İçeriğe geç

Aşkın üçgeni

Bölüm 7 · 22 dk okuma

Aşkın üçgeni

Bölüm 7

6 . BÖLÜM - YÜZÜK

O kadar çok yol gitmiştik ki nereye gittiğimizide bilmiyorumdum en sonunda ormanlık bi yere girdik ormanın içinde miydi evi ? En sonunda büyük demir kapının önüne geldik kapıyı içerden açtıklarında araba tekrar hareket etti .

Burası çok büyüktü bahçe mi demeliyim buraya bilmiyorum ama tam ortada bi süs havuzu vardı etrafında da bir kaç araç duruyordu hepsi siyah renkte . Araba süs havuzunun etrafında dönüp durdu . Atıf gelip kapımı açtı dışarı çıktığım evin korkutucu bi yandan da ormanda olduğu için temiz bi havası vardı . Bavullarımı çıkardılar o sırada evin kapısı açıldı . Kapıda orta yaşlı bi kadın vardı

" Hoşgeldiniz sude hanım buyurun " dedi kadın "Hoşbuldum " diyip içeri girdim içeriside dışarıdan göründüğü gibi büyüktü kapıdan girdiğimde büyük bi hol karşılıyordu sağ taraf boydan boya aynaydı dümdüz ilerledim salona gelmiştim ama burasıda çok büyüktü " sude hanım benim adım Esma birşeye ihtiyacınız olduğunda lütfen bana söyleyin . size evi gezdirmemi ister misiniz ? yoksa yorgunsanız odanızı göstereyim dinlenin " dedi " biraz dinlensem iyi olur sanırım " dedim " tabi buyrun sude hanım en üst kata çıkıcaz " dedi merdivenlerle çıkmayı beklerken kadın başka yöne gidince bende onu takip ettim evin içinde asansör vardı kapıyı açıp girmemi bekledi . Benim arkamdan oda geldi tuşlardan 4 e bastı asansör kata geldiğinde kapıyı açıp çıkmamı bekledi koridorda ilerlerken asansörün sol tarafında kapalı bir kapı vardı . Ve ilerde de iki kapı biri koridorun sonunda biride asansöre yakın beni buraya getiren kadın asansöre yakın olan kapının önünde durdu kapı açıktı . " sude hanım burası sizin odanız " dedi karidorun sonundaki odayıda eliyle gösterip "burasıda ateş beyin odası " dedi daha sonra içeri girmemi işaret etti . İçeri girdiğimde aşağıdaki siyah gold lar burda yoktu burası bembeyazdı kapının çaprazında kalan bi makyaj Masası vardı . Kapının karşısında yatak ve önü boş duran yere kadar cam vardı . Bavullarım burda yoktu . Esma hanım camın önüne doğru ilerdi ordan başka bir odaya geçiliyordu yanına doğru gittim burası bi giyinme odasıydı bavullarımda buradaydı ama dalabın içinde bir sürü kıyafet vardı .

" Burası giyinme odanız sude hanım kıyafetleriniz bugün geldi etiketleri üstünde biz yerleştirdik ama beğenmediğiniz bişey olursa düzeltebiliriz karşıki kapıda ebeveyn banyonuz " dedi

"kıyafetler nası benim " dedim şaşkınlıkla

" Ateş bey göndermiş efendim " dedi kıyafetlere baktığımda her tip kıyafet vardı gece kıyafeti normal spor pijama bile vardı . Üstelik hepsi marka kıyafetlerdi .

Esma hanım " efendim bana soracak veya yapmamı istediğiniz bir şey yoksa ben gideyim ateş bey yemek saatine kadar dinlenmenizi söyledi . saat 8 de akşam yemeği hazır olur . " dedi kafamı salladım .

Kadın odanın kapısını çekip çıktı. Bu ateş kendini ne sanıyordu sanki benim kıyafetim yok hayret bişey ya bavullarımı açtım dolaptada onun aldığı kıyafetleri alarak kıyafetlerime yetecek kadar boşluk bırakıp kıyafetlerimi yerleştirdim küstah kendini ne sanıyorsa çekmecelereden birinide boşaltmak için açtım iç çamaşırlarımı koyacaktım yuh diyip diğer çekmeceleride açtım bütün çekmeceler Victoria secret iç çamışırlarıyla doluydu . Bi çekmeceyi aynen boşaltıp kendi eşyalarımı koydum telefonda saate baktığımda altı olduğunu gördüm biraz gözlerimi dinlendirsem iyi olacaktı üstümdekileri çıkarıp taytla tişört giydim sonra yatağa uzanıp gözlerimi kapattım.

