Lisenin koridorlarında yankılanan sesler, gençlerin hayatlarının en karmaşık dönemini yaşadıklarının habercisiydi. Nisa, Ensar ile sürekli olarak etrafında dönen muhabbetler içinde kaybolurken, kalbinde Çınar’a karşı hissettiği karmaşık duygularla baş başa kalmıştı. Okulun bahçesinde, rüzgâr hafif hafif eserken, Eda'nın kıskanç bakışları Nisa’yı izliyordu. İçinde büyüyen bu rekabet, Eda’yı daha da hırçınlaştırıyordu. Bir gün, kantinde Nisa ve Ensar’ın arasında geçen sohbet, Eda’nın dikkatini çekti. “Nisa, seninle birlikte birçok şey yapabiliriz,” dedi Ensar, gülümseyerek. Nisa, onun sıcak bakışlarında kaybolmuş, kalbinin hızlı atışlarını hissetmişti. İçindeki kararsızlık, bu anın güzelliğiyle daha da derinleşiyordu. “Gerçekten mi? Ne yapmayı düşünüyorsun?” Nisa, merakla sordu. Ne kadar da eğlenceli görünse de, Eda’nın sinsilik dolu bakışları Nisa’nın içindeki mutluluğu gölgede bırakıyordu. Eda, bu durumu daha fazla izlemek istemedi. Kalbinin derinliklerinde patlayan kıskançlık ateşi, onu harekete geçirdi. “Çınar’a söylemem lazım,” dedi kendi kendine, sinirli adımlarla kantinden uzaklaşarak. Çınar, Eda’nın bu ani çıkışını düşünmeden edemedi. Onun için bu durum, Nisa ile Ensar arasındaki bağın daha da güçlenmesi demekti. Çınar, Eda’nın ona doğru geldiğini görünce, içindeki belirsizlik ve endişeyle beklemeye başladı. “Çınar, Nisa ve Ensar birlikte çok zaman geçiriyorlar,” dedi Eda, sözlerinin etkisini görmek için gözlerini Çınar’ın yüzüne dikti. Çınar, bu cümle ile sanki dünyası başına yıkılmış gibi oldu. “Ne demek istiyorsun?” dedi, sesi titrek çıkıyordu. İçindeki kıskançlık, bir anda yüzeye çıkmıştı. Nisa’nın başka biriyle olabileceği düşüncesi, ona acı veriyordu. Eda’nın gözlerindeki alaycı gülümseme, Çınar’ın kalbinde bir yaraya dönüştü. “Gerçekten mi? Neden Nisa?” dedi, sesi alçalarak. Nisa ile olan ilişkisinin henüz yeni başladığını düşünürken, birdenbire bu kadar derin bir bağın tehlikeye girmesi onu sarhoş etmişti. Nisa’nın Ensar ile olan konuşmalarını duyduğunda, hissettiği duyguların karmaşası içinde kayboldu. “Ben de henüz bir şey hissetmeye başlamıştım,” diye düşündü, ama kelimeleri dudaklarından dökülmüyordu. Bu sırada, Nisa, Eda ve Çınar arasında geçen konuşmayı uzaktan duydu. İçindeki kıskançlık ve belirsizlik, onun da kafasını karıştırmıştı. “Acaba Ensar mı, yoksa Çınar mı?” diye düşündü, kalbinin derinliklerinde çatışmalar yaşarken. İçindeki hislerin hangisinin gerçek olduğunu bulmaya çalışırken, Eda’nın Çınar’a olan bu düşmanca tavırlarının ne kadar kaygı verici olduğunu fark etti. Nisa, Çınar’ın ona olan duygularını daha yeni yeni anlamaya başlamıştı. Ama şimdi, Ensar ile olan bu dostluk, her şeyi karmaşık hale getiriyordu. Kalbinin sesiyle düşünmeye çalışırken, Eda ve Çınar’ın konuşmalarını duyduğunda, içinde bir şeylerin daha da alevlenmeye başladığını hissetti. “Bu durum, sadece benim için değil, onların da ilişkisini etkileyecek,” diye düşündü. Bir an, her şeyin ne kadar karmaşık hale geldiğini düşündü. Aşk, bazen en beklenmedik anlarda, en karmaşık duygularla karşımıza çıkabiliyordu. Ama Nisa, hem Ensar’ın hem de Çınar’ın kalbinde bir yer kaplamak için mücadele ederken, bu aşkın getireceği engellerle nasıl başa çıkacağını bilemiyordu.O gün nisa, ensar ve edanın konuşmasına şahitlik etti.Ensar aslında edayı hala seviyordu ama edanın çınara olan sevgisinide biliyodu.
Bölüm 4
“neden nisa”
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.