İçeriğe geç

Aşk da ihanet

Bölüm 1 · 3 dk okuma

Aşk da ihanet

Bölüm 1

1. Bölüm

*1 bir yıl önce*

"hadi ama 1 gün sonra mezuniyetimiz var biraz özen göstersen olmazmı? Hilale göz devirdim. elimden tutup beni gratisin önüne kadar çekti.

"buna gerçekten gerek varmı sadece bir mezuniyet" Süslenmeyi pek sevmezdim bi çeşit fobi olmuştu bende çünki ya güzel giyinemezsem yada makyajım diğer insanların dalga geçeceği şekilde olursa diye hiç süslenip özenmezdim ilk defa üniversite mezuniyetimde en yakın arkadaşımın zoruyla süslenicekt

"of derin çok abartıyosun ne var yani insanlar seni beğenmese ki sen hele bı süslen herkes gözünü senden alamayacak ama her şeyden önce senin kendini beğenmen en önemlisi insanların ne dediğini takmamalısın" Aslında mantıklı konumuştu ama ne biliyim insanların dedikodu konusu olmak hoşuma gitmiyor.

"aşkım çok boş yaptın git hadi enerji içeceği alda gel" hilal bana göz devirdi ve beni bank'a oturttu.

"tamam sende beni burda bekle" kafa salladım ve gitmesi için elimle yolu gösterdim.

Hilal gittikten 5 dakika sonra yanıma bir maymun (keko erkek) topluluğu yaklaştı ve karşıda bana bakarak dikilmeye başladılar.

"pardon tanışıyomuyuz" bu tip maymunlara olabilecek en nazik şekilde soru sordum.aralarından bir tane orangutan öne cıkarak o mükemmel keko şivesi ile konuşmaya başladı.

"danışmıyoruz güzelim... Ama danışabiliriz" o şive ile nasıl utanmadan konuşuyor hayret ediyorum.gözümü kapattım ve sabır dilendim.

"güzelim derken" hala sakindim skünetimi koruyordum tâki o haraketi yapana kadar...

Mühtemelen maymunların lideri olan başka bir orangutan yanıma oturdu ve yanağımı iki parmağı ile sıktırdı o son noktaydı bana bunu yapmayacaktı...

"sen ne yapıyosun şe-" demeye kalmadan 1.90 boylarında beyaz tenine zıt sihay saçlı benim yaşlarımda bir çocuk yanımıza geldi ve lider orangutana (erkeklikten nasibini almamışlara hayvan isimleriyle hitap etmeyi çok seviyorum) bir yumruk attı ve yakasına yapıştı.

Olay çıkıcaktı ve ben bunun olmasını istemediğim için orangutana döndüm ve gözümü iyice açarak ne kadar ciddi olduğunu mimiklerimden anlamasını diledim.

"Olay çıkmasın lütfen... bu orangutan da şimdi gitiyodu zaten değilmi?"

Orangutan tam bana cevap verecekken çocuk onu uyarırcasına öksürdü."E-evet gidecem elini yakamdan çek de gideyim"

Çocuk orangutanın yakasını bırakır bırakmaz orangutan topuklamaya başladı ve giderken de laf atmayı unutmadı.

"bulacam olum seni sen elben benim karşıma çıkacan"

Orangutanın ne kadar gülünç bir durumda oluduğun dan hebaddarmıydı acaba. ben kıkırdarken çocuğun da güldüğünü gördüm.

He bu arada siz şimdi merak ediyorsunuz dur bu orangutan sürüsünün gerisi nerede diye onlar da ta en başta liderlerinin yakasına yapışıldığını görünce kaçmışlardı. Ben bunları düşünüp gülerken yanımdaki çocuk bana döndü.

"iyisin dimi sana bir şey yapmadılar inşallah"

"iyiyim teşekkürler sen olmasan bırakmazdı bunlar benim peşimi"

"ne demek ben insanlık görevimi yaptım"

"ben derin bu arada"

Dedim ve elimi uzattım sıkmasını beklerken arkadan hilalin geldigini fark ettim sonunda nerede kalmıştı.

"ben de Altay tanıştığımıza memnun oldum"

Ben arkadan hilale bakarken elimi sıkıca anlık sıçradım.

"bende memnu-"

"oha derin şu an bir erkekle içtenlikle gülerek konuşuyomusun yoksa bana mı öyle geliyor"

"bu gün benim sözlerim çok kesiliyor"

Çocuğun elini hala sıktığımı fark edince elimi çektim ve gülümsedim.

"ay pardon aşkım sözünümü kestim"

"eh biraz öyle oldu"

"benim gitmem gerek bu numaram eğer tekrar böyle bı durum olursa veya konuşmak istersen yazabilirsin"

Dedi ve elime nunarası yazılı olan kağıdı sıkıştırıp gitti.

Bölüm sonu

1 yorum