Bir sabah okulda, zorba kızlar tekrar Rona’yı hedef almaya başladılar. Lidya ve arkadaşları, okulun koridorunda Rona’nın hemen yanına geldiler. "Alex seni düşünmüyor bile, biliyor musun?" diye alay etti Lidya.
Rona, gözlerini onlardan kaçırarak “Buna ihtiyacım yok, Lidya. Kendine gel.” dedi, ama zorbalıklar devam ediyordu.
O an, Alex yanlarına geldi. “Bırakın onu,” dedi sert bir şekilde. “Size ne oluyor? Bu kadar aşağılamak zorunda mısınız?”
Lidya, Alex’in sert bakışlarından biraz geri çekildi ama yine de alaycı bir gülümseme ile “Hadi ama, Alex. O sana ne kadar değer veriyor? O kadar güzel ki, seni hiç görmedik. Ne zaman yakınlaştınız, bir görelim!” diye takıldı.
Rona, bu sözleri duyduğunda içi sızladı. Gözlerinde biriken duygular, giderek yoğunlaşıyordu. İkisi arasında başlayan bu gerilim, yavaşça Alex’i de zorlamaya başlamıştı. İkisini birbirinden ayırmak, zorbalıkların işine gelmişti. Ama Alex, bu oyunları bozmaya kararlıydı.
“Bunu bitirin, Lidya. Rona benim arkadaşımdır,” dedi Alex. Ve birden, zorba kızlar susup geri çekildiler.