Yazar:
Ağalar Sultan Murad 'ı has odaya (padişahın kaldığı oda) kadar taşıdılar ve yatağına yatırdılar ardından hekimler geldi. Murad yatağında öylece yatarken, Anna onun elini tutuyordu ona yanında olduğunu hissettirmeye çalışıyordu. Anna'nın gözleri dolmuştu ve gözlerinden yaşlar yanaklarına doğru ini verdi. Anna neden böyle hissettiğini anlamıyordu.
Anna:
İç ses
"Ey gözlerim ne derdin varda dolup taşıyorsun böyle, ne diye akıtıyorsun göz yaşlarımı yanaklarıma söyle. Aşktan mıdır şu bahtsız gözlerimin kederi? Aşık mı olmuştum önümde çaresizce yatan adama? Neden onun için bu kadar korktun ey yüreğim söyle."
Yazar:
Anna aklında ki sorularla hekim başına döndü ve vereceği cevabı korkuyla bekliyordu ne de olsa karşısında ki Osmanlı Devleti'nin padişahıydı. Hekim başı Murad'ı muayene ederken has oda başı Mustafa Paşa odaya girdi ve önce padişahın önünde eğildikten sonra hekimlere Sultan Murat'ın akıbetini sordu.
Has oda başı Mustafa Paşa:
"Hekim başı havadisleri duydum hünkarımızın ahvali nasıldır, durumu iyi olacak mı?"dedi endişeli bir sesle.
Hekim başı:
(Has oda başı Mustafa paşanın önünde eğildi)
"Hünkarımız kolundan hançerlenmiş, güzelce yarayı dağladım, merhem sürdükten sonra da yarayı sardım biraz istirahat etmesi gerekiyor. Kolu iyileşene kadar kılıç tutmamalı, yoksa yara kapanmaz buda yaranın koluna daha fazla yayılmasını sağlar o vakit kol çürümeye başlar. Mazallah hünkarımız kolundan bile olabilirler."
Mustafa Paşa hekim başının dedikleri ile yüzünü sinsice somurttu ama odada bulunan herkese üzgün ve endişeli gözükmeye çalışıyordu.
Anna duyduğu sözlerle göğsünde kalbine ok saplanmış gibi bir ağrı hissetti. Anna Sultan Murad iyileşebilsin diye tanrıya dua ederken Mustafa paşa Anna'nın dua ederken yaptığı hareketi görünce onun müslüman olmadığını anladı ve hekim başına dönerek;
"Bu hatun neyin nesidir, has odada ne işi var önemli biri midir diyeceğim ama kıyafetlerine bakılırsa pek de öyle birine benzemiyor." dedi
Hekim başı:
"Benim bir maruzatım yok paşam, hünkarımız yaralandı yetiş dediler odaya geldiğimde hatun, hünkarımızın elini tutmuş ağlar vaziyetteydi. Paşam başka bir isteğiniz yoksa-"
"Çekilebilirsin hekim başı."dedi paşa.
Hekim başı odadan çıktıktan sonra Mustafa paşa Anna'ya dönerek sordu.
"Hatun kimsin sen, hünkarımızın hususi odasında ne arıyorsun. Yoksa onu yaralayan sen misin doğruyu söyle."
Anna:
"Hayır paşam, hünkarımızı ben yaralamadım öyle olsa neden burada olayım."dedi korkuyla.
Mustafa paşa:
"Az önce seni dua ederken gördüm müslüman değilsin belli. Bize düşman olanların casusu olmadığın ne malum. Belkide üstünü başını bilerek böyle giyindin sonra da hünkarimizi öldürmeden yaralayıp saraya girmek istedin olamaz mı?"
Anna:
(Anna olanları ağlayarak paşaya anlatmaya çalıştı.)
"Hayır! Bu doğru değil, korsanlar beni kaçırıp köle pazarına sattılar. Hünkarımız beni o adamların elinden kurtardı sonra da saraya gelirken hünkara tuzak kurmuşlar, bir anda önümüzü kestiler. Sultan Murad adamları öldürmeye çalışırken yaralandı. Benimle hiç bir alakası yok paşa."
Mustafa paşa:
"AĞALAR! Götürün şu haini zindana kapatın ne yemek ne de su verilmeyecek. Emrin olmadan sakın çıkarmayın bu hatunu zindandan. "Dedi ve Anna'ya dönerek;
"Hünkarımız uyandığında hesap verirsin elbet, dua et ki hünkarımız uyansın, doğruyu söylüyorsan zindandan çıkarsın lakin söylediklerin yalansa kendini boğazın derin sularında bulursun hatun. ANLADIN MI!"diyerek bağırdı.
Yazar:
Ağalar Anna'yı kolundan tutup çekiştirerek zindana götürdüler. Anna zindana götürülürken bağırarak yorgun düşmüştü. Anna zindan da yere oturdu ve hünkarın bir an önce uyanıp onu düştüğü bu pis ve korkunç yerden kurtarması için dua etti.
Anna dua ederken "Nasıl bir cehenneme geldim ben böyle Sultan Murad beni adamın elinden kurtarırken cehennemden kurtadı sandım ama asıl cehennem burasıymış."dedi ve uykuya daldı.
Sultan Murad uyabilecek ve Anna'yı o mahsenden kurtarabilecek mi? Yoksa Anna'da Sultan Murad'da ölecek mi? Asıl hain Has oda başı Mustafa paşa mı?
Bölüm sonu
❤️
Kısa olduğu için kusura bakmayın daha uzun yazmaya çalışacağım ❤️
