Yağmur ada anlatıyor Sabah gözlerimi her zamanki gibi annemin bütün evi çınlatan sesiyle açtım üzerimi giydim mükemmel ailem beni bekliyordu merdivenlerden inmeye başladım ben yağmur ada kaya kaya ailesinin prensesi bugüne kadar ailem bir kere karşı geldim onda da mesleğim konusunda sırf şirket işleri için hukuk okumamı istiyorlardı ama ben içimdeki çocuk sevgisiyle öğretmenlik okudum şimdi ne mi var gündemde sırf şirketleri için beni evlendirme planları var bakalım ne kadar çırpınacaklar ne zamandır mı böyleler yaklaşık 3 yıldırdır evlendirme çabaları var kendilerine göre bulmuşlar birini hayır benim 3 yıl önce eve geldiğimde gördüğüm manzara şöyle 3 yıl önce Yorgun argın gelmiştim okuldan bahçeye girdim bu ne ya bahçede bir sürü araba var yine misafir gelmiştir bir hoş geldiniz deyip odama geçerim yorgunum zaten anahtarımla kapıyı bir açtım bir de ne göreyim içerisi tıklım tıklım kalabalık hayır herkeste süslenmiş püslenmiş giyinip kuşanmış neler oluyordu acaba Nurgül : annem hoş geldin Yağmur : hoş bulduk anne de niye bu kadar kalabalık neler oluyor burada Nurgul : annem seni istemeye geldiler Yağmur : ne nasıl beni istemeye geldiler anne şaka yapıyorsun demi şaka de Nurgul : yok annem şaka değil hatta bak nişanlın hakanla tanış Yağmur : nişanlım mı Adını bile yeni öğrendiğim nişanlım gelip bana sarıldı anında ittirdim Yağmur : ya anne siz kime sorup da beni verdiniz ya okuldayken kız mı verilir ne saçmalıyorsunuz ben istemiyorum Halide : nurgul hani adanın da gönlü vardı istemiyor kız Yağmur : heh çok doğru anladınız teyzecim ben sizin bu sünepe ana kuzusu oğlunuzu istemiyorum hem ben evlilik çocuk falan düşünmüyorum tamamen kariyerime odaklanacağım sizde bu sünepeye başka kız bulun Halide : kalk kalk bey ben bu kadar yolu oğluma hakaret edilsin diye gelmedim kıza bak ya neler diyor oğluma yürü gidelim bize kız mı yok Yağmur : bak ne güzel dediniz size kız mı yok niye geldiniz ki zaten buraya hata yaptınız Nurgul : ada sus artık kızım rezil ettin bizi insanlara Yağmur : ben mi sizi rezil ettim anne siz bana söylemeden eve bu insanları alarak ben evde yokken beni onlara vererek beni fikrimi sormadan beni evlendirmeye çalışarak zaten yeteri kadar rezil oldunuz benim gözümde daha rezil olmayın üzülürüm Nurgul : kızım biz senin mutluluğun için Yağmur : anne yeter her seferinde aynı bahanenin arkasına saklanıp da beni mutsuzluğa itme ben şimdi arkadaşıma gidiyorum ben gelene kadar misafirleriniz gitmiş olur umarım size de son sözüm ailesinin istemesiyle degilde önce kızın istemesine bakın Nurgul : kızım sana bir sürü bir şeyler getirmişler onlara bir baksaydın Yağmur : tabi Kolonyayı aldığım gibi getirilenlerin üstüne döktüm kibriti çaktım yanan eşyalara bakmadan evden çıktım Şimdiki zaman Gerçekten kabus gibiydi ailemle mücadele ediyordum okulla bir yandan da eski günleri düşünüyordum ailemle mücadeleme bir de ilk aşkım eklendi iki taraf arasında sıkıştım kaldım Yağmur : herkese günaydın Nurgul : günaydın güzel kızım hadi gel otur da kahvaltını yap Yağmur oturdu babası ona bir süre baktı ve konuşmaya başladı Ahmet : kızım bugün neler yapıyorsun Yağmur : okula gideceğim birkaç işim var oradan da kızlarla buluşacağım Ahmet : kızım hala okul diyorsun tamam okudun da gel şirkette çalış çoluk çocuğun peşinde koşma Yağmur : baba ben mesleğimi seviyorum ben çocukları seviyorum Nurgul : annecim baban kötü bir şey söylemiyor hem madem çocukları seviyorsun evlen kendi çocuğunu seversin hem bizde torun sevmiş oluruz evimizde bir bebek sesi olur Yağmur : annecim biraz mantıklı cümleler mi kursan ben evlenmek istemiyorum neden anlamıyorsunuz Nurgul : kızım biz senin için söylüyoruz başkalarının çocuklarıyla uğraşmazsın diye Yağmur : şimdi çıldırıcam ya anlamıyorsanız bir daha söyleyeyim ben öğretmenim öğretmen Nurgül : kızım evde bir bebek sesi olsa fena mı olur Yağmur : olmaz tabi annecim o yüzden hiç durmayın yapın bir tane bana bulaşmayın afiyet olsun Yağmur masadan kalktığı gibi çantasını aldı evden çıktı okulda ki birkaç işini halletti kızlarla buluşup begümün evine gittik kahve koyduk içerken Yağmur : canım çok sıkkın kızlar Ece : anlat tatlım ne yaptılar Yağmur : tutturdular evlen evlen çocuk yap torun sevelim kafayı yediler resmen Ela : hala vazgeçmediler mi pes sana bu kadar dil dökeceklerine kendileri yapsalardı 3.