İçeriğe geç

Aşk Hikayesi

Bölüm 3 · 10 dk okuma

Aşk Hikayesi

Bölüm 3

1. Bölüm

Bir salı günü sabahında annemin sesinden uyandım "kızım ayça kalk okula geç kalacaksın" dedi. "anne ya biraz daha uyusam olmuyor mu?" dedim tabi ben hala orta okula gidiyorum ama son senem 8 e gidiyorum. Ve okulun bitmesini istemiyorum ha bartuyu sorcaksınız bir yanım sinir oluyor bir yanımda onu görcem diye heycanlanıyorum kafam allah bulak anlamadım kalbime noluyor bilemiyorum ki onu görünce kalbim çıkacakmış gibi oluyor kafam karışıktı. Ama sinir oluyorumda nefret ediyorum ve kafam karışıktı. Küçüklüğünü bilirim hep beni kızdırırdı sinir ederdi. Ve ben napardım döverdim kızardım pataklardım sonra o bana napardı ya su fırlatırdı yada denize düşürürdü yada beni pataklar ve kıdıklardı birde tehditkar bir şekilde uyarırdı beyfendi bende sinir oluyordum bazen anlaşırdık ama çoğunlukla hep kavga ederdik sonra ben çekip evime giderdim.

Annem seslendi "olmuyor ayça kalk şu yataktan zaten son senen sona gidiyorsun orta okulu bitiriyorsun sabret kızım azcık daha dayan bak yaz geliyor hadi birtanem kalk okula geç kalcan yok yazılcan şimdi" dedi "tamam anne kalktım hazırlanıyorum" dedim "aferin benim kızıma" okul formasını giydim saçlarımı taradım doğru aşağa indim merdivenlerden geldim "ben hazırım anne" "tamam hadi kahvaltını yap öyle git okula aç karnına gitme tamam mı kızım" dedi "tamam anne yapıyım öyle gidiyim babam gitti mi işe" dedim "daha gitmedi sofrada oturup sizi bekliyor" dedi "peki abim uyandı mı anne" dedim annem tam ağzını açtı cevap vercekken abim merdivenlerden gelip "uyandım şapşik kardeşim benim" dedi "bana şapşik deme ya" "tamam kardeşim demem kızınca tatlı oluyorsun napayım kardeşim ama" dedi "aması yok kızdırmayın beni allah allah" dedim sonra sofraya geçtik kahvaltımızı yaptık babam bana harçlık verdi tabi sonra abim bir şey söyledi "kız orta okul bitiyor lise gitmeyi düşünüyon mu?" dedi tabi bende "evet abicim gitcem inşallah gitmeyide düşünüyorum" dedim sonra "ben çıktım okula geç kalıyorum hadi görüşürüz" deyip çıktım evden okul yolunu tutum ve sonunda okula vardım bütün herkes sıradaydı ben tam sıraya geçiyordum arkamdan gelip bana çarptı ben yere düşütüm tabi oda dengesini kuramayıp ikimizde düştük o kimdi tabiki bartu du bartu üstüme serpildi sonra göz göze bakıştık biraz öyle kaldık sonra "kalk üstümden ya" dedim oda " tamam be kalktım hala hala" dedi "ya hem suçlusun hem de güçlü bide kızıyor ya" dedim oda "niye ben suçluyum acaba ayça hanım" dedi herkes bizi tanıyorlardı bartu da beni tanıyordu ve sonunda hatırlıyordu beni küçüklüğümüzden beri tanışıyorduk sonra o beni hatırladı sonra "ya hem arkamdan gelip bana çarpıyorsun tam omuzama senin özünden yere serpildim sonra sen dengeni bozup benim üstüme düşüyorsun sonra ben neden suçluyum diyorsun özür dileyecene neler söylüyorsun bartu beyfendi" dedim sonra tam arkasına döndü ve gidecekti ki arkasına döndü yanıma doğru geldi "üzürdilerim ayça hanım aferdersiniz yanlışlıkla kazala oldu isteyerek yapmadım istemeden oldu üzür dilerim oldu mu?" dedi bende "oldu çok güzel oldu affettim" dedim sonra hoca geldi "hadi sıraya geçin hala ne durusunuz burda" dedi bartu'la ben aynı anda cevap verdik "tamam hocam hemen geçiyoruz" dedik. Sonra ben kendim sırayıma gittim o da kendi sıraya gitti tabiki bir kaç arkadaşım vardı hata bir üç tane dostum vardı