuldu: korumalar Keskin nişancıların etrafını sarmıştı. Timur korumaları gördükten sonra Ateş etmeyi bırakıp Gamze'nin omzuna, tişörtünden yırtığı parçayı bastırıyordu."niye dikkat etmiyorsun sen?"Gamze hafifçe sırıtarak "bu haldeyken bile azarlıyorsun"dedi. Keskin nişancıların bir kaçı dışında neredeyse hepsi ölmüştü. Kaçabilenlerse,ağır yaralı bir şekilde kaçmayı başardı.

Bölüm sonu

1 yorum