çocukları şimdiye olmuştu Yağmur : bende bu sabah öyle dedim zaten Ece : ne dedin Yağmur : hiç durmayın yapın bir tane dedim Ece : kızım inanmıyorum sana var ya idolümsün helal olsun Yağmur : bak moralim bozuk zaten güldürme beni Ela : yok iyi yaptı gül kız sende Ece : hatta şöyle yapalım geceler haram oldu bak bu aralar Yağmur : daha da kanmam basit o numaralar Ela : seni unuttum kapandı yaralar özlersem arama kapalı kapılar Kızlar müziği sonses açıp hem söylediler hem dans edip kafalarını dağıttık eve gitmedim arkadaşımda kaldım belki biraz olsun değerimi anlarlar Yiğit mertin anlatımı Hala araba kullanıyordum yorulmuştum yol yoruyordu memleket gitmiştim babaannemi görmeye annemler ne kadar görüşmemi istemese de çocukluğumda üzerimde emeği çok yeri de bende başka İstanbul’a geldiğim an arkadaşın evine uğradım Emre : kardeşim görünmüyorsun uzun zamandır mert : ya sorma kardeşim buralarda değildim babaannemin yanına Kastamonu’ya gittim biraz orada kaldım Kaan : bir sorun yok demi babaannen iyi mert : yok yok iyi çok şükür özledim öyle bir gidiyim dedim işleriniz ne durumda Kaan : yani dostum ben restaurant gayet iyi işliyor hatta sipariş yetiştirmiyoruz Emre : bende de dosyalar var işte davalara çalışıyorum kafamı verebilirsem tabi Mert : hayırdır kardeşim sen bir dalgınsın ne oldu lan aşık mı oldun yoksa Emre : harbiden oldum galiba Mert : hadi lan ordan ben şaka yapıyordum sen baya aşıksın yani Kerem : sorma kardeşim bende başta şaka sandım ama yok resmini mi görmüş tutuldu kaldı anladığım kadarıyla Emre :oğlum ben daha önce böyle hissetmemiştim Kerem : mert bir şey söyle abi sabahtan beri yedi beni yedi kız olsaydı tripten bunaltırdı o derece Mert : neyse benim bir eve uğramam lazım bizimkileri de bir şekilde oyaladım da daha fazla papaz olmayayım Kerem : tamam kardeşim git sen ama bir akşam çıkalım da biraz kafa dağıtalım Mert : tamam kardeşim ha bu arada bu aşık kuşa dikkat et malum kafası dalgın kendini bir yerlerde unutmasın Emre : iyi ki bir şey söyledik yani düştüm dilinize çekeceğim var Mert : kızma aşık kızma Emre : mert uzatma tamam hadi evden beklerler hadi Arabaya atlayıp eve geldim duş alıp üzerimi değiştirdim aşağı indiğimde misafirler vardı salona inip bir selam vereyim Mert : hoş geldiniz geldiğinizi duymadım dinleniyordum da Hikmet : sorun değil yiğit oğlum bizde yeni geldik sayılır Bende koltuğa oturdum çayımı aldım yudumluyordum Nermin : oğlum bak bu Asya Mert : memnun oldum bende mert anne hayırdır niye tanıştırma gereği duydun ki Nermin : tanış oğlum tanış Asya müstakbel eşin olacak çünkü İçtiğim çayı püskürtmem bir oldu yani kafasında evlendirme planları yapıyordu da eve kız getirmesi kabul edeceğim bir şey değil Mert : anne ben bu konuda bir kere konuştum seninle beni anlamadın ben evlenmek istemiyorum hele tanımadığım bir kızla hiç evlenmek istemiyorum ben bahçede olacağım misafirler gidince gelirim Bahçeye çıktım hava ılıktı güzel bir hava vardı gökyüzüne baktım yıldızlar parlıyordu gülümsedim yağmur geldi aklıma küçükken söylemişti her yıldız parladığında beni hatırla ben onu sadece yıldız parladığında hatırlamıyordum ki her an aklımda yıldızları izlemeyi severdi en sevdiği yıldız şimal yıldızıydı onu o kadar özlüyorum ki anlatamaya kelimeler yetmez canım öyle yanıyor ki İstanbul duy sesimi ne yapayım ben şimdi o benim en güzel yağmurumdu dünüm bugünüm yarınımın umuduydu çocuklarımın en güzel zamanıydı yağmur neredesin güzelim neredesin ilk aşkım bahçede dururken kendi kendime mırıldandım (özledim tenini nefesini özledim özledim sımsıcak nefesini özledim gelmedin göz bebeğim ) bir yandan söylüyor bir yandan da ağlıyordu o kadar uzun zaman olmuştu ki yağmurunun yüzünü hatırlamıyordu kendine çok kızıyordu bugüne kadar kimseyi sevmedim küçücüktüm yüreğime yağmur düştü onunla güldüm onunla ağladım onunla eğlendim her şeyimde yağmur vardı ben böyle ağlarken kardeşim yanıma