Günaydın
Saat:09.00
Kalktım ve lavoboya gittim. Sıla halâ uyuyordu. Balkona çıktım temiz hava ne kadar güzeldi. Bir kahve yaptım kendime oturdum ve kahvemi içtim. Kendimle baş başa kalmaya ihtiyacım varmış. Biraz kitap okudum ve sosyal medyada gezindim.
Sıla: Günaydın
- Uyandın mı
Sıla: Evet kahvaltıya mı insek
- Olur hadi inelim
Giyindik ve erkeklerin kapısını çaldım.
Demir: Hoşgeldiniz
- Kahvaltıya inelim hadi
Ömer: Geliyoruz
Sıla: Kızlar da geliyor
Hep birlikte aşağıya indik ve güzel bir kahvaltı yaptık.
Kahraman: Güzel bir gün
- Evet katılıyorum.
Efsun: Ne diyeceğim yarın at çiftliğine mi gitsek
Demir: Harika fikir
- Banada uyar
Herkes onayladı yarın at çiftliğine gidiyorduk.
- Hadi hazırlanalım bir saate bizim kapının önünde buluşuyoruz.
Gülin: Tamamdır
Odaya çıktık.
Hava o kadar güzelki beyaz pembe çiçekli elbisemi giyme kararı aldım saçlarımı düzlestirdim ve çok güzel bir makyaj yaptım
Sıla: çok güzelsin
- Ah teşekkür ederim
Sıla: Hadi gidelim
Kapının önüne çıktık
- Herkes hazırsa gidiyoruz
Ömer: Kadro tam Duygu sabah erkenden gitmişti zaten.
Saat:12.00
Hep birlikte gelen araca bindik ve şirkete gittik.
Şirketin önünde barışı gördük
Barış: Hoşgeldiniz çocuklar hadi gelin çıkarayım sizi yukarı
Yukarı çıkmaya başladık Barış ve ben önden gerisi arkadan geliyordu
Barış: Şirketi beğendin mi
- Evet çok güzel
Barış: Akşam planın var mı
- Şimdilik yok
Barış: o zaman plan yapma akşam benimlesin
- Ne yapacağız
Barış: Sürpriz
- Peki
Toplantı odasına girdik.
Caner: Gelin çocuklar oturun bakalım günaydın bu arada - Günaydın Caner bey
Caner: Harika bir iş başardık çok olumlu dönüşler aldım aferin size kıyafetlerin satışı en kısa sürede başlar. Love my stil kısa zamanda satış rekoru kıracak.
Sıla: Bu harika bir haber
- Evet çok güzel bir haber
Barış yanımda oturuyordu. Kulağıma eğildi
Barış: Tebrik ederim güzel olduğun kadar başarılısın da
- Teşekkür ederim
Kenan: Arkadaşlar biz Caner bey ile oturduk konuştuk. Caner Bey bu ekibi çok beğendi. O yüzden Kahraman Efsun ve Ömer sizlerde isterseniz sizi kendi şirketime almak istiyorum. Patronunuzla bizzat Caner bey konuşacak
Kahraman: Ben çok isterim
Efsun: Yani fena olmayabilir bilemiyorum kararsızım
Ömer: Olur benlik sıkıntı yok
Kenan: Tamam siz düşünün son gün tekrar toplantı yapılacak o zaman karar verirsiniz.
Toplantı bir saat kadar sürdü
Caner: Tamam çocuklar çıkabilirsiniz toplantı bitti.
Hep birlikte çıktık.
Saat: 14.00
Barış: Akşam 19.00 uyar mı
- Olur ama nereye gideceğiz ona göre giyineyim
Barış: Eğlenceli bir yere spor giyinebilirsin
- Tamam o zaman
Otele döndük.