..........

Kapının tıklandığını duyduğumda gözlerimi açtım .

" gel " dedim yatakta otururken hava kararmıştı Kapı açılıp içeri Esma hanım girdi ve tabi karidorun ışığıda " sude hanım yemek hazır ateş bey haber vermemi istedi kendisi aşağıda sizi bekliyor " dedi gözlerimi ovuştururken " tamam geliyorum " dedim telefonumdan saate baktığımda saatin 9 a geldiğini gördüm . Gidip yüzümü yıkadım üstümdekileri değiştirme gereği duymadım camın önünden geçerken aşağı baktım bir sürü koruma vardı . Önemsemeyip telefonumu alıp kapıyı açtım Esma hanım kapıda bekliyordu " beklemeseydiniz beni Esma hanım ben gelirdim " dedim " ateş bey size eşlik etmemi istedi " dedi asansöre binip aşağı indik giriş kapısının karşısındaki salona geldik .

Masa kurulmuştu ateş arkası dönük camın önünde duruyordu elinde de viski bardağı vardı her zaman giydiği ceketini çıkarmıştı . Bizim geldiğimizi hissetmiş olmalı ki arkasını döndü .

Esma hanım " ateş bey servise başlayalım mı ? " dedi " başlayın " dedi sonrada bana dönüp "oturalım mı ?" Diye sordu " tabi " dedim masaya oturduk "keşke beni beklemeseydin yani 8 de yiyormuşun yemeği ben uyuya kalmışım " dedim " yorgunsun yaşadıklarından sonra uyuman çok normal " dedi Esma hanımda o sıra yemekleri servis ediyordu . "Urazdan bi haber var mı ? " diye sordum

" İsviçre'ye gitmişler bu gece bi ameliyat olucak ondan sonrada durumuna göre hareket edeceklermiş " dedi Allahım lütfen iyi geçsin ameliyatı . Esma hanım servisi bitirince gitti . aradan bir süre geçtikten sonra " bazı şeyleri konuşmamız gerek yani o an başka bi çarem olmadığı için kabul ettim ama bu evliliği neden istediğini bilmek zorundayım " dedim "konuşucaz önce yemeğini ye " dedi biraz yedim ama genelde de fazla bişey yemezdim .

" yemekleri sevmedin mi ? Eğer beğenmediysen ..."

" yok ondan değil ben genelde de yemem fazla" dedim

"Esma hanım" diye seslendi . Esma hanım gelince " masayı topladıktan sonra hepiniz çıkabilirsiniz " dedi bana dönüp " istediğin bişey olursa mutfaktan herşeyi alabilirsin sormak istediğin bişey olursa da Esma hanıma sor benim bahçede işim var sonra yanıma gelirsin " diyip gitti konuşmamız lazım diyorum bahçede işim var diyor .

"Esma hanım ben kahve içmek istiyorum bana mutfakta yerini gösterir misiniz ? " dedim

" ben yaparım sude hanım " dedi

"Yok siz bana yerini gösterin yeter " dedim o sırada iki tane daha kadın girdi içeri biri Esma hanım gibi diğeri daha genç . Genç olan bana biraz ters bakıyordu ama neyse

" Tabi sude hanım mutfağa geçelim biz o zaman " dedi mutfağa doğru gittik . Bana kahve yapmam için gerekli malzemelerin yerini gösterdi . "Bana sormak istediğiniz başka bişey var mı sude hanım ? " dedi " yok teşekkür ederim " dedim kahvemi yapıp mutfaktan çıktım ben kahvemi yaparken onlar masayı toplamış bulaşıkları makine koyup çıkmışlardı . Bende salondan bahçe ye çıktım başta balkon gibi biryer vardı üstü kapalıydı birde yemek masası 5 basamaklı merdivenden inincede bahçeye çıkıyordu karşıda da havuz vardı . Korumalar bahçede dizilmişlerdi beni görünce hepsi arkasını döndü . Yamaçın dediği gibi banada fazla geliyordu bu korumalar aman banane canım ateş ortalarda gözükmüyordu sol tarafa baktığımda loş bi ışık dikkatimi çekti . O tarafa doğru gitmeye başladım burası çok güzeldi .

