İçeriğe geç

Aşkın skoru

Bölüm 30 · 3 dk okuma

Aşkın skoru

Bölüm 30

Bölüm 30

ASYANIN AĞZINDAN

Sabah otel odasındaki yatağımda uyandığımdan beri içimde tarif edemediğim bir huzursuzluk, kalbimin tam ortasında ritmini şaşırmış bir atış vardı. Bugün o büyük gündü. Öğlen Baranların üçüncülük maçı vardı, akşam ise bizim şampiyonluk için kader maçımız başlayacaktı. Ama beni asıl geren şey, Melis'in o gün Baran'a kızmaya, hesap sormaya gitmesiydi. Kesin benim yüzümden çocuğun kalbini kırmıştı ya da aralarında bilmediğim bir gerginlik dönüyordu.

​Otel odasının aynasında saçlarımı toplarken yansımadan Melis’e baktım. Daha fazla dayanamayıp hemen yanına gittim ve kolundan hafifçe tuttum.

​"Melis, bak dürüst olacaksın bana. O gün Baran’a kızmaya gittiğinde ona kötü bir şey demedin değil mi? Çocuk benim yüzümden o pislik Kıvanç'a yumruk attı, ceza alma ihtimali var zaten. Bir de üstüne sen kötü bir şey söyleyip canını sıkmadın umarım? Eğer benim yüzümden morali bozulduysa yemin ederim kendimi asla affetmem."

​Melis ne ara bu kadar paniklediğime şaşırarak ellerini omuzlarıma koydu ve beni sakinleştirmek istercesine gülümsedi. "Hayır Asyam, saçmalama lütfen. Kötü hiçbir şey demedim, aramızda öyle büyük bir tartışma falan geçmedi. İçini ferah tut, Baran’ın canı falan sıkkın değil. Sen sadece bugünkü maçlarınıza odaklan, tamam mı?" dedi. Sesi o kadar rahatlatıcı ve emin geliyordu ki, içimdeki o korku biraz olsun küllendi.

​Tam o sırada Ece otel odasının kapısını hızla açıp içeri daldı. Gözleri parıldıyordu, yanakları hafifçe kızarmıştı ve üstünde garip, tatlı bir enerji vardı.

​"Kızlar! İnanamayacaksınız, hemen buraya gelin!" diye fısıldadı heyecanla yatağın üstüne zıplayarak. Melis’le birbirimize bakıp hemen yanına oturduk. "Ne oldu kızım, çatlatma insanı?" dedi Melis.

​Ece derin bir nefes alıp dudaklarını ısırdı. "Cihan’la... Yani aramızda bir şeyler oldu galiba," dedi gözlerini kaçırarak. "Dün akşam antrenman çıkışı beni odama bırakırken kapının önünde durdu, gözlerimin içine baktı ve bugünkü maç için bana şans dilerken... 'Sen benim hayatımda gördüğüm en özel kızsın Ece, yarın akşam senin için tribünde olacağım' dedi! Kızlar, resmen elini elimin üstüne koydu!"

​"Oha!" diye çığlık attı Melis, ben de şaşkınlıkla ağzımı kapattım. Ece ve Cihan mı? Valla bu turnuva kargaşasının ve stresinin arasında duyduğum en güzel, en tatlı şey olabilirdi! Ece’ye sarılıp "Çok sevindim tatlım, hak ediyordun zaten!"

Ama aşk dedikodularını çok uzatamadan bizim erkeklerin üçünçülük maçı için hazırlanmaya başladık.

Hemen salondaki tribünde yerimizi aldık. Baran sahaya çıkarken gözleri doğrudan tribüne, beni ararcasına yukarı kaydı. Göz göze geldiğimiz o saniye, sağ elini kalbinin üstüne vurup bana hafifçe baş salladı. O an içimdeki tüm o Melis'in ona kızma endişesi uçtu gitti, yerini sadece onun için çarpan bir kalbe bıraktı. Melis haklıydı, Baran'ın morali gayet yerindeydi.

​Maç resmen nefes kesiciydi ama bizim çocukların şampiyonluğu kaçırmanın verdiği o hırsla sahada nasıl devleştiğini anlatamam.

Bizimkiler maçı ezici bir üstünlükle kazandı ve turnuvanın 3.'sü oldu!

Maç biter bitmez takımdaki kızlarla turnuvanın antrenman salonuna geçtik. Akşamki büyük şampiyonluk finali için sadece birkaç saatimiz kalmıştı. Formalarımızı giyip sahaya dizildiğimizde hocamız elindeki taktik tahtasıyla karşımıza geçti.

​"Kızlar, bu akşam şakası olmayan bir maça çıkıyoruz," dedi hocamız sesi ciddileşirken. "Rakibin zayıf noktası savunmada verdikleri açıklar. Defansı sıkı tutacağız ve rakibin moralini ilk setten bozacağız. Bu kupa bizim okulun olacak!"

​Taktik tahtasının etrafında toplandık, birbirimizin ellerini kenetledik. Gözlerimizde sadece o şampiyonluk kupasının ışığı vardı. Akşam sahada şampiyonluk için her şeyimizi ortaya koyacaktık. Büyük finale hazırdık!"

Sevgili okuyucular diğer bölümde büyük bir ters köşe olacak. Keyifli okumalar dilerim! *

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

31. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

4 yorum