geldi Melek : abi misafirler gitti gelebilirsin abi sen ağlıyor musun Mert : ne ağlaması ya gözüme bir şey kaçtı Melek : abi herkesten saklayabilirsin kendini ama benden saklayamazsın Mert : melek ben onu çok özlüyorum bugüne kadar kimseyi sevmedim sevemedim sanki birini sevsem ona ihanet ediyormuşum gibi hissettiğimden kalbimi kapılarını kapattım Melek : yağmur mu abi sosyal medya kullanmıyor mu Mert : yani ben pek anlamadığım için bakmadım zaten şuan bizimkilerle uğraşmaktan işlere koşturmaktan öğrenmeye fırsatım da olmadı Melek : sahi abi ne yapacaksın annemler çok kararlı seni o kızla evlendirmeden vaz geçmeyecekler Mert : ne yapayım bende düğün günü kaçarım Melek : abi dalga geçme ciddi bir şey konuşuyoruz burada Mert : dalga geçmiyorum ne yapayım kızım beni zorla evlendirmelerine izin mi vereyim sende bana yardım edersin Melek : senin için her şeyi yaparım sen planını yap yardım etmesi bende Mert : işte benim kardeşim be güzelim benim hadi içeri girelim üşüdüm Melek : bize kahve yapayım sıcak sıcak iyi gelir Mert : valla iyi olur İçeri girdik melek kahvelerimizi yaptı koltuk da oturup sohbet ediyorduk Melek : abi ya yağmur çok şanslı onu ne güzel seviyorsun belki bir gün biri de senin yağmuru sevdiğin gibi beni sever Mert : hop hop küçük hanım bizim sevgimiz yetmiyor herhalde Melek : kıskançlık seziyorum sanki ayrıca tabi yetiyor da abi sen yağmura olan aşkını öyle bir anlatıyorsun ki insan özeniyor Mert : birincisi kıskanmıyorum ikincisi de o zamanlarda gelecek merak etme bir gün karşıma seni çok seven biriyle çıkacaksın o zaman senin güvenini sevgini kazanmışsa benim içim çok rahat olacak çünkü ben bugüne kadar seni hiçbir şey için zorlamadım hep dedim benim kardeşim ne yapacağını kendi bilir eminim sen seven doğru kişiyi bulacaksın Melek : sen var ya benim canım abimsin hatta bu eve tahammül etmem senin sayende bu arada inşallah yağmurla kavuşursunuz sizinki gibi bir aşka tanıklık etmek çok güzel olur Mert : bak sen sana da eğlence çıktı ama inşallah kavuşuruz demin bahçede yıldızlar parladı yağmuru hatırladım Melek : neden ki Mert : küçükken bana demişti ki olurda bir gün taşınırsak ayrılırsak gökyüzüne bak her yıldız parladığında ben sana gülümsüyorum demektir demişti Melek : ya çok güzel yalnız sen değil yengemde çok güzel seviyor seni Mert : yenge derken Melek : eee senin sevdiğin aşık olduğun biricik kadın doğal olarak benim yengem Mert : biliyor musun her yıldız kaydığında yağmuru diliyorum hep hayalimdi onu beyaz gelinlikle görmek Melek : abi ağlama inşallah kavuşacaksınız Mert : erkek adam ağlamaz derler o erkek adam sevdalansın da göreyim ağlar mı ağlamaz mı Melek : abi inşallah yağmurla kavuşursunuz ve inşallah çocuklarınız olur Mert : inşallah da benden iyi bir baba olur mu ki Melek : olmaz mı abi ben kendimi bildim bileli babam çalışıyor bana sen babalık yaptın kim bilir kendi çocuklarına nasıl baba olursun Mert : var ya iyi varsın melek sende olmasa beni kimse anlamıyor Melek : biz kardeşiz biz de bir birimizi anlamazsak el alem nasıl anlasın Mert :doğru söylüyorsun bu arada geç oldu yatalım yarın annem tepemize dikilir Melek : haklısın iyi geceler abi Mert : iyi geceler güzelim Bende odama çıkıp uykuya daldım sabah annem tepeme dikildi Gulser : oğlum kalk hadi bugün düğünümüz var Yataktan fırlamam bir oldu fırladığım gibi yere düştüm Mert : anne ne düğünü ya kızı daha dün gördüm Gulser : biz her şeyi hazırladık imzaları atın birbirinizi tanırsınız Beni alelacele evden çıkardılar damat tıraşı yapıldı takım elbise giyildi şuan ne mi yapıyorum düğün salonda gelin odasına doğru gidiyorum içeriden sesler geliyordu Melek : tebrik ederim abimle evleniyorsun Asya : teşekkür ederim bak beni sevmiyorsun ama her şeye yeniden başlayabiliriz Melek : başlayamayız sen biraz sonra seni sevmeyen kalbinde başka biri olan bir adamla evleneceksin bunu kendine yakıştırıyor musun gerçekten Asya : melek bak ben Melek : bana hiç kendini anlatma birazdan imzaları atacaksınız ama sen ne benim yengem ne de abimin karısı olacaksın sen sadece yıldırım ailesinin gelini olacaksın başka sıfatın olmayacak ben senin