Ayşe, Taehyung ile tanışmasının üzerinden birkaç hafta geçmişti. Seul'de yaşama alışmaya çalışıyor, derslerine odaklanıyordu. Ancak zihninin bir köşesinde her zaman Taehyung'la geçirdiği o kısa ama anlamlı anı vardı. Bir gün, arkadaşlarıyla birlikte kampüsün yakınlarındaki popüler bir parka gitmeye karar verdi.
Park, hafta sonları gençlerin ve ailelerin buluşma noktasıydı. Her yer cıvıl cıvıl insanlarla doluydu. Ayşe, arkadaşlarıyla birlikte yürürken, etraftaki güzelliklerin tadını çıkarıyordu. Bir köşede, küçük bir sahne kurulmuştu ve çeşitli gösteriler sergileniyordu.
Ayşe, arkadaşlarına kısa bir mola vermek istediğini söyleyerek sahneye yaklaştı. Gösteriyi izlerken, birden sahnede tanıdık bir yüz gördü. Bu, Taehyung’tu. Kalbi bir kez daha hızla çarpmaya başladı. Taehyung, bir etkinlik için oradaydı ve birkaç şarkı söyleyecekti.
Gösteri sona erdiğinde, Taehyung kalabalığın arasından geçerek sahneden indi. Ayşe, onunla konuşmak için bir fırsat arıyordu ama kalabalık onu neredeyse görünmez hale getiriyordu. Ancak, Taehyung’un gözleri bir an için Ayşe’yi buldu ve yüzünde bir gülümseme belirdi.
“Merhaba, yine karşılaştık,” dedi Taehyung, kalabalığın içinden Ayşe’ye doğru yürürken.
Ayşe, heyecanla karşılık verdi, “Merhaba. Seni burada görmek gerçekten sürpriz oldu.”
Taehyung, Ayşe’ye yaklaştı ve samimiyetle, “Ben de seni görmekten çok memnunum. Burada ne yapıyorsun?” diye sordu.
Ayşe, parka arkadaşlarıyla geldiğini ve onun performansını tesadüfen izlediğini anlattı. Taehyung, bu tesadüfi buluşmanın güzelliğine inanarak, “Ne dersin? Birlikte biraz yürüyüp sohbet edelim mi?” diye önerdi.
Ayşe, bu teklifi memnuniyetle kabul etti ve ikisi parkta dolaşmaya başladılar. Sohbetleri, ilk tanıştıkları zamanki gibi samimi ve içtendi. Taehyung, Ayşe’nin Güney Kore’deki yaşamını ve eğitimini sordu. Ayşe, onunla deneyimlerini ve hayallerini paylaştı.
Taehyung, bir noktada durup Ayşe’ye baktı ve ciddi bir ifadeyle, “Biliyor musun, seninle konuşmak bana gerçekten iyi geliyor. Seninle tanıştığımdan beri, hayatıma farklı bir enerji kattın,” dedi.
Ayşe, bu sözler karşısında utangaç bir gülümseme ile, “Bu sözler için teşekkür ederim, Taehyung. Seninle konuşmak da benim için çok özel,” dedi.
İkili, parkın huzur verici atmosferinde daha fazla vakit geçirip sohbet etmeye devam ettiler. Zamanın nasıl geçtiğini fark etmeden, akşam olmuştu. Ayşe, arkadaşlarının yanına dönmesi gerektiğini belirtti.
Taehyung, vedalaşırken, “Seni tekrar görmek için sabırsızlanıyorum. Belki bir gün tekrar buluşuruz,” dedi.
Ayşe, bu teklifi sevinçle kabul ederek, “Elbette. Kendine iyi bak, Taehyung,” dedi ve arkadaşlarının yanına döndü.
Taehyung, Ayşe’nin arkasından bakarken, kalbinde onunla geçirdiği anların sıcaklığını hissetti. Bu buluşma, onların hikayesinin sadece başlangıcıydı ve gelecekte neler olacağını ikisi de merakla bekliyordu.