Yaz tatili çoktan bitmişti ve okul zilleri çalıyordu.
Bugüne kadar sınıftaki zorbalar tarafından zorbalığa, istismara maruz kaldım. Evet biliyorum, bu iğrenç ama bununla yaşamayı öğrenmiştim. Ailem ben beş (5) yaşındayken beni yetimhaneye göndermişti. Çocuktum ama aklım basıyordu böyle şeylere. Kısacası, aptal değildim.
Bu güne gelecek olacaksa yine o günlerden biriydi. Hayır, aslında değildi. Garip bir şekilde zorbalarım yoktu etrafta. Sanki biri onların uzuvlarını parçalayıp etlerini kıyma makinesinden geçirdikten sonra yemiş gibi. Ah neyse... yine tuhaflaştım. Belki de bu yüzden zorbalanıyordumdur... Neyse konumuza dönelim.
Bu günün de o günlerden biri sanıyordum. Ama sonra yeni bir çocuğun okulumuza geldiğini duydum. Korkmuştum ama belki benim gibi biridir diye düşünüp sınıfa girdim.
Dersimiz tarihti. Yine sıkılmış bir şekilde defterimin kenarına ufak tefek resimler çiziyordum. Sonra bir anda kapı açıldı. Yeni çocuktu. Kapıdan girdiği anda gözümü ondan ayıramadım. Sanki onda beni bağlayan bir şey vardı. İçimde kelebekler uçuşuyor ve kalbim yavaş yavaş hızlanıyordu.
Daha önce hiç böyle hissetmemiştim.
Acaba... aşık mı olmuştum?
O anda sınıftaki herkes yok olmuş gibiydi. Bir an göz göze geldik ve bana göz kırptı.
Bayan Wilson: "Evet gençler, bu yeni arkadaşınız... İsmin ne demiştin?"
Yeni Çocuk: "Max efendim."
Bayan Wilson: "Ah... Evet, evet... Kendini tanıtabilirsin."
Max: "Merhabalar. Ben Max. Chicago Spor Lisesi'nden geliyorum. Daha çok basketbol ve voleybol oynarım. Eh... iyi geçinelim o zaman."
Max konuşmasını bitirdiğinde sınıfta hafif bir alkış koptu. Ben ise olduğum yerde donup kalmıştım. Gözlerimi ondan ayıramıyordum.
"Max, boş olan sıraya geçebilirsin," dedi Bayan Wilson.
Sınıftaki tek boş sıra benim yanımdaki sıraydı.
Max çantasını omzundan indirip bana doğru yürümeye başladı. Her adımında kalbim biraz daha hızlanıyordu. Yanıma geldiğinde kısa bir gülümsemeyle bana baktı.
"Merhaba."
Sesim boğazımda düğümlendi.
"M-merhaba."
Yerine oturduktan sonra ders devam etti. Ama benim için ders çoktan bitmişti. Defterime anlamsız karalamalar yaparken sürekli ona bakıyordum. Arada bir saçlarını düzeltiyor, bazen de pencereden dışarıyı izliyordu.
Zil çaldığında öğrenciler bir anda sınıftan fırladı. Ben de eşyalarımı toplamaya çalışıyordum ki Max bana döndü.
"Hey, senin adın neydi?"
Bir an nefes almayı unuttum.
"Emily."
"Tanıştığımıza memnun oldum, Emily."
İsmimi söylediğinde içimi garip bir sıcaklık kapladı.
Tam o sırada sınıfın popüler kızlarından biri yanımıza geldi.
"Merhaba Max! Eğer istersen öğle arasında sana okulu gezdirebilirim."
Kızın yüzündeki gülümsemeyi görünce içimde tuhaf bir his oluştu. Sanki biri göğsümü sıkıyordu.
Max kibarca gülümsedi.
"Teşekkürler ama önce biraz kendim dolaşmayı düşünüyorum."
Kız hayal kırıklığıyla uzaklaşırken fark ettim ki rahatlamıştım.
Bu normal değildi.
Neden onun başka biriyle konuşması beni rahatsız etmişti?
Neden onu yalnızca birkaç saat içinde paylaşmak istemiyordum?
Pencereden dışarı bakıyormuş gibi yaptım ama gözüm sürekli Max'in üzerindeydi.
Ve o an kendi kendime bir söz verdim.
Ne olursa olsun, Max'i kaybetmeyecektim.
Ertesi gün okula her zamankinden daha erken geldim.
