Artık dayanamıyordum çünkü her an öleceğimi hissediyordum sebebi ise sınıf arkadaşlarımın zorbalığıydı.Kaç yaşımdayım ıhhh 16galiba evet evet 17
Bana yaptıkları zorbalığı bahsedersem
ben derste tuvalete gittiğimde benim üstüme su dökmüşlerdi neden mi yüzüme makyaj yaptığım için zaten güzel yapmamıştım.
Bugün biyoloji sınavımız vardı galiba sınıfta sadece sınava ben çalıştım.
Sınıfa girdiğimde herkesi gözleyip yerime geçtim sıra arkadaşım daha gelmemişti.Adı-Hilal bana iyi davranır ama kötüde duruma göre değişir sıramda otururken Cihan ve Cenk kavga etmeye başladı ikisinin yumrukları havada uçuşuyordu.
Cihan benim sırama doğru kavga ederek yaklaşıyorlardı,tam sıramın yanındaydılar ve benim günlüğüm sıramın üstündeydi
Cenk günlüğümü alıp Cihana sert bir darbe attı ve günlüğüm sınıfın girişinden biraz uzak yere düştü.Korkmadım çünkü günlüğüm dayanıklı ve kilitliydi.
Sınıfa o sırada Tuğçe Hoca(sınıf hocası,Mat hocası) girdi ve Cihan,Cenk'i ayırıp müdür odasına götürdü.Hocanın çıkmasıyla beraber sınıfa siyah şapkalı biri girdi yüzünü göremiyordum çünkü siyah maskesi vardı.İçeri girerken gözü benim günlüğüm de kaldı ve durdu biraz düşünüp günlüğümü hocanın sırasına koydu.
Gözümü ondan ayıramıyordum çünkü yüzünü göremiyordum ve merak ediyordum sınıfa Cihan ve Cenk girdiğinde mutlu bir şekilde birbirlerine bakıyordular her zaman böyle oldukları için şaşırmadım.
Zil sesiyle beraber ayaktakiler yerine geçti ve ders başladı.
...
Son teneffüse çıktığımda koridor çok kalabalıktı ve ellerimde kitap vardı.
İlerlerken yanlışlıkla sabahki maskeli çocuğa çarptım aslında çocuk değildi ama neyse
Çarptığında gözlerinin yeşilliği bir ormanı anımsatıyordu kolunun deyişi çok garip hissetmeme neden oldu ve kendime geldiğimde özür dileyerek uzaklaştım
...
Okul çıkışı okul çıkışının yanında olan bisikletimi alıp sürmeye başladım yeşil olan bisikletim aynı maskeli çocuğun gözlerinin tonundaydı.Yolda düşünürken arkamda bir gölge olduğunu görüp baktım içimden keşke bakmasaydım diyişim anında oldu arkamdaki gölgenin sahibi maskeli kişiydi nedense titremeye başladım maskeli çocuk bisikletimin hizasına geçince bisikletimin konturolünü kaybederek maskeli kişinin mavi bisikletine çarptım ve ikimizde yere düştük ben dizimin acısıyla dizime baktım çünkü mini etek giymiştim(okul forması) dizimi ellediğimde gözlümün olmadığını fark edip aradım elim gerçekten iyice dokununca maskeli çocuğun eli olduğunu fark edip elimi
hemen geriye çektim
Çocuk gözlüğünü taktığında onu görünce özür diledi o ise "Sorun yok"dedi.Sesi çok samimide değil kabada değildi.Ben hemen yerimden kalkıp çantamıda alıp bisikletine bindim ve hızlıca sürmeye başladım.
...
Gece olmuştu odamdaydım annem yoktu babamda ben kendi evimdeydim annem ve babam ben 5 yaşımdayken trafik kazası geçirip vefat etti ben ise amcamın yanındaydım her gün bana ve abime ait sopalar vardı .
Üstünde isimlerimiz yazardı ve biz bunlarla işkenceler görürdük.Şimdi nerde bilmiyorum ama ben bir gece masada bulduğum çakmakla evi yaktım ve abile kaçtım abimi amcam çıkıp peşinden koşunca ben başka bir sokağa vurmamı söyledi ve bende öyle yaptım abim nerde nasıl bilmiyorum ve tektim
Pencereden sokağı izlerken başımı pencereden ayırıp telefonumu açtıp açtığımda o maskeli çocuğun fotoğrafı vardı şaşırdım galiba düştüğümde telefonlar karışmıştı.
Telaşlandım çünkü telefonumun kilidi yoktu eğer telefonumu açarsa benim makyaj yaptığım fotoğrafımı görür fotoğraf güzeldi beni değiştirmişti görürse...
Makyajı kuaförde yaptırmıştım ama sosyete kuaföründe çünkü mahalle kuaförlerinde makyaj benim yaptığım makyaj gibi iğrençti
Makyajı gidip sosyete kuaföründe yaptırabilirdim ama herkesin gerçek yüzünü görmek için çünkü herkes bana çok yakın olmaya çalışacak ve bu çok sinir bozucuydu.
