Rona ve Alex, kasaba halkının gerçek aşkı bulmalarına yardımcı olmak için ellerinden geleni yapıyorlardı. Ancak, Lidya ve birkaç kişi daha hala iksirlerin gücüne inanıyor ve onları bırakmak istemiyorlardı. Kasaba meydanındaki tartışma giderek daha da büyüdü.
Lidya, sinirli bir şekilde, “Siz ne yapıyorsunuz? Bu iksirler, hepimizin hayatlarını değiştirecek! Gerçek aşkı bulmanın ne kadar zor olduğunu biliyor musunuz? Ama bu iksirlerle her şey mümkün!” diyerek sesini yükseltti.
Rona, kararlı bir şekilde, “Gerçek aşk, bir iksirle değil, yüreğinizle bulunur! Bunu anlamanızı istiyorum, Lidya. İksirler sizi sadece geçici bir bağla bağlar. Ama gerçek sevgi, derin bir güven ve sadakat gerektirir,” dedi.
Alex de ekledi, “Bunu yapabilirsiniz. Gerçek sevgi, gönüllü bir bağdır, zorla değil. İksirler ise sadece bir aldatmacadır. Aşkı ve güveni seçmek, sizin elinizde.”
Ancak, Lidya ve birkaç kişi daha, hala direniyorlardı. “Siz iksirlerin gücünü anlamıyorsunuz,” diye bağırdılar. “Bu kasaba, bu iksirlerin gücünü yeniden kazanmalı. Herkes birbirine tutunmalı.”
O sırada kasaba meydanında bir gerginlik oluştu. Rona ve Alex, halkı sakinleştirmeye çalışırken, kasaba halkının gözlerinde bir değişim fark ettiler. Bir kısmı, iksirlerin gücünden vazgeçmeye başlamıştı. Fakat bazıları hâlâ iksire sarılıyordu.