onlar biliyordu bartuyu sevdiğimi ama sadece bir üç kişi biliyordu kimseye söylemedim ha burada bartunun kardeşi merve orda burdaydı 6 cı sınıfa gidiyordu tabiki de bartu dan küçüktü ama bartu geç yazıldığı için aslında aralarında 3 yaş vardı bartu liseye gitcekken 8 e gidiyordu benden de 1 yaş var aramızda bartu 8-B ye gidiyor ben 8-A ya gidiyorum aynı okulda olsakta hep karşılaşıyorduk sürekli göz göze geliyoruz tabi bende kafamı çeviriyordum ama sınıfa geldiğimizde karşılaşmıyorduk ikimizde dersleri iyidi. İkimizde çalışkandık aynı kiütaphaneyi giderdik aslında izmirin her yerde kütüphane vardı ama hep aynı kütüphanede karşılıyorduk tesadüftü aslında hep ben oraya giderdim o bu kütabahaneye gelmezdi başka kütüphaneye giderdi. Sonradan o benim kütüphaneye geldi neden geliyordu kendi kütaphaneyesine gitmiyordu bilmiyordum ama ben bu kütaphaneye üyedim o yeni yeni üye olmuştu. Bilmiyorum ve anlamıyordum işte ikimiz çalışkan kişilerdik sonra sınıflara doğru gidiyorduk ve sınıftaydık hocanın gelmesini bekliyorduk sonra benim yanıma deniz oturdu. "merhaba ayça napıyorsun" dedi "ben iyim gördüğün gibi sen" dedim oda "bende iyim" dedi "neden yanıma oturdun ki burası dolu gülşahın yerisi bu" dedim sonra o dediki "şey konuşmak için oturmuştum da gülşah geldiğinde kalkırım ayça" dedi bende "tamam" o sırada melis arkama geçti. "ayça kız napıyon" dedi bende arkama döndüm "napıyım knka işte iyim sen napıyon" melis"bende iyim deniz bey sizin gülşahın yerinde ne işin var acaba sorabilir miyim?" deniz "şey ayça la konuşmak için oturmuştum ama gülşah geldiğinde kalkacam" dedi melis dediki "tamam öyle olsun bakalım" dedi o sırada gülşah geldi bizde kafamıza gülşaha diktik gülşah denize sert bir cevap verdi "ne işin var benim yerimde neden benim yerime oturuyorsun gidip kendin yerine otursana deniz kalk hemen benim yerimden" dedi deniz dediki "tamam kalkıyorum kusuruma bakma üzür dilerim ben sadece ayçala konuşmak için oturmuştum gülşah hanım" sonra ben girdim arıya "aman cnm yer için kavga etmeyin hem deniz kalktı işte gülşahcığım zaten kalkıcaktı sen geldin kaltı adam uzatmıyın bu kadar" dedim gülşah "tamam öyle olsun sırf senin için ayça uzatmıycam" dedi o sırada hoca girdi ve ders anlatmaya başladı. Bizde ders dinliyorduk sonra selim'le fırat konuşmaya başladı hoca önüne dönüp onlara kızdı ve sözlü yaptı. Tabi ki de sıfır aldılar sonra yerlerine geçtiler deniz onlara dediki "ben size söyleniştim susun diye ama siz susmadınız oh cnma değsin" dedi fırat "tamam ya ne uzattın deniz" dedi denizde "yoo uzatmadım sadece söyledim neyse hoca kızmadan susalım şimdi gene sinirlencek" dedi selim "bencede ya en iyisi dersi dinleyelim" dedi aslında deniz benden hoşlanıyordu ama bana söyleyecek cesareti bile yoktu. Ama ben bilmiyordum doğrusu kimse bilmiyordu sadece fıratla deniz biliyordu onlarla en iyi geçirdiği kişilerdi ve arkadaş, dostlardı sonra teneffüs zili çaldı melis'le gülşah "ya ayça kantine gidelim mi?" dedi bende "tamam olur gidelim" dedim sonra kantine gittik orda masaya geçip oturduk sonra karşımıza bartu ve onun arkadaşıları oturdu sonra göz göze geldik sonra ben arkadaşıma döndüm ordan geçen deniz kantine çilekli soda alıp bizim masaya geldi "ayça bu soda senin için" dedi "benim için mi ben senden bir şey istemedim ki" dedim oda şöyle söyledi "aslında içimden geldi o yüzden" dedi bende "tamam teşekkür