İçeriğe geç

Ateşin Gölgesi

Bölüm 1 · 22 dk okuma

Ateşin Gölgesi

Bölüm 1

Geçmişin İzleri ve Geleceğin Geçmişi

12.03.2010

"Sen nasıl birisin bunu bana nasıl yaparsın sen hiç mi düşünmedin beni hiç mi aklına gelmedim nasıl böyle birşey yaparsın Fırat! " annem ve babam kavga ediyordu babam yanlış birşey yapmış olmalı ama bu kadar bağırması kulaklarımı ağrıtıyordu gerçekten babam ne yapmış- "Sen bir kadınsın gerekirse paspas bile olursun sen sadece evi temizlemek ve bana hizmet etmekle görevlisin seni aldatmam hiç birşey ifade etmez Şule!"

"Ne dedin sen! " diye bağırdı annem kulaklarımı kapatmama rağmen sesleri geliyorduve birden çok gürültü bir ses duyuldu odadan çıktım salona ilerledim ben giderken babam ise dışarıya çıkıyordu ve o an zihnimin derinlerine kazındı ve oradan ayrılmamak üzere oraya yerleşti

Annem yerde kırmızı bir suyun içinde yatıyordu, yanına yaklaştım onu dürttüm, uyanmadı annem bayıldı mı?

Elimi kalbine koydum hissetmiyordum annemin kalp atışı niye yok oldu ki? Yoksa bana şaka olsun diye mi böyle yapıyor şimdi kalkıp beni gıdıklar mı?

"Anne şakan çok uzun sürdü hadi kalk" annem ses vermedi bir daha dürttüm uyanmadı.

"Anne hadi kalk parka gidelim çok sıkıl-" babam kapıyı açtı elinde bi çakmak vardı bide su sonra anneme şu verecek sanarken suyu üstüne döktü

"Baba suyu niye döktün onu annem içecekti"babamın gözü dönmüştü birden çakmağı anneme fırlattı ben şok olmuş bir şekilde olanları izlerken annemden alevler çıkmaya başladı ve biri kolumu tutup beni anneme itti ben ateşten uzaklaşmaya çalışırken o kolun babama ait olduğunu gördüm birden onun üstüne alev sıçrayınca koşarak kaçtım o canıyla uğraşıyordu ben ise ondan kaçıyordum şimdi kimde kalacağım?

🔥

Sokağa doğru koştum çöpün yanında durdum ve yatmak için birkaç parça birşey buldum oturdum soluklandım ve o an annemin öldüğü aklıma geldi ve babam ona ne olmuştu? Beni neden anneme itti en son galiba kendi kendine " o kızı öldürmeliyim o bir delil" demişti. Ne demek istemişti acaba derken uyuyakaldım.

🔥

25.10.2022

"Ajan Ateş Işık göreve hazır mısınız? " diye seslendi Ömer abi aslında adı Ömer Eker fakat ben ona içten içe abi diyorum. "Her zaman" zaten küçük bir operasyondu çok basitti aynı zamanda "Güzel o zaman planı anlat ama 2.kattaki 3.salona gel"bu sefer Ömer abi değildi bu Rüzgar Çetin idi.

" Tabi hemen "dedim ve asansöre yöneldim. Konferans salonunda yaklaşık 20 kişi vardı. Sahneye çıktım ve Ömer abi konuşmaya başladı. " Hepiniz buraya geldiğiniz için teşekkürler,bildiğiniz üzere geçen haftalarda Bayan Işık ajan olmak için seçilmişti ve şimdi ise ilk operasyonu için fikirlerini bizlerle paylaşacak"dedi ve bana döndü ve konuşmam için mikrofonu verdi. "Merhabalar ben Ateş Işık, bugün sizlere ilk operasyonum bilgi vermek için buradayım. İlk operasyonum İzmir'de olacak ve yaklaşık 5 ajan ile beraberb olacağım. Eğitmenim ve diğer 5 ajan ile bir restoranta gideceğiz adı bildiğim kadarıyla adı Başak Restorant. Amacımız oraya giden bir mafyayı durdurmak kendisi uyuşturucuyu tüm dünyaya yaymak ve bunu kimseye fark ettirmeden yiyecek, içeceklerin arasına katmak istiyor ve bunu bağımlı kılarak para kazanmak istiyor." Herkes sessizce dinlemeyi sürdürünce devam ettim.

"Ben ise bunu engellemek için onların masasına oturmayı ve mafyanın hayatına girmek istiyorum tabi ki tek gecede olabilecek bir şey değil bu yüzden biraz uzun sürebilir ve bu mafyanın bir ortağı var aslında ortağı mafyadan daha güçlü. Fakat gücünü saklıyor adı Can Lavinta kendisi mafyalarını aslında en güçlüsü ama saklıyor benim işim ise Orhan bey ile mafya diye bahsettiğim kişi Orhan Durmaz kendisi çok güçlü gibi gözüksede aslında çok güçlü değil fakat eğer bu operasyonu başarılı geçerse olacak. Ben Orhan Bey'in hayatına stajyer olarak gireceğim ve ardından en çalışkan işçisi olacağım bu saye-" diyemeden "Bence çok saçma neden sevgilisi değilde çalışanı olasın ki? " dedi adını Buse olduğunu bildiğim birisi kendisi kendini çok zeki sanıyordu sanırım "Birincisi sözüm bir daha kesmeyin lütfen Bayan Buse, ikinci olarak eğer hayatına birdenbire sevgilisi olarak girersem Can Bey'in dikkatini çeker çünkü gökten zembille inemeyeceğim için çalışan daha mantıklı olur" dedim herkes beni onaylar kendisi Bayan çok bilmiş bu seferde "O zaman yavaş yavaş gir?"