yerinde olsam kalbinde başka birini taşıyan adamla yola çıkmam çünkü o adamın gittiği bütün yollar sevdiğine çıkıyordur Melek odadan çıktı kardeşimle bir kere daha gurur duydum ona sımsıkı sarıldım Melek : abi herkes düğün havasında kaçman için tam zamanı Mert : ama kapıda iki güvenlik ne olacak Melek : ben altın bahanesiyle onları oradan uzaklaştırırım Mert : kardeşlerin prensesi be sağ ol bu iyiliğini unutmayacağım Melek yavaşça odaya girdi etrafa baktı Asya görünmüyordu hemen çantasından altını çıkardı perdenin arka kısmına doğru koydu anlamıştım akıllı kardeşim benim hemen kapıya gitti yardım istemek için adamlar hiç tereddüt etmeden hemen aramaya geldiler bende fırsattan istifade arabaya atladım ve başladım uzaklaşmaya kaçıyordum yağmur güzelim senin için bastım hızla gittim giderken önüme birinin çıkmasıyla ona çarpmam bir oldu haydi ne güzel uzaklaşıyordum ki neyse bunu da çözeriz bulurum bir yolunuYağmur adanın anlamından Arkadaşımdan çıktım eve gelir gelmez evde bir düğün havası yine evlilik mevzusu bizimkileri takmayıp salona geçip oturdum Nurgul : kızım kalksana oturdun kaldın bugün senin düğünün var hazırlansana Yağmur : düğün benim değil siz istiyorsunuz o zaman siz evlenin ben evlenmiyorum Nurgul : kızım üzme bizi ne zamandır konuşuyoruz insanlarla seni istemeye geldiler Yağmur : istemeye mi geldiler anne ben evde yoktum siz beni bir malmışım gibi verdiğinizde okuldaydım ya Nurgul : annem tamam olabilir ama çocuk seni çok seviyor Yağmur : umurumda değil gitsin anasını sevsin sümsük ana kuzusu sünepe sünep Nurgul : kızım laf söyleyip durma çocuğa hem zamanla seversin nikahta keramet var Yağmur : babam seni zamanla sevdi mi Nurgul : o ne demek kızım Yağmur : hani babam seni sevmeden almıştı sırf sen hamilesin diye babaannem sana ne kadar iyi davranmış üstelik ama sen evinde istemedin küçük gördün hor gördün söylesene anne babam sevdi mi seni Ben böyle söyleyince annem birden yere yığıldı ağır mı konuştum acaba yanlış bir şey de söylemedim zorda olsa kaldırdım sandalyeye oturtuttum kolonyayla bileklerini ovdum Yağmur : annem aç gözlerini kendine gel özür dilerim hadi kendine gel Nurgul : iyiyim ama canımı yaktı söylediklerin bir daha söyleme Yağmur : tamam anne tamam özür dilerim Nurgul : peki evlenecek misin ben senin mutluluğunu görmek istiyorum abinde evlenmiyor sende evlenmiyorsun artık senin mürvetini görelim Yağmur : pes etmeyeceksin demi anne illa bana o gelinliği giydireceksin Nurgul : annen için yapar mısın bunu Yağmur : peki anne öyle olsun ben gelinliği giyeyim düğün salonuna geçelimde bitsin bu kabus Yağmur gözyaşları içinde gelinliği giydi aynada kendine baktı bu gelinliği mert için giyecekti ilk ve tek aşkı için ama şimdi sevmediği biri için giyiyordum neyse topladım kendimi arabalara binip düğün salonuna geldiler odada beklerken sıkıştı lavaboya gitti geldiğinde tam içeri girecekken içeriden sesler duydu Nurgul : kız başardım sonunda yağmuru nikah masasına oturttum Ayten : abla senden korkulur hele anlattın ya o bayılma numarası gerçekten sen oyuncu olacak kadınmışsında harcanmışsın Nurgul : ne yapayım ya tutturdu evlenmem diye bende küçük bir oyun oynadım Ayten : abla ne deyim hiç mi alınmadın söylediklerine Nurgul: alınmaz olur muyum içim kötü oldu ama anneyim ben onun iyiliği için yaptım ileride anlayacak beni Ayten : abla ya vazgeçerse son anda Nurgul : yok ya yağmur saftır ben onu çocukluğundan beri böyle duygu dolu sözlerle kandırıp kendi istediğim yola getiriyorum Ayten : valla pes ağzım açık kaldı peki şimdi sizin şirketlerde ortak olacak öyle mi Nurgul : öyle tabi yağmuru neden o çocukla evlendiriyoruz sanıyorsun Ayten : abla sen ne düşünüyorsun o çocuk hakkında gerçekten yağmuru verebileceğin bir çocuk mu Nurgul : ay yok be ana kuzusu sünepenin teki mıy mıy hareketler Allah yağmura sabır versin Ayten : hiç mi için sızlamıyor kızın ya senin Nurgul : aman sızlamıyor gelecek olan paraları düşünüyorum sızlamıyor Ağlayarak hızla çıktım düğün salonundan neden ya neden annem beni sevmedi anlamıyorum neden insanlar paraya bu kadar düşkün o üç kuruş mutluluğa değer mi insanlık