İçeriğe geç

Aşkın Modası

Bölüm 5 · 9 dk okuma

Aşkın Modası

Bölüm 5

6. bölüm

Günaydın

Saat:08.00

Yasemin uyanma vakti

Alarmın sesiyle uyandım.

Yanımda Sıla yoktu

- Sılaa

Sıla: Günaydın kuzum duşa gireceğim. Hadi kalk artık

Bende kalktım ve pencereyi açtım. Elbiselerimiz defile alanındaki deneme odasına gönderilmişti Sıla duştan çıktı ve ben duşa girdim daha sonra üstümüze günlük kıyafetlerimizi giyip hazırlandık

Sıla: Kahvaltıya inelim Kahramangil bizi bekliyor

- Hadi o zaman

Aşağı indiğimizde tüm ekip oradaydı

Gülin: Günaydın kızlar Yasemin gel yanıma otur.

Duygu: Benim gitmem gerek afiyet olsun Kenan Bey çağırıyor.

Efsun: güzel bir gün olacak

- Öyle umarım

Sıla: Kahraman biliyor musun Yasemin çok beğendi kurabiyeleri

- A evet Kahraman teşekkür ederim

Kahraman: Beğenmene sevindim. Rica ederim

Demir yüzüme bakmıyordu

- Sizede günaydın Demir Ömer

Ömer: Günaydın kusura bakma ya yemeğe dalmışım

Demir: Günaydın benim uykum var biraz da ondan dalmışım

30 dakika sonra

Kahraman: E hadi defileye

Defile alanına gittik ve bizi hazırlığa aldılar. Makyajımızı ve saçımızı yaptırıyorduk.

Ben toz pembe bir elbise Sıla işte lila bir elbise giyecekti kendi tasarımlarımızdandı

Saçlarımı su dalgası yaptırdım. Sıla ise topuz yaptırdı.

Elbiselerimizi giydik

Sıla: Prenses gibi oldun

- Sende kuzum benim

Kuaför kız: Sizin işleriniz tamamdır

Duygu: e hadi o zaman misafirlerimizi karşılayalım.

Odadan dışarı çıktığımızda kapının önünde Kutay'ı gördük.

Sıla: Ben telefonumu unutmuşum geliyorum hemen

- Tamam canım

Kutay: Aman tanrım cennete düştüm bu ne güzellik

Sakin olmalıyım sakin ol yasemin hayır ona saldırmayacaksın

- Anlamadım

Kutay: Harikasın su gibisin maşallah gece birlikte dolaşsak mı

- Ne demek istiyorsun siz Kutay Bey

Kutay: Antalya'yı gezdiririm sana

- Sizden öyle bir şey isteyen olmadı

Sesim biraz yüksek çıkmıştı. O sırada barış geldi yanımıza

Barış: Ne oluyor burada

Kutay: Yok bir şey Barışcığım biz defile hakkında konuşuyorduk

- Hayır Barış Bey Kutay Bey bana asılıyor

Barış: Ne

Kutay: Yok öyle bir şey

- Bana gece seninle dışarı mı çıksak dedi bu ne demek oluyor

Barış: Kutay bu ne terbiyesizlik

Kutay: Yok öyle bir şey yalan söylüyor

Barış: Defol burdan gözüm görmesin

Kutay gitti

Barış: İyi misin

- Ben kendim hallediyordum size gerek yoktu ama neyse

Barış: Aynen öyle görünüyordu uzaktan da

- Dalga mı geçiyorsunuz

Barış: Hayır öyle bir şey mümkün mü

- Değil tabiki

Barış: Ya Yasemin çok değişik bir kızsın

- nasıl yani beni tam tanımıyorsunuz

Barış: Gözlemlediğim kadarıyla diyeyim o zaman deli dolusun ama iyisin

- Sizde öylesiniz

Barış: (gülümsedi) nasılım

- Deli dolu eğlenceli sempatik

Barış: hmm biz seninle çok güzel bir ikili olmaz mıyız ya

- Nasıl yani

Barış: Bilmem ( göz kırptı)

Sıla: Geldim ne oldu sesler geliyordu a merhaba barış bey

Barış: Bir şey yok Sıla ufak bir konuşma Yasemin kendi hallediyormuş ama müdahale ettim yanlışlıkla Sılaydı değil mi yanlış söylemedim

Sıla: evet Sıla ismim ama ben bir şey anlamadım

Barış: Boşver ya neyse görüşürüz kızlar

Sıla: Anlat hemen

- Akşam konuşuruz

Sıla: Çatlarım

Saat:13.00

Misafirler gelmeye başladı. Son hazırlıkları kontrol ediyorduk.