Kahraman: Havuza ne dersiniz
Sıla: Harika olur
Demir: Akşam bir yerlere mi gitsek
- Ben gelemem
Demir: Neden
- Ufak bir planım var da
Sıla yanıma geldi
Sıla: ne planı
Sessizce Sıla'nın kulağına yaklaştım
- Barış beni bir yere götürecek
Sıla: Ne nereye
- Eğlenceli bir yere dedi
Sıla: Kombin yapalım o zaman havuza gitmeyelim
- Gidelim ya biraz stres atarız
Sıla: Hadi gidelim havuza
- Hep birlikte Havuza gittik. İki saat kadar orada oyalandık. Çok iyi geldi oradan çıktıktan sonra odamıza geldik. Duşa girdim sonrada ne giyeceğime karar verdik.
- Bence disko değildir ya spor giyinebilirsin dedi
Sıla: Bende öyle düşünüyorum
Sıla: Bu bol siyah pantolon üstüne de şu crop tarzı kahve bluz üstüne de şu krem eisonhower ceket harika oldu. Beyaz da spor ayakkabı müthiş.
Saat: 18.30
Saçlarını da hafif dalgalı yapalım
Saçlarıma hafif bukleler yaptık hafifte bir makyaj
Bilinmeyen numara
Aşağıdayım bekliyorum.
-Barış mesaj attı numaramı nerden buldu
Sıla: Gruptan bulmuştur bak ne diyeceğim barışı at çiftliğine davet et
- Olur güzel fikir ben gittim şans dile
Sıla: Hayırlısıyla git gel güzelim görüşürüz haberdar et beni
- Tamam canım
Odadan çıktım ve koridorda Demir'i gördüm
- Merhaba Demir
Demir: Nereye böyle
- Bir buluşmam varda görüşürüz
Demir: Görüşürüz
Aşağı indim ve arabaya bindim
- Bekletmedim değil mi
Barış: yok hayır sen bekletsen de ben beklerim zaten
- Çok tatlısın
Barış: Tatlı mıyım gerçekten
- Öhöm evet biraz
Barış: biraz hmm peki ahahah
- Ahahaha
Barış: İlk olarak bir şeyler yiyelim çok güzel bir köfteci var sahil kenarında ne dersin
- Olur ben bayılırım
İlk buluşmamızda köfteciye gidiyoruz enterasana ileride çocuklarımıza anlatırım ahahaha
ay ne oluyor yasemin kendine gel çocuk falan
- İç ses fazla kaptırdım kendimi taman iyiyim.
Vee geldik
Arabadan indik köfteciye sipariş verdik ve masaya oturduk
Barış: Antalya'yı seviyor musun
- Çok seviyorum sen buralı mısın
Barış: Evet ama çocukluğum burada geçti gençliğim İstanbul'da geçti
- Hm anladım benim çocukluğumda gençliğim de Muğla'da geçti İstanbul'a neden gittin
Barış: Ailevi meseleler
Sesi hüzünlü geldi
- Yanlış bir şey mi sordum
Barış: Yok hayır senin hatan değil babam beni hiç sevmezdi o yüzden İstanbul'a gönderdi orada okudum. Annemde yanımda geldi orada yaşadık bir süre
Elini tuttum
- ne güzel okumuşsun iyi yerlere gelmişsin. Annen nerede şimdi
Barış: Mersin'de yaşıyor. Teyzemlerin yanında Sık sık gidiyorum yanına. Peki sen senin ailen
- Benimki de pek farklı sayılmaz. Babamın pisikolijik sıkıntıları vardı tedavi görüyordu arada atakları tutuyordu ben küçükken anneme çok şiddet uygulardı ama Allah var bana bir kere vurmadı. Annemi hayattan bezdirmişti annem öldürecek bu adam beni derdi büyüyünce idrak ettim beş yaşındaydım nerden bilebilirdimki ölmenin ne olduğunu. Babam annemi öldürmüş kendi de intihar etmiş bir başıma kalmışım annem nerede diye sorduğumda melek oldu demişlerdi ne demek bilmiyordum ki ben hep melek annem diye andım onu babamı bilmiyorum hakkında ne düşünmem gerek bilmiyorum. Belki de hasta olmasa yapmazdı beni babaannem büyüttü onu da iki yıl önce kaybettim anlayacağın kimim kimsem yok böyle yaşayıp gidiyorum. Tek varlığım arkadaşlarım özellikle de Sıla ve ailesi bana çok destek çıkıyorlar kendi ailem gibiler. Birde Ayşen teyze var komşum. Bir de öğretmenim var çok sevdiğim ablam gibidir
Barışın gözlerinden yaşlar akıyordu tabi ben bunları anlatırken ağlıyor gibiydim. Göz yaşlarımı sildi bende onunkileri sildim
Barış: Ne diyeceğimi bilemiyorum keşke o zamanlar yani çocukken tanışıyor olsaydık hep senin yanında olurdum sana destek olurdum birlikte oyun oynardık.