Telefonu laydırdım çünkü kilidi varmı diye ve mutlu oldum çünkü kilidi yoktu kendi numarımı aricaktım ama merakım buna izin vermedi ve yatağımdan kalkıp tırnaklarımı yemeye başladım
merakıma güvenerek telefonu karıştırmaya başladım ilk olarak galeriye girdim bir tek ne göreyim kaslarının gösterdiği bir fotoğraf vardı ağzım açık bir şekilde fotoğrafa
bakıyordum üstünde tişörtü ve maskesi vardı neden maske taktığını çok merak ediyordum ama buna takılmadan galeriyi karıştırmaya devam ettim
En son çekilen fotoğraflara geldiğimde ikimizin fotoğrafı vardı nasıl anlamadım galiba düşerken telefon yanlışlıkla fotoğraf çekmişti ben ve O neredeyse ya birbirimize çarpışırken çekmişti ve bu kahkaha atmama neden oldu. ondan önceki yani ondan önce çekilen fotoğrafta ise benim fotoğrafım vardı ben ders dinlerken benim fotoğrafımı çekmişti
neden fotoğrafını çekmişti anlamadım ve umursamayarak hemen kişilere girdim ve numaramı yazdım ve çaldırmaya başladım bir dakika bekledikten sonra telefon açıldı ve maskeli çocuğun sesi geldi "Alo siz kimsiniz?" dedi bende ardından "Alo ben bu sabah bisikletle çarpıştığın kişiyim"cümlem biraz garip oldu ama onun cevap vermesini bekledim. Ardından"Buyurun Ne söylemek istiyorsunuz"dedi içimden salak mı bu dedim ve anladımki telefonu açmamış ohlayarak "Benim ve senin telefonun karışmış da şu an senin elindeki telefon benim ben telefonumu size nasıl alabilirim."sessizlik oldu ve anladım ki telefona bakıyordu ve telaşlanıp
"Telefonumu sizden nasıl alabilirim?"dedim ve hiç beklemeden "Konum atın ben gelip size veririm"ben ise içimden bir sorun olmayacağını anlayınca "Tamam" dedim ve telefonu kapatıp konumu yollamak için WhatsApp'a girdim ve yolladım.Attıktan sonra WhatsApp'da gezinmeye başladım hiç bir numara kaydedilmemişti.Şaşırdım neden hiçbir numara yoktu tamam belki arkadaşı olmayabilir ama annesi ve babası yok muydu? Kapı zili çaldı ve telaşlanarak herşeyi silip telefonu kapatıp çalışma masamın yanına koydum ve kapıyı açmak için ilerledim kapıyı açtığımda onu görünce "Hoş Geldin,ben Dolunay"dedim ve ardından elimi uzattım.Elimi tuttu ve"Merhaba bende Safir"dedi.Ses tonu çok kısık ve kalındı bir insanı öldürecek kadar bu şaşırmama neden olmadı asıl şaşırmama neden olan şey maskesinin ve şapkasının olmaması çok karizmatiğe benziyordu saçları dağınık ve açık kahverengi saçlarının bir tutamı önündeydi.İçeri işaret ederek içeri aldım koridordan oturma odasında durduk ve koltuklara geçtik ayağa kalkıp "Burda bekleyin geliyorum"Hemen hızlı adımlarla mutfağa girdim kahve makinesini çalıştırıp macha moduna verdim.Ve Safir'in yanına gidip karşı koltuğuna oturdum."Size tekrardan özür dilerim bugün çarptığım ve telefonun aldığım için"Soğuk ve utanç bir gülümsemeyle ardından sakin ve mutlu bir sesle"Asıl ben sende özür dilerim"dedi ardından bastırarak"Sınıf arkadaşım"gülümsüyerek"Sınıf arkaşım,Ben kahvelere bakıp geliyorum"dedim ve kahveler hazırdı tatlı yuvarlak tepsime koyup dolaptan kurabiye aldım ve onuda koydum.vr alım odaya doğru ilerledim ortamızda olan masaya yerleştirdim ve yerime oturdum.
"Yanlış anlama ama her halinle güzelsin ama neden makyaj yapmıyorsun?"dedi bende konuyu değiştirdim çünkü çok sinir olmuştum"Evet bekle ben telefonunu getirim"dedim ve telefonunu almaya odama gittim ve telefonu alıp sert adımlarla ve suratımda sinirli bir şekilde telefonunu verip "Gitme zamanın gelmedi mi?" dedim ve bu onu güldürdü gülüşü sinirlenme mi arttırdı "Peki sinirlenmeme gerek yok yarın okulda görüşürüz komşucuğum"dedi şaşırmış bir tavırla "Ne komşum musun?"dedim.Onaylı bir şekilde başını salladı ve kapıya doğru yürüdü bende arkasında şaşırmış bir şekilde yürüyordum.Ve hemen telefonumu ondan aldım ve
apartmandaki benim katımın hemen karşındaydı...