- Herkes hazır değil mi

Sıla: Her şey tamam

Kenan: Yasemin nasıl durumlar

- Her şey tamam Kenan Bey

Kenan: Aferin size

Sıla: Hayırlısı ile bitse bu iş

- Ay evet hadi inşallah

İnsanlar gelmeye başlamıştı.

Sıla: Gel kahve içelim

Dışarıya çıktık ve kahve içtik. Biraz Efsun ile sohbet ettik. Sonra Rüya aradı onunla konuştuk.

Saat:15.13

Herkes yerlerini aldı. Yanımda Sıla vardı.

Barış: geldim şuraya oturabilirim değil mi

Barış yanıma oturdu

- Oturabilirsiniz dememiştim

Barış: Oturamaz mıyım yani Kalkayım mı

Ayağa kalktı

- Oturabilirsiniz tabiki

Barış: Alem kızsın Yasemin bu arada çok güzel olmuşsun

- Teşekkür ederim sizde çok zarifsiniz

Defile başladı. Mankenler teker teker çıktı ve elbiseleri tanıttı. Harika bir defile oldu. Herkes tebrik etti Caner Bey'i Kenan Bey'in ve bizleri. Çok mutluydum mutluyduk kariyerimize kariyer ekledik. Muğla'ya dönünce her şey çok güzel olacaktı. Herkes dağıldıktan sonra Caner Bey yanımıza geldi.

Caner: Tebrik ederim çocuklar harika oldu

- Teşekkür ederiz Caner Bey çok sağolun

Sıla: Ne mutlu bize

Caner: Yarın hepinizi şirketime bekliyorum. Toplantı yapacağız

Kenan: Ben ekibi toplar gelirim Caner Bey

Caner: Görüşmek üzere

Kahraman: Kızlar hadi gidelim mi ne dersiniz

- Olur

Yürümeye başladık

Barış: Hey millet

Kahraman: Barış Bey

Barış: Akşam bana gelsenize

Sıla: Hepimiz mi

Barış: evet işte sizin tayfa ne dersin Yasemin

- Bilmem arkadaşlarım ne isterse

Sıla: Geliriz olur tabiki

Barış: Tamam konum atarım ben size

Kahraman: Tamamdır

Otele gittik. Odalara çıktık

Sıla: Anlat kız anlat hadii

Sıla'ya her şeyi orada olanları anlattım

Sıla: Ay çok romantik

- Bana çok güzel olmuşsun da dedi

Sıla: Neee ne zaman nerede

- Yanıma oturdu ya orada

Sıla: Sen ne dedin

- Çok zarifsiniz sizde dedim

Sıla: İyi demişsin meraklı görünme

- Off Sıla neler konuşuyoruz ne dicem çok güzel masaj salonu var burada geleli beri hiçbir şey yapmadık. Hadi masaja gidelim

Sıla: çok iyi olur valla

Sıla ile masaj salonuna indik. Masaj yaptırdık.

Saat:18.00

- Çok rahatladım Harikayım gitmeden bir daha yaptıralım

Sıla: Her gün yaptıralım bence ahahah

Odaya çıktık. Bir şeyler yedik.

Sıla: Ee ne giyeceksin

- Bilmem giyerim bir şeyler

Sıla: Evett anlaşıldı kombinini ben yapacağım. Üstüne bu kahverengi boğazlı kazak sana çok yakışıyor altına da siyah kotunu giy üstüne de siyah mont güzel olur saçını da düzlestirelim

- Hadi Sıla giyinelim lütfen abartma

Giyindik saçlarımızı, ve makyajımızı yaptık

Tık tık

Sıla kapıyı açtı

Sıla: Hoşgeldin canım

Kahraman: Hoşbuldum hadi gidelim

Canım mi dedi o

Sıla: Diğerleri nerede

Kahraman: Demir gelmeyecek uykusu varmış Ömer de gelmeyecek Duygu ile takılacaklarmış

