Küçük ateş prensesi,Elisa çok yalnızdı. O bir prensesti fakat kimsesi yoktu. Babası,Elraen’in yanına gitti. Tahtında oturuyordu,başındada bazı asker kılıklı kişiler vardı. Onlar kimdi? Küçük kız daha önce bu insanları hiç görmemişti. Jackson’ı istiyordu. Jackson onun çok sevdiği bir görevliydi. Onlar nerede? Küçük kız babasının tahtının karşısına geçti. Babacığım,ben bir şey söylemek istiyorum
-Söyle kızım.
-B-ben okula gitmek istiyorum.
-Ne! Hayır tabiiki aklını mı kaçırdın sen!? Okul felan yok. Yürü odana!
-Ama baba.
-ELİSA!
-OF YA!
Elisa çok üzgündü onun bir penceresi vardı ordan baktığında etrafını görebiliyordu,her gün oraya giderdi.. Çok üzgündü,ağlıyordu fakat.. O çocuğu tekrar görene kadar. Oda kimdi her gün o çocuğu görüyordu. Sonunda onun kim olduğunu öğrenmek için bir fikir buldu. Kâğıt yapıp kafasına atıcaktı. Kağıdı yaptı çocuğun kafasına attı. Çocuk ne olduğunu şaşırdı ve pencereye baktı. Elisa gülüyordu. Neden? Kafasına geldiğinde çok şaşırmıştı
“Hey! Hahahaha! O yüz ifadesini görmeliydin! Çok komiktii!”
Çocuk içini açtı ve.. içinde; “Sende kimsin? her gün buradasın. Senin hakkında çok şey merak ediyorum. Haha! Her neyse ismini yazar mısın rica etsem :)” yazıyordu. Kağıda bir şeyler yazıp,Elisa’ya kağıdı geri attı. İsim yerinde;Marco Sim’di. Kız babasının duymaması için; “Haha! Güzel isim” dedi kısık bir sesle. Fakat bilmiyorduki Bayan Sienna onu izliyordu. Fotoğraf makinesiyle onu çekti ve konuştuklarını kayda aldı.
-Pişşt! Küçük kız. Hemen geliyorsun!
-Sienna? Ne işin var kapımın önünde?!
-Seni ve dediklerini çektim. Elimdesin. Hahahaha!
Devam edecek..