Bugün ilk iş günüm ve bir ajansın creative bölümde çalışıyorum çok güzel geçeceğini düşünüyorum.Ve bana şans getirmesi için üzerime en sevdiğim mavi bluzumu aldım ve altıma ‘da sade ve şık görünebilmek adına beyaz bir pantolon aldım ve çantamı mavi renk olarak seçtikten sonra arabama bindim ve yola çıktım. çalıştığım şirket gerçekten dışarıdan çok renkli ve güzel gözüküyordu .içeriside pek fena sayılmazdı hatta sandığımdanda güzeldi diyebilirim.evet resepsiyon ‘da oturan kıza masamın nerede olduğunu sordum ve masama doğru ilerledim odam küçük güzel ve gayet hoştu sandalyesi ‘de gayet rahatmış ve küçük bir sehpanın üzerinde bir buket gördüm buket kırmızı ve beyaz güllerden oluşuyordu.ve üstündede not vardı .Notta
İlk iş gününde başarılar
Annen
annem ve yine beni şaşırtmaları , annemi çok seviyorum çünkü hem çok iyi kalpli hemde çok yardımseverdir. Evet buketi alıp masanın üzerine koydum ve galiba şimdi bir kaç yere e postalar gönderip bazı dosyaları incelemem gerekecek .aklımda evden çıkarken yapmam gereken bir şey vardı ama hatırlamıyorum.neyse herhalde stresten , şimdi biraz düşüneyim belki aklıma gelir .Gidip bir kahve alayım bari hem buralarda gezmiş olurum .A aa!Evet 4 tane koltuk ve bir kahve makinesi vardı.makineye orta şekerli sütlü kahve tuşlarını tuşladıktan sonra kahveyi yapmasını bekledim ve geçip koltuklardan birine oturdum düşündüğüm kadar sesli bir yer değildi ve bu sessizliği fırsat bilip ofisime koştum ve kitabımı aldım Franz kafka’dan “Milenaya Mektuplar “ vardı . Çok sevdiğim bir kitaptı. Ve hemen o dinlenme alanına geçtim.koltuğa oturduğum anda aklıma yapmam gereken şey geldi . Kendime bir asistan bulmalıydım. Bu işi yarın halledecektim. Kitabımda sayfa 100 e geldim ve dinlenme alanından kalkıp ofise geçtim. Çünkü çalışmam gerekiyordu. İşim ile alakalı birkaç fikir düşündüm ve yavaş yavaş bitiş saatine yaklaşıyorduk. Ve ben bugün arkadaşımın evine gidecektim. Aslında zaten yan komşumda ve oda başka bir ajansta finansal bölümde çalışıyordu. Aslında daha sadece iki hafta önce en yakın arkadaşımdan ayrılmıştım. Çünkü Birgün beni kahve içmeye çağırmıştı o sıradada iş bakıyorum gelemem Birgül dedim . Ve bir anda bana bağırmaya başladı sakinleşince sordum . Dediki, sen beni o komşun olacak hayırsıza mı sattın hayır dememe zaman kalmadan çekip gitti ve o günden sonra hiç konuşmadık.Neyse şu anda bu tatsız konuları kapatalım. Hem artık en yakın arkadaşım Figen’di . Zaten Figen’den başkada arkadaşım yoktu.Bence ihtiyacımda yoktu.