İçeriğe geç

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 1 · 2 dk okuma

AŞK-I NEMNU(KADERİN İNTİKAMI)-2

Bölüm 1

KAPININ ARDINDAKİ NEFES

Ambulansın kapıları kapanır kapanmaz sirenler gecenin sessizliğini parçaladı.

İçeride yanan kırmızı ışıklar Adem ile Ahmet’in solgun yüzlerinde dalga dalga geziniyordu.

İki sedye…

Yan yana…

İki savaşçı gibi…

Adem ayağından ve omzundan vurulmuştu, kan durdurulmaya çalışılıyordu.

Ama Ahmet…

Ayağından ve göğsünden aldığı darbe yüzünden her nefesinde biraz daha kayıyordu.

Eftel Adem’in başında ağlıyordu.

Ben ise Ahmet’in soğuyan elini sımsıkı tutmuş, dizlerimin üzerinde titriyordum.

— Ahmet… ne olur… dayan… diye fısıldadım, sesim titreyerek.

Bir an gözleri hafifçe aralandı.

Dudakları, acının arasından bir hece kopardı:

— Ce… Cemre…

O an içimde bir şey kırıldı.

Sanki dünya o tek heceyle durdu.

Adem acıyla kıvranırken bile yanımıza bakabildi.

— Sakin… ol… Cemre… dedi zorlukla.

Ambulans ani bir frenle hastaneye yanaştı.

Kapılar açılır açılmaz sağlık ekipleri içeri doldu.

— Bunlar ağır yaralı!

— Ahmet göğüs yaralı, hızlı!

— Adem’i de alıyoruz, kanaması var!

Ahmet’in elini çekip aldıklarında parmaklarım havada kaldı.

Sanki beni söküp kopardılar.

Ameliyathane Kapısı…

Zaman akmadı.

Dakikalar, boğazıma düğümlenmiş bir çığlık gibi kaldı.

Eftel yanı başımda sessizce ağlıyor, soğuk duvarlara yaslanıyordu.

Ben ise Ahmet’in yüzünü, nefesini, sesini zihnimden bir türlü çıkaramıyordum.

Tam o sırada koridorun ucundan iki kişi koşturarak geldi.

Emirhan…

Arkasından nefesi kesilmiş halde Furkan…

— Cemre! Ne oldu? Nerelerdesiniz? diye bağırdı Emirhan.

Konuşamadım.

Sadece ameliyathane kapısını gösterdim.

Furkan duvara yumruğunu öyle bir vurdu ki ses koridoru çınlattı.

— Ahmet… Adem… dayan lan! İkiniz de dayanın!

Sesi hem öfke hem acıydı.

Hem dua hem tehdit gibiydi.

Doktorun Gelişi

Saatler sonra ameliyathanenin ışığı söndü.

Kapı açıldı.

Kan lekeli önlüğüyle doktor karşımızda duruyordu.

Hepimiz aynı anda ayağa fırladık.

— Hocam! Lütfen… söyleyin… dedi Emirhan, sesi titreyerek.

Doktor derin bir nefes aldı.

— Önce şunu söyleyeyim… Ademcan Alemdaroğlu’nun durumu iyi.

Ameliyat başarılı geçti, hayati tehlikesi yok.

Eftel olduğu yere çöktü.

Ellerini yüzüne kapatıp hıçkırdı.

Ama ağlamasında bu kez hafif bir umut vardı.

Doktorun yüzü bir anda ciddileşti.

Bize daha ağır, daha kesik bir sesle döndü.

— Ama… Ahmet Yasir Mercan’ın durumu ne yazık ki iyi değil.

Koridordaki herkes aynı anda dondu.

Emirhan başını arkaya yasladı.

Furkan’ın gözleri doldu, nefesi kesildi.

Eftel’in ağlaması bir anda sustu.

Ben…

Ben nefes almayı unuttum.

Doktor devam etti:

— Çok fazla kan kaybetti. Göğsündeki yara derin. Kalbi birkaç kez durdu, tekrar çalıştırmayı başardık ama…

Durumu kritik. Çok kritik.

Sanki dünya ayağımın altından kaydı.

Zemine çöktüm.

Ellerim birbirine geçti.

İçimde tek bir cümle yankılanıyordu:

“Ahmet… hep beni korudu… şimdi ben onu koruyamıyorum.”

Gözlerim doldu, boğazım düğüm oldu.

— Ahmet… ne olur… geri dön… diye fısıldadım.

Koridor sessizliğe gömüldü.

Herkes kendi acısına çöktü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.