- Keşke...
Garson: Köfteler geldi
Barış: Sağol kardeşim. Yasemin artık üzülmek yok özellikle bugün hiç üzülmek yok tamam mı senin bu acılarını hafifletmek için elimden gelen her şeyi yapmaya hazırım
- Ben de senin yanındayım
Barış: Hadi bakalım ye yemeğini çok eğleneceğiz kafa dağıtalım biraz.
Yemeklerimizi yedik ve hava kararmaya başlamıştı zaten ve artık iyice karardı
Saat:20.00
Barış: Gidelim hadi
- Tamam
Arabaya bindik ve gideceğimiz yere geldik.
- Burası çok karanlık
Barış: Gel hadi
Karanlık bir yere getirmişti benim. Burası neresiydi bir anda ışıklar yandı burası lunaparktı koskocaman bir dönme dolap vardı. Çok güzeldi büyülenmiştim
- Bu burası çok güzel
Barış: Beğenmene sevindim
- Ama neden kimse yok
Barış: Orasını boşver hadi gel dönme dolaba gidelim.
Birlikte dönme dolaba bindik ve dönmeye başladık en tepeye geldiğimizde dönme dolap durdu.
- Manzara harika
Barış: Yanıma gelsene burada daha güzel
Barışın yanına geçtim bütün Antalya ayaklarımızın altında gibiydi.
Barış elini omzuma attı. biraz manzarayı izledik ve dönme dolaptan indik.
- Çarpışan arabaya binelim
Barış: Hadi gel
Ben mor o da yeşil arabaya bindi.
- Ya Barış neden kaçıyorsun gel çarpışalım
Barış: Bir yerine bir şey olur diye korkuyorum
Yaa çok düşünceli
- Bir şey olmaz kemerlerimiz bağlı
Barış: Geldim çarp bakalım
- Aaaa
Barış: bir şey mi oldu
- Hayır çok eğlenceli ahahahah
Çok mutluydum hayatımdaki en mutlu anlardan biriydi.
Çarpışan arabalardan indik ve atlı karıncaya bindik. İkimizde yan yana olan atlara bindik.
- Bak benim atım ne kadar güzel çok büyük
Demir: Benimki azıcık küçük kalmış sanırım ahahah
Atlı karınca dan indik hızlı trene bindik. Barışa sarıldım çok hızlıydı.
Barış: Korku trenine binmeye ne dersin
- Ama çok korkunç korkarım
Barış: Korkma ben varım
Onun böyle demesi bana güven vermişti
- Tamam hadi gidelim.
Birlikte korku trenine binmiştik ödüm kopmuştu. Korku treni bitmek bilmedi. Ve sonunda indik
- Çok korktum
Barış: Tüm tren boyunca gözlerin kapalıydı ve bana sarıldın hiç bişey görmedin ki
- Ama duydum
Barış: Tamam gel buraya korkma
Bana sarıldı.
