Mahkeme günü gelmişti. Rüzgar akşamı hiç de iyi geçirmemişti. Garip düşünceler içerisinde uyumaya çalışıyordu. Şimdi mahkeme öncesi Nehir Hanım ile görüşmesi lazımdı.
-Hoşgeldiniz ,dedi ve Nehir Hanım’ın elini sıktı.
-Merak etmeyin sizi buradan kurtaracağım ama sakın kaçmaya çalışmayın eğer kaçarsanız ki bu sizin gibi birisi için çok yüksek bir ihtimal. İşler sarpa sarar dün buradan çıkarken bu ihtimal aklıma geld ive doğruyu söylemem gerekirse çok korktum. O yüzden sizi burada yasal yollar ile çıkartmam gerekiyor
- O da biraz zor,değil mi ?
-Ben varken olmaz sizi buradan çıkartacağım bu kadar basit .
-Kendinizden çok emin konuşuyorsunuz (Nehir’in bu özgüveni karşısında hem kendini güvende hissediyordu hem deetkilenmişti )
-Mahkeme saat 11.00’da .Saize iyi bir haberim daha var Kontes Kate villasında hiçbir çete üyesinin parmak izi bulunmadı hatta doğru dürüst hiçbir delil bulunmadı. Bu da sizin ne kadar profesyonel olduğunuzu gösteriyor .Tek sıkıntınız köstebeklerin olmasıymış. Siz saat gelene kadar burada bekleyin .
-Teşekkürler. Nehir Hanım.
Aslında sizde şaşırdınız bu kadar suçu olan bir adam nasıl böyle kolayca kurtulabilir. Cevabını Nehir Hanım’da bilmiyordu sırf Rüzgâr kaçmasın diye biraz atıp tutmuştu. Ama bildiği bir şey vardı o da 1 yıl geçse bile Rüzgar’ı kurtaracağı ama bu çok zor olurdu çünkü Asiye hanım resmen bir ordu toplamış. Mücevherlerin hala bulunamaması onu küplere bindirmişti. Hâlâ herkes mücevherleri arıyordu. Nehir Hanım savcıların yanına gitti ve onların yazdığı iddianameleri incelemeye koyuldu .Hiç birinde Rüzgar ‘a iyi bir şey söylenmemiştir diye düşünmeye başladı . Küçük hırsızlıklardan tutunda büyüklere doğru sıralanmasını bekleyen Nehir hanım birazda olsa tedirginken sadece Kontes Kate hırsızlığını görünce kahkaha attı.Nasıl olurda herkesin ismini bildiği bir suç dehasının dosyasında sadece 1.5 sayfa olur . Bu kahkahası savcılar tarafından hiç de hoş karşılanmadı sanki onlarla dalga geçiyormuş gibi bir izlenim bıraktı çok kızan Derin Savcı (Nehir’in kardeşi )
-Bak sen birileri aklı sıra bizim hazırladığımız dosyaya gülüyor. Bizimle dalga geçiyorsun avukat hanım
-Yok şey… çok özür dilerim savcım aklıma komik bir şey geldi sizinle alakası yok
-Merak etme mahkemede benim de aklıma komik bir şey gelir özellikle de karar verildiği sırada
-Ben böyle bir şey olsun istemezdim savcım.Kusura bakmayın tekrar.
-Savcım mı ? yok öyle yağma sayın savcım diyeceksiniz bunlar sizin aleyhinize olacak .Hitap etmesini bile bilmeyen insanları karşımıza avukat diye getiriyorlar komik doğrusu.
-Kusuruma bakmayın .
-Defol git odamdan insan müsveddesi
Nehir odada çıktı. Sinirleri bozulmuştu . Ablası onun en büyük rakibiydi Tabi ki de bunun da altında bir şey yatıyordu .Annesi Nehir’i daha fazla severdi bunu kıskanan Derin ise hep daha güçlü olmak hep daha başarılı olmak için elinden geleni yaptı. Şimdi gücünü kullanıp Nehir’i 3 tane savcının arasında fırça atmıştı. Nehir’in her hatasında onu rencide etmek onda huy haline gelmişti. Küçüklüğünde hep eziklenmişti annesi ablasını severken hiç Derin’i sevmezdi. Şimdi o zamanların hıncın her fırsatta çıkartıyor hem annesinden hem de ablasından .O bir tek babasını seviyordu ama artık o yoktu. O yüzden kendini bu hayatta çok yalnız hissetmişti. Onun gaddarlığını aileden birisi hastalandığında ya da yardıma ihtiyacı olduğunda hemen anlarsınız .Ailede ki herkesi engellemiş .O çok sevdiği babasının mezarına bir kere bile gitmemişti. Nehir hiç kardeşinin yaptığı şeye bozulmamıştı şu an onu ilgilendiren tek şey Sisin Gölgesi’nin bu kadar suçu varken hiç kimsenin suçlarını bulamasıydı. Ne yani sadece onun ismini mi biliyorlardı ,diğer suçları tahminleri vardı elbette ama kanıt da yoktu .