Dedi. Bu sefer gülümsemedim yüzüme afallanmış bir ifade yapılmıştı ardından bir kahkaha attım ve Küçümseyici bir bakış attım ve "Eğer sevgilisi olursam iş bilgisi beni ilgilendirmez ve her sorduğumda şüphelenir siz galiba benim üstümdünüz değil mi? " dedim herkes kendini zor tutarken Buse "SAÇMALIK!" dedi ve çıkmaya yelten fakat eğitmenim Ayaz onu durdurdu ve "Eğer o kapıdan çıkarsanız bir daha dönemezsiniz! " dedi Buse olduğu yere çivilendi ve mecburen geri yerine oturdu.

Ben "Eğer sorunuz yoksa işleve geçirmek isterim" dedim ve kimse bişey demeyince gülümseyerek odadan çıktım. Ve çalışmaya aşağı indim.

🔥

Yaklaşık 1 saat çalışmanın ardından ekibim gelmişti. Ve hiçbirine ısınamazdım ben tek tabancaydım ve mermim ise yumruklarımdı. Eğitmenim Ayaz bana gülümsedi ve ekibini göstererek tanıştırmaya başladı. "Merhaba çocuklar hepiniz aynı yaştasınız ve aynı kategoridesiniz yani saha ajanları olma yolundasınız, dilerseniz birbirinizi tanıyın çünkü 3saat sonra operasyon var. " dedi ve gitti Ayaz gidince ilk bi kız konuşmaya başladı "Ben Buket Özdemir siz? " kız sıska, sesi tiz , kahverengi gözlü, tatlı bir kızdı ardından bir erkek "Ben Berkcan " dedi o da güçlü iri yarı esmer bi çocuktu. "Merhaba ben Büge" dedi bi kız daha bu sefer sesi güçlü kendinden emin ve sağlam bi kızdı ve sarışındı gözleri ise kahverengiydi"

"Ben Kuzey" dedi bir erkek gayet güçlüydü ve yakışılı kahverengi saçlı ve açık tenliydi "Gökhan ben" dedi bi erkek daha bu sefer ise esmer orta boylu ve komik biri gibiydi. Sıra bana gelince sert bakışlarım ve buz gibi sesimle "Ben Ateş Işık" dedim.

Hepsi başını sallayınca kimse bişey olmayacağını anladı bende çalışmama devam ettim bu 3 saat kendimi çok geliştirmeliydim.

Hepsi benim gibi çalışmaya başlayınca ise gururla gülümsedim ne yaptığımı fark ettiğimde ise suratımı hemen düzelttim.

🔥

Operasyon için hazırdık ve saat 3 civarı bir otobüse bindik saat şu an 3.30 ve biz geldik sayılır. Herkes bir işle uğraşırken ben kulaklığımı, silahımı ve üstümü başımı kontrol ettim. Dar bir elbise değildi saten siyah ve uzun bir elbiseydi tek bacağım açıktaydı ve çok bir göğüs dekoltesi yoktu saçlarım ise dalgalı uzundu makyaj yapmayı sevmesem bile parlatıcı sürdüm ve yüz hatlarımı özellikle çenemi belirginleştirdim. Araba durduğunda ise hepimiz tek tek inmeye başladık Ayaz bizi uzaktan izleyecek ve olası bi duruma karşı haber verecekti. Kulağımdaki küpelerin elmasında bir dinleyici ve kolyemde ise izleyici vardı.

İçeriye girdik bir tane masaya oturduk ve Can Bey ile Orhan Bey'i beklemeye başladık. Yaklaşık 3 dakika sonra ikiside geldi ve masamızın çaprazına oturdular, garson yanımıza geldi ve sipariş verdik sipariş verirken sesimi değiştirdim ve bu masadakilerin dikkatini çekti ama kimse tepki vermedi. Aslında sadece Mafyaların dikkatini çekmek içindi çünkü sesimi ilk defa duyuyorlardı ve gerçek sesimi kullanamazdım.

Diğerleri de bana uyarak seslerini değiştirdiler ve sipariş verdiler. Konuyu açmak bana düşünce günlük hayatan açmanın en mantıklısı olduğunu düşündüm.

"Bugün harika bir gündü tamamen muhteşemdi benim için" dedim ve Kuzey"Benim için aynısı söyleneme "dedi Gökhan ise " Benimki iyiydi ama bir sıkıntı vardı " dedi Büge "ne oldu? " diye sorunca Gökhan"içtiğim kahve iğrençti tadı damağımda da hala"dedi Berkcan"Allah başka dert vermesin"der demez Gökhan "Amin" dedi.