artık sadece paradan mı ibaret ailem sırf para için sattılar canım çok yanmıştı ben yolda hızla koşarken yanıma bir araba geldi içinden abim indi o ne alaka ya çocukluğumdan beri doğru düzgün bir abi kardeş ilişkimiz yoktu çok istedim abimin yanımda olmasını destek olmasını ama sanki bir güç vardı da bir sebep vardı da benden uzak duruyordu karşımda görünce uzun uzun baktım özlemiştim onu abi özlenmez mi hiç yoksa beni geri götürmek için mi gelmişti gitmezdim ki anlarız şimdi onu bakalım yine neler çeviriyorsun abi Yağmur : abi bak beni geri götürmek için geldiysen çok geç geri dönmüyorum Tuna : dönmemekle haklısın ama ben senin yanındayım Yağmur : yanımdasın öyle mi beni istemeye geldiklerinde zorla verdiklerinde neredeydin düğün yaptıklarında aklın neredeydi ya ben geceler boyu ağlarken benim abim neredeydi sen önce bunun hesabını ver Tuna : buradaydı ama elinden hiçbir şey gelmiyordu sadece izliyordu karşı çıksa kimse onu ciddiye almaz diye düşündü Yağmur : ya düşünseydiler umurumda olmazdı ben derdim abim benim yanımda benim arkamda duruyor hiçbir şey yapamasa da yanımda olması bana güç veriyor derdim Tuna : ya korktum anladın mı korktum sürekli babamın aşalamasından bıktım beceriksiz konumunda olmaktan bıktım hiçbir işe yaramamaktan ben çok şeyden bıktım yağmur Yağmur : ya ben ne yapayım söylesene sen korkuyorsan ben ne yapayım sen korkuyorsan bile kardeşinin elinden tutacaktın birlikte korkuyu yenecektik Tuna : yapamadım işte babamın korkusundan yapamadım yine döver odaya kitler günlerce aç bırakır diye korkumdan sustum Yağmur : nasıl yani babam seni dövüyor muydu aç ta mı bırakıyordu ama neden Tuna: sen babamla bugüne kadar okul konusunda kaç kere kavga ettin Yağmur : çok hatırlamıyorum bile abi yoksa Tuna : onu ikna ediyordum sinirleniyordu kendi istediği olmadı diye vuruyordu ilk çok acıyor ama sonra insan alışıyor Yağmur : sen o yüzden mi krizler geçiriyordun babam yüzünden mi Tuna : evet babam bende travma olarak kaldı Yağmur : sende fiziksel şiddet uygulamışlar bende de psikolojik ama yanımda olmalıydın abi hatadan dönmeseydim şuan burada olmayabilirdim Tuna : ne hatası yağmur ne yaptın Yağmur : ben ilaç içecektim son anda vazgeçtim Tuna : ne yapacaktın ne yapacaktın kızım sen kafayı mı yedin canına nasıl kıymayı düşündün Yağmur : ne yapayım çok yalnız hissediyordum Tuna : kızım bana gelseydin ya abin var burada Yağmur: abim var öylemi hiç hissetmedim varlığını ne şimdi ne çocukluğumda iyi bir zaman hatırlamıyorum yalnızdım yalnız tutunacak kimsem yoktu ailem tarafından bir mal gibi satılmayı hazmedemedim intihar edecektim ama onu da beceremedim Tuna : Allahtan becerememişsin sana bir şey olsa ben ne yapardım Yağmur : gerçekten beni bu kadar önemsiyor musun Tuna : nasıl başlayacağımı bilmiyorum ama bak yağmur biz seninle güzel bir çocukluk geçirmedik iyi bir abi kardeş olamadık seni bizimkilerden koruyamadım sana abilik yapamadım kendim bile büyüyemedim ki kızım ben o küçük şımarık çocuktum ama şimdi o şımarık çocuk büyüdü ve eğer kardeşide izin verirse abilik yapmak istiyor ne dersin tekrardan abi kardeş olalım mı bu küçük şımarık çocuğun kardeşine kardeşinin de ona ihtiyacı var ne dersin kardeşim Yağmur : isterim abi çok isterim bazen gücüm kalmıyor yanımda olmana o kadar ihtiyacım var ki abi Tuna : bundan sonra korksam da elini bırakmayacağım çocukluğumda seninle yapamadığım ne varsa onu yapacağız Yağmur : güzelmiş Tuna : neymiş güzel olan Yağmur : arkanda da yanında da abin olması Tuna : abin bundan sonra hep senin yanında Yağmur : peki şimdi ne yapacağız peşimi de bırakmazlar Tuna : bak şimdi beni iyi dinle bu adresi alıyorsun bu anahtarı da alıyorsun taksiye binip gidiyorsun Yağmur : ne adres ki bu sen niye gelmiyorsun abi sen neler çeviriyorsun Tuna : bu adres benim evime ait ben babamdan ve bizimkilerden gizli ev tuttum kafamı dinlemek için oraya gidiyorum arada ayrıca ben şuan gelemiyorum bizimkileri bir şekilde oyalamam senin peşinden çekmem lazım abin olarak yapamazsam da bana kızma olur mu en azından çabalamış olurum Yağmur : kızmam abim kızmam sen zaten yapman gerekeni yapıp arkamdasın