İçeriğe geç

Aşk tadında güzel

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Aşk tadında güzel

Bölüm 1

Son

Kalbim göğüs kafesimden çıkacakmışçasına atarken ruhum içime sığmıyordu. Gözyaşlarımın ardı arkası görünmezken güçlükle bir nefes çektim içime ama yetmiyordu. Dar geliyordu; bu ev, bu oda, bu beden. Dizlerimi karnıma çekerken bağırmaya çalıştım ama boğazımdan ufak bir inilti dışında bir şey çıkmamıştı. Kafamı geriye attığımda sertçe duvara çarptım. Acının ruhumun boşluğunu bir nebze doldurduğunu fark ettim. Yastığı ellerimin arasında sıkarken kafamı bir kere daha vurdum.

Canım acıyordu. Bu güne kadar insanın canının duygusal anlamda yanacağına inanmazdım ama bu acının tarifi yoktu. Kalbimi biri ellerine almış sıkıyordu sanki. Karnıma kramp girmişti. Kollarım ve bacaklarım uyuşuyordu ama bunu ben istemiştim. Bunu ben hak etmiştim. Anılar gözümün önüne bir bir gelirken bütün taşlar yerine oturmuş, puzzle tamamlanmıştı. Gözyaşlarım arasında gülümsedim. Gülümsemem büyürken yerini acılı kıkırtılara ardından kahkahalara bıraktı. Gözyaşlarım akmaya devam ederken midem kasıldı. Yastığı yüzüme bastırarak ufak bir çığlık attım. Kapının açılması sesini duydum. Şu an birinin yanımda olmasına ihtiyacım yoktu. Kimseyi görmek istemiyordum.

Bir çift kolun beni sardığını hissedince gözyaşlarım daha da şiddetlendi. Kimi kandırıyorum ki yalnız olmak istemiyorum ne şimdi ne de ileride.

"Ah güzelim benim. Çok üzgünüm çok ama çok üzgünüm. Ağla ve rahatla." Büşra saçlarımı okşarken kulağıma fısıldıyordu. Onun sesi sinirlerimi yatıştırırken gözyaşlarım da azalmıştı. Bir süre o şekilde oturduktan sonra Büşra benden ayrıldı.

"Sana bir şey söylemem lazım ama sonuna kadar bekle ve sakin kal." Kendi kendime gülerek kafa salladım. Daha ne kadar sinirim bozulabilirdi ki.

"Melisa kabul etmiş." Kaşlarım çatılırken olayı idrak etmeye çalıştım.

"Listeyi görmedin mi?" Bir de liste mi vardı? Melisa benim en yakın arkadaşımdı ve bana nasılsın bile demeden koşa koşa kabul etmeye mi gitmişti? Bilmiyorum der gibi dudağımı büzüp gülümsedim. Bir şey dememe fırsat kalmadan zil çaldı. Büşra kapıyı açmaya gittiğinde biraz daha iyi hissediyordum. Daha sakindim en azından. Yaşadıklarım bir rüya gibiydi ama buna ben sebep olmuştum. Ben izin verdiğim için gelmişti tüm bunlar başıma.

Büşra'nın sesini yükselttiğini fark edince dinlemeye başladım. Onun sesini duyunca kalbimde bir sıcaklık oluştu. Nefret ediyorum; ondan ama en çok da her şeye rağmen onu sevmeye devam ettiğim için kendimden.

Derin bir nefes çekerek güç toplamaya çalıştım. Ayaklarımı sürüye sürüye kapıya gittim. Onu o kadar çok özlemiştim ki sadece yüzüne bakmak hiçbir tepki göstermemek, sarılamamak, öpmemek çok zordu. Yaptığı hazmedilecek veya affedilecek gibi değildi ama şu an beni tutup öpse ayaklarım yerden kesilir, bana her dediğini yaptırabilirdi. En çok da bu yüzden nefret ettim ondan.

"Hangi yüzle geldin?" Kendimden nefret ediyordum. Beynim ve kalbim büyük bir savaş halindeydi. Aptal kalp. Onu görmek istemiyordum ama aynı zamanda ölesiye istiyordum. Şu anda beni tek sakinleştirecek şey bana sarılıp her şeyin yolunda olduğunu fısıldaması ama bunu gururuma yediremem. Onu ne kadar sevsem de ne kadar acı çeksem de artık bir şeylerin geri dönüşü yok. Bu yüzden nefret ediyorum ondan. Ondan gerçekten çok nefret ediyorum; duvarlarımı yıktığı, beni aşka inandırdığı için.

"Ben bugün açıklayacaklarını bilmiyordum." Çatallaşmış sesini duymak onun da benim kadar üzgün olduğunu görmek bir nebze mutlu olmamı sağlamıştı ama neden üzgündü? Ayrılacağımız için mi? Benimle daha fazla eğlenemeyeceği için mi? Neden?

"Ne zaman söylemeyi düşünüyordun bana ya da şöyle sorayım bana söylemeyi düşünüyor muydun? Ne zamana kadar benimle oynayacaktın?" Gözlerini yere indirip usulca nefesini verdi

"Söyleyemezdim bir anlaşma imzaladım. Ben sadece yapmam gerekeni yaptım. Ben işlerin bu kadar ciddileşeceğini düşünmedim sadece. Özür dilerim." Ciddi miydi bu? Kalbime aynı anda bin tane iğne batıyordu sanki. Sinirle gözümü yumup tokat attım.

"Şerefsiz." Geriye çekilip kapıyı ve hayatımın bir dönemini kapattım.

Durun durun size olanları anlatmadım ve kafanız karıştı değil mi? Kaydı geri saralım ve size her şeyi baştan anlatayım. Bunun bir aşk hikayesi olacağını düşünüyorsanız yanılıyorsunuz zira bu bir ayrılık hikâyesi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.