- Barış
Barış: Efendim
- Bir daha dönme dolaba binelim mi
Barış: Olur gel hadi
Tekrar dönme dolaba binmiştik. Barış iki tane pamuk şeker getirdi.
- Çok severim
Barış: Bende (gülümsedi)
Dönme dolaba bindik ve bu anın tadını çıkardık.
Barış: Yasemin biliyor musun uzun zaman olmuştu dönme dolaba binmeyeli lunaparka küçükken çok binerdim ama hiç bu kadar eğlenmemiştim.
- Biliyor musun bende ilk defa bu kadar eğlendim.
Dönme dolaptan indik. Banka oturduk
Saat: 23.00
- Zaman ne hızlı geçmiş
Barış: Evet seninle zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyorum. Yasemin
- Efendim
Ona doğru döndüm o da bana bakıyordu.
Barış: Seninle çok eğleniyorum. Sen çok farklısın herkesten her şeyden senin yanındayken sanki dünya sadece benim etrafımda dönüyor. Gerçek hayatta değiliz gibi sanki hayal dünyasındayım ya da bir rüyadayım ve ben uyanacağım diye çok korkuyorum
Ne diyeceğimi bilememiştim. Elim ayağıma dolandı soğuk soğuk terlemeye başladım. Barış bana yaklaştı ve yaklaştı nefesini hissedebiliyordum. Beni öptü. Beni öptü ve işin garip tarafı ben kendimi asla geri çekmedim.
Barış: Yasemin
- Barış gidelim mi artık.
Barış: Tamam gidelim
Ve hiç konuşmadan arabaya bindik. Yol boyunca ikimizden de çıt çıkmadı. Ne yapacağımı bilmiyordum çok heyecanlandım. Ama henüz erken değil miydi.
Barış: Geldik
- Barış teşekkür ederim bu gece için
Barış: Rica ederim
- görüşürüz.
Koşa koşa odaya çıktım Sıla'da yeni gelmişti.
- Sıla otur çabuk Barış beni öptü
Sıla: Ne nasıl ne zaman
- Lunaparka götürdü beni çok eğlendik daha sonra banka oturmuştuk.
Her şeyi Sıla'ya anlattım
Sıla: Sen neden bir şey demedin kendini kötü hissettiyse
- Diyemedim Sıla yarın at çiftliğine gel bile diyemedim.
Sıla: Tamam şimdi mesaj at ona
- Ne diyeceğim daha gitmediyse
Sıla: Evde misin de sen geleli yarım saat oldu. Hadi direkt eve geçtiyse evdedir
- Sıla
Sıla: Hadi yaz sen
Barışa mesaj attım. "Evde misin? "
Hemen çevrimiçi oldu.
"Evet iyisin değil mi ?"
-Ne yazayım Sıla
Sıla: Ver bana
" İyiyim Barış sana ne diyeceğim yarın biz at çiftliğine gideceğiz sende gelsene."
Barış: " Aslında güzel olur o zaman ben sabah sizi alırım bir araba daha ayarlayayım onu da Demir'e veririz."
- Yaa çok tatlı
"Tamam görüşürüz iyi geceler"
"İyi geceler"
Sıla: İşte bu kadar evlilik görüyorum
- Ya saçmalama Sıla ya korkuyorum.
Sıla: Neyden
- Çok hızlı gidiyoruz. Daha kaç gün oldu tanışalı beni öpmesi çok hızlı ve tuhaf. Bu kadar hızlı ilerlemek istemiyorum bunu ona da söyleyeceğim.
Sıla: Yasemin
- Tamam Sıla ben halledeceğim
Sıla: Tamam kuşum
Yatağa yattım ve ışıkları kapattım. Bugün olanlar ne tuhaf
Hadi uyu Yasemin yarın nasıl olacak acaba...
Barış'ın Yasemin'i öpmesi ne kadar doğruydu orası bilnmez. Ama Yasemin ve Barış bir birbirine aşık oldu orası kesin.
İyi geceler