Ateş karşısında iki kişiyle konuşuyordu . Beni görünce "dediklerimi unutmayın " dedi adamlarda "tabi abi " deyip yanımdan geçip gittiler . Merdivenlerden inip "konuşmanızı bölmedim umarım " dedim " bitmişti konuşmamız " dedi ona ne uzak ne yakın olan bi yere oturdum "konuşmamız gerekiyor " dedim " sor ne sormak istiyorsan " dedi

" benimle neden evlenmek istiyorsun " dedim

" biriyle evlenmem gerekiyordu bende seni seçtim " dedi " neden ben " dedim " güzeldin kaçırmak istemedim " dedi gözlerimi devirip " doğru düzgün konuşacak mısın ? " dedim

" miras için evlenmem gerekiyor gerçek bi evlilik yapmam lazım kimseye de güvenmiyorum bu konuda evliyken veya ayrılırken bana sorun çıkarmayacak biri olması lazımdı bende seni seçtim oldu mu ? " dedi

" bana güveniyor musun ? Yani nerden biliyorsun belki bende sıkıntı çıkarıcam " dedim

" bana sıkıntı çıkaramazsın uraz var hem benimle param için evlenmediğin belli öyle olsaydı eğer hastanede sözleşme yapalım ayrılırken mal varlığından tek kuruş istemiyorum demezdin boşanırken yakama yapışıp kalmazsında yanlış mıyım ? " dedi " iyide miras için evlenmekten bahsediyorsun para için değer mi ? Evlilik oyunu oynamaya " dedim " mesele para değil güç herşeyin başına ben geçmek istiyorum babamda böyle istiyordu . " dedi . " biz evlenince herşeyin başına geçeceksin yani peki boşanınca ne olacak yani anlaşmalı evlendiğimizi herkes öğrenince " dedim

" anlaşmalı evlendiğimizi kimse hiçbir zaman bilmeyecek onu bana bırak ondan önce bu evliliği inandırmamız gereken en başta dedem var o inanmazsa herşey boşa gider " dedi " dedenin yanındayken daha dikkatli olmalıyız o zaman " dedim " herkesin yanında bu anlaşmayı bizden başka kimse bilmeyecek. ilk önce magazine yakalanmış gibi yapıcaz sonra haberlerimiz çıkınca sosyal medyadan açıklama yaparız dedem çağrıncada yemeğe gideriz sende annene falan açıklarsın nişanda olunca heryerde duyulur zaten bundan sonra korumalarla geziceksin her gittiğin yere onlarda seninle gelecek bana haber vermeden bir yere gitme . Bu hafta işe git dikkat çekme nişandan sonra da istifanı verirsin . " dedi "bi dakka bi dakka herşeye tamam ama işten çıkma falan hayır ben işime devam edicem " dedim " çalışmana gerek yok sana yarın bi limitsiz kredi kartı çıkartırım istediğin gibi kullanırsın " dedi sinirle güldüm " ordan bakınca senin paranı yiyecek birine mi benziyorum ben kendi paramı kazanırım ben işten falan çıkmıyorum " dedim " çıkman gerekiyor herkes birlikteliğimizi öğrendikten sonra hedef sen olacaktın korkmanı gerektirecek bişey yok seni koruyacağım ama genede göz önünde gezmemen gerekiyor " dedi " hayır devam eden davalarım var bırakamam onları ben " dedim " bu hafta topla işlerini işte ne yapman gerekiyorsa istifanı ver çık . " Dedi " olmaz " dedim " seni çalıştıramam hele o arık iti varken asla olmaz konu konuşmaya kapalı " dedi

" arık kim " diye sordum " onun adını bir daha ağzına almıyacaksın sadece şuan kim olduğunu söyleyeceğim bi daha konuşulmayacak tamam mı ? " dedi sinirlenmişti kafamı salladım " abim " dedi sonra konuyu değiştirmek için heralde " bide kız kardeşim var adı su baş belasının tekidir Amerika'da şuan ama magazinde bizi görünce hemen gelir tanışırsınız " dedi bi süre sessiz durduk " başka sormak istediğin bişey var mı ? " diye sordu " benim kaldığım odada kıyafetler var .. " diye devam ediyordum ki " onların hepsi senin " dedi " ben böyle bişeyi kabul edemem benim kendi kıyafetlerim var " dedim " onlar senin ister giyersin ister çöpe atarsın beni ilgilendirmez " dedi sonrada bişeyi hatırlamış gibi " ha bu arada " deyip cebinden bi kutu çıkardı bu bi yüzük kutusuydu Açıp bana uzattı.