ederim ama çilekli soda sevmem ki" dedim " oda tamam peki yanınıza oturabilirmiyiz acaba" o sırada fırat geldi oda aynı cevap verdi ha burada fırat melis'ten hoşlanıyordu melis de hoşlanıyordu ama ikisi birbirinden hoşlandığını bilmiyordu sonra ben "tabiki de oturabilirsiniz" dedim onlarda sandelye alıp yanımıza geçtiler sonra bartula yine göz göze geldik bartu yanımdıki oturanlara baktı erkeklere baktı sanki biraz sinirlenmiş gibiydi ama onun masasında kız oturuyordu bende sinirliyim ama fark ettirmemeye çalışıyordum ama o biraz belli ediyordu ve ben bir şey diyemiyordum oda diyemezdi o benim niyim oluyorki deme ama sonra ben "ben kantinden çay alacam siz bir şey istiyormusunuz" dedim herkes bir şey istemedi ben kantine gittim ve "engin abi bana çay verir misin?" dedim engin abi buranın çalışanıydı ve sahibiydi beni çok severdi onun birde çocuğu vardı çok şekerdi birde çok konuşurdu sonra "tabiki ayçacım başka bir şey istiyormusun?" dedi bende "hayır engin abicim" dedim "kaç şeker" dedi "4 şeker engin abicim" dedim engin abi "tamam ayçacım hemen hazırlıyorum" dedi "çok sağol engin abicim" sonra ben beklerken ordan bartu benim yanıma gelip engin abiden çay istedi sonra beni fark etti. Sonra benim çayım geldi sonra engin abi şeker koymamıştı sonra koyarken bartu gördü "oha kızım 4 şeker mi şeker hastası olacan" dedi bende şöyle cevap verdim "merak etme şeker hastası olmam ve çayıma 4 şeker koyuyorum anca öyle içiyorum hem bundan sanane ki sen asıl kendi çayına bak ona öyle bir şeker acı gelir ya" dedim sonra o dediki "merak etme kendim çayıma bakıyorum ve ben sadece bir şeker içiyorum anca öyle içiyorum hem orda yani sizin masanızda niye erkekler oturuyor abin kızmasın" dedi bende şöyle söyledim "birincisi sanane bundan ve ikincisi ise onlar bizim arkadaşımız olur zaten aynı sınıftayız ve abim o adamları biliyor üçüncüsü sana hesap vermek zorunda değilim bartu bey siz bana karışamazsınız bartu anladın mı? beni" dedim oda şöyle cevap verdi "ben sana karışmıyorum ve sadece sordum alt tarafı bir şey söyledim hemen niye atarlınıyorsun ki sadece bir şey söyledim karışmadımda hesap ta sormadım çünkü benim masamda da kızlar oturuyor ve ben abin kızar falan diye söyledim" dedi böyle söyledikten sonra ama nedense kalbim buna inanmadı aslında sanki kıskandı çünkü sinirli şekilde söyledi ama ben inanmış gibi yaptım "tamam sen öyle söylüyorsan öyledir" dedim oda "inanmadın mı?" diye cevap verdi bende "yoo inandım" dedim oda "iyi tamam"dedi sonra ben çayımı alıp kantinden çıktım bizimkilerin yanına geçip oturdum sonra ders zili çalıp sınıflara gittik ve hocanın gelmesini bekliyorduk sonra gülşah dediki "ayça ya ders neydi" dedi "ders matematik knka" dedim "tamam" diye cevap verdikten sonra melis bana seslendi "ayça knka bi arkana baksana" dedi ben arkama bakıp "noldu knka" dedim melis dediki "şey deniz sana bakıyor acaba sana mı aşık ki" dedi bende "yok canım daha neler bana aşık değildir ya arkadaşız yani öyle denk gelip bakmıştır canım sende ne saçmalıyorsun" diye cevap verdim oda "tamam" diyip sustu. O sırada hoca girdi ve ders anlatmaya başladı sonra ders anlatması bittikten sonra zili çalıp herkes evlere dağıldı. Melis "ayça ya dolaşsak ya havada güzel kafelere falan gideriz sahilde yürürüz hı nerdesin" dedi bende "tamam olur ama annemi arayım sonra çıkarız"dedim çantamdan telefonumu çıkarıp annemi aradım

