İçeriğe geç

Aşkın Dansı

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Aşkın Dansı

Bölüm 1

1-EMMA; ANILAR UFAK İLHAMLAR

Tam 2 yıl önce hayatımı kökünden değiştirecek bir trajedik olay yaşadım, annem ve babam mutlu bir şekilde ilk emekli tatilerine çıktıkları sıra ağır bir trafik kazası olmuştu, tam 17 ülke bu kazayı haberlerde canlı bir şekilde vermişti. 100 yaralı 40 ölü vardı onlardan biri babamdı, annem 1 hafta yoğun bakımda yatmış ardından o da ölmüştü, o dönem ciddibir depresyona girmiştim. 27 yaşında biri olarak kalsik şirket çalışanıydım moroton bir hayatım vardı ama bu olayla işten çıkmıştım, 1 ay evde tam anlamıyla hiç bir şey yapmadan yattıktan sonra arkadaşlarım olaya el atmış ve beni geri hayata katmak için psikoloğa götürmüşlerdi nitekim de iyi geldi biraz olsada kendimi toplamıştım, hayatım yerine otururken işime ise geri dönmem gerekiyordu ama ben küçüklüğümden gelen bir hobi ve yeteneğe sahiptim resim çizmek. normalde bununla alakalı bir üniversite istemiştim ama ailem pek sıcak bakmamıştı, madem yeni bir Emma oluşturmak için uğraşıyordum her zaman ertelediğim şeyleri yapmaya karar vermiştim, babamın gençlik çağalarında büyük babamın ona aldığı kasabada küçük bir evi vardı, uzun zamandır gidilmemişti ama ben o kadar şehirden sıkılmıştım ki gitmekten başka bir şey düşünemedim. Tam 1 haftada annemle babamla kaldığım yani eskiden kaldığım evi kapatmış ardından sahilin kenarında olan az insanlı o kasabaya yola çıkmıştım, tam 1 gün yolda geçirdikten sonra akşam kasabaya varmıştım, evi etraftaki insanlara sorarark bulmuştum hepsi çok tatlı insanlardı şuan bir kaçı arkadaşım. Olivia, onun kardeşi Jhon ve Büyük anne Elina, ona burda tüm genç ve çocuklar büyük anne der. Tabi buraya ilk geldiğimde hiç birini tanımıyordum, eve geldiğimde evin durumunun düşündüğümden daha kötü olduğunu fark etmiştim, 2 ay uğraşların ardından evimi düzeltmiş ardından kasabada Büyük anne Elina’nın yanında çalışmaya başlamıştım, günde 4 saat çalışıyor geri kalanında ise resimlerime ayırıyordum. Böyle 2 yıl geçmiş daha fazla yaşlanmış ama daha mutlu ve kendini bilen bir Emma Olmuştum, kasaba insanlarına onlarda bana alışmıştı hayatım gayet sıradan ama gayet güzel giderken kasabaya birinin geldiğini duymuştum, kasaba küçüktü ve pek ziyaretçisi olmazdı olduğunda ise herkesin o gün içinde haberi olurdu, yine evdeyken resim çiziyor bir yandan ise klasik bir plak dinliyordum. Plak çalarımı alma hikayemi sonra anlatırım… klasik müziğimi dinlerken birden kapı çalmıştı ellerimi sildikten sonra dışardaki kişiye geldiğimi belli etmek için biraz bağırarak konuşmaya başlamıştım.

-Hemen geliyorum, lütfen bekleyin!

Elimi önlüğüme silerken kapıya ilerlemiş ve kapının kulpunu tuttuktan sonra aşağıya çekerek açmıştım, karşımda Olivia vardı genellikle iş yerine gelir eve gelmezdi. Bu arada Olivi benden bir yaş küçük ama çok eğlenceli ve deli dolu biridir, plak çalarımıda o vermişti tam bir müzik aşığı, hatta kendisine ait bir plak dükkanı var benimde plak ile tanışmam bu şekilde olmuştu ama bu sefer olayın plak olmadığını gözündeki parıltından almıştım. Hızla içeriye girmiş ve Olivia konuşmaya başlamıştı.

-Sen çiz evden çıkma tamam mı, ben gelmesem kasabadan haberin olmayacak.

Bu sözler üzerine biraz garipsiyen birazda alaycı bir ifade oluşmuştu yüzümde, elimi belime koyduktan sonra kafamı eğmiş ve alaycı ses tonumla konuşmaya başlamıştım.

-Bu kasabada ne olabilir ki? Klasik her gün işte.

Olivia gülümsemiş ve daha bitmemiş olan resmime bakarken konuşmaya başlamıştı.

