İçeriğe geç

Aşiretoloji School AU/Yarı Texting

Bölüm 3 · 2 dk okuma

Aşiretoloji School AU/Yarı Texting

Bölüm 3

3. Bölüm: Olimpos

(Yazarcıktan not: bu kadar ilgi gösterip APO YENĞ BÖLÜM AT diye çığlık atan agalarıma thanks)

Hera’nın anlatımıyla

“Baksana kızım sen!” Diyerek alt sınıflardan annabeth’in saçını tuttum. “Bir daha seni buralarda görürsem o bana göz deviren gözlerin ile ağzımı taklit eden ağzının yerini değiştiririm, anlıyor musun?” Annabeth başını salladı ve onu yere düşürerek saçını bıraktım. Burada olduğunu belli eden öksürük ile arkama döndüm.

Zeus.

Gülümseyip cilveyle ona yaklaşıp koluna girdim. “Ya, Zeuscuğumm…bak görüyor musun? Yine bana bulaşıyorlar. Eh. Tabi güzelliğimi kimse çekemiyor.” Zeus, kolunu omzuma sardı. Şaşkın gibi duruyordu. “Katılıyorum, Heracığım. Seni çekemiyorlar.”

Sanki…sanki bir şey hakkında düşünüyor gibiydi. Benim mükemmelliğimi düşünüyor olmasını tercih ederdim. Ama ne düşündüğünü tahmin edebiliyordum.

Flash Back

3 yıl önce

“Hera…sana bir şey söyleyebilir miyim?” Diye soruyor zeus okul çıkışı bir şubat günü. Başımı sallıyorum sorması için.

“Ya ben…çok düşündüm….aynı arkadaş grubundayız…şey….benimle çıkar mısın? Ben sana çok aşığım.” Şaşkınlıkla bakıyorum önce. Daha sonra gülüp onunla dalga geçiyorum ve saçlarımı savurarak oradan gidiyorum.

O gün Zeus’u reddetmiştim.

Lakin kader bizi tekrar birleştirmişti.

Eski sevgilim İksion, sürekli bana yanaşmaya çalıştığı için ekiptekiler beni korumaya çalışıyordu. Ama Zeus, benimle sahte sevgili olmayı teklif etmişti.

O gün Zeus’u reddetmemiştim.

Başımı iki tarafa salladım ve bazen mavi bazense gri olan gözlerine baktım.

“Olimpos’a gidelim mi?” Dedim. Başını salladı ve son katta ki son dersliğe yürüdük.

3 yıl önce ilk defa arkadaş olduğumuz zaman Apollon ve Dionysus, Müdür Kaos’u ikna ederek bu boş sınıfı almaya ikna etmişlerdi. Buraya Olimpos adını vermiştik. Olimpos. Tanrıların evi. Zeus şifreyi yazıp sınıfın kapısını açtı. Hermes’in elektrikçi babası sayesinde kapıyı son model bir kapı yapmıştık. İçeri girdik. Sınıf güzeldi. Duvarlarda grafitiler vardı. Pencereler siyah perdeler ile kapatılmıştı. Masaları ise U şeklinde düzenlemiştik. Tam ortada bir hamak vardı. Küçük bir buzdolabımız ve yerde iran halısı vardı. Tahtada ise her sabah gelip yeniden yazdığımız “Olimpos.” Yazısı vardı. Zeus ile masaların önünde duran puflara oturduk. Bir süre ikimizde sessiz kaldık ama dışarıdan gelen seslerle birbirimize baktık. “O sesler neydi?” Dedim endişeyle. Zeus bilmem anlamında omuz silkti. Kalkıp sınıftan çıktık ve o karmaşayı gördük.

Hermes, Osiris’e yumruk atıyordu. Apollon ve Dionysus Seth’i dövüyordu ve Ares ise Horus ile Taş Kağıt Makas oynuyordu. Ares kazanınca, Horus’un gözüne yumruk attı.

Koşarak yanlarına gidiyorduk.

Biz böyleydik. Olimposluyduk ve asla yerimizde duramazdık.

Ve sanırım bu yüzden onları çok seviyordum.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.