İçeriğe geç

Aşkın kaderi

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Aşkın kaderi

Bölüm 1

Aşk roman

03-03-2007, 23:54 #1Ayşegül Kanat Aşk Romanı Yazmak İsteyenler İçin!

“ Aşk kim, kalbe gıdadır. Ne yenir, ne yutulur. Bir demir leblebidir, çiğneyene aşk olsun”

ŞİNASİ

Konumuz “aşk”... Kurgumuz “Temel Kurgu”lardan biri olan “Aşk Kurgusu”..

Aşk üzerine öyle çok şey yazılıp söylenmiştir ki izin versem, beş dakika içinde hepiniz en az üç cümle söylersiniz bu konuda.. La Rochfoucault “Ebedi aşka yemin etmenin ertesi gün hükmü yoktur” derken bir başka biri Maria Corelli “ Aşk bir kuruntudan ibarettir. Bu kuruntuyu ancak evlilik giderir” diyor.. Sonra birileri çeşitlemiş aşkı: “Aşk başka şey, sevgi başka” demişlerdir.. Hâlâ tartışıyorlar bunu.. (Ben bu yaşıma geldim aradaki farkı anlamış değilim.) Aşk, aşktır ve anlatılmaz yaşanır.. Anlatılmazsa nasıl olacak?.. İşte bu anlatılmayanı başarmak bize, biz yazarlara düşüyor.

Kurgu, öyküleme sanatıdır. Adamın birine “aşk nedir?”diye sormuşlar. O da “aşk kavuşamamaktır” diye yanıtlamış.. İster kavuşma olsun, ister olmasın bu ilişkiyi kurgulayabiliyorsak, o zaman aşk öyküsü yazmayı başarmışız demektir.. Çok basit görünse de aşk kurgusu kolay değildir.. Özellikle üstünde çok konuşulduğu, yazıldığı için.. Dünyada yazılmayan şey kalmamıştır.. Aşk bunların başında gelir. Sıradanlıktan kurtulmak, klişelerden kaçınmak ve özgün olmak zorundayız.. Önceleri yazarların işi biraz kolaydı aşk hakkında yazarken... Belli alt başlıklar vardı. Bugün öyle değil.. Gelişen bilimin ve insan ilişkilerinin sınıflandırılması bu alt başlıkları çoğaltmıştır.. Dolayısı ile “çatışma”lar da artmış ya da şekil değiştirmiştir. .. (Örneğin “Saplantılı aşk” denen bir kavram çıkmıştır.)

Tobias “Bir aşk hikâyesini iyi yapan nedir? Bunun yanıtı eylemden çok karakterlerdedir. Aşk kurgusu bu nedenle bir karakter kurgusudur” diyor. Burada sözünü ettiğimiz şey “romanslar” değil, aşk romanlarıdır..

“Ali ile Ayşe karşılaştılar, birbirlerini sevdiler ve evlendiler..” Bitti.. Bu kadar.. İlgimizi çeker mi? Hayır... Bunu kurgulayabilir miyiz? Bizim yeteneğimize bağlı... Şimdi bakalım:

Ali ile Ayşe’yi bir yerde karşılaştıralım.. Her ikisi on yaşında bile olabilirler..

İlk karşılaşmada birbirlerinden hiç hoşlanmayabilir ya da “ikiz eşi”ni bulmuş gibi yakınlaşabilirler.. Onların büyümelerini, zorluklara karşı birlikte savaşmalarını, bir gün birbirlerini farklı bir şekilde sevdiklerini izleyelim.. ( Ya da tersi.. Sürekli çatışırlar.. Kavga ederler.. Karşıt gruplarda yer alırlar. Öyle bir şey olur ki aslında birbirlerini sevdiklerini anlayıverirler... Ne yaparsanız yapın, on – on beş, en fazla elli sayfa yazarsınız.. Temanız çocuklar üzerine değilse burada tıkanırsınız.. Yetişkinlerin aşk öyküsünü yazmaksa amacınız, devam edebilmek için çatışmalar bulmanız gerekecektir.. Yani onları ayırmalısınız.. Savaşa gitmek, sakat kalmak, düşman bir kişinin ayak oyunları, hastalık hatta ölüm.. ( Ölüm olunca farklı bir yazım deneyeceksiniz)..

Bölüm sonu

3 yorum