yanımdasın daha ne olsun teşekkür ederim Tuna : ne demek abim asıl ben teşekkür ederim Yağmur : neden teşekkür ediyorsun ki bana Tuna : yıllardır sana yapmadığım abiliği yapmama izin verdin yanında olmama izin verdin beni tekrar abin olarak gördün hepsi için teşekkür ederim Yağmur : tamam abi ağlatacaksın beni bütün makyajım akacak şimdi yaşanan kötü olayların hepsi geçmişte kaldı biz artık abi kardeşiz sen eski zamanları düşünüp de üzülme Tuna : iyi ki senin gibi bir kardeşim var bizimkiler bizi hiç anlamadı hep kendileri ne istediyse onu yaptı Ama artık onlara karşı senin yanındayım madem çocukluğumuzda birbirimizin yaralarını saramadık şimdi saralım o zaman Yağmur : saralım abi de çok uzun konuştuk yakalanmayayım Tuna : zamanımız vardı çünkü arabalarına atlayıp da peşine düşemeyecekler Yağmur : nasıl yani neden ki arabalarına ne oldu Tuna : bütün arabaların benzinlerini boşalttım lastiklerini indirdim yani kolay kolay arabayla gelemezler ama bizimkilerin para hırsıyla koşarak gelmeyecekleri de şüpheli Yağmur : ya sen mükemmel bir abisin abim benim ya neyse ben artık gidiyim de üstümden falan şu gelinliği çıkarıp yakayım Tuna : git git hiç durma kaç bende sonra gelirim yanına Abime sımsıkı sarıldım ve hızla tekrar koşmaya başladım artık yalnız değildim abim vardı bazı şeylerle artık tek başına mücadele etmem gerekmeyecek ve belki bir gün bütün kötü şeyleri bir kenara bırakıp çocukluk aşkıma kavuşurum arada arkama bakıyordum peşimden gelen var mı beni oyuna getirip evlendirmeye çalıştılar bunu da yaptılar daha ne kadar ileriye gidebilirler dedikçe daha da fazlasını yaptılar anlamıyordum para bu kadar mı kör etti gözlerini ya da çocukları mutsuzken mutlu olacak kadar mı kendilerini unuttular anlamıyordum tek bildiğim şuan özgür ve mutluydum hızla koşuyordum uzaklaşıyordum ki üzerime doğru gelen arabanın çarpmasıyla yere düştüm ayağım acısa da zor da olsa kalktım Yigit : iyi misin bir şeyin var mı Ada : iyiyim yok bir şey biraz ayağım acıyor o kadar Yiğit : yani sende yolda önüne bakmadan koşmak nedir ya Ada: bir dakika şimdi ben mi suçlu oldum gelip pat diye bana çarpan sensin Yiğit : kızım farkındaysan sen benim önüme çıktın hay allahım ya aldım başıma belayı Ada: ben miyim bela asıl bela sensin be sen bana çarptın Yiğit: kızım ben ne güzel yolumda gidiyordum sen çıktın önüme birden Ada: ya hala sen çıktın diyorsun benim bildiğim sürücüler önlerinden geçen insanlara korna çalarlar uyarırlar sende o düşünce pek yok herhalde Yiğit: ne konuştun ne konuştun senin kapatma düğmen yok herhalde ayrıca üstünde gelinlikle nereye kaçıyorsun Ada : sanane seni alakadar etmez istediğim kadar konuşurum ayrıca bana gelinlikle nereye kaçıyorsun diyene kadar dön de bir kendine bak sen damatlıkla nereye kaçıyorsun acaba Yiğit: kızım hadi ben kaçıyorum istemediğim bir evlilikten ya sen hayırdır yollarda damadımı arıyorsun kıyamam Ada: bak bir çarparım görürsün kıyamazmış ne damat arayacağım be sen istemediğin evlilikten kaçıyorsan bende aynı dertten kaçıyorum yani tek sen değilsin Yiğit : şaka gibi ya koskoca İstanbul da bula bula beni buldun sende Ada: ya sorma koskoca İstanbul da bula bula senin gibi trafik canavarını buldum Yiğit :hadi be ordan ben trafik canavarı değilim de sen baya ukalasın Ada: ahhhh ben mi ukalayım siz nesiniz beyefendi asil aile çocuğu mu Yiğit : aynen öyleyim ne oldu etkilendin mi Ada: ne etkilenicem neysen neysin bana ne seninle evlenecek halim yok ya sonuçta Yiğit :ya aynen öyle hem benim kalbim dolu canım üzgünüm hayır sonradan üzülme diye diyorum Ada: ay üzüldüm bak şimdi birilerinin egosu tavan yapmış üzgünüm tatlım ama benim de kalbim dolu ve oraya egoistler giremiyor yani sen fazla havaya girmişsin ama öyle ahım şahım bir yakışıklılığın yok sıradan hatta baya bir sıradan birisin Yiğit : beni fazla gömüyorsun sen bana aşık olursun kızım Ada: ben mi sana aşık olurum hiç sanmıyorum Yiğit : çok iddialısın bakıyorum da Ada: sadece kendimden eminim o kadar bunca zamandır kalbime başkasını almadım onu bekledim beklemeye de devam edeceğim Yiğit : helal olsun be bu zamanda böyle kızları görmek