"Bunu tak " dedi

" bu çok küçükmüş daha büyüğünü bulamadın mı ? " dedim

" ne " dedi

"diyorum ki biz anlaşmalı bi evlilik yapıyoruz bu kadar büyük bi yüzüğe ne gerek var " dedim

" sen ateş yakarla evleniyorsun gerek vardı " deyip ayağa kalktı ve gitti .

Ben de oturup kahvemi içmeye devam ettim .

Düşünmeye başladım nasıl yapacaktım 1 yıl burda ateşle nasıl yaşayacaktım uraz iyileşecek miydi ? Binlerce düşünce vardı kafamda böyle . ateş işten ayrılmamı istiyordu ama yapamazdım devam eden davalarım vardı . Haldun beyin emeği çoktu benim üstümde ben şimdi nasıl derdim bırakıyorum diye olabildiğince ertelemeye çalışacaktım . Hale daha yeni başlamıştı henüz tecrübesi yoktu yapmazdım bırakamazdım hem bu evde bütün gün kafayı yerim ben işimi seviyordum . Yamaçla aram daha yeni düzelmişken yine bozulmuştu . Napıcaktım ben

" napıyorsun sen burda üşümedin mi ? " dediğini duydum ateşin ne ara yanıma kadar gelmişti hissetmemiştim " dalmışım " dedim "saat ikiye geliyor içeri geç " dedi o kadar olmuş muydu ya ?

" tamam şey urazdan bi haber var mı ? " dedim

"şuan ameliyatta " dedi "benim arayıp urazın durumunu öğrenebileceğim birinin numarasını verir misin ? Çünkü böyle sürekli sana sormak zorunda kalıyorum o kişiyi arayıp bilgi alırım "dedim

"sen bana sor ben sana bilgi veririm eğer gerekirse ki gerekmez onlar sana ulaşır şimdi içeri geç sabah işe gideceksin " dedi ayağa kalkıp içeri doğru yürüdüm oda peşimden geliyordu . Merdivenlerden yukarı çıkmaya başladım bu sefer asansöre binmek istemedim ateşte peşimden geliyordu sessizce odamın kapısının önüne gelince oda kendi odasına gitti . İçeri girip yatağımın üstüne oturdum uykum yoktu . Aklım urazdaydı Berat Aysel teyzenin numarasını almıştı ama bu saatte ona soramazdım. Uykumda yoktu çantamdan bilgisayarımı alıp mail lerime bakmaya başladım . Sonrada bi kaç dava hakkında çalıştım .

..........

Gün aydınlanmaya başlamıştı artık kalkıp giyinme vaktiydi kapımı kitleyip kısa bir duş aldım giyinme odasından kendi kıyafetlerimi giyip günlük makyajımı yaptım o sıra fark ettim ki makyaj masasında da yeni makyaj malzemeleri vardı . Dokunmayıp parfümümüde sıkıp çantamla aşağı indim olabildiğince ses çıkarmamaya çalışıyordum saat 7 di ve ateş uyanmamış olabilirdi merdivenlerden en alt kata indim salonu es geçip mutfağa gittim . O sırada beratı arıyordum o bu saatte kalkıp sporunu yapmış oluyordu .

" efendim " diyerek açtı telefonu

"günaydın Berat " dedim soğuk bir şekilde " günaydın " dedi "Berat şey dicektim ya sen dün Aysel teyzenin numarasını almıştın ya bana onu atabilir misin ? " dedim " atarım şimdi " dedi spor yaptığı sesinden belliydi . " sen sporda mısın ? " dedim " evet atıyorum şimdi numarayı " dedi hemen kapatmak benimle konuşmak istemiyor gibiydi "Berat sende mi bana kızgınsın yapmayın ama böyle siz benim en yakın arkadaşlarımsınız " dedim

