İçeriğe geç

Aşk'ın dişleri

Bölüm 2 · 7 dk okuma

Aşk'ın dişleri

Bölüm 2

Bilinmeyenler!..

Kafamda tonlarca Soruyla uykuya dalmaya çalışırken duyduğum bir sesle irkildim. Bu bir kapı sesiydi evin bahçe kapısı biraz paslı olduğu için açıldığında yüksek bir ses ortaya çıkıyordu .ailem o kapıyı neredeyse hiç kullanmazdı. beni ürkütende buydu,ek olarak kapı kilitliydi annem olsa bile o kapıyı kullanmasını beklemem .hatta benim de kullanma mi istemez .yan evimizdeki komşular uzun süredir evlerine uğramamaları boş kalan evin annemi ürkütmesine sebep olmuştu. hep o evde bir terslik olduğunu söyler bu yüzdende çokta bakımlı olmayan bahçemize inmemi istemezdi çünkü pek de bakımlı sayılmazdı.bütün bunları düşünürken bir ses daha duyuldu aşağıdan. korkuyla irkildim,annemin uykusu çok ağırdır birşey farkettiğini sanmıyorum .içimden bir his aşağı inmemi söylerken bir diğer yanım inmem konusunda ısrar ediyordu.sesi görmezden gelmek o an icin daha mantıklı geldiği için başımı yastığa koyup özgür'ü düşünmeye karar verdim çünkü bu düşünce bana daha cazip geliyordu.özgürü düşünmek kötü olan herseyi unutturuyordu.... ,iyice düşüncelere dalmışken bir ses daha duymam. daha da korkmama sebep oldu.buna daha fazla katlanamayıp hızlıca doğruldum tek yapmam gereken kendimi biraz teselli etmekti.Bu durumdayken bunu yapmak oldukça zor olsada aşağı inip neler olduğunu öğrenmekten başka çarem yokmuş gibi hissediyordum .cesaretimi toplayıp odamdan çıktığımda önümde gördüğüm tek şey sonsuz karanlıktı. Ev hiç bu kadar karanlık olmazdı .neler olup bittiğini öğrenmem gerektigi içgüdüsü beni karanlığa doğru yürümeye zorladı .karanlıklar içinden geçerken oranın benim evim olduğunu unutturucak bir ürperti vardı. evin içinden herşey normal gözüküyordu ne biri nede birşey vardı orda sadece...

Çatı katının merdivenleri aşağı inmişti .kendimi vidaların gevşemiş olduğunu düşünmeye ikna etmek oldukça zor oldu fakat herşeye rağmen kendimi halla güvende hissetmiyordum.merdivenleri çatıya gönderdikten sonra arkama bakmadan yukarı çıkmak için bedenimi oldukça hızlandırdım .ilk birkaç adımdan sonra bir ses daha geldi.bu sesin neyin sesi olduğu oldukça barizdi buna inanmak oldukça zordu.çatının merdivenleri bir kez daha aşağı düşünce korku içinde ama cesaretle tekrar merdivenleri yukarı gönderip kapağı iyice kapadım.aynı şeyler tekrar yaşanınca iyice korkuya kapıldım .sanki biri benim yukarı çıkmamı istercesine benimle dalga geçiyordu .bir süre düşündükten sonra bunun koca bir eşek şakası olabileceğini düşündüm.bu merve olmalıydı .o pek hoşlanırdı bi tarz şakalardan...

_merve hiç komik değil! Bak okulda yakalarım seni.bu hiç komik değil .saçmalamayı kes!..

Umarsızca seslenirken yukardan herhangi bir ses gelmedi.bunu yapmak her ne kadar zor olsa da bir kez daha cesaretimi toplayıp yukarı çıkmam gerektiğine karar verdim.

Merdivenlerden çıkmayı başarınca telefonumun flaşını açıp içeriye baktığımda pek kimse gözükmüyordu, sadece insan sülüyetine benzer bir şey gördüm biran .flaşı iyice yaklaştırıp baktığımda bunun bir insan yada ne olduğuna karar veremediğim birşey olduğunu düşündüm. iyice yaklaştığımda ise yüzünü zar zor seçebildiğim için emin olamadım ama bu gözler kalbimi eriten ,ona bakarken gözlerinin mavisinde boğulduğum birinin gözleriydi . karanlıktan dolayı emin olamadığım gibi o an ne yapıcağımı dahi bilmiyordum .bunun o olup olmadığını öğrenmek için tek seçeneğim ona biraz daha yaklaşmaktı.bi kaç adım atmam la birlikte bu şeyin bana doğru koşması bir oldu .bu sırada bir köpeğin dişleri kadar keskin olan dişlerini gördüm olayın şokuyla olmuş olucakki dengemi kaybedip düştüm.