Bunun nedenini kendime tam olarak açıklayamıyordum. Belki edebiyat ödevimi tamamlamak istiyordum. Belki de sessiz bir sınıfta vakit geçirmek bana iyi geliyordu.
Ancak gerçekte sebebin bu olmadığını biliyordum.
Max'i görmek istiyordum.
Sınıfa girdiğimde boş sıram gözüme çarptı. Kısa bir an için hayal kırıklığı hissettim. Henüz gelmemişti.
Yerime oturup beklemeye başladım.
Beş dakika geçti.
On dakika geçti.
Tam umudumu yitirmeye başlamışken kapı açıldı.
Max içeri girdi.
Farkında olmadan yüzümde hafif bir gülümseme belirdi.
"Günaydın," dedi yanıma otururken.
Bunu bana mı söylemişti?
"Evet... Sana da günaydın."
Çantasını sıranın altına bıraktı.
"Gerçekten bu kadar utangaç mısın?" diye sordu hafif bir tebessümle.
Yüzümün kızardığını hissedebiliyordum.
"Hayır."
"Öyle mi? Çünkü ne zaman konuşsak biraz heyecanlanıyor gibisin."
Gülümsemesini görünce içimde tarif etmesi güç bir sıcaklık hissettim.
Dersler boyunca birkaç kez sohbet ettik. Hatta öğle arasında birlikte yemek yedik.
Hayatımda ilk kez biri benimle gerçekten konuşmak istiyor gibiydi.
İlk kez kendimi görünmez hissetmiyordum.
Ancak bu mutluluk uzun sürmedi.
Yemekhaneden çıkarken, daha önce de gördüğüm o popüler kız Max'in yanına geldi.
Bu kez yalnız değildi.
Yanında iki arkadaşı daha vardı.
Max'e bir şey söylediler ve ardından hep birlikte gülmeye başladılar.
Max de onlara eşlik ederek gülümsedi.
İçimdeki o tanıdık huzursuzluk yeniden ortaya çıktı.
Neye gülüyorlardı?
Ne hakkında konuşuyorlardı?
Neden onun yanında ben değil de onlar vardı?
Parmaklarım istemsizce yumruk halini aldı.
Bu duygulardan hoşlanmıyordum.
Ama onları bastırmakta zorlanıyordum.
Çünkü Max'in başkalarıyla mutlu olduğunu görmek beni rahatsız ediyordu.
Ve bu düşünce beni derinden ürkütüyordu.
Günün geri kalanında dikkatimi derse vermeye çalıştım.
Ancak ne zaman gözlerimi tahtaya çevirsem, birkaç saniye sonra kendimi yeniden Max'e bakarken buluyordum.
Bu durum beni rahatsız ediyordu.
Zil çaldığında öğrenciler yavaş yavaş sınıftan ayrılmaya başladı. Ben de çantamı toplarken Max ayağa kalktı.
"Emily?"
Başımı kaldırdım.
"Evet?"
Yüzünde her zamanki sıcak gülümsemesi vardı.
"Bugün benimle vakit geçirdiğin için teşekkür ederim."
Kalbim bir anlığına hızla çarptı.
"Rica ederim."
"Aslında..." dedi, ensesini hafifçe kaşıyarak. "Bu okula geldiğimden beri ilk kez kendimi gerçekten rahat hissettim."
Ne söyleyeceğimi bilemedim.
Daha önce hiç kimse bana böyle bir şey söylememişti.
Max hafifçe gülümsedi.
"Yarın görüşürüz."
Ardından sınıftan çıktı.
Kapının kapanışını sessizce izledim.
Yarın görüşürüz.
Bu iki kelime zihnimde durmadan yankılanıyordu.
Eve dönerken, yemek yerken, hatta yatağıma uzandığımda bile...
Yarın görüşürüz.
Dudaklarımda farkında olmadan bir tebessüm belirdi.
Belki de hayatım ilk kez değişmeye başlıyordu.
Belki de ilk kez kendimi yalnız hissetmiyordum.
Ancak içimdeki o karanlık his hâlâ varlığını sürdürüyordu.
Sessizce bekliyordu.
Ve nedense bana bunun yalnızca bir başlangıç olduğunu fısıldıyordu.
-1. Bölüm sonu-
(Yazar notu: MERHABALARRR~ Umarım okurken zevk alırsınız~
Bu kitap ilk kitabım bu yüzden bazı eksiklikler olabilir~~ yorumlarda neleri görmek istediğinizi söyleyin~~ seviliyorsunuz❤️🩹)