İçeriğe geç

ATEŞ HATTI

Bölüm 1 · 2 dk okuma

ATEŞ HATTI

Bölüm 1

BÖLÜM 1: AV MEVSİMİ ​

Kitap adı: ATEŞ HATTI

WATTPADA ismim: nrqrbnva_(7 bölüm burda şimdeden yayımlanmışdır ordan okuyun)

Saat 03:27

​Odamdaki tek ses, işlemcisi son hızda çalışan bilgisayarımın boğuk uğultusuydu. Monitörlerden sızan mavi ışık, odanın karanlığını soğuk bir tona boyarken ben sadece ekrana kilitlenmiştim. Kahve bardağımın dibinde kalan son yudumu içip esnedim.

​Fena halde canım sıkılıyordu.

​Sıradan sistemlere sızmak, basit şifreleri kırmak artık bana adrenalin vermiyordu. Yeni bir heyecan, dişime göre bir rakip, gerçek bir "av" lazımdı. Fareyi ekranda öylesine gezdirirken o isim karşımda belirdi:Karahan Holding.

​Dudaklarımda muzip, bir o kadar da tehlikeli bir gülümseme yayıldı. Aras Karahan... Şehrin aşılmaz, dokunulmaz ve her saniyesi milyon dolarlık koruma kalkanlarıyla örülü buzdan imparatoru. Herkesin önünde ceketinin düğmesini iliklediği, ismini fısıldayarak söylediği o "ulaşılamaz" adam.

​"YENİ avım belli oldu," diye mırıldandım karanlığa karşı. "Bakalım bu Karahan kalesi,canı sıkılan bir dâhinin parmakları önünde ne kadar dik durabilecek?"

​Kodlama benim için bir iş değil, bir sanattı. Parmaklarım klavyede dans etmeye başladığında ilk güvenlik katmanını saniyeler içinde toz ettim.

Sistem beklediğimden çok daha karmaşıktı ama benim zekamın yanında sadece aşılması gereken birer basamaktı. Birkaç dakika sonra, Karahan Holding'in ana sunucusuna sızmış, sistemin tam kalbinde bağdaş kurup oturmuştum.

​İçerideydim. Aras Karahan'ın tüm dijital sinir sistemi ellerimin arasındaydı. Özel dosyaları, gizli ajandası, hatta şu an çalışma odasındaki ışığın parlaklık seviyesi bile... Ben sadece biraz gürültü çıkarıp eğlenmek istiyordum. Onun o çok özel, şifreli hattına ulaştığım an telefonumu elime aldım ve ilk kıvılcımı çaktım:

​Siz: "Sistemin çok sıkıcı Karahan. Biraz renk katmaya ne dersin? Mesela şu an sağ çekmecendeki gizli bölmenin şifresini '1234' yapsam ne kadar sinirlenirsin? ;)"

​Mesajın 'iletildi' işaretini gördüğüm o an, adrenalin tüm damarlarıma yayıldı. On saniye geçmeden Aras'tan o buz gibi cevap geldi:

+543** "Sen kimsin ve bu numaraya nasıl ulaştın? Seni bulmam on dakikamı almaz."

​Kıkırdadım. Beni bulabileceğine gerçekten inanıyordu.

​Siz: "On dakika mı? Çok iddialı. Ama gel şöyle yapalım; sen beni bulmaya çalışırken ben de galerindeki o 'karizmatik' fotoğrafları silmemek için kendimi tutayım. Bu arada, sağındaki adama fazla güvenme. Ceketinin iç cebindeki ses kayıt cihazı hala çalışıyor."

​Aras o an muhtemelen bütün siber ekibini ayağa kaldırmıştı ama nafileydi. Yedi katmanlı proxy ve dinamik yönlendirmelerimin arkasında tam bir hayalettim. Dünyanın en iyi yazılımcılarını getirse bile karşılarında sadece boş bir ekran bulacaklardı.

​+543***: "Seni bulduğumda bu yaptığına pişman olacaksın. Kim olduğun umurumda değil, seni yerin dibinde olsan çıkaracağım."

​Siz: "Bulamazsın Karahan. Ben senin sistemindeki tek 'çözülemeyen' kodum. Sen beni bulmaya çalışırken ben çoktan kahvemi tazeledim bile. Yarın sabahki büyük toplantının sunum dosyasını kontrol etmeyi unutma. Sürprizleri seversin. İyi uykular, tabii uyuyabilirsen. :)"

​Telefonu kapatıp bataryasını söktüm. Aras Karahan şu an elinde koca bir hiçle, öfkeden deliye dönmüş bir halde kalmıştı.

​Sandalyeme yaslanıp derin bir nefes aldım. Aras Karahan beni bulamamıştı ve asla bulamayacaktı.

Çünkü ben onun dünyasındaki en büyük Sistem Hatası'ydım.

​Ateş hattına hoş geldin Karahan. İlk raundu ben kazandım.

Bölüm sonu

1 yorum