İçeriğe geç

Aşk Bir Cinayet Dersi |+18

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Aşk Bir Cinayet Dersi |+18

Bölüm 1

0.1🍷

tüm hakları saklıdır

*Kitap fragmanı yakında yayınlanacak

Kitapta (+18) bulunacaktır .

Bölüm şarkısı: Bir derdim var.

***

Sabahın soğuk esintisi yüzüme vuruyordu. İlkbahar havasının sabahları çok soğuk ilerliyordu. Kahvaltı yapmadan çıkmıştım evden. Evde Benden başka kimse olmadığı için merak edenin yoktu. Kısacası beni önemsemeyen bir babam , sevdiği adam için evden kaçan ve babama ihanet eden bir annem vardı. Hoş babamın annemden eksik bir yanı yoktu. Hayatım mükemmeldi değil mi(!)

Öfkeliydim.

Babamın beni kızı olarak görmemesi canımı yakarken, Annemin başka bir adamla gününü gün etmesi. Beni öfkelendiriyordu.

Boş ve sesiz sokakta etrafı izleyerek yürürken . Sokağın başındaki lüks arabayı görmem bir oldu. Zengin birinin olmalıydı ama neden buradaydı. Bildiğim kadarıyla bu mahallede bu kadar zengin biri ya da kişiller yoktu.

Birden bir ses geldi karşı apartmanda sevgi teyzenin sesiydi. Apartmanın girişinde elinde iki ekmekleydi.

"Günaydın Ayşin kızım."

Ona gülümseyerek bakıp "Günaydın Sevgim" dedi.

Ona abla ,teyze, nene gibi lakapları söylememi sevmiyordu. O yüzden Sevgim diyordum.

Sevgi teyze konuşmaya başladı"kahvaltı yapmadın demi kızım . Hadi gelde kahvaltı yapalım. Zaten tek başımayım."

Kafamı olumsuz olarak salladım. "Sevgim okula geç kaldım.

Okulda Ranayla atıştıracaktım."

Sevgi teyze kafasını olumlu olarak salladı ve " O zaman akşam bekliyorum Ayşin. İtiraz etmiyorsun."

Gülümseyerek kafamı olumlu olarak sallayıp.

"Görüşürüz sevgim, Akşam beni bekle akşama beraber kız gecesi yapalım."

Oda kahkaha atıp "Seni deli kız" deyip gitti evine.

Seviyorum bu sevgi teyzeyi. Annemden daha çok hakkı vardı bende. Yüremeye başladım. O lüks arabanın yanından geçerken içinde biri varmı diye bakışlarımı oraya

Doğru çevirip arabaya baktım. Camlarından hic bir şey gözükmüyordu. Siyah filim'le kapalıydı. Bakışlarımı önüme koyup okulun yolunu tutum. Okulun bahçe kapısının önüne geldiğimde bütün bakışlar beni buldu. Hepsi çatık kaşlarla bakıyordu . Evet okulda Ezik gözüyle bakıldığımı söylemeyi unuttum demi?

Benim ezik olma sebebim çirkin ve engelli olmam değildi. Tam tersi okuldaki en güzel kız bendim ama ezik güzeldim. Ezik olmamın sebebi "Ailemdi"

Benim ailem hakkında gerçekler okulda bomba etkisi yaratmıştı.

Çalan zil sesiyle ilk ders başlayınca bütün dikkat benden çekilmişti. Okuldan içeriye girip sınıfıma geçtim.

İçeriye hoca girip ders anlatmaya başlamıştı. Anlattıklarını dinlemeye başladım. Ders edebiyatı ve ben edebiyat dersinden hoşlanmazdım. Ben sayısalcıydım . Hatada 3 saat görsem de insanı sıkıyordu. Bu ders zulüm gibi geçen 40 dakika sonra teneffüs zilli çalmıştı.

Kantine inmiş çay ićerken sandalyeye yaslandım. Rana da kantine inmiş kendine çay almış karşıma oturmuştu. Rana da dün okul çıkışı başına gelen.

Bir olayı anlattı.

"Ayşin dün biri seni bana sordu."

Konu dikkatimi çekmişti

" Kim sordu sana Rana"

Rana bilmiyorum derecesine omuz silkti.

"Bilmiyorum Ayşin. Orta yaşlarda kır saçlı orta kilolarda biriydi ve takım elbiseliydi." Devam etti "Söfördü galiba , lüks bir arabayı sürüyordu."

Kimdi ve beni neden sormuştu

Rana devam etti

"Basınmı dertte Ayşin "

Bilmiyordum başım dertte mi hiç bilmiyordum .

