Bütün gün oturup eğlendik. Çok güzel ve yorucuydu. Han'ı kendi yurt odasına gönderdikten sonra hepimiz uyuduk.
2 Ay sonra
Lee Felix/Yongbok'tan
Okulda, Öğle molası
Aradan iki ay geçmişti. Bizimkilerle birlikte öğle molalarında yapmaya bayıldığımız o aktivite doğruluk mu cesaret mi oynamaktı "I.N. doğruluk mu cesaret mi? " diye sordu Seungmin I.N.'e "Doğruluk. " diye cevap verdi I.N. "Hmm.. Sevgilin var mı? " diye sordu.
I.N. biraz sessiz kaldıktan sonra evet anlamında kafasını salladı. Hepimiz aynı anda "Oooo" demeye başladık. "Kim?? Biz tanıyor muyuz? " diye sordu Seungmin.
"Tek soru hakkınız var. Bir dahakine artık. " diyip şişeyi çevirdi. Han bana soruyordu. "Doğruluk mu cesaret mi? " diye sordu. "Ta- bi ki cesaret. " dedim. Han bir süre düşündü. "Aranızdaki küslüğün bitmesi lazım. Hyunjin'in yanına git ve sohbet et. " dedi Han. "Ne! " diye atıldı Seungmin. "Banane cesaret demeseydi. " dedi Han. "Seni öldüreceğim Han! " dedim ayağa kalkarken.
Bizimkilerle birlikte yemekhaneye indik. Çünkü Hyunjin her zaman öğle yemeğini yemekhanede yerdi. "Harika! Bir daha cesaret dersem ne olayım. " diye söylendim. "Söylenme söylenme hadi yürü tenefüs bitecek. " dedi Seungmin.
Bizimkilerin yanından ayrılıp Hyunjin'in yanına gittim. Karşı- sındaki sandalyeyi çekip oturdum. "Bir aydır görüşememiştik. Bir sorun mu var bakalım?" diye sordu. Aslında haklıydı 1 aydır onla görüşmemek için elimden geleni yapıyordum.
"Yok sadece konuşmak istedim. Belki seni affederim diye. " dedim. Hyunjin kaşlarını kaldırıp bana baktı, inanmış gibi dur- muyordu. Sandviçinden biraz koparıp bana da verdi.
"Ne konuşacağız? " diye sordu. "Mesala bilgilerimi nasıl buldu- ğunu. " diye cevap verdim sandviçinden bir parça ıssırdım. "Ah o konu. Bir kaç arkadaşımdan yardım aldım diyelim. " diye cevap verdi.
"Peki insan sevdiğinin her şeyini bilmek ister ama bu kadarı da fazla değil mi? " diye sordum. "Benimki biraz fazla oldu sanırım. " diye cevap verdi. "Neyse. Seni affedebilecek için bir sebeb söyleyebilir misin? " dedim.
"Aslında affedip affetmemek sana kalmış. Ben sadece özür dileyebilirim. Ama özür dilemek geçmişi düzeltmeyecek. Ama yinede yaptıklarım için özür dilerim. " dedi. Gerçekten güzel bir konuşmaydı ben bunu kullanırım.
"Arkadaş? " dedi sorar gibi ve elini uzattı. "Arkadaş." dedim bende elimi uzatırken. Tam o sırada telefonuma bildirimler yağmaya başladı.
Hyunjin'in elini bırakıp telefonumu elime aldım.
_______________________________________________________________
❄We Are Just Friend❄ grubunda konuşuyorsunuz
Puppy Seung:
Nee!
Ne oluyor lan ordaa.
Hannie:
Sakın sevgili oldunuz deme!
Ciddiyim
Foxiny:
Wtffff-
Hyung ne oluyor orada!
Siz:
Off bir susun be konuşuyoruz şurda
Amma abarttınız.
Kalkıcam şimdi zaten
Hannie:
Off çok merak ediyorum
ne yaptınız acaba
Laf felan atmadın değil mi?
Siz:
Kapatın lan.
______________________________________________________________
"Neyse ben artık kalkayım anşaşmamıza sevindim. " dedim telefonumu cebime atıp kalkarken. "Peki görüşürüz. " dedi. Sandviçin son lokmasını ağzıma attım "Sandviç çok güzelmiş kim yaptıysa eline sağlık. " diyip gittim.
Bizimkilerin yanına geldiğimde hepsi bana bakıyordu. Kafamı ne var anlamında salladım. "Ne oldu anlatamayacak mısın? " diye sordu Han. "Hee doğru. " dedim bizimkilerin oturduğu masanın yanındaki masadan bir sandalyi çekip oturdum.
