İçeriğe geç

Aşk kuşları /hyunlix\

Bölüm 2 · 5 dk okuma

Aşk kuşları /hyunlix\

Bölüm 2

2. Bölüm✨

Sabah, Okulda

Lee Felix/Yongbok'tan

"Yine ve yine Han denen varlık yok! Bu çocuk hiç değişmeyecek değil mi. Bu seferki bahanesini çok merak ediyorum. " diye söyle- niyordu Seungmin. "Aaa çocuklar benim hocaya bir soru sormam lazım ders başlamadan hemen sorsam olur mu? " diye sordu I.N. "Tabii gidebilirsin biz sana Han gelince mesaj atarız. " dedim.

Jeongin/I.N.'den

Hızlıca okula girip hocayı aramaya başladım. Öğretmenler oda- sına ve bizim kat hariç tüm karlara baktım. En son bizim kata gel- diğimde kendi sınıfıma gidip çantamı koymaya ve öyle aramaya karar verdim.

Sınıfın kapısına geldiğimde birinin beni omzundan tutup duva- ra yapıştırdı. Acıyla yüzümü bu tuş tur sultan sonra beni çeken kişinin Hyunjin olduğunu fark ettim. "Ne yapıyorsun? Bıraksana beni! " diye bağırdım kolumu çekmeye çalışırken.

Ben kolumu çektikçe o kolumu daha şok sıkıyordu. "Cevap ver- sene! " dedim konuşmama ya devam eden Hyunjin'e. Ben konu- şurken telefonuma bir kaç mesaj geldi. Hyunjin sırıtıp telefonumu cebimden çıkarıp açtı. Bir elı telefonda bir elinde kolumdaydı.

Bir yere girip bir şeyler okuyup otuz iki gıı sırıtmaya başladı. O- nun bu boşluğundan yararlanıp telefonumu almaya çalıştım ama Hyunjin benden hızlı davranıp telefonu geriye çekti ve iki elimi de birleştirip eliyle sıkıca tutmaya başladı. "Sen çok oluyorsun ama! " dedi sinirle.

Ne istiyorsun bizden be? Nöbetçi hocayı mı çağırayım? " diye sordum. Kafasını telefondan kaldırıp bana baktı. "Eğer öyle bir hata yapacak olursan sonuşları pek iyi olmaz. " dedi kötü kötü bakarken.

Sinirle dilimi ıssırıp susmak zorunda kaldım. Hyunjin gülümse- yip "İşte böyle yola gel. " dedi ve telefona döndü. Bir kaç dakika sonra okul zili çaldı. Hyunjin telefonumu kendi cebine atıp elimi serbest bıraktı. "Üzgünüm ama telefonun çıkışa kadar bende kalacak. " diyip benim sınıfımın yanındaki sınıfa girdi.

Sinirle ayağımı yere vurup arkasından dil çıkardım. Hoca gelmeden sınıfa girip yerime oturdum ve eşyalarımı çıkardım.

Lee Felix/Yongbok'tan

I.N. gittikten sonra geri dönmemişti. Yazdıklarıma görüldü atmış- tıda. Ders esnasında da yazmamıştı. Biraz meraklanmıştım çünkü I.N. görüldü atan ve hiç yazmayan biri değildi. Fakat okulda en fazla ne olabilir diye düşünüp en dişe yapmadım.

Sonraki tenefüs I.N.'in bölümüne gittik. Sınıfının önünde Hyunjin'i gördüğümüzde beklemeye başladık. "Ne işi var bunun burada? " diye sordu Han. Seungmin omuz silkip dudakkarını büzdü.

Bir az sonra I.N. kapıdan çıktığında Hyunjin onu tutup bir şeyler söyledi ve bir telefon verdi. I.N. telefonu elinden çekip hızla bizim olduğumuz yere gelmeye başladı. Bizi gördüğünde gülümseyip yanımıza geldi.

"I.N.? O salak ne yaptı sana? " diye soru Seungmin. "Eee şey söylerim ama sakin olacaksınız. " dedi kafasını kaşrken. "Seni dinliyoruz. " dedim kollarımı birleştirirken.

I.N. derin bir nefes aldı. "Şimdi şöyle oldu ben hocayı aradım tüm katlarda bizim kata geldiğinde sınıfa cantamı bırakıp öyle gelecektim ama Hyunjin denen çocuk beni tutup duvara yapıştır- dı ve zorla telefonumu aldı. " dediğinde üçümüz şaşkınlıkla birbi- rimize bakıyorduk.

O anki sinirle gidip Hyunjin'in sınıfına ilerlemeye başladım. Diğerleri koşarak arkamdan geliyorlardı. Sınıfa geldiğimde bir çocuğa Hyunjin'i çağırmasını söyledim. Sırada oturmuş bir şeyler karalıyordu.

