O geceden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamıştı.
Duru'nun bana söyledikleri sürekli aklımdaydı.
"Senden hoşlanıyorum."
Bu cümleyi unutamıyordum.
Çünkü Duru benim için sadece bir arkadaş değildi. O, hayatımın en zor zamanında yanımda olan tek kişiydi.
Ama yine de kafam çok karışıktı.
Çünkü kalbimin bir köşesinde hâlâ Ege vardı.
Ertesi gün okula gittiğimde Duru her zamanki gibi yanıma geldi.
Duru: "Günaydın Sinem."
Sinem: "Günaydın."
İkimiz de biraz garip hissediyorduk. Sanki aramızda görünmeyen bir şey vardı.
Ama Duru her zamanki gibi davranmaya çalışıyordu.
Ders başladığında Ege sınıfa girdi. Yerine oturduktan sonra bir süre bana baktı.
Ben fark etmiş gibi yapmadım.
Çünkü artık kendimi tekrar üzmek istemiyordum.
Teneffüste Ege yanıma geldi.
Ege: "Sinem konuşabilir miyiz?"
Bir an duraksadım.
Sinem: "Tamam."
Sınıftan biraz uzaklaştık.
Ege ellerini cebine koyup yere baktı.
Ege: "Son zamanlarda benden uzak duruyorsun."
Sinem: "Hayır, sadece eskisi gibi değilim."
Ege: "Bunun sebebi benim, değil mi?"
Bir şey söyleyemedim.
Ege derin bir nefes aldı.
Ege: "Sinem, o gün sana söylediklerim için gerçekten üzgünüm."
Sinem: "Neden üzgünsün? Sen sadece hislerini söyledin."
Ege: "Evet ama seni kırdığımı fark ettim."
Sessiz kaldım.
Ege devam etti.
Ege: "Ben Duru'dan hoşlandığımı düşünmüştüm ama..."
Şaşkınlıkla ona baktım.
Sinem: "Ama?"
Ege: "Ama aslında Duru'ya değil, senin yanında kendimi rahat hissettiğim için kafam karışmış olabilir."
Ne diyeceğimi bilemedim.
Ege: "Seni tanıdıkça ne kadar farklı biri olduğunu fark ettim."
Kalbim hızlandı ama bu sefer eski heyecan gibi değildi.
Çünkü artık her şey daha karmaşıktı.
Tam o sırada Duru'yu gördüm.
Bize bakıyordu.
Yüzündeki ifadeden bir şeylerin yanlış olduğunu anladım.
Duru yanımıza geldi.
Duru: "Sanırım konuşmanız bitti."
Ege: "Duru..."
Duru: "Hayır, sorun değil."
Ama gözleri dolmuştu.
Sinem: "Duru bekle."
Duru: "Sinem, seni suçlamıyorum."
Bir süre sustu.
Duru: "Ama sanırım ilk defa bir şeyden korkuyorum."
Sinem: "Neden?"
Duru: "Seni kaybetmekten."
Bu söz beni çok etkiledi.
Çünkü o an anladım.
Ege'nin bana yaşattığı heyecan güzeldi belki...
Ama Duru'nun bana verdiği değer bambaşkaydı.
O gün eve giderken çok düşündüm.
Kalbim bana bir cevap vermeye çalışıyordu.
Ve sonunda fark ettim...
Bazen insan, kendisini en çok heyecanlandıranı değil, kendisini en çok anlayanı seçmeliydi.
Ama yine de son kararı vermek için bir günüm vardı.
Çünkü yarın...
Her şeyi değiştirecek bir konuşma yapacaktım.
Devam Edecek...