Kendime geldiğimde annem başımda dikilıyordu .gözlerimi açar açmaz binbir türlü soruya maruz kaldım:

_neler oldu o gürültüde neyin nesiydi öyle? Ayla sana diyorum !

_bilmiyorum sanırım dengemi kaybettim bişey yok anne.

_bişey yokmu? Tek başına bir işlere girişmen dogru mu? Ne arıyordun yukarda?

_sadece eski bir günlüğümü arıyordum.rahat ol annecim. sanırım

Biraz yanlız kalmaya ihtiyacım var.

_peki canım sen dinlenmene bak yarın okula gitmeyebikirsin istersen?

_ hayır anne gitmek istiyorum bişeyim yok.

Annem odadan çıkmış yine yapayanlız kalmıştım .korkmalımıydım hiçbir fikrim yoktu.o şey neydi? Kimdi o? Özgür'e benziyordu.o olabilir miydi acaba? Ama bütün bunlar çok anlamsızcaydı.düşününce bile akla mantıksız geliyor.böyle birşey olsa dahi özgür neden benim evime gelirdi ki? Yada onun için önemli olabilecek herhangi Birşeyi neden bende arayacaktıki.tüm bu düşünceler ile başbaşa olarak uyumak oldukça zordur sabahı zor ettim .yarın ilk iş bu mevzuyu araştırmak olucaktı. Nihayet sabah olduğunda oldukça az enerjiyle uyandım. malum uykusuzluktan dolayı tabi.hızlıca kahvaltımı edip hazırlanmama rağmen bugün otobüsü kaçırmıştım. Bir sonraki otobüsü beklemekten başka çarem olmadığını çok iyi biliyordum. En azından ikinci derse yetişebiliceğimi düşünerek bir sonraki otobüse atlayıp okulun yolunu tuttum.hocamız ayşegül hanım geç kalmamı sorun etmeyip beni içeri aldı özgürün yeri boştu ve kimya dersi için rastgele ikimiz eşleşmiştik .onun yanına oturmam gerekiyordu bu yüzden içimdeki aşkı bastırıp şüphelerime odaklanmalıydım ama onunla aynı masada oturuyor olmam beni oldukça zorluyordu.Yanına oturduğumda midemde kelebek kanatlarının mideme değişini hissedebiliyordum.kurban olurum ben o uçuşan kelebeklere,derler ya hani bir kelebeğin ömrü bir gündür diye,hayır kesinlikle öyle değil! Midemde uçuşan kelebeklerin ömrü sonsuzdu.asla ölmiyicekleri bir yerdeydiler aşkın kalbinde..!

Özgür bir şeylerden rahatsız olmuş gibi burnunu kapadığında neler olduğunu anlamak belkide hiç bu kadar kolay ama zor değildi.önceki gün duş almıştım oysaki bu kadar kısa sürede kokabiliceğimi düşünmek oldukça saçma geliyordu.

_ sanırım benden rahatsız oldun.

Tek bir kelime etmeyişi beni daha fazla germişti bundan eminim.dediklerimi bölüp :

_efendim dışarı çıkmam gerekiyor izninizle.

Bu davranışı oldukça kabaydı benim için.bu derece rahatsız olması için herhangi bir sebep yoktu fakat o gün bir çok arkadaşıma kokup kokmadığımı sormakla geçti.tam tahmin ettiğim gibi kimse koktuğum yönünde bir cevap vermedi ?onu bu kadar severken onun bu şekilde davranması beni iyice tribe sokmakla kalmayıp özgüre fena halde sinir olmama sebep olmuştu .tüm bunlara rağmen ben halla ona karşı olan hislerimin bitmesinden korkuyordum. Çünkü onu sevmek bana verilmiş en kıymetli hediyeydi .eee normal olarak bunu kaybetmek benim için seçenek bile değildi.

