İçeriğe geç

Aşkın kemiği

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Aşkın kemiği

Bölüm 1

Toprağın altında

Sessizlik.

Ne bir ses vardı ne de bir zaman.

Bir hiçlik vardı.

Yoksa bir anı mıydı?

Bilemiyordum, gözlerimi zor bela açmıştım ve gördüğüm tek şey karanlıktı. Yukarıda bir şeyler vardı, buna emindim ama göremiyordum. Ellerimi uzatıp yukarıdaki şeye dokunmaya çalıştım ellerim hissizdi.

Nefes almaya çalıştım fakat ciğerim yoktu. Aslında ciğerim hiç olmamıştı. Uzun bir zamandır.

Ellerimi tekrar yukarı uzattım. Güçsüz ellerimle olabildiğince ittim. Toprak. Soğuk toprak içime kadar işleyen yalnızlık misali üzerime çökmüştü.

Tekrar gücümü toplayarak kazmaya başladım. Neden buradaydım? Buraya nasıl gelmiştim ? Ve tabiki burası neresiydi? Bu soruların cevabını bilmiyordum.

Sonunda bir ışık görmüştüm. Çok yakındaydı. Çelimsiz parmaklarımla son bir kez daha toprağı kazmaya koyuldum. Yavaş. Titreyerek.

Sonunda kafamı toprağın dışına çıkarmayı başarmıştım. "Neden buradaydım? " Diye sordum kendi kendime tekrardan bu sefer konuşmaya çalışmıştım ama ses çıkmamıştı. Ama içimde şiddetli bir şekilde yankılanmıştı.

Kim olduğumu bilmiyordum. Peki bilmek istiyor muydum? Sanmıyorum. Bedenimin her şeyi hatırladığını hissedebiliyordum.

Sonunda bedenimi dışarı çıkarabilmiştim. Elimi uzattım. Beyaz derisiz ince kemikler parladı geceye. Bu el bir insana ait değildi. Peki ya ben neydim o zaman ?

Vücuduma göz attım. Kemik. Sadece kemik. Ay ışığının aydınlattığı bedenim bir insana aitti. Fakat ölü bir insana.

Her ne kadar iskelet olsada bendim. içimde bir şey hala hissediyordu acıyı , korkuyu, hatta tuhaf bir şekilde yaşamayı.

Yalnızdım ve bu dünyaya ait değildim. Yaşam neden bana ikinci bir şans vermişti?

Sadece bir kafatasından ibarettim. Ama içinde yankılanan bir ses vardı.

"nereye gideceğim , ne yapacağım "

Cevap yoktu sadece ay ve yıldızlar vardı.

Ve ben "hayatta olmadan hayatta kalan "

Yalnızdım ama bir şeyler tanıdıktı. Ağaçlar, çimenler , eski bir ev ve veranda

Burası benim evimdi.

Birden geçmişin soğuk eli birden sırtıma değdi. Hatıralar kazıdı beni , tıpkı toprağı kazır gibi geçmişe döndüm , geçmişe dönmek istememiştim .

3 yıl önce :

"Çok soru soruyorsun " demişti bana yüzü gülüyordu. Ama sesi dikenliydi.

Ben ise her zamanki gibi sessiz kalmıştım. Neden sürekli eve geç geliyordu ? Neden telefonunu ters çeviriyordu ? Sözleri neden eskisi gibi değildi.

O gece hava soğuktu. O ise daha soğuktu. Elinde tuttuğu çekiç kadar ağırdı bakışları. "Bu evde senden başka sorun yok " dedi ve karanlık.

Kan.

Acı.

Ölüm.

Günümüz :

Beni o öldürmüştü. Gözlerim boştu ama geçmişi görüyordu. Beni bahçeye gömdü. Çınar ağacının altına. Ne bir iz bırakmıştı ne de bir mezar taşı sadece kuru toprak.

Artık ne yüzüm vardı ne sesim ama ben buradaydım.

Geceler boyunca evimin verandasında oturdum.

Sessizce.

Hareketsizce.

Ve intikamı bekleyerek.

İçimde hiç bir şey kalmamıştı ne sevgi ne umut.

Sadece kin ve nefret.

Sürekli onun sesi yankılanıyordu.

"bu evde senden başka sorun yok "

Ona bir ölü gibi değil bir lanet gibi dönmek istiyordum. Bedenim buna hazır değildi. Kemiklerim çatırdıyordu.

Taki birinci haftanın sonuna kadar.

Bir sabah gözlerimi açtığımda bir sıcaklık hissettim.

Göğsümde.

Göğsüm boş değildi. Daha önce hiç olmayan bir şey. Kırmızıydı. Küçüktü. Atıyordu.

Bir kalp.

Çırılçıplak aynaya baktım. Göğsümün arasındaydı. Oradaydı. Ve gerçekten vardı. Hayalet gibi görünüyordu ama oradaydı. Çalışıyordu.

Korktum.

O an ilk kez korktum. intikam la yaşadığımı sanıyordum fakat. Bu başka bir şeydi.

Kin beni diri tutmuştu belkide. Ve korkunç bir düşünce geçti içimden.

Ya tekrar insan oluyorsam?

Ya sadece intikam için değil yaşamak için geri dönmüşsem?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.