Kuzey "Gökhan bi git elini yüzünü yıka kurban olayım" derken Büge oppauket kıkırdamaya başladı dudağımın kenarına küçük bir tebessüm peyda oldu sanırım bağlanıyordum. Ne. Ne oluyo dur. Hayır hayır hayır. Kimseye bağlanaman ben. Olmaz. Ciddileştim ve "Bence burdan sonra bize gidelim" dedim Gökhan başını salladı ayağa kalktı ve "Ben lavaboya gidiyorum" dedi o kalkınca Orhan Bey'de kalktı ikisi tuvalete giderken mimiklerle Berkcan'a emir verdim beni onaylayıp o da kaklınca masa sessizleşti.

Sessizliği doldurmak isteyen Can Bey elini Büge'ye uzatıp "merhaba" dedi.

Büge hemen kendine geldi ve gülümseyerek "merhaba ben Büge" dedi. Can Bey ise "Can" dedi. Ardından elini Buket sonra ise Kuzey'e uzattı, elini bana uzatınca yüzüme mahcup bir ifade yerleştirdim ve selamlaştım. Muhtemelen neden mahcup olduğumu anlamadı fakat aslında sadece beni daha iyi hatırlasın diye böyle yaptım çünkü onun işçisi olursam ona mahcubiyet dolu ifadelerle bakmak onun beni hatırlamasını daha iyi sağlar.

Gökhanlar geldi ve birkaç dakika sonra Berkcan'da gelmişti. Can Bey bizi Orhan Bey ile tanıştırdıktan sonra bi sohbet gelişti ve masalar birleşti. Onlar dinledikleri ve izle dillerinden habersiz yemek yerken konuyu işe çevirdim ve "Bende iş arıyorum" dedim bunu duyan Can Bey "iyi de siz 17 yaşındasınız üniversiteye gitmeniz gerekmez mi? " dedi gülüp başımı hayır dercesine salladım "Maalesef ben girmiyorum ve eski işimden çok az maaş alıyordum" dedim Orhan Bey Can Bey'e sorarcasına bakarken

Can Bey başını evet anlamında salladı ve "Bizim şirketimiz de eleman eksikliği var siz isterseniz sizi güzel bir konuma getirebiliriz" dedi başımı olur dercesine sallayınca "siz kaç yaşındasınız? " diye sordum Orhan Bey gülmemek için zor dururken Can Bey "23" dedi Masada derin bir sessizlik oluştu aslında evet Can Bey çok yaşlı durmuyordu aksine genç duruyordu, siyah saçları açık beyaz teni ve ela gözleri vardı. Yani 25 gibi dursa da çok bi fark yoktu. Orhan Bey ise kumral mavi gözlü ve açık tenliydi Henry cavill'in ı kızıydı resmen ve o 27 gibi gözüküyordu.

Birden bir ses geldi

Ve bir silah sesiyle bağırıp çağıran insanlarla doldu etraf.

Silahtan çıkan ses herkesi korkuturken ne olduğunu anlamaya çalışıyordum.

Can Bey ile Orhan Bey herşeyi biliyormuş bir edayla oturuyordu.

İkisi rahat rahat otururken bir adam yanımıza geldi ve Can Bey'e izin ister gibi bakmaya başladı. Can Bey kafasıyla onaylayınca adam bana doğru yürümeye başladı, kolumdan tutup beni ayağa kaldırdı, bu hareketi bana babamı hatırlatmıştı ben ise refleks olarak kolunu itip onu masaya yatırdım,. Reflekslerimi görmemeleri gerekirdi oysa yüzümü buruşturmamak için büyük bir çaba sarf ederken Orhan Bey"Refleksleriniz iyiymiş"dedi ve ben onların yaptığının bir plan olduğunu anladım kulaklığımdaki ses "Sakin ol" dedi.Kafamı kaldırdım ve ajanlara ellerimle ritim tutarak mors alfabesiyle. "3 dediğimde"dedimCsn Bey'in bunu bilmemesini umuyorsun ardından birden Can "3" dedi. Ajanlar anlamayıp Orhan Bey ve Can Bey'e saldırmaya çalıştı fakat Can Bey'in üstüne Buket ve Gökhan gitmişti, fakat Orhan Bey'i yere sermişlerdi. Can Bey'in üstüne yürüdüm sırtı bana dönüktü. Belimdeki silahı aldım ve başına yasladım.İçeriye bizim üstlerimiz girdi Can Bey kıpırdamazken,Orhan Bey'i aldılar Can Bey'i de alırken Gökhan "Hadi sahanda yumurta yemeye gidelim" dedi. Hepimiz ona yuh der gibi bakarken "Ne ya açım görev şimdilik tamam " dedi. Sıkıntılı bir nefes verirken yeni planın ne olduğunu düşünüyordum. Berk kolumu dürtünce ona döndüm. "Gidiyoruz" dedi başımı salladım ardından, çıkışa doğru yürüdük. Uzun bir yolculuğun ardından tesise geldik muhtemelen Can Bey ve Orhan Bey için daha yola bile çıkmamışlardı.Buket bana dönüp"Yemek yiyeceğiz geliyor musun? "dedi kafamı hayır dercesine salladım." Siz gidin ben çok yorgunum"dedim ve odama doğru ilerlemeye başladım.