" arkadaşlarınız dimi sude bende arkadaşınım senin için hep öyleydim hiç değişmedim dimi ? " dedi " Berat bunu defalarca konuştuk ben seni arkadaşım olarak seviyorum bu hiç değişmedi senin dostluğunu seviyorum yapma böyle lütfen şimdi ben ateşle evlenmek istiyorum diye onca senelik arkadaşlığımızı harcayamazsın " dedim " ben bişey yapmıyorum sude her zaman ben yanındaydım senin biz yanındaydık böyle gizli saklı evlenme kararları almalar falan ne bileyim en azından en başından gelip anlatsaydın söyleseydin urazı anlattığında bile ben sana saygı duydum bunada duyardım çekilirdim aradan ama aklım almıyor sude sen benimle olmak istemezken o herife nasıl güvendin de evlenmeye karar verdin " dedi " Berat ateşle sen aynı değilsin şimdi de onunla evlenmek istiyorum diyede beni suçlayamazsınız " dedim bi süre sessiz durduk " numarayı atarım birazdan " diyip kapattı . Gözlerimi yumup telefonu kulağımdan çektim arkamı döndüğümde kapkara gözlerle karşılaştım . Ateş mutfağın kapısında durmuş bana bakıyordu sabahın bu saatine göre sinirli gözüküyordu " ses mi yaptım ? Kusura bakma uyandırdıysam " dedim " hayır !" Dedi sert sesiyle sonra sakin olmaya çalışır gibi bi hali vardı . " yani sen uyandırmadın ben bu saatte kalkmış olurum da sen kimle konuşuyordun sabahın bu saatinde " dedi " arkadaşımla konuşuyordum " dedim dolaptan meyve suyu çıkarttı . "Beratla konuşmanı istemiyorum bundan sonra ben ve arkadaşların yanındayken belki ama onun dışında konuşmanı istemiyorum " dedi " o da benim arkadaşım buna karışamazsın " dedim " sen benim sevgilimsin onlar bunu öyle biliyor çok yakında da herkes öğrenecek ordan bakınca o kadar geniş birine mi benziyorum ayrıca sana karşı olan duygularını ikimizde biliyoruz " dedi dolaptan bardak alıp meyve suyunu bardağa döktü . Sonrada "Anlaşmamıza uymalısın ve o parmağına yüzüğünü takmalısın " deyip mutfaktan çıktı . Derin bi nefes aldım 1 yıl boyunca buna katlanmalıydım. Arkasından gidip

" o benim kaç senelik arkadaşım aramızda hiç öyle bişey olmadı olamazda " dedim " ne güzel ama görüşmeyeceksin " dedi . Bana dönüp parmağımı işaret etti . " tamam takıcam dışarı çıkınca takacaktım zaten " deyip çantam dan yüzüğü çıkardım " sadece dışarda değil o yüzük o parmaktan biz boşanana kadar çıkmayacak " dedi " bana yüzüğü taktırıyorsun ama sen takmıyorsun sen istediğini yapacaksın ama bana yasaklar koyacaksın öyle mi ateş yakar ? " dedim " 1 hafta sonra bende takıcam " dedi

" ben gidiyorum " dedim kapıya doğru giderken

" bizim çocuklar götürecek seni , yanından da ayrılmayacaklar " dedi arkamı dönüp .

" şuan istemiyorum 1 hafta sonra herkes öğrendiğinde korumalarla gezerim " dedim hiç bi tepki vermeden cebinden küçük bi kumanda çıkarıp bastı heryerden kilit sesi geldi . Camlarda kapandı nasıl bi manyaklaydım ben koltuğa oturup " o zaman hiç bir yere gidemezsin " dedi " ne diyorsun sen ya bu yaptığın ne senin " dedim

" korumalarla gitmezsen hiç biryere gidemezsin " dedi " yalnız kalmak istiyorum kaçmayacağım merak etme " dedim " kaçamazsın zaten " dedi " biz neyin tartışmasını yapıyoruz şuan gerçekten arabam yok işyerimde kaldı taksiyle gideyim o zaman arkamdan geliyorsalar gelsinler " dedim " yalnız kalmak istiyorsun o zaman benim arabalarımdan birini al " dedi " olmaz başkasının arabasını kullanamam bişey falan olur sana daha çok borçlanmayım benim kendi arabam var zaten " dedim " başkasının arabası değil müstakbel kocanın arabaları " dedi " istemiyorum tamam mı iş yerimede korumalarla gitmek istemiyorum kapımı falan açıyorlar şimdi taksiyle gideyim arabamı alıncada arkamdan gelirler " dedim " senin arabanıda değiştiricez zaten " dedi .