Çocuk Hyunjin'i çağırdı. Hyunjin gülümseyerek yanıma geldi. Han omzumu tuttu. "Sakin ol Lix. " dedi. "Ben gayet sakinim. " de- dim ve Hyunjin'e döndüm. "Ne oldu bebeğim? " diye sordu. "O be- beğim lafını bir yerine sokarım senin. Ne istiyorsun benden? " diye çıkıştım. "Görüşmeyeli bayağı bir değişmişsin bakıyorumda" dedi saçımı karıştırırken.

Elini elimin tersiyle itip saçımı düzelttim. "Sana ne? İstediğimi yaparım. " dedim. "Tabi ki yaparsın güzelim. " dedi Hyunjin. "Yav- şak yavşak konuşma lan arkadaşıma. " dedi Seungmin benim yanıma gelirken.

"Saşların sarıyken çok daha güzeldi. Mavi sana o kadar yakışma mış. " dedi. "Konudan sapma Hyunjin. " dedim sinirle. "Peki peki." dedi ellerini havaya kaldırırken. "Bundan sonra ne bana nede ar- kadaşlarım yaklaşmayacaksın. Kimseye zarar vermeyeceksin. Öyle seni tanıyorum felan da deme. Hakkımda hiç bir şey bilmi- yorsun." dedim.

Hyunjin sadece gülüyordu. Utanmasa kahkaha atacak. "Hiç bir şey bilmiyorum öyle mi? Peki arkadaşların aslında senin Koreli değil Avustralyalı olduğunu, annenin ve babanın ayrı olduğunu, babanın Kore'ye taşınıp avulatlık mesleğine devam ettiğini, aslında müzisyen değilde ünlü bir oyuncu olmak istediğini, senin- de buraya aslında okumaya değil babanın yanına geldiğini ve hatta annenin size yeni bi-" sözünü kesen şey benim onun ağzını kapatmam olmuştu. "Yeter." diye bildim sadece.

Gözümden bir kaç damla yaş akarken elimi indirip koşarak aşa- ğıya tuvalete gittim. Elimi yüzümü yıkayıp kendime baktım. Ve kahkaha atmaya başladım. Han ve I.N. gelmişlerdi. Beni öyle gö- rünce ne olduğunu anlamadılar. En sonunda kendime geldiğimde Seungmin'in olmadığını fark ettim.

"Seungmin nerde? " diye sordum. Han hiç konuşmadı onunda gözleri dolmuş gibi görünüyordu. Hemen ardından boynuma atla- dı. Ardından I.N. de katıldı. "İyi misiniz siz? " diye sordum."Canım kankam benim. Ne güzel rol yapıyorsun öyle. Ama keşke bizede söyleseydin. " dedi Han. "Söyleyecektim ama korktum. Beni iste- meyeceğinizi düşündüm... Bekle bir dakika, ağlıyormusun sen? " dedim ömrümün ıslandığını hissettiğimde.

"Yok canım gözüme I.N.'in saçı girdi. " dedi. "Ben ne alaka ya. " diye itiraz etti I.N. "Tamam didişmeyin de sorunun cevabını ve- rin." dedim. "Şey.. Seungmin hyung bir tık Hyunjin hyungun üze- rine atlamış olabilir. " dedi I.N. "Ne! Neden buraya geldiniz o za- man başına bela alacak. Koşun kurtaralım şunu. " diyip çıktım tuvaletten.

Üst kata çıkıp baktığımızda sedece yerde kan izleri olduğunu gördük. Jeongin sınıf arkadaşlarından birine sorduğında müdür- ün odasında olduğunu söyledi. Koşarak müdürün odasına gittik. Kapı açıktı ve içeriden müdürün sesi geliyordu.

"ŞU OKULDA BİR RAHAT DURAMIYOR MUSUNUZ? OKUL BAŞLA- YALI BİR HAFTA OLMADI OĞLUM. " diye bağırdı müdür. "Arkada- şımı üzdü hocam dayanamadım bende. " dedi Seungmin.

"Gidin çağırın şu çocuğu. " dedi müdür. Han'la birbirimize baktık. O sırada içeriden ağzı yüzü kan içinde kalmış Seungmin çıktı. "Oha lan bu ne hal. " dedi Han direkt. "Müdür sizi çağrıyor. " dedi.

Müdürün odasına girdik. Eğilip selam verdikten sonra müdürün karşısına geçip ellerimizi birleştirdik.

_______________________________________________________________

Darararaaamm

Nasıldı??

Sizce Seungmin mi yoksa Hyunjin mi daha kötü halde

Bence bu bölüm biraz üzücüydü.

Bu arada kitaptaki olaylar gerçek değil meslekler felanda

Aslında bu bölüm bize Felix'in geçmişini tanıttı.

Neyse ben yavaştan gidip diğer bölümü yazmaya başlayacağım.

Eğer kitabı beğendiyseniz oy verin ve fikirlerinizi yorum olarak belirtin.

Hoşçakalın kitaplarla kalın efendim mucuklandınız😻 🤟

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.