⁀↘‿↗⁀↘‿↗⁀↘‿↗⁀↘‿↗⁀↘‿↗⁀↘

Odama geldiğimde direkt olarak duşa girdim sıcak suyu küvete doldurmaya başladım küvet dolarken gidip telefonuma baktım herhangi bir bildirim yoktu zaten beklemiyordum da yakşalık 2 dakika sonra küvet dolmuştu bornozumu askılığa astım ve küvete girdim. Sıcak su biraz olsun kaslarımı gevşetirken Orhan Bey ve Can Bey'e ne olacağını düşünüyordum. İlk operasyonum normalde kolay olmalıydı fakat Can Bey'in bu durumdan haberi olduğunu bilmiyordum.Telefonum düşüncelerimi bölerken kimin aradığına baktım. Ayaz'dı telefonu açtım ve "Alo" dedim. "Çabuk bahçeye gel" dediğinde mecburen "5 dakikaya ordayım" dedim.

:۞:••:۞:••:۞:••:۞:••:۞:

Üstüme bir kazak ve altıma klasik bir kot giydim saçlarım ıslaktı ve öyle dışarı çıktım. Ayaz telaşla bana bakarken ne olduğunu sorar gibi ona bakmaya başladım, ekibinde orada olduğunu görünce adımlarımı hızlandırdım, yanlarına geldim Ayaz bana geç der gibi koltuğu gösterince oturdum ardından Ayaz konuşmaya başladı"Evet biliyorum operasyon kötü geçti ama yeni bir plan kurmalısın"dedi ve Kuzey "Aynı zamanda bizede anlatmalısın" dedi.Ayaz'a döndüm ve "Can Bey ve Orhan Beyler neredeler acaba? " dedim Ayaz 1 dakika der gibi işaret yapıp telefonunu çıkardı ardından bir numara tuşladı ve yaklaşık 10 saniye sonra telefon açıldı. Ayaz'ın gözleri bir ara telefonla konuşurken fal taşı gibi açılmıştı, önemsemedim ardından telefonu kapattı bana dönüp "Can Bey'i yolda kaybetmişler" dedi birden kahkaha atmaya başladım bu ne saçmalık? Can Bey çocuk falan mı? Koskoca tesis ya nasıl kaybettiler? "Ayaz tamam bu kadar şaka bence yeter? " dedim Ayaz bana ciddiyetle bakıyordu olayı kavrayınca yok artık saçmalamyın der gibi bakıyordum Ayaz anlamış olacak ki "Biliyorsun Orhan Bey'i ayrı arabada Can Bey'i aytı arabada getirticektik Orhan Bey için 3 araba hazırlandı o yola çıktı fakat Can Bey Orhan Bey'den 2 saat sonra yola çıkacaktı tam arabalar hazırlanmıştı ki Can Bey'in adamları arabaları yaratmaya başladı. Şaka gibi. Meğersem Can Bey'in kabanında GPS varmış. O sayede adamlar işimizi sürmüş" dedi.

" Ne diyorsun Ayaz koskoca teşkilat hiç mi kontrol etmezler saçmalama?!"Dedim.

Ayaz "kontrol edilmiş fakat yaka mendiline bakılmamış"birden ayağa kalktım ve hızlı adımlarla yürümeye başladım ne demek kontrol edilmemiş???

Arkamdan seslenmelerini duysam da umursamadım ve devam ettim odama girdiğim gibi de yattım.

🔥

Birden bir alarm çalmaya başladı kendi kendime "Bu ses ne be? " dedim. Birden bi ses duydum kafamı hızla etrafa çevirerek her yere göz attım. Ve birden cam açıldı kafamı cama çevirmiştim ki kapı tıklatıldı ve ardından hızla kapıya doğru yöneldim yatağımın yanındaki silahı da unutmadım tabi ki ardından kapıyı açtım hiçbir şey yoktu bakışlarımı yere çevirdim. Yerde bir çakmak vardı ne olduğunu anlamadan elime aldım, ve odanın kapısını kapattım. Yatağa doğru ilerledim oturdum ve çakmağı yaktım. Çakmağın Ateşi bana geçmişi hatırlattı geçmişin izleri beni esir alırken kapı tekrar tıklatıldı tekrar silahımı aldım ve kapıyı açtım.Nur abla bana "Kızım yağmur başlayacaktır birazdan galiba senin camın hava geçiriyor tamir için birilerini bulayım mı?" Dedi saat kaçtı acaba gerek yok der gibi başımı salladım Nur abla bana gülümserken kapıyı kapattım. Yatağa geçtim ve ilk saate baktım saat 03.03 tü. Saat o kadar geçmiş miydi? Bunu önemsemedim ve oturdum.Düşüncelere dalmaya başladım.

Sabah uyuyakaldığımı fark ettim. Ardından dün ne olduğunu hatırlamaya çalıştım. Birden gözlerim etrafı tarlaya başladım. Çakmak yoktu neredeydi?

Etrafa bakındım ama yoktu ardından vazgeçtim ve herhalde rüyaydı diye düşündüm.

Aşağı kahvaltıya inmek için bir bol kot ve kazak giyindim ve saçlarımı tarayıp aşağı indim.