" o neden " dedim " öyle gerekiyor şimdi sen seç ya benim arabamla yada evde kalırsın bugün " dedi

" tamam senin arabanla tamam ama korumalar fazla gözükmesinler ortalarda " dedim ayağa kalktı . Az önceki kumandaya tekrar basıp kilitleri açtı " gel " dedi bende mecbur onu takip ettim asansöre binip -2 ye bastı asansör açıldığında gözlerime inanamadım burası garajdı ama her tip araba vardı " seç birini " dedi " ver işte birini arabalar senin " dedim ama gözüm siyah Range Rover daydı .

" Rıfat gel oğlum yengene Range Rover'ı çıkart " dedi nası anlamıştı " tabi abi " deyip arabanın yanına gitti adam ateşte dışarı çıktı bende peşinden gittim . Adamlara emir veriyordu gözünüzün önünden ayırmayın bişey olursa beni uğraştırmayın kafanıza sıkın vs Range Rover la iki tane Audi yi de çıkarmışlardı . " Çağrı buraya gel " dedi bi adam ateşin önüne gelip durdu " senin özel koruman nereye gidersen nerde durursan çağrı senin yanında duracak dediğin gibi diğerleri uzakta ama çağrı yanında duracak " dedi tam itiraz edeceğim anda çağrının omzuna vurup " hadi bakalım koçum yengen sana emanet " dedi çağrı " buyur yenge " diyip arabayı gösterdi " akşam yemeğe gidicez telefonun açık olsun " dedi . Hiç birşey söylemeyip arabaya doğru gittim . Çağrı kapımı kapattığı gibi hiç beklemeden gaza basıp gittim . Ormanlık alanda şuanlık yalnız gidiyordum birazdan peşime takılırlardı telefonumdan konumu açarken ateşten mesaj geldiğini gördüm.

" Hızlı gitmeye devam edipte başına bişey gelirse bunun hesabını sana değil onlara sorarım " yazıyordu gülümseyip konumu açtım hafif yavaşladım arkaya baktığımda görünmeye başlamışlardı . Uzaktan takip etmelerine izin verdim benim gibi aniden dönüş yapamadıkları için geri kalıyorlardı arabanın hakkını vermek lazım şimdi dimi ? Şirkete gidip garaja girdim arabayı park edip çıktığımda korumalar yeni garaja giriyordu . Öndeki araba durdu içinden sadece çağrı indi hızla yanıma gelip " yenge naptın öyle yetişemedik sana abim delirdi " dedi diğer korumalar arabaları park ediyordu . Onu duymazlıktan gelip asansöre gittim oda benimle gelmişti " aşağıda beklesen olmuyor mu ? " dedim " olmaz yenge abim böyle emir verdi " dedi kata geldiğimde asansörden indiğimde odamın olduğu katın bi alt katındaydım muhasebe katıydı burası ama aynı zamanda da lavabo ve yangın merdiveni vardı bu katta lavabonun oraya gelip koridoru dönmeden arkamı dönüp " dur " dedim " ne oldu yenge " dedi " burda beni bekle asla kıpırdama " dedim " olmaz yenge " dedi " tuvalete benimle mi geleceksin ? Bunu bi abine sor istersen ama sana ne der bilmem " dedim "ben burda bekliyorum yenge asla kıpırdamam " dedi " sakın kıpırdama " diyip koridoru döndüm . Lavaboya gitmek yerine yangın merdiveninden bi üst kata çıktım burda pek bi işim yoktu zaten açelyadan günlük planımı öğrenip adliye ye ordan da görüşmeye gidecektim açelya beni görünce yanıma geldi " günaydın sude hanım bugün 2 duruşmanız ve dışarda da bir görüşmeniz var " dedi stajyer avukatların yanına gidip yeni dava dosyalarını verdim araştırmaları için ordan odama geçip dosyalarımı ve cübbemi aldım . Beni birazdan aramaya başlarlardı . " Açelya ben çıkıyorum haleye söyle otoparka insin " dedim asansöre binip otoparka indim ama diğer asansörden indim çünkü kendi arabama gidiyordum . Arabamın yanına gelince telefonum çaldı arabayı çalıştırıp korumalarını önüne sürerken telefonu açtım .