duygulandırdı beni Ada:neyse muhabbet iyi hoş da benim kaçmam lazım senin yüzünden yakalanacağım şimdi o olacak Yiğit: aynen benim de kaçmam lazım malum arabamın önüne gelin düştü ya ondan yolum kesildi Ada: hah hah çok komik espri yeteneğinde süpermiş Yağmur tam gidecekken gidemedim şaka gibi ama saçım o adamın gömleğine takılmış yok kader bize oyun oynuyordu resmen hayır ayrılamıyoruz da yakalanmamız an meselesi ama saçımı da kurtaramıyoruz bir çözüm bulmalıyız Yiğit : kızım saçı açık bırakmak nedir insan bir toplar”“ Ada:kusura bakmayın beyefendi istemediğim için toplatmadım Yiğit : tamam kıpırdayıp durma canın yanmasın Ada: tamam kıpırdayamıyorum zaten Yiğit : hayret ilk defa bir şeye itiraz etmedin Ada: ya sende laf sokmadan duramıyorsun gerçekten pes hadi bir şeyler yap Yiğit: ne yapayım ya yapıştın bana gitmiyorsun Ada: sanki isteyerek yapıştım saçım takıldı işte ben ne yapayım Yiğit: offff offff aldım başıma belayı derken boşuna söylememiştim Ada: ya aslında böyle değilimdir sadece bu aralar üzerimde bir sakarlık var Yiğit: şşş tamam şaka yapıyorum hemen üzülme ayrıca sadece sende değil bende de o sakarlık Ada:bu arada sabahtan beri atışıyoruz ama daha ismini bilmiyorum Yigit:doğru ya atışmaktan tanışmaya sıra gelmedi yiğit ben tanıştığıma memnun oldum Ada:ada bende ben de tanıştığıma memnun oldum bir de saçımı kurtarırsam daha memnun olacağım Yiğit:onu çözeceğiz merak etme Saçımı kurtarmaya çalışırken sağ taraftan gelen kalabalığı görmemle bir tahminde daha bulunup sol taraftan da bizimkilerin geldiğini ayak seslerinden anlıyordum saçımı çözdük hemen ayrıldık Nurgül: ada sana inanamıyorum kızım sen bunu bize nasıl yaparsın nasıl rezil edersin bizi biz şimdi akrabalara ne deriz Ada: ne derseniz deyin anne beni ilgilendirmiyor beni dinleseydiniz de bu düğün işine hiç girmeseydiniz Hakan : nergul teyze benim için önemi yok düğüne devam edebiliriz Ada: offff sıktın ama ya anlasana ben seninle evlenmek istemiyorum ya düğünden kaçmamda mı sana hiçbir şey anlatmadı sen ne gurursuzmuşsun ya Hakan:ada beni bir tanısan seversin belki Ada: ay hala beni tanısan seversin diyor ya ben zaten başkasını seviyorum kalbim dolu ve orada sana yer yok rica ediyorum artık hayatımdan defolup git Kenan :oğlum yiğit hemen geliyorsun ne yaptığının farkında mısın kız ne kadar üzüldü Yiğit :bende diyordum sıra bana ne zaman gelecek baba siz bana sormadan eve bir kız getirip bu senin müstakbel eşin dediniz hiç tanışmaya fırsat vermeden düğün yapmaya kalktınız bence önce siz ne yapıtınızın farkına varın iki aile içinde söylüyorum sırf üç kuruş daha fazla para kazanacaksınız diye evlatlarını bir mal gibi bir eşya gibi satıyorsunuz böyle annelik böyle babalık olur mu siz söyleyin içiniz nasıl elverdi böyle bir duruma ya konuşsanıza bir şey söyleyin ama susmayın Ada:evet doğru söylüyor bir şey söyleyin bizim hayatlarımızı mahvederken içiniz rahat edecek elinize gelen parayla söylesene anne bayılma numarası yapacak evladının vicdanına oynayacak kadar mı gözünü para bürüdü hadi anlat beni nasıl kandırdığını daha doğrusu kaç yıldır kandırdığını safım diye duygu sömürüsüyle beni nasıl kendi yoluna çektiğini anlat ben saf değilim anne sadece annemsin seni dinliyordum benden büyüksün her şeyin doğrusunu sen bilirsin sanmıştım ama sen para için numara yapacak kadar düştün benim de gözümden düştün sen benim idolümdün seni örnek alırdım ama artık kendimi örnek alıyorum paranın insanları değiştirdiği bu zamanda bile bu kadar temiz bu kadar masum kaldığım için kendimi örnek alıyorum Nurgül:kızım öyle bir şey yapar mıyım aklına nereden geliyor böyle şeyler o çocuk yıkadı demi senin beyni o kandırdı seni Ada:ya yeter hala kim kandırdı seni diyor sen kandırmışsın annem beni başkası değilsen konuşmalarını duydum inkar etme boşuna ““ Nurgül:kızım ben özür dilerim ben sadece senin iyiliğini istedim Ada:iyilik öyle mi anne senin iyilik anlayışın evladını sevmediği biriyle mutsuzluğa itmek mi üzgünüm anne benim kalbim dolu ben de başkasını seviyorum Ben böyle açıklamayı yapınca babam söze girdi Ahmet : tamam konuştunuz kendinizi anlattınız ama siz