❛ ━━━━━━・❪ ❁ ❫ ・━━━━━━ ❜

Aşağıya indiğimde, nerdeyse kahvaltı saati bitmek üzereydi. Hemen kendime yemek alıp oturdum. Hızla yemek yerken Berk yanıma geldi ve "Nasılsın? " dedi. Vallaha nasıl olduğum hakkında bir fikrim yoktu sonuçta alışmıştım hep böyle olmaya ama yinede"iyiyim sen? "Dedim. " Bende iyiyim ama bugün bize özel olan toplantı odasına gitmemiz ve bir plan kurmamız gerekmez mi? "Dedi ve aklımdaki tilkiler yine halaya tutuldu. Ne diyorum ben ya iç sesim Gökhan yüzünden altüst oldu resmen. Berk'e

" tamam " dedim ve kahvaltımı yapıp asansörlere yöneldim. Asansöre bindim ve 2.kata bastım 21 numaralı toplantı odasına yöneldim ve direkt içeriye girdim.

Herkes buna şaşırmış olacak ki bana tuhaf tuhaf baktılar hiçbirini umursamadan yürüdüm ve yerine oturdum. Hiçbirşey olmamış gibi anlatmaya başladım "biliyorsunuz ki 1. Planım sabote oldu ve ek olarak Can Bey kaçtı. " dedim sert bir tonla ardından devam ettim"bu yüzden şimdiki planımız Can Bey'in peşinden koşmak değil dikkatı üzerimize çekebilmek. Bu yüzden Can Bey'i ilgilendiren işlerle uğraşacak ve dikkatleri üzerimize çekeceğiz."Dedim.

Hepsi sessizce dinlerken devam ettim.

Hepiniz tek tek Can Bey'i ilgilendiren işlere gireceksiniz. "Dedim halbuki onlarla aynı konumdaydım isteseler itiraz edebilirlerdi fakat hepsi bunu onayladı. Bi gece" Sen ne yapacaksın?"Dedi."Ben bizzat Orhan Bey'in yakını olacağım gerekirse Buse'nin dediği gibi sevgilisi"dedim.

Ardından telefonum çaldı "pardon" dedim ve telefonu açtım bilinmeyen numaraydı. Telefonu açtım başta karlı taraftan ses gelmedi fakat sonra, bir çakmak sesi duyuldu. Birden ürperdim ama ardından "Alo? " dedim karşı taraf tekrar çakmağı yaktı ve bu sefer robot bir sesle "Delil" dedi. Delil mi ne alaka? "Pardon yanlış aradınız sanırım" dedim. Karşı taraf aramayı birden yüzme kapattı. Ben şaşkınlıkla donakalmışken Gökhan el salladı ve"hu? Hu?" dedi, kendime geldim ve "efendim" dedim, bu sefer Buket "daldın ya" dedi. Ardından bunları umursamayıp "anlaşıldı mı?"dedim hepsi " evet" dedi. Hiçbiriyle vakit geçirmek istemiyordum bu yüzden dolayı "tamam sonra görüşürüz" dedim. Hepsi çıktı ama Kuzey hala duruyordu "ne oldu Kuzey? " dedim. Bana yaklaştı ve "iyi görünmüyorsun bir şeyin mi var? " dedi. "İyiyim ben" dedim ve ondan uzaklaştım. Böyle bir ilgiyi önceden görmediğim için yadırgamıştım. Kuzey şaşkınlıkla bana baktı fakat umursamadan dışarı yöneldim. Kapıdan çıktım ve beni en çok rahatlatan yere gittim. Ayaz'ın da aradım ve oraya çağırdım.

,✎﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏﹏

" İyi gidiyorsun yakında beni geçmezsin umarım"dedi Ayaz. Sahte bir gülücükle "geçmem merak etme" dedim.

Az sonra yanımıza Ömer Abi gelmişti bunu fark ettim ama umursamadım benden çok daha iyi olduğu için onu fark etmediğimi zannediyordu aslında.

Ben Ayaz'ı yere sevdiğimde beni alkışlanamaya başladı ve yanımıza geldi.Ayaz'ın canını yakmayı sevmiyordum. Ama Ömer abi gelince gaza gelip beni yere yapıştırdığı için boğazımı sıkan elini çevirdim ve yüz üstü yere yapıştırdım ardından elini tutup parmağını hafif çevirdim. Acıyla inlediğinde elini bıraktım.

Ömer Abi"ya sen paslanmışsın ya da Ateş gelişmiş. " dedi ben gülerken Ayaz'ın somurtması beni daha çok güldürüyordu.

"Ben zaten hep iyiyim" dedim egomu okşarcasına. Ömer abi kahkaha atarken Ayaz'da ona katıldı. İkiside sinirlerimi bozuyordu ama umursamadım ve onlara katıldım. Belkide ilk defa kendimi rahat hissediyordum. Bilmiyorum. Düşünmek dahi istemiyorum.

Ömer abi "hadi saat 5 olmuş dairelerenize dağılın" dedi. Kafamızı salladık ve dairelere gittik.