Okul çıkışı onu tekrar görmeyi pek ummuyordum fakat onunla tekrar karşılaştım.evet biliyorum bu ara fazla karşılaşmış olmamız tesadüf gibi görünüyordu ama Ben böyle düşünmüyordum . tek başınaydı sadece tek yaptığı bakışlarını bana karşı gizlemeye çalışıyor olmasıydı.neden bu şekide davrandığını anlamak oldukça güçtü daha doğrusu onun hiçbir davranışını anlamak mümkün degildi. hep bir tuhaf davranırdı bana karşı. Bunun nedenini hiç anlamasamda.alıştığımın farkındaydım .bu karşılaşmanın asıl kafa karıştıran durumu bu değildi.asıl kafa karıştıran bana bakarken göz renginin.suyun derin mavisine benzeyen bir mavileğe sahip olmasıydı.o derin maviye bakarken adeta boğulmuştum çünkü içimde beni boğan bir şeylerin olduğunu bilmek oldukça rahatsız ediciydi. onun gözlerinin koyu kahverengi olduğuna o kadar emindim ki yemin edebilirim.bu durum oldukça tuhaf olmasının yanında ürküçtü de,kan akışını yavaşlatan bir korku ,seni içten içe kemiren ,bunu tarif etmek zor.bir şeylerden şüphe duyduğumu anlarcasına hızla uzaklaştı.bu beni o kadar meraklandırdıki peşinden gitmeme olanak sağladı .pişman olucağımı bilmeme rağmen peşinden gitmem aptalıktı fakat kaybedicek birşeyimin olmaması beni bunu yapmaya itiyordu. Ne olursa olsun neler olup bittiğini ögrenmem bütün Bu kafamdaki soru işaretlerinden kurtulmamı sağlıyıcaktı.bir kere bile teredüt etmeden peşinden gitmiştimki taki ısız bir ormanda kaybolduğumu fark edinceye dek .koca bir ormanda kaybolmanın verdiği hissi açıklayamam .artık özgürüde gözden kaybetmiştim .onu bulamıyıcağımı çok iyi bildiğimden bundan sonrasında geri dönüş yolunu aramaya koyuldum.bu defa ne yapıcağımı çok iyi biliyordum : yapmam gereken dostum merveyi aramak yada en iyi çözümle polisi aramaktı. Bilinmeyen bir ormanda kayıp olmak bana asla bulunamayacağım hissi veriyordu .en kötü ihtimalle vahşi bir hayvan tarafından öldürülmekti. daha gündüz olması neyseki bu ihtimali en aza indiriyordu.ama bu konuda yanılıyor olduğumu farketmem pek vakit almadı.ormanın ıssız derinliklerinde pek te hoş olmayan seslerin gelmesi beni herşeyden daha çok ürküttü ,bir hayvan sesine benziyordu fakat bir o kadar da başka bir şeye.arkama bakmadan hızlıca ilerlemeye çalıştım .adımlarımı her geçen saniye daha da sıklaştırdım .epeyce bir yürümeme rağmen seslerin ardı arkası kesilmiyor daha da yakınlaşıyor gibiydi.burda neler olup bittiği umurumda dahi değildi .tek isteğim bir an önce ordan uzaklaşmaktı.tüm umutlarımın tükendiği noktada bir sülüyet gördüm.yanlış görebiliceğimi düşünerek gözlerimi iyice kıstım .doğru görmüştüm bu özgürdü. nereye gitmişti, ayrıca benim onu takip ettiğimi nereden biliyordu ?kafamda deli sorular ona doğru ilerledim ,o ormanda güvenebileceğim tek kişi oydu. en azından o anlık.bana gülümseyip:

_senin burada ne işin var ?

_ben ,ben sadece kayboldum.

_tek kaybolmaman gereken yerde kaybolmuşsun öyleyse!.bu çok tehlikeli ayla.

_bak doğruyu söyliyicem geçen seni evimizin çatı katında görmem ,gözlerinin renginin değişmesi beni buna itti. Kaybolmadım neler olup bittiğini öğrenmem gerekiyordu bu yüzden buraya kadar geldim.ve evet bu noktada kayboldum .

_biliyorum

_biliyormusun?

_evet ayla burda neden olduğun umurumda değil .burada olman çok tehlikeli!aptallık ettin.

_aptallık mı? ne yani senin yaptıkların aptallık sayılmıyor yani özgür.

Ne dediğimle hiç mi hiç ilgilenmeyip kolumdan sertçe cekiştirdi, neden bilmiyorum ama onunla olmak bana güven veriyordu.her ne kadar bana zarar vermiş olsa bile. bir süre hızlı adımlarla yürüdükten sonra kasabaya vardık .nihayet sesler de kesilmişti

Kalbimin çarpışından duyamıyordum belkide...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.