- Bak sen Demir iyi mi

Kahraman: iyi gibi Efsunla Gülin de gelmek üzereler

Sıla: Elindeki nedir

Kahraman: Kurabiye boş gitmek olmaz

Sıla: İyi yapmışsın

- Sıla gel hadi montunu giy gidelim

Sıla: Geldim

İçeriye geçtik

- Canım falan hayırdır ben kendime odaklandım seni unuttum hiçte bir şey demiyorsun

Sıla: Ne olacak ya bir şey yok

- Ne bu flörtöz haller

Sıla: Ahaha ne alaka ve

- Bilmem artık

Gülin: Yasemin Sıla e hadi gidiyoruz

Sıla: Allah'ım geldi en güzel anlarımın katili

- Ne alaka ahahahahah

Sıla: Hadi gidelim ya anlatırım sonra

Hep birlikte otelden çıktık. Barış Bey bizim için araç göndermişti. Konuma gerek kalmadı yani. Arabaya bindik ve eve geldik. Güzel bir apartmanda oturuyordu. Bizi kapıda karşıladı

Barış: Hoşgeldiniz gelin hadi eve çıkalım

- Hoşbulduk

Eve çıktık hep birlikte

Barış: İçeriye geçin rahat edin kendi eviniz gibi. Ben çaya bakayım

Gülin: Barış beyciğim yardım edeyim size

Sıla: Yasemin koş yürü

- Ne oldu

Sıla: Barış'a sen yardım et yürü Gülin gitti

- Ya ne alaka

Elimden tuttu kaldırdı ve beni mutfağa itti.

Ah Sıla ah

- Yardıma ihtiyaç var mı

Gülin: Yok biz hallediyoruz

Barış: Al bakalım bu tabakları içerdeki masaya götür

- Tamam

Tabakları içeriye getirdim. Barışta arkamdan geldi

Barış: Gelin hadi bakın sizin için elmalı turta yaptım.

- Siz mi yaptınız

Barış: Yapamaz mıyım ki hayırdır (gülümsedi)

- Yok ya yapmışsın baksana ahahah

Barış: Alay mı ediyorsun sen benimle

- Yok canım ne alaka

Barış: İddia ediyorum pişman olacaksın.

- Göreceğiz

Masaya oturduk. Tabağına bir dilim elmalı turta ve un kurabiyesi aldım

Barış: Kurabiye için teşekkürler Kahraman

Kahraman: Rica ederim

Barış: Evet Yasemin bak bakalım turtanın tadına

- Hemen bakıyorum

Turtanın tadına baktım. Yediğim en lezzetli turtaydı

- Yani fena sayılmaz

Sıla: Kızım ne fena sayılmaz dehşet olmuş

Efsun: Barış Bey elinize sağlık harika olmuş

Barış: Afiyet olsun gençler. Yasemin hadi itiraf et beğendin

- Tamam güzel olmuş bu kadar beklemiyordum

Barış: Yaa

Gülin: Harika olmuş her şey elinize sağlık

Barış: Afiyet olsun.

Yedik içtik harika bir gece geçiriyorduk.

Barış: Ne diyeceğim tabu oynayalım mı

- Aa harika düşündünüz

Kahraman: Güzel olur

- E hadi toplayalım burayı

Hep birlikte masayı topladık.

Barış: Yasemin gelsene

- Efendim

Barış: Gel kartları vereyim sana al bakalım

- Tamam

Gülümsedi

Çok güzel gülüyordu

İçeriye geçtik ve takımları oluşturacaktık.

Kahraman: Ben Sıla'yı aldım

Duygu: Bende Gülin hanımı alayım

Gülin: Yok alma beni

Barış: Tamam Yasemin senide ben aldım

Gülin: Ben Duygu ile mi gerçekten

- Hadi başlayalım o zaman

Kahraman: Sıla ben anlatıyorum sana. Böyle tüylü bir şey

Sıla: Hayvan mı

Kahraman: Evet köpek değilde

Sıla: Kedi

Kahraman: Evet

Sıla ve Kahraman 4 tane kelime bildi. Gülin Duygu'ya anlattı onlar 1 kelime bildi. Gülin her zamanki gibi huysuz