-Bu sefer bir şeyler var. Vay bu sefer ki aha güzel olmuş ama hala ilk günkü fikrimdeyim Emma benden daha iyi bir model olamaz tamam mı.

Bu sefer bir şeyler var demesiyle koltuğa oturmuştum ardından dedikleriyle yüzümde bıkkınlıkla oluşan gülümseme ile göz devirmiştim ardından ise resmi ters çevirmiştim.

-Tamam hadi konuş en iyi model.

Bunu demem ile Olivia tam odaklanmış şekilde bana dönmüş ve konuşmaya başlamıştı.

-Kasabaya bir yakışıklı geldi, hem de bekar! Ya da ben parmağında yüzük görmedim… biraz konuşma şansım oldu, 33 yaşında çok iyi değil mi?

-Gerçekten bu muydu? Senin bu erkek düşkünlüğün beni yoruyor, sevişmek istiyorsa bir şarap içeriz ama onun dışında yokum biliyorsun.

Dediklerimle Olivia bir hayal kırıklığıymışım gibi bana bakmış ardından başını onaylamaz biçimde iki yana sallamıştı, derin bir nefes aldıktan sonra kollarını önünde birleştirmiş ardından duavara ilerleyerek duvara yaslanmış ve yere bakarak konuşmaya başlamıştı. Bense sadece onu izliyordum.

-Emma daha ne kadar ilişkilerden kaçacaksın? Böyle olmaz ki, bu gidişle kedilere sahip yaşlı teyze olacaksın.

Bu dedikleriyle birlikte biraz durmuştum, demek o da artık benim yaşlandığımı düşünenlerdendi ama olmuyordu 20 li yaşlarımda aldatılmış ve ortada bırakıldıktan sonra birdaha sevememiştim, ya da korkmuştum tekrar aynı durumda kalıp kalbimin kırılması beni korkutmuştu. Aradan geçen sessiz bir kaç dakkanın ardından ben biraz kırgın ama alaycı bir tavırla duvara yaslanan Olivia’nın yanına gitmiştim, koluna hafif vurmuştum vurduktan sonra Olivia bana bakmıştı .

-Evde kalırsam sen alırsın beni olmaz mı? En iyi arkadaşlar evlenebilir.

Dediklerimde tabi ki ciddi değildim ama Olivia bana bir garip bakmış ardından gözlerini kaçırmıştı, orda bir terslik olduğun anlamıştım ama en iyi arkadaşın üstüne kimse öyle bir şey kondurmak istemezdi. Böyle yapmasıyla hafif geri çekilmiştim, o da benim bir garip olduğumu anlayacak ki duvardan çekilmiş biraz ciddi biraz da şayakla konuşmaya başlamıştı o sıra gözlerimin en içine bakıyordu.

-Eğer ki evleneceğim kişi sen olacaksan severek Kabul edebilirim.

Bu sözler üstüne Olivia’nın bana bazı duygular beslediğini anlamıştım. Bu ortam çok garipti kaçmak istesemde burası benim evimdi kaçamazdım, sadece zoraki bir gülümseme takınabilmiştim ama Olivia beni anlarmış gibi ya da o da kaçmak istermiş gibi koluma dokunmuş ve kapıya ilerlemişti, arkasına bakmadan konuşuyordu bir yandan da kapıyı açmak için kulpa elini atmıştı.

-bir şey olursa nerde bulacağını biliyorsun beni.

Dedikten sonra kapıdan çıkışını ve arkasından kapının kapandığını görmüştüm, Olivia gittikten tam 1 saat duvara boş boş bakmıştım. Oturmakta artık beni bunaltıktan sonra eksiz defterimi alarak evden çıkmış ve sahile inmiştim, kulağımda kulaklık ile sahilde oturmuş manzara eksiz çizimi yapıyordum ama içimde fırtınalar kopuyordu, galiba bu gerçeği kabullenmek bana iyi gelmemişti. 30 dakika boyunca kendi kendime çizim yaptıktan sonra biraz soluklanmak istemiştim o sırada biraz uzağımda kendi kendine denizi izleyen dolaşan bir

adam görmüştüm ama daha önce buralarda olan kasabalılardan değildi, Olivia’nın bahsettiği şu yeni adam olmalı diye düşünmüştüm, biraz kendisini bir sapık edasında izledikten sonra çizimini yapmaya karar vermiştim. Defterime hızlı hızlı bir şeyler kararıyordum arada ona bakıyor arada deftere çiziyordum, tabi eninde sonunda ona baktığımı fark etmişti, ben o kadar çizime dalmıştım ki beni fark ettiğini anlamamıştım taki bedenini tamamen bana döndürüp aynı ona yaptığım gibi dik dik bakana kadar.

BÖLÜM SONU

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.