İçeriğe geç

Ask oyunu

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Ask oyunu

Bölüm 2

büyük kavga

Lisenin koridorlarında yankılanan yüksek sesler, gençlerin umut ve hayal dolu kalplerinin atışlarını bastırıyordu. Nisa, arkadaşlarıyla birlikte kantinde otururken, bir anda havada gerilim dolu bir an belirdi. Çınar ve Eda, kantinin ortasında karşı karşıya gelmişti. Gözler, nefes kesen bir çekişmeye tanıklık etmek için odaklanmıştı. “Çınar, Nisa’yı neden sürekli gözlerinle takip ediyorsun?” Eda’nın sesi, kalabalığın gürültüsünde bile sarsıcı bir şekilde duyuluyordu. Çınar, Eda’nın gözlerindeki öfkeyi gördüğünde, kalbi yerinden fırlayacak gibi oldu. “Ben sadece... Ben sadece merak ediyorum,” dedi, sesi hafif titrek çıkıyordu. Ama içindeki duygu, bu cümleyi boğuyordu. Nisa'nın yanında, o masum bakışlarıyla duruşunu hatırlıyor, bu hislerin altında eziliyordu. Eda, Çınar’ın cevabını yeterli bulmamıştı. “Merak mı? Yoksa ona ilgi mi duyuyorsun?” dedi, sesi alaycı bir tonda. Kalabalık, bu anı büyük bir heyecanla izliyordu. Nisa, bir adım geri çekildi, kalbi hızla çarparken, bu çatışmanın neden olduğu gerilim onu çok etkiliyordu. “Eda, bu kadar abartma,” dedi Çınar, sesinde hafif bir öfke vardı. Ama Eda, onun bu sakinliğinden daha da hiddetlendi. “Abartıyor muyum? Nisa’yla olan bakışmalarınızı herkes görüyor!” Nisa, kalbinin acıdığını hissetti. Çınar’ın Eda’yı o kadar umursamadığını düşünmüş, ama şimdi, bir başka gerçeklik onun yüzüne çarptı. Bu kavga, bir şeylerin yolunda gitmediğini gösteriyordu. İçinde bir şeylerin kıpırtısı vardı; belki de bu durum, Çınar ile Eda arasındaki ilişkinin kırılma noktasıydı. Çınar, bir anda Nisa’ya döndü. “Nisa, senin yüzünden bu böyle oldu,” dedi, sesinde bir suçluluk barındırıyordu. “Ama ben... seni tanımak istiyorum.” Nisa, şaşkınlıkla Çınar’a baktı. Güzel bir gülümseme belirdi, ama hemen sonra kalbinin hızla çarpmasıyla birlikte kayboldu. “Ben sadece... ben sadece burada olmak istiyorum,” dedi. Bu sırada Eda, Çınar’a daha da yaklaştı, “Ya benimle konuşmaya devam et, ya da onunla devam et!” diye bağırdı. Kalabalık, bu çatışmanın daha da büyümesini bekliyordu. Çınar, Eda’nın öfkesine karşı koymakta zorlandı. “Eda, bu durumda sana karşı bir şey hissetmiyorum. Nisa ile konuşmak istiyorum. Aşkımdan vazgeçmeyeceğim.” O an, Nisa’nın içindeki heyecan daha da büyüdü. Çınar, ona doğru yürümeye başladı. Kalabalık, nefeslerini tutarak bu anı izledi. “Nisa, seninle daha fazla zaman geçirmek istiyorum,” dedi, gözleri parlıyordu. Nisa, kalbinde bir sıcaklık hissetti. Çınar’ın bakışları, ona cesaret veriyordu. Bir adım attı, “Ben de... ben de seni tanımak istiyorum,” dedi, sesi titrek ama umut doluydu. O an, Eda’nın öfkesinin tam ortasında, Nisa ve Çınar arasında yeni bir bağın filizlendiğini hissettiler. Ama Eda’nın kıskançlık dolu bakışları, bu yeni başlangıcın ne kadar zorlu olacağını gösteriyordu. Aşk, bazen en beklenmedik anlarda doğabilir ama bu aşkın önündeki engeller, onları durdurmak için bekliyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.