"alo kızım"dedi

"anne ben arkadaşlarla dolaşmaya gidiyorum beni merak etme diye aradım" dedim annemde "tamam kızım ama geç kalma erken gel olur mu birtanem"dedi bende "tamam annecim" dedi ve telefonu kapattık melise döndüm "tamam gidebiliriz" dedim melis buna çok sevindi ve dediki "ozaman merve de gelsin ya ne güzel olur onun için" dedi "bilmiyorum ki o şimdi evine gitmiştir abisinle birlikte" dedim melisle ben biraz üzülmüştük ama sonra okul kapasına vardımızda merve yi görmüştük sonra "merve" diye seslendim sonra bana baktı ve koşarak benim yanıma geldi ve sarıldık sonra "nasılsın mervecim" dedim oda "iyim ayça sen nasılsın" dedi merve bana ayça abla demez aslında aramızda 2 yaş var ama çok yakın olduğumuz için iyi anlaştığımız ve samimi olduğumuz için bana abla demez. "iyim bende de bizimle dolaşmaya gelsene" dedim melis yüzüme sevinçle bakıyordu. Merve "şey tamam olur gelirim ama anneme ne diyecem ki" dedi aa birde bu vardı "mervecim arkadaşlarımla dolaşmaya gidiyorum de yada melisle dolaşmaya gidiyorum de" dedim sonra merve "tamam" dedi çünkü beni söylese annesi hayata izin vermezdi hata konuştuğumuzu ve samimi olduğumuz bilse maffederdi o yüzden beyaz bir yalan söyleyoruz neyse merve annesinden izin aldı ve biz kemeraltıya gittik biraz alışveriş yapalım dedik ordan da saat kulesine gitcektik ondan sonra karşıyaka gidip evlerimize gitcektik ilk önce kemelatıdaydık alışveriş yaptık sonra saat kulesine gidip oda biraz oturduk sonra ne göreyim abimle bartu'yu gördüm aynı melislede merve de gördü hepimiz şaşkındık sonra bartu bizi gördü ben oraya bakmayı kesmiştim sonra kafamı çevirip bir baktım göz göze geldik sonra kafamı çevirip melis'le ve merve'le konuşmaya başladım sonra abimde fark edip bartu'yu alıp bize doğru geldi yanımıza gelip oturup "napıyorsunuz kızlar"dedi benim abim "hiç abi arkadaşlar oturuyoruz alışveriş yaptık biraz saat kulesine gelip oturulalım dedik de abicim asıl siz napıyorsunuz" dedim abimde "bartu ben gezlelim dedik de sizi gördük yanınıza gelilim oturulalım dedik" dedi abim sonra bartu onayladı bende "tamam iyi yapmışsınız" dedim abim yanıma gelip boynuma uzattı yani sarıldı sonra merve abisinin hanına gidip sarıldı melisin de yüzü gülümsemişti sonra herkes dağıldı ben abimle kalmıştım sonra onla birlikte gezmiştim ve eve geldik yemek yedik sonra yataklara doğru yol alıp ben abime "bugün çok güzeldi teşekkür ederim iyiki yanımıza gelmişsin abicim" dedim abim gülümsedi ve dediki"okul nasıl geçti" dedi bende "fena değil güzel geçti abicim" dedi sonra annem bağırdı. Herkes odalarına çekilip bende abimden "iyi geceler" diyeyip odama geçip uyudum

Uyandım sabah olmuştu. Sonra kalkıp hazırlandım hazırlandıktan sonra aşağa indim "anne kahvaltı hazır mı?" dedim "hayır ayça hazırlıyorum" dedi "tamam anne bekliyorum" dedim koltuya geçip oturdum o sırada abim yanıma geldi "sen okula gitmedin mi?" dedi "gitcem ama saat gelmedi abi daha annemi bekliyorum kahvaltı hazırlıyor hazırlıdıktan sonra yeyip gitcem okula" dedim oda "tamam" dedi tabi ben sabahçı'yımdı. Bizim okul sabahçı öğlenci bir okuldu. Çünkü ben orta okuldaydım.

Bölüm sonu

2 yorum