Ateş " nerdesin sen " dedi " şirketten çıkıyorum şuan " dedim " çağrıyı neden atlatıyorsun bulamamış seni lavaboya gidiyorum diyip yok olmuşsun nerdesin " dedi " aaa tamda önünden geçtim aslında görmemiş mi ? Korumalar şuan önümde el sallıyorum onlara hatta" diyip el salladım yüzüme kapattı " ben sude isem seni böyle delirtirim yakar " dedim önümde ki bi korumanın telefonu çaldı o sıra da arkadan çağrı koşarak geliyordu . Cam yarım açıktı " yenge nerdesin seni arıyorum " dedi hale gelip yanıma oturdu " gidiyoruz " dedim o sıra öndeki telefonla konuşan adam yanıma gelip " yenge biz bu arabayı alacakmışız sen diğer araçla gidiceksin " dedi " hayır çekilin önümden " dedim telefonu kulağına koyup "abi kendi aracıyla gitmek istiyor " dedi " davam var geç kalıyorum o davaya zamanında giremezsem abinizden önce size ben yakarım " dedim telefonum çaldı açtım tam bağıracakken " ya eve yada diğer araçla " dedi

" benim arabamın nesi var " dedim " dediğimi duydun ikinciye tekrarlamayı sevmem bi dahada korumaları atlatmaya çalışma araban güvenli değil " dedi yüzüne kapatıp arabadan indim " gel hale başka araçla gidicez " dedim Range Rover ın yanına gittim başka bir koruma kapımı açarken az önce beni şikayet eden koruma benim arabama biniyordu arabayı çalıştırıp otoparktan çıktım . Hale " herşey yolunda mı ? " diye sordu " yolunda canım sorun yok sevgilim biraz kuralcı da bugün biraz tartıştık " dedim sonra " sözlüm mü demeliyim yoksa bilmiyorum " dedim " yüzükten fark ettim fark edilmeyecek gibi değil " dedi " dimi ya kafam kadar yüzük aldı " dedim " ne kadar güzel " dedi " ya ne demezsin " dedim adliye ye geldiğimde aracı park edip avukat girişinden girdim çağrı tabikide giremedi . " yenge ne olursun bekle " diyip normal giriş kapısına koştu . Duruşma salonuna doğru yürürken hale " beklemeyecek miyiz ? " dedi " yoo " dedim cübbemi giyip içeri girdim .

.................................................................................

Bugünlük son Davamı bitirip duruşma salondan çıktım çağrıda beni ilk davanın ortasında nefes nefese içeri girerek bulmuştu sonrada peşimden ayrılmamıştı . Hale " benim başka işim var mı ? Şirketi gideyim mi ? " dedi

" gidebilirsin canım bende savcıya bi uğrayıp görüşmeye gidicem " dedim hale gittiğinde yamaçın odasına doğru gittim kuyruğumda peşimden geliyordu . Kapıya geldiğimde " sen burda bekliyorsun " dedim " yok yenge olmaz sonra gene beni bırakıp gidersin " dedi " savcının aynı zamanda arkadaşımın yanına gidiyorum kapının önünde dur " dedim " yenge benim kulağım sağırdır duymaz merak etme yanında durucam " dedi " bak seninle anlaşabiliriz sen benim dediklerimi yap bende kaçmayım " dedim " olmaz yenge sen gene beni kandırırsın " dedi " o zaman kaçmaya devam edicem ama bu sefer beni bulamazsın ya kapıda bekle yada kurtulurum senden abine hesap veremezsin " dedim " hem abine yamaçın yanında dersen izin verir " dedim telefonunu çıkardı hay Allahım ya " abi yenge yamaç diye birinin odasına girmek istiyor beni yanında istemiyor kapıda bekle diyor " dedi sonra da " tamam abi kapıda bekliyorum " diyip telefonu kapattı . " yenge ben kapıda bekliyorum seni " dedi

" bekle sen bekle ben senin bi aklını alayım bi arada gör sen " diyip kapıyı çaldım "gel " diyince içeri girdim yamaç tek başına dosyalara bakıyordu .