🔥

Güzel bir yemeğin ardından yatağa yatmak için geçtim saat 23.30du tam uyuyacaktım ki, tekrar yağmurlu hava başladı ve cam tekrar açıldı. Kapı tıklatıldı. Kapıya bu sefer silahsız gittim çünkü hep bu oluyordu ayrıca bununla ilgili Ömer Abiyle konuşacaktım. Kapıyı açtım yerdeki çakmağı aldım çakmağı yaktım kapıyı kapattım. Arkamı dönecektim ki bir el ağzımı kapattı daha ne olduğunu anlamada-

🔥

Gözlerimi açtığımda karanlık bir odadaydım. Beni kim kaçırdıysa fazla film izlemiş. Bir dakika ben en son? Odadaydım. Burası neresi ağızım neden bağlı? Birden bir ses duyuldu.

"Günaydın Ateş Hanım". "Nasılsınız?"bu kim be " Kimsin? " dedim otoriter bir sesle."yeni oyun arkadaşını beğenmedin mi? "Dedi adam kafayı yemiş ne oyunu ya?

"Neyden bahsediyorsun? " dedim. "Yeni oyun arkadaşımsın artık" dedi. "Ne demek istiyorsun sadete gel.

Sesim bir buzdan farksızdı ama önemsemedim. " Çok sıkıcısın yeni düşm- pardon arkadaşını nasıl beğenmedin ben çok tatlı ve komik bir insanım. "Dedi içimden BU APTAL NE DİYOR VE BENİM BURDA NE İŞİM VAR?! Diye bağırasım geliyordu ama kendimi tuttum. Ardından bir ses duyuldu radyo açıldı ve radyoda babam olacak o herifin ve annemin sesi geldi. "Hayatım çabuk ol geç kalacağız. " diyordu annem. Babam olacak herif ise "Tamam Şule ölmezsin iki dakika bekle. " diyordu ben burda daha doğmamıştım muhtemelen.

"Bunu neden bana dinlettim? Bundan bana ne? " dedim. Tanınmayan varlık kısaca TV "Bu sana bir uyarıdır.Burnunu gereksiz işlere sokmaküçik hanım. " dedi TV ve ardından tekrar bilincim kapandı.

➴➵➶➴➵➶➴➵➶➴➵➶➴➵➶

Kendimi tesisin önündeki yolda bulduğumda şaşkınlıkla etrafa baktım hemen sağımda telefonum vardı telefonu aldım ve aklıma ilk gelen kişiyi Ayaz'ı aradım. Ayaz telaşlı bir sesle"Ateş nerdesin? İyi misin? Sabahtan beri seni arıyoruz? Dedi. "İyiyim ve nerede olduğumu bilmiyorum" dedim. Ayaz "nasıl bilmiyorsun nereye gittiğini? " dedi.olan herşey kafamda birleşince"ben kaçırıldım"dedim gelişi güzel. Ayaz şok içinde "Nasıl kaçırıldın Ateş saçmalama haberimiz olurdu böyle birşey olsaydı. " dedi," akşam kapım tıklatıldı kapıya gittim ve kapıyı açtım yerde bir çakmak vardı eğilip aldım tam arkamı döndüm ki-".Dıt.Dıt.Dıt

Bu ne demek şimdi Ayaz niye telefonu kapattı? Neler oluyor? Telefonu aldım tekrar aradım ama açmadı.

꒷︶꒷꒥꒷‧₊˚꒷︶꒷꒥꒷‧₊˚

Yaklaşık 2saatten beri yol yürüyorum Ayaz beni bir daha aramadı. Kimse aramadı. Ekibim napıyodu onlar niye aramadı. O tesise bi gidiyim hepsini öldürücem. Konumum tesisten yürüyerek 3saatlik bir yol ve benim Türmen gereken daha çok yol olduğu için ve yorulduğunu için bir köşeye oturdum. Telefonum çalmaya başladığı an telefonu elime aldım. Arayan numara bilinmiyordu. Telefonu kulağıma götürdüm ve "Alo? " dedim karşı taraf birden yarım saatin var. "Ya gelir arkadaşını kurtarırsın ya da ölür. " dedi ve telefon kapandı ardından ekrana bir fotoğraf düştü,fotoğrafta Buket'in başında bir silah vardı.Telaşla telefonu açtım ve 0534***** numarayı aradım telefon açılmadı ardından telefonum titredi acele ile telefonu açtım. "Alo? " dedim karşı taraf "seni görmek ne güzel" dedi. Bir hışımla "kimsin, Buketi bırak, neredesin, Buket iyi mi? "Dedim.Adam güldü ardından boğazından ıı diye bir ses çıktı ben hiçbirşeyi anlamamış bir şekilde yolun ortasında beklerken birden hat kapandı. İçimden küfür yağdırmaya başlasam da içimdeki enkazı dışa vurmadım. Numarayı tekrar tekrar aradım fakat açmadı.

Ardından telefonuma bir fotoğraf daha düştü. Fotoğrafta Buket'in kolları zincirlerle yukarıya bağlanmıştı ve görünüşe göre Buket dayak yemişti. Bir mesaj daha geldi konum atıldı. Fotoğradı açtım ve Buket'in durumuna baktım.