- Ben anlatıyorum. Bu bir eşya hediye olarak alınır içinde beyaz beyaz şeyler var

Barış: Ayı mı

- Ya ayı ne alaka

Barış: onun içinde de pamuk varya beyaz

- Ahahah hayır bu pilli kışın ne yağar yağmur değil de

Barış: Dolu

- Hayır

Barış: Kar

- Haa evet bunun içinde kar var

Barış: Kar küresi

- Evett

Sıla: Yasemin çok sever kar küresini

- Evet bayılırım

Sıla: Hatta koleksiyonu var

- Aa evet

Barış: İlgin olduğunu bilmiyordum

- Benim hakkımda henüz hiçbir şey bilmiyorsun (sessizce)

Barış: (sessizce) öğrenirim o zaman (göz kırptı)

Gülin: Sessiz sessiz ayıp oluyor ama

Sıla: sürenizi devam ettiriyorum konuşuyoruz diye durdurmuştum.

Oyunumuz bir saat kadar sürdü. Kazanan 32 kelime ile biz olduk 26 kelime ile Kahraman ve Sıla ikinci Duygu ve Gülin 16 kelime ile üçüncü oldular.

Barış: Ve zafer bizim çak yasemin

- Kazandıkk ahahaha

Barış: Kahve içelim

Sıla:Kaybedenler yapsın kahveyi bence

Gülin: Ay ben yapamam

Duygu: Ben yaparım isterseniz

Barış: Tamam bu seferde kazananlar yapsın ne olacak ne dersin Yasemin

- Bana uyar sorun yok

Mutfağa gittik ve Barış kahve yapmaya başladı.

Barış: Ben demiştim

- Ne demiştin

Barış: Bizden iyi takım olur demiştim

- Haklıymışsın

Barış: Yasemin

- Efendim

Barış: Muğla'ya ne zaman döneceksiniz

- üç gün sonra ne oldu ki

Barış: Hiç öyle sordum hadi kahveler hazır. Götürelim gel arkamdan ışıkları kapatmayı unutma.

Üç gün sonra Muğla'ya dönecektik. Acı ama gerçek

*Anda kal Yasemin onu sonra düşünürüz

-Haklısın iç ses

Işıkları kapattım ve oturma odasına geçtim. Kahvemi aldım ve koltuğa oturdum. Kahvelerimizi içtik

Saat:23.30

Efsun : Kalksak mı

Gülin: Evet ya yoruldum ben

Barış: Gidecek misiniz

Kahraman: Yarın toplantı var zaten gidelim

Barış: O zaman ben bırakayım sizi

- Çok iyi olur

Barış m: E hadi o zaman

Toparlandık ve arabaya bindik. Ben öne oturdum. Diğerleri arkaya sıkıştılar. Otele geldik.

Barış: Yarın toplantıda görüşürüz.

- Görüşürüz

Herkes arabadan indi tek ben kaldım

- Teşekkür ederim bizi getirdiğin için

Barış: Rica ederim

Kapıyı açtım ve indim

Barış: Kendine iyi bak Allah'a emanet ol

- Sende

İçim kıpır kıpırdı nasıl anlatılır ki hep yanımda kalsın istiyorum bu kadar kısa sürede bunların yaşanması çok tuhaf

Otel odasına çıktık.

- Anlat ne oluyor

Sıla: Ya bilmiyorum sanırım kahraman'dan hoşlanıyorum. O da benden hoşlanıyor bence

- Bu kadar kısa sürede mi

Sıla: Ya ne bileyim

Pijamalarımızı giydim makyajımı temizledim dişlerimi fırçaladım ve yatağa girdim. Sıla da geldi . Işığı kapattım

Sıla: Yasemin

- Söyle kuşum

Sıla: Bu sefer bulduk mu sence

- Neyi

Sıla: Bizi seven insanları

Sıla'ya sarıldım

- Zaman gösterecek birtanem ama ben senin hep yanındayım ne olursa olsun

Sıla: Bende hep senin yanındayım sen benim canımsın kanımsın her seyimsin

- Seni çok seviyorum iyi ki varsın

Sıla: Sende iyi ki varsın

- Yarın iyi bir gün olur umarım iyi geceler Sılam

Sıla: İyi geceler güzelim

Bugünlük bu kadar.

Yarın neler olacağını kim bilir..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.