Asel: balım balımmm madem aynı okuldauız aynı zamanda matematik sınavına girmiş olmalıyız. Sen kaç aldın?
Balkm: gerçekten bilmek ister misin emin değilim. Daha kötü hissedebilirsin.
Asel: ne kadar mütevazısın ya
Balım: e olacak o kadar yapacak bir şey yok en azından bir şeyle övünmeliyim.
Asel: ee söylemeyecek misin kaç aldığını?
Balım: 100 :)
(Görüldü)
Balım: ne oldu? Neden yazmıyorsun?
Asel: çünkü şoktan çıkmaya çalışıyorum.
Balım: bu senin için şoka girilecek bir şey mi? Asıl ben, sen 30 aldığında şoka girmiştim. Hâlâ 30 aldığını aklım almıyor.
Asel: herkes senin gibi zeki değil balım.
Balım: ders çalışmadığın için öyle diyorsun.
Asel: ne demek çalışmıyorum. O matematik sınavına nelerimi verdiğimi bilmiyorsun. Ne yaparsam yapıyım anlamıyorum işte.
Balım: ben seni çalıştırayım da gör anlıyor musun anlamıyor musun.
Asel: hiç umudum yok ama denemeden bir şey diyemeyiz.
Balım: tabii canım.
Asel: bana canım dedin...
Balım: demese miydim?
Asel: de, de hatta binlerce kez söyleyebilirsin. Zaten bu zamana kadar seni tutan neydi bilmiyorum.
Balım: (ikimizin de erkek olması.) Anca alıştım diyelim. Yine de sen şansını zorlama.
Asel: ama böyle yazıyorsun ya işte ben o zaman üzülüyorum 👉👈
Asel: resmen gösterip vermiyorsun.
Balım: olması gereken bu balım.
Asel: neyse buna da şükür hiç değilse arada iltifat ediyorsun.
Balım: ee ne zaman müsaitsin ders çalışmaya? Ne kadar erken çalıştırırsam o kadar iyi olur.
Asel: aslında yarın müsaitim sen de müsaitsen yarkn okulun kütüphanesinde buluşalım.
Balım: tamam, öğle arasında kitüphanede d3 masasında seni bekliyor olacağım.
Asel: tamamdır~ yarın görüşürüz öyleyse aşkım.
Balım: görüşürüz.