Yüzünden kanlar akıyordu gözleri şişmiş tipi başındaki silah yerini Buket'in kucağına bırakmıştı zamanım daralıyordu ya gider Buket'i kurtarırdım ya da ölürdü ve ben birinin daha ölmesini istemiyordum. Koşmaya başladım.Buket biraz daha dövülerek kan kaybından ölecek gibi görünüyordu.

•.:°❀×═════════×❀°:.•

Geldiğim konuma baktım. Burasıydı. Sessiz adımlarla içeriye girdim. Sessiz adımlarla ilerlemeye başladım. Zaten burası sadece terk edilmiş tek katlı bir evdi görünüşe göre sadece 4odası 1mutfağı vardı. İlk önce mutfağa girdim. Kimse yoktu. Mutfağın yanında bir oda vardı oda maviye döşenmişti oraya girdim. Burası sanki asırlar öncesine kalma bir odaydı fakat odanın kapısı duvarlar ile aynı renkti. Bu oda gizli bir odaydı. Kapıyı kapatınca kamufle oluyordu oda. Burada birini bulamadığımda yan odaya ilerledim. Bu oda çok tuhaf bir his yaratmıştı içimde. Oda yep yeşildi. Odaya girdim buradada kimse yoktu. Karşı odaya baktım bu odada. Çift kişilik yataklar vardı. Oda beyaz ve siyahtı. Siyah kısım erkek beyaz kısım kadın eşyalarıyla döşenmişti. İçerde kimseyi bulamayınca burada neden banyo olmadığını merak ettim odadan çıktım. Antreye geldiğimde aslında banyonun olduğunu fakat küllerden dolayı gözükmediğini anladım. İçimden bu küller nereden geliyordu? dedim ve ilerlemeye başladım.Aslında banyonun yanında bir soba olduğunu anladım. Sobaya doğru ilerlediğimde küllerin oradan geldiğini anladım fakat bu kadar çok külün olması için bir ağacın yanıp kül olması gerekirdi çünkü banyo bile kamufle edilmişti. Birden aklıma Buket geldi kimse burada yoktu. "Buket'in sonuda annemin ki gibi mi olmuştu? "

Koşarak küllerin arasından geçtim. Banyoya girdim. Yoktu telefonuma bir mesaj geldi fakat umursamadan küllere ekledim. Sıcaktı. Yeni. Telefonumu kaptım. Ayaz bana mesaj atmıştı.

Neredesin seni bulamıyoruz bulunduğun konum gizli ama mesajlarımız geliyor??

Buket nerde?

Buket bizim yanımızda ama sen değilsin iyi misin, ne oldu?

Fotoğraf

Ne fotoğraf?

Buket'in o fotoğrafı?

Ateş sen iyi misin

neredeysen söyle

gelip seni alacağız

Bana Buket'in fotoğrafını atar

mısın?

Tamam olur ama ilk önce

neredesin?

Fotoğraf

Pekala

*Ayaz kişisinden bir fotoğraf geldi açmak için tıkla*

Buket sapasağlamdı? O fotoğraf kimindi? Konumumu Ayaz'a attım ve yeşil odaya girdim. Kafam çok karışmıştı. Buket sağlamdı? O fotoğraf neydi o zaman. Neden bu ev?O yabancı kimdi? Can Bey? Orhan Bey? Kim? Peki o kül neydi? Yatağa uzandım. Herşeyi eninde boyuna

düşünmem lazımdı.

✄┈┈┈┈┈┈┈┈┈┈┈┈┈┈┈

Uyandığımda herkes bana bakıyordu, kafamın üstünde bana bakan bir kaç tane lafa vardı. "Ne oldu uzayşı görmüş gibi bana bakıyorsunuz? " dedim. Ayaz"günaydın nasılsın daha iyi misin? "Dedi.kafamı onu onaylarcasına salladım. Büge"psikoloğa gitmeli" dedi sert bir sesle anlamaz bir şekilde ona bakarken. Dünü hatırla. Dedi.

Dün olanları hatırlayınca kafamı bir hışımla Buket'e çevirdim. Gayet iyiydi. Kuzey yanıma oturdu ve"daha iyi misin? "Dedi." Evet" dedim ve birden bir doktor odaya girdi. Doktora boş bir suratla bakarken bana gülümsedi ve "merhaba" dedi. Boş bir sesle "merhaba" dedim. Gökhan "biz çıklaım mı? " dedi. Doktır onu onayladı ve herkes odadan çıktı. Doktor bana baktı ve gülümsedi. "Pekala öncelikle tekrardan merhaba,ben Psikolog Harun Alaycı" dedi. Adama bakıp"görüyorum"dedim ve kafamla cebindeki kartı işaret ettim. Adam kartına bakıp gülümsedi ve "sen? " dedi.

Bir of çektim ve"Ashley Silence"dedim.Adam gülerek bana baktı ve "Türkçe adınız?" Dedi. Adama bakıp tekrar bir of çektim ve "Alev Mercan" dedim. Adam gülerek beni onayladı ve bana sorular sormaya başladı "Dün saat kaçta oldu olay? Neden Buket Han-" derken birden "Kes sesini artık" dedim ve devam ettim "ilk olarak BİLİNÇ ALTINDA değildi bu gerçekti ve polis memuru musunuz Psikolog mu? " dedim. Adam hafif hafif sinirlenmiş benziyordu. Birden bire ayağa kalktı telefonunu aldı bir numara tuşladı ve odadan çıktı.