Her şeyi bir bir anlattım. "Nasıl yani? Bir eniştem mi olacak şimdi ayyy çok heyecanlı. " dedi Han. "Arkadaş. Sedece arkadaş. " dedim Han'a bakarken. "Tabii canım. Kesin öyledir. " dedi Han. "Hyunjin hyung iyi birine benziyor aslında. Nede onu sevmiyorsun ki? " diye sordu I.N. "I.N. haklı onu ilk gördüğünden beri nefret dolu bakıyor. " dedi Seungmin. "Ben gayet düzgün bakıyorum bir kere. " dedim.
"Tabi canım eline silah verseler çocuğu alnının ortasından vuracaksın. " dedi Han. "Yok öyle bir şey. " dedim derin bir nefes verirken.
"Bence Hyunjin hyunga bir şans verebilirsin. " dedi I.N. sandalyeye yaslanırken. Kötü kötü bak tuğu mu fark edince ağzına fermuar çekip gülümsedi.
"Bana kalırsa fikirlerini kendine sakla I.N. yoksa bu akşam öleceksin. " dedi Seungmin. Bir az daha oturup oyuna devam ettik. Tam I.N.'in sevgilisini öğrenecekler zil çaldı. "Yarın devam edelim. Kaldığımız yerden! " dedi Han son cümlesinin üstüne basa basa.
Hepimiz tüm gün I.N.'in ağzını aradık. Fakat sonuç hep aynıydı. KOCA BİR SIFIR. "Bari küçük bir ip ucu ver nolur! " diye yalvardım. "Boşuna sızlanma sızlanma hyung. Ağzımdan asla laf alamazsın. " dedi I.N. "Merak etme Lix'ciğim. Yarın bunu öğreneceğiz. " dedi Han elini omzuma koyarak.
Evde
Yurda geldiğimizde sınav haftasına girdiğimiz için hepimiz sınavkara hazırlanıyorduk. Biri hariç. SEUNGMİN. Sınava çalışmak yerine kahkaha atarak sevgilisiyle konuşuyor. Odaklanamıyorum bir türlü.
"Seungmin hyung! Kahkaha atmayı kesmezsen o ses tellerini keseceğim! " diye bağırdı I.N. içerden.
"I.N. haklı Seung. Sevgilinle konuşmak yerine geleceğine odaklansan iyi olur. " dedim sözde okuduğum ders kitabının kapağını kapatırken.
"Kıskanmayın be! " diye bağırıp telefonuna döndü Seungmin. "Ay bu lisanslı mal cidden. " iye mırıldanıp önüme döndüm. O sırada Seungmin bana dil çıkardı ve telefonunun ekranını açtı.
Bir az sonra Seungmin tekrar gülmeye başladı. Bir kaç dakika sonra kapı hızla açılmasıyla yerimizden sıçradık ve kapıya baktık.
I.N. elinde bıçakla içeri girdi. Seungmin gülmeyi bırakıp far görmüş tavşan gibi I.N.'e bakmaya başladı. "İmdat! Adam öldürüyorlar! " diye bağırdı ve kaçmak için hamle yaptı.
"Ne oldu hyung? Çok mu korktun? Ben uyarımı yapmıştım. " dedi I.N. kaçmaya çalışan Seungmin'i kolundan tutarken.
I.N. Seungmin'i bırakmayınca araya girmem gerektiğini anladım. "I.N.-ah! Yeter tamam. Aldı dersini. " dedim I.N. ve Seung'un arasına girerken.
"Ben uyarımı yapmıştım Felix hyung. " dedi I.N. "Değmez bırak hevesini sonraya sakla. " dedim elindeki bıçağı alırken.
I.N. gülmeye başlafığında bende kahkaha atmaya başladım. "Of buna cidden kandın ya hahaahaha! " dedi I.N. gülerken. "Ne siz beni mi kandırdınız yani! " diye bağırdı Seungmin.
"Kabul et güzel kandın. " dedim gözümden gelen yaşlarını elimin tersiyle silerken. "Gıcıksınız! İkinizide kovuyorum odadan çıkın! " diye bağırdı Seungmin.
"Kitaplarımı alayım. " diyip yataktaki kitaplarımı aldım ve çıktım.
•••
Gecenin bir körüne kadar çalıştık. "Ahh çok yoruldum. " dedim sıkıntıyla. "Off beynimi hissetmiyorum. " dedi I.N. saşlarını geri atarak.
"Kapıyı da kilitlemiş hayvan. Nerde yatıcam ben. " dedim sinirle kapının kolunu bırakıp koltuğa kendimi atarken. "Benim odamda yat istersen ben koltukta yatarım. " dedi I.N.
"Yok sen yat yatağında ben burda yatarım. " dedim kafamı sallayıp.
____________________________________________________________
Bitttiiiiii bu günlük bu kadar olsun. Umarım sevmişsindir.
Hoşçakalın kitaplarla kalın efendim mucuklandınız😻