Yorgunluğumu eve girince fark ettim. Hızlı hızlı bir şeyler yiyip yatağıma yattım. Babamın şirketinde çalışmaya başladığım ilk gündü ama bu kadar yorulacağımı bilmiyordum. Yanlız yaşamak oldukça sıkıcı ama bunu seviyorum. Yarın babam ve ortakları ile büyük bir toplantı düzenlenecek. Toplantıda bana da yer vermesi hoşuma gitmişti. O kadar yorgunum ki gözlerimin kapandığını fark etmedim bile. Sabah olunca hemen yataktan fırladım ve hazırlanmaya başladım. Üstüme kısa, beli korseli beyaz gömleğimi giyindim. Altıma da kısa, dar ve siyah bir etek giyindim. Böyle tam bir iş kadını gibi hissettim. Belime kadar uzanan açık kumral saçlarımın ucunu maşa ile şekillendirdim ve siyah topuklu ayakkabımı giyip evden çıktım. Kahvaltımı şirkette yapacağım. Şirkete varınca ofisime girdim. Masamın üzerine incelenmesi gereken bir sürü dosya konulmuş. Kapım tıklatıldı.-“Girebilirsin.” Gelen kişi babamın sekreteri Eylül’dü.-“Merhaba Bige Hanım. Bedir Bey ofisinde sizi bekliyor.” Babam beni ne için çağırdı acaba? -“Tamam Eylül. Sen gidebilirsin.” Hemen Babamın ofisine yürüdüm. Kapıyı çaldım. İçerden “geel” kelimesini duydum. Kapıyı açıp içeri girdim.Babam masasında oturuyordu. Eliyle koltuğu işaret etti.-“Otur bakalım. Nasıl gidiyor?” İşaret ettiği koltuğa oturdum. -“ Güzel ama yorucu.” Tebessüm etti. Gülünce yeşil gözleri parıldadı. -“ Bugün toplantı var biliyorsun. Bir konu da dikkatli olmanı istiyorum. Bu ortaklarımız çok güçlü, zengin ve aynı zaman da mafya.
(İlk bölüm olduğu için kısa yazdım bana fikir verip biraz da eleştirirseniz güzel olur)