5dakika sonra odaya geldi ve sanki bir şey olmamış gibi aheste aheste yürürken birden yere kapaklandı. Dayanamayıp kahkalarla boğulunca, adam bana öyle bir bakış attı ki susmak zorunda kaldım. Yanıma geldi oturdu ve "merhaba ben psikolog Harun Alaycı " dedi.

Adama bakıp "görebiliyorum" dedim ve kafamla cebini gösterdim. Adam deliricem gibi dururken derin bir nefes aldı ve sakinleşti. "Siz? " dedi.

"Alev Mercan " dedim sesim sanki boşlukta bir fısıltı gibi yankılanmıştı.

Adam hafif ürperken adama yaklaştım ve boynuna yapıştım yatağımdan onu kaldırdım ve duvara yapıştırdım. Adam acıdan inlerken fısıltı ile "bir daha benden izinsiz yatağıma oturma, benimle muhattap olma, beni sorguya çekme!" dedim.

Adam korkak bir şekilde kapıya doğru ilerlerken bana sırtını dönmemişti.Unutma Alev düşmana asla sırtını dönemezsin yoksa ezilirsin. Ayaz'ın bu sözleri geldi aklıma. Adam benden korktuğu için bana sırtını dönmemişti.

Adam odadan çıkımca Ayaz ve takımım içeriye girdi. Hepsi bana birşey anlamamış gibi bakarken gülümsedim. Büge'nin "iyice delirdi" diye fısıldadığını duyunca. Birden bire ciddileştim ve "ÇIK DIŞARI! " diye haykırdım herkes olduğu yerde sıçramıştı çünkü kimse bunu beklemiyordu. Büge hareket etmeyince ona doğru ilerledim saçlarına yapıştım ve onu sürükleyerek dışarı çıkarttım. Herkes bana şaşkınlıkla bakarken sinirle odaya girdim ve hepsine bakıp "çıkın dışarıya, hemen! " dedim. Sinir hastası gibi etrafta bağırıp dursamda hepsi beni dinledi ve tıpış tıpış çıktılar.

Saat 17:00 dı ve ben saat 00:00 kadar beklemeye planlıyordum. Neyi mi? Tabi ki de ölmeyi.

Kafamı dağıtmak için kıyafetlerimi giyindim ve spor salonuna indim. Aletlerin hepsini kullanırken tembelleştiğimi fark ettim. Saat 21.00 olana kadar burada müzik dinleyip çalışıcaktım. Müzik kafamı dağıtmaya yetmiyordu. Stresli bir şekilde oturmuş mekik çekiyordum. Dinlediğim müzik gerçekten hoşuma gitmişti.Kafamı dağıtmak için şarkının sözlerine odaklandım.

He knows

Dirty secrets that I keep

Does he know it's killing me?

He knows, he knows

D-d-does he know

Another's hands have touched my skin?

I won't tell him where I've been

He knows, he knows, he knows

It's tearing me apart

She's slipping away (I'm slipping away)

Am I just hanging on to all the words she used to say?

The pictures on her phone

She's not coming home (I'm not coming home)

Coming home, coming home

Biliyor

Bu beni mahvediyor

Ve o elimden kayıyor (elinden kayıyorum)

Sadece onun eskiden söylediği kelimelere mi tutunuyorum?

Telefonundaki fotoğraflara

Ve o eve gelmiyor (eve gelmiyorum)

Eve gelmiyor,eve gelmiyor

Neden bu şarkı olduğunu bilmiyordum sadece dinliyorsum ve çeviriyordum. Saatin 20:58olduğunu görünce müziği kapattım ,havlumu, suyumu ve diğer eşyalarımı aldım ve dışarıya çıktım. Koşmaya başladım. Şimdi ise 1 saat koşucaktım. Koşmaya başladım. Kulaklığımı aldım ve bu sefer Mockingbird şarkısını açtım. Koşmaya başladım.

Can Bey ve Orhan Bey aklıma geldi onlar ne olucaktı Orhan Bey tamam fakat Can Bey sıkıntıydı. Sıkıntıyla bir nefes verdim ve karanlık olsada koşmaya devam ettim.

Koşarken birden çalılar haraket etti. Durdum.Çalılar tekrar haraket edince oraya doğru ilerledim.Kulaklığımı boynuma geçirdim ve çalışara bakmaya başladım. Birden arkamdan bir ses geldi hızla başımı çevirdim. Aksiyonsuz bir dakikam bile yoktu. Birden ses yaklaşınca odama koşmaya başladım. Koşmak güzel aktive yetmiş özellikle arkanızda yabancı tehlikeli biri varken ve counting stars speed up çalarken. Denemeyin. Şiddetle söylüyorum. Denemeyin. Sakın. Merdivenlerden çıktım odaya girdim ve kapıyı kitledim camı kapattım. Üstümü değiştirdim ve yatağa girdim. Uykuya tam dalarken kapım çaldı kalkmadım.

Kapım ısrarla tıklatılınca sıkıntıyla bıçağımı aldım. Garip ses,kapıyı kırdı ve-

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.