İçeriğe geç

Asker kızın hikayesi

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Asker kızın hikayesi

Bölüm 2

Bölüm bir

"Heja ay heja gelirsen? Seni patron çağırer!" Evet hep olduğu gibi yine bir mal, sonradan oldürülecek bir leş tarafından Patronun yanına çağırılmıştım. Patron dememe bakmayın benim patronum değildir kendileri. Güzelliyim ve cesaretim yanına çekip kurban etdiyi insanlardan biri sadece o kadar.

Peki ben kim miyim? Tanıtayım Kıdemli Yüzbaşı Azra emirlenize hazır bir şekilde bekletmededir.

Bunları düşüne düşüne artık o eşşek herifin yanına gelmiş bulunuyordum. Benin görür görmez sanki elektrik çarpmış gibi yerinde dikleşmişti it.

"Hejam bir gelesen hele sene ehtiyyac vardur."

"Gelmişem buyur patron" diye cevabımı vermiştim salak herife.

"Sene yeni bir görev tapmışam"

"Ne görevi ay patron?"

"Biz Türklere artık yerimizi vermişik, ama sehvini(yanlış) olanuni ona göre de sene verejeyim addreste sen ve seçtiğin insanlar onları oldürejeysiniz."

"Emret patron, men gederem onda"diyip oradan çıkmışdım. Sıra ise artık Albaya demeye gelmişdi. Boş ve kimsenin girmeyeceğinden emin olduğum bir odaya girer-girmez ayakkabımdanki telsizi çıkarıp" Kıdemli Yüzbaşı Azra Çelik Mardin Emret Komutanım" "Efendim Yüzbaşı" "Komutanım biz size verilen yere sizi gizli bir şekilde öldürmeye geliyoruzda" "Tamam Yüzbaşı gelecekleri varsa görecekleri de var" "Bu arada işini bitir çünki seni bundan sonra götüreceğiz yani her şeyi hazırla, Heja karakteri de kalsın lazım olur" "Tamam Komutanım" deyip telsizi aldığım yere geri koyduğum gibi odadan çıktım ve kendime kurbanlar seçerek ortadan kayboldum.

...............................................................................................

Artık gelmiş pusumuzu kurmuş çoktan yerde yatmış bi şekilde Türk askerlerini bekliyorduk. Sonda artık adamlarımdan birinin ayağa kalkıp etrafa bakarken tam on ikiden vurulması ile de çatışma başlamışdı. Heja isimli karakterimiz sikahla arası olmadığı lakin yakından süper dövüşen bi karakter olması sebebiyle bilerekten Türklere attıklarımı ıskalıyor ve kendimle getirdiklerime ise ağır acı olmayacak bi şekilde gah koluna gah a ayağına vuruyordum ki, kolumda ki sızıyla benim de vurulduğumu anladım, böylelikle atışma biterken bir asker "Komutanım burada bir it yaşıyormuş ne yapalım?" diye sorduğunda komutan "Bunuda yanımızda götürelim belki bir yardımı dokunur" diye emir vermişti.

Evet arkadaşlar ilk bölümümüzü oturup yazdım ama maalesef önceden yazdıklarım silindiği için küçük bir bölüm oldu oncedende duyuruda da dediğim gibi bölümleri çok hızlı atamaya bilirim hem ilk kitabım bu hem de zaten öylesine.

İyi günler diliyorum

....

Bölüm sonu

1 yorum