Zaman geçtikçe, Rona ve Alex’in ilişkisi her geçen gün daha da güçlendi. Alex, her gün Rona’ya sevgisini daha fazla hissettirmek için çaba gösterdi, güvenini kazanmak için her türlü fedakarlığı yaptı. Rona, Alex’in pişmanlığını ve değişimini hissettikçe, onunla olan bağları daha da derinleşti. Kasaba halkı da onların dönüşümüne tanıklık etti. Herkes, gerçek sevginin gücünün zamanla yeniden doğduğuna inanıyordu.
Bir gün, kasabanın meydanında, Rona ve Alex, kasaba halkının önünde birbirlerine evlenme teklif ettiler. Alex, diz çökerek Rona’nın gözlerine bakarak, “Rona, seni seviyorum. Hayatımın geri kalanını seninle geçirmek istiyorum. Lütfen, benimle evlenir misin?” dedi.
Rona, gözlerinden akan yaşlarla, “Evet, Alex. Seninle her şeyin üstesinden gelebileceğimize inanıyorum. Seninle hayatı paylaşmak istiyorum,” diye cevap verdi.
Herkesin alkışları eşliğinde, kasaba halkı onların mutluluğuna ortak oldu. Rona ve Alex, birbirlerine olan sevgilerini ve bağlılıklarını bir kez daha ilan ettiler.