" savcım müsait misiniz ? " dedim " buyrun avukat hanım " dedi kafasını kaldırmadan " arkadaşım olarak konuşmaya gelmiştim ben " dedim hiç birşey söylemedi " ya yamaç yapma hala kızgın mısın bana ? " dedim " ben eski yamaçı istiyorum lütfen konuş benle " dedim " arkadaşlar birbirine yalan söylemez bunu söylememe gerek yok dimi ? " dedi

" ben yalan söylemedim ki söylemedim sadece lütfen benim sizinle aram bozuk olsun istemiyorum " dedim " daha ne kadar ileri gidebilirsin merak ediyorum doğrusu " dedi " bak başka yalan yok saklamakta yok barıştık mı ? " dedim " evlenme işini bir daha düşüneceksin " dedi " yamaç lütfen " dedim " neden bilmiyorum ama içimden bi ses evlenmemen gerektiğini söylüyor " dedi " o ateşi tam tanımadığın içindir " dedim " bilmiyorum sude evlilik bu aceleye gelmez " dedi " anneme söylerken nişanda düğünde yanım da olmayacak mısın ? Yalnız mı bırakacaksınız beni tamam hata yapmamdan korkuyorsunuz ama bu benim kararım siz arkadaşlarım olarak doğrumda yanlışımda yanımda durmayacak mısınız ? " dedim sonra da " vaktinizi aldım kusura bakmayın savcım " diyip dışarı çıktım çağrı kapıda beni bekliyordu avukat çıkışına geldiğimde " yenge bu sefer ne olur bekle " dedi " gel gitme bir yere " deyip kapıdan onuda geçirdim . Arabaya geçip yeni müvekkilim olacak Serkan beyle buluşacağım mekana gittim . Arabayı vale ye verecekken çağrı başka bi korumaya götürmesini söyledi aman banane canım mekana geçtiğimde Serkan bey gelmişti . Yanına gidince ayağa kalktı " merhaba sude hanım " dedi " merhaba Serkan bey çok bekletmedim umarım " diyip masaya oturdum dava hakkında konuşup imzaları attınca " ben kalkayım artık işimlerim var Serkan bey dava için ben size geri dönücem " dedim adamın bakışları tavırları pek hoşuma gitmemişti . " sizi bizi bıraksak artık Serkan de bana lütfen " dedi he şimdi bide bunla uğraş parmağımda kafam kadar yüzük var bide " müvekkillerimle samimiyet kurmaktan hiç hoşlanmam Serkan bey " dedim " benim için bi istisna gösterebilirsin bence senin gibi güzel bi kadının benim gibi birisiyle olması lazım " dedi sinirle gülüp " körsünüz galiba " dedim " anlayamadım " dedi " parmağımdaki yüzüğüde mi görmüyorsun " dedim " benim için bir sakıncası yok nişanlına söylemem " dedi imzaladığı kağıdı çıkarıp yırttım " sözleşmeyi iptal ediyorum benim sizin gibilerle işim olmaz kendinize yeni bir avukat bulun " diyip ayağa kalktım " o zaman senin müvekkilin olmadığıma göre görüşmemizde de bi sakınca olmadığını düşünüyorum " dedi " dua et bugün canım hiç kan görmek istemiyor " dedim ve masadan uzaklaştım ben ona haddini bildirirdim ama ateşin bu olayı duymasını istemiyordum arabaya binip ateşin evine doğru gittim . Eve geldiğimde evde kimse yoktu yada ev çok büyük olduğu için kimseyi görmedim bilmiyorum odama çıkıp sabah beratın attığı numaradan Aysel teyzeyi aradım " efendim " diye açtı telefonu " Aysel teyze ben sude nasılsınız " dedim " ah güzel kızım iyiyiz çok şükür uraz ameliyat oldu doktor iyi geçti ameliyatı dedi şimdi uyutuyorlar 2 gün sonra da amerikaya gidecekmişiz " dedi " oh çok şükür Aysel teyze " dedim " bizede burda çok güzel bakıyorlar bi oda verdiler orda kalıyoruz biz bi hanım kızda sürekli gelip bizim bi ihtiyacımız var mı diye soruyor senden Allah razı olsun kızım sen olmasan belki şuan " dedi " Aysel teyze bunları düşünmüyoruz uraz iyi olsun yeterki Allah'ın izniyle iyleşicek " dedim biraz daha konuşup kapattım sonrada annemi aradım " annecim napıyorsun " dedim " napayım bir tane hayırsız bi kızım var ne gelir ne gider " dedi trip atıyordu bana " gelicem annem gelicem söz hem sana bişey söylemem lazım " dedim " söyle " dedi " telefonda olmaz yüz yüze konuşmamız lazım " dedim " kötü bişey mi sude doğru söyle " dedi " değil annem merak etme sadece başta belki biraz kızabilirsin o kadar " dedim " iyi bari biran önce gel " dedi saat daha öğlen 2 ydi biraz uyusam hiç fena olmazdı 6 da kalksam yeter di alarm kurup uyudum .

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.