Endişelenmeyin diye konuyu değiştirmek için

"Matamatik ödevini yaptınmı Rana ?" Dedim.

Rana "Ayyyy eyvah! Ödev vardı dimi Ayşin?

Niye bana hatırlatmadın. Ben şimdi bu kafayla seren hocanın dırdırını çekecem ?

Nasıl 5 dakikada 100 soru çözecem ya? "Diyip koşar adımlarla sınıfa doğru gitti.

Bende bir bardak çay bir daha alıp tekrar oturduğum masaya geçtim. Etrafımı incelemek için kantine göz attığımda herkesin küçümseyici bakışlarını görüyordum. Gözlerimi devirip çayımı içip kağıt bardağı elimde buruşturarak çöpe fırlattım ve tabiki tam isabet oldu. Omuzlarımı dik bir şekilde kantinden çıktım. Kimse benim yanımda konusmazdı ama arkamdan konuşuyorlardı ve bunu yapanlar ise hemcinslerim olduğu için üzülüyordum.

Öğlen arası olmuştu . Eve gitmek için izin istemiştim ve izin vermişlerdi. Son sınıf olduğum için haftada 2 gün gidiyordum.

Telefonda saate baktığımda saat bire geliyordu. Saatin yanındaki tarihi görünce içimde bir burukluk oluşmuştu. Bugün doğum günümdü 19. Yaş günüm . Okula bir yıl geç başladığım için okuldaki arkadaşlarımdan yarısından fazlasından büyüktüm .

Eve gidip sıcak bir duş alıp , işte rahat olmak için kendime aldığım eşofman takımını giydim. Rengi siyahtı ama çok şıktı. Ayağıma beyaz ayakkabılarımı geçirip. Telefonumu da alıp. Evden çıktım karşı apartmandaki sevgi teyzeye gidecektim. Sabah Sokağın başında gördüğüm lüks araba yerinde yoktu. Karşı apartmana geçip sevgi teyzenin evinin zilini bastım ve sevgi teyzeyi görmüştüm.

İnci dişleriyle bana gülümseyerek bakıyordu.

Kollarımı açıp sarıldım.

"Sevgim yani en son seni sabah gördüm ama seni özledim yasa " dedim şakaya vurarak.

Sevgi teyze gür bir kahkaha atıp

" acaba yağın litresinin ne kadar olduğunu biliyorumu Ayşin hanım ?"

Bir anda yağın fiyatı aklıma gelince. Kemal Sunal'ın oynadığı bir filmdeki repliği gelmişti aklıma.

Seslice "Zama zam zam zam "

Gülerek içeriye girdik. Yemek yiyip sohbet ettik. Mahallenin dedikodusunu yaptık. Filim izledik. Nerdeyse 5 saat geçmişti sevgi teyzenin yanında zaman nasıl geçtiğini bilmiyordum. Dertlerime deva oluyordu . Beni kızı gibi seviyordu. Bende onu annem gibi .

Sevgi teyzenin ısrarlarıyla onun evinde kalıcaktım.

Uyurken üzerime giyebileceğim kıyafetim olmadığı için evimden ürezime giyebileceğim kıyafetleri almak için evime gidecektim ve tekrar sevgi teyzenin evine geri dönecektim. Apartmanın çıkış kapısından çıktığımda sokakta tek ışık kaynağı. Turuncu ışık saçan sokak lambalarıydı.

Sokağın başımdaki sabah gördüğüm araba tekrar aynı yerde görmüştüm. Dikkatimi dağıtan ayağımda kendini bana sürten bir kedi görmemdi. Siyah bir kedi ve mavi gözlüydü ve çok güzel bir kediydi.

Evimin olduğu kata merdivenlerden çıkıp evimin kapısının önünde gelmiştim. Ve kapım açıktı. Evden çıkarken evin kapısını kapatığıma emindim.

Evime girdiğimde her yer karanlıktı.

Etrafa baktığımda herşey yerli yerindemi diye salona gittiğimde çığlık atmıştım.

O günkü adam şuan evimde koltuğuma oturmuş sigara içiyordu.

Elindeki sigaranın külünü orta sehbamda söndürmüştü ve ayağa kalkmıştı.

Yavaş adımlarla önüme geçmişti aynı o akşamki gibi.

" Se sen kimsin evimde ne yapıyorsun."

Yüzünü boynuma doğru eğdi nefesini boynum da hissediyordum.

"Yakında öğreneceksin zaten Ayşin."

Demesinden sonra boynumda ki ince sızıyla . Gözlerimin bana ihanet e

derek kapandı

En son duyduğum cümle ise

" Artık benimsin ve kimse seni benden almayacak demesiydi."

***

Bölüm sonu ...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.