ikiniz kimi seviyorsunuz Çalışmadığım yerden gelmişti itiraf edemem okul konusunda bu kadar çatışma yaşamışken birde bununla ilgili kavga edemem düşün yağmur çaktırmadan yigite baktım oda gerçeği söylemek istemiyordu o da vereceği cevabı düşünüyor bu seferde yiğitin babası bize o soruyu sordu “ Kenan: çocuklar sizden bir açıklama bekliyoruz kimi seviyorsunuz “ Hala bir çözüm bulamamışken madem öyle ilk aklıma geleni söyledim “ yiğit :ada Ada:yigit İkimizde aynı anda birbirimizin ismini söylemiştik gerçekten de tam dediği gibi aldım başıma belayı of nasıl çıkacağız bu işin içinden bilmiyorum ama bir şekilde kurtulmam lazım Nurgül :kızım saçmalama bu serseriyi seviyorsun doğru söyle o mu kaçırdı seni Gulser:bir dakika bir dakika sen benim oğluma serseri diyemezsin ayrıca ne malum belki senin kızın aslan gibi oğluma kaçtı Nurgül :benim kızım senin oğluna kalmadı herhalde benim kızımın talibi çok senin oğluna ben kızımın tırnağını bile vermem Gulser:hah sen versen de ben senin bu kızını alır mıyım benim oğluma manken gibi kızlar yakışır senin kızın yakışmaz Nurgül:sen benim kızıma kurban ol be dünyalar güzeli o Gulser:senin mi kızın güzel tabi buldun yakışıklı iş güç sahibi çocuğu kaçırmadan hemen kızınla evlendirme peşindesin nurgül :hanımefendi neredesiniz sizi göremiyorum egonuz engel oluyor da ayrıca sizin gibi görgüsüz aileye verecek kızım yok benim Gulser:ay bana görgüsüz diyene bak kafasına kocaman tacı takmış da bir de benim takılarıma laf ediyor Nurgul:kıskanma canım sana yaptırırım bir taç bu kadar zoruna gittiyse Gulser:ay ne gidecek be zoruma ne öyle zevksiz bir tacı evime sokmam bile Nurgül:kıskançlıktan nasıl çatladıysan rengin bile değişti Gulser:hadi oradan be kim kimi kıskanmış karşımda kıskanacağım biri yok nurgul:karşında bir marka var gulser:bak orasını doğru söyledin karşımda bir marka var ama ucuz bir marka Nurgül:bana bak boya küpü seni elime bir alırım evire çevire döverim sinirlendirme beni Gulser:şu elit hanımefendiye bak hemen şiddete başvurma yolun da nerden öğrendin bu lafları dergilerde yazmaz Bunların atışması bitmez bir şeyler yapmamız lazım ayrıca neyim varmış benim gayet güzel bir kızım yani yigitin koluna hafifçe vurdum bir şeyler yapması için Yiğit: tamam herkes atışmayı bir kesebilir mi Kenan: oğlum sizde bir şey söyleyin yoksa bizde birbirimize gireceğiz Yiğit : baba size tek bir şey söyleyeceğim Yiğit benim elimden tuttu anlamaz gözlerle bakıyordum ona Yiğit: biz adayla EVLENİYORUZ Duyduklarım karşısında şaşırmıştım yavaşça fısıldayarak Ada: ne yapıyoruz ne yapıyoruz Yiğit: evleniyoruz Ada: bak saçma sapan bir şey yapıyorsun yapma çocukça bir oyuna girmeyelim yiğit:çocukça bi oyun demeyelim de aşk oyunu diyelim Ada:o ne demek ya aşk oyunu mu Yiğit: iki ailede bizi birbirimize aşık sanıyor onun için mecburuz Ada: gerçekten başımıza belayı aldık Yiğit:aynen geldin bak lafıma bana ayak uydur Ada: peki tamam öyle olsun bakalım Ailelerimze döndüm yigitin elini daha sıkı tuttum Ada:evet bizi duydunuzmu canım ailem biz yiğitle EVLENİYORUZZZZZZZZZZ Dediğim şeye bende inanamıyordum ama mecburdum yoksa ailem vazgeçmeyecekti beni evlendirmekten en azından onları oyalamış olurdum ya ben evlilikten kaçarken yine kendimi evlilik yolunda buldum offff offff evlenecektik geri dönüşü yok Bir yola girmiştik bakalım bu yol bizi nereye götürecek yiğitle beni neler bekliyor korkuyor muydum evet ama her şeye rağmen güçlü durmam lazımdı ben yağmur ada kaya ben babaannemin yağmuru annemlerin adasıydım bugüne kadar kimseyi sevmemiş çocukluk aşkıyla bir gün karşılaşmanın hayaliyle büyümüş bir kızdım çocukluk aşkım mert okula ilk girdiğimde de onun yanına oturdum güldüğümde ağladığımda yanımda hep o vardı bir gün ayrılmak zorunda kaldık o gün bugün kalbime kimseyi almadım şimdi bir başkasıyla evlenecektim özür dilerim mert çok özür dilerim seni böyle severken başkasıyla evlenmek çok zor ama senin için aşkım her şey senin için bizim için yapıyorum ilk aşkım için oynayacaktım bu oyunu aşk oyununu ona kavuşma hayaliyle kabul ettim
Bölüm 1
EVLENİYORUZ
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.