Solheim ailesinin aile yemeklerinde bir numaralı kuralı, herkesin saygılı olmasıydı. Tüm aile, saygı ile gelenleri karşılar, her zaman mükemmel bir aile gibi görünürdü.
O gecelerden biri olmayacaktı bu gece.
Yağmurlu bir akşam, Nikolaidis ailesi, Solheim ile olan anlaşmaları tazelemek için yemeğe gelmişti.
Hera Akreia Gamelia Solheim, burada olmaktan fazlaca rahatsızdı. Takıntılı eski sevgilisi ve onun her hareketini izleyen büyükler ile olduğunu düşünürsek, pek te haksız sayılmazdı.
Hera, dayanamayıp izin isteyip sofradan kalktı. Yukarı merdivenlere çıkıp odasına ilerlerken elini tutan elle yerine çivililendi. “Hera. Dinle beni.” Dedi İksion yalvaran bir sesle. Hera sinir ve tiksinti ile baktı. “Bırak. Kolumu.” “Hera beni bir dinle-“ “Sana diyorum ki bırak kolumu.” İksion’un tutuşu daha da sertleşti. “Bırakmazsam ne olur? Ha? Seni koruyacak sevgilin de yok burada.”
Zaman durdu.
İksion merdivenlerden düşerken hera ona tapuklu ayakkabısnı fırlattı. “Al bu olur, piç!” odasına koştu ve kapıyı kitledi.
Her şey aynı gün oldu. Nikolaidis ailesi, Hera’nın hırçınlaşmaya başladığını, hepsinin arkadaş grubu yüzünden olduğunu idda etti. Onlar gittiklerinde bayan solheim, Hera’nın odasına geldi. “Hera. Konuşmamız gerekcek.”
Hera kemanını bir köşeye bırakıp annesine dikkatlice baktı. Konuşacak ne vardı ki? O kendini savunmuştu sadece. Bayan Solheim heraya yaklaştı ve asla beklenmeyen şeyi yaptı. Tokat attı. “Sen ne biçim kızsın ya?! Görgüsüz, saygısız, seni küçük orospu- yemek falan yok? Anladın mı? Sen hak edene kadar hiçbir şey yok sana.”
4 saat geçti. Bu sefer hera durmayacaktı.
👓
Hera anlatıyor
Sinirli bir şekilde üstümü değiştirip, Posediondan ödünç aldığım hırkayı üstüme geçirdim. Balkona doğru yürüdüm. Balkondan atlayabilirsem ve Zeuslara gidebilirsem…iyi olacak. Birbirlerine bağladığım çarşafları balkon demirine bağladım ve inmeye başladım. İnince hızlıca yanımızda ki evin zilini çaldım.
“Kim bu saatte ya?” Diyerek kapıyı açan zeus, beni görünce şaşkınlıkla dondu. “Hera…noldu? Bir sorun mu var?” Onu hafifçe içeri itip içeriye girdim. “Selam. Eee…bir süre misafiriniz olabilir miyim?”
👈🏿
Zeus anlatıyor.
Balkonda oturmuş, güneşin doğmasını seyrediyordum. Güneş doğarken sanki gecenin tüm sessizliği evrenden yok oluyor gibi hissediyordum. Hera benim odamda uyuyordu. Derin bir nefes verdim. “Zeus? Oğlum uyumadın mı?” Babannemin gelmesiyle düşüncelerimi rafa kaldırdım. “Uyuyamadım, babanne.” Babannem, elini omzuma koydu. “Ah oğlum. Söyle bakalım. Sen bu kızı seviyor musun?”
Sevmek mi? Sevmek az kalırdı. O benim nefesimdi. Oksijenimdi.
“Çok seviyorum, babanne.” Babannem gülümseri saçlarımdan öptü ve içeriye geçti,
Çok seviyorum onu, babanne. Benim canımı acıtsa bile razıyım. Onun yüzünden kan kussam kızılcık şerbeti içtim derim, babanne. Ben ona aşığım.
✌🏿🥄⛷️
Zabit anlatıyor.
“Neyse işte bak ondan sonra şöyle oldu…” Leo ile telefonda konuşurken salondan şarj aletimi almak için salona gittim. “Ondan sonra geldi dedi bana sen kimsin ya taşşak! Dedi hoş geldin abla. Abla? Leo ben seni sonra arayacağım.” Ablam gelmişti ve oğlunu da yanında getirmişti. “Nasılsın, Rachel? Özledin mi beni ablacığım?” Dedi Ablam, Clio. Ona beklemesi için işaret yapıp hızlıca telefondan eniştemi aradım. “Efendim,Racon?” Diyerek açtı eniştim telefonu.
“Ya enişte bişi sorcam, siz ablamla küstünüz mü?”
“Yok, abiciğim. 3 günlük iş seyahatine gideceğim o yüzden onlarda yalnız kalmak istemedi.”
“Kapa, Enişte, kapa…” telefonu cebime koyup anlamın salonun ortasına koyduğu 4 bavula baktım. “Üç gün için fazla değil mi?” Ablam gülümsedi. “Değil. Hepsini giyeceğim.” Merakla bavula daha çok yaklaştım. “Hepsini anlıyorum hadi. LAN BU NOEL ŞAPKASI NE? NÖRECEZ BUNU?! NOELE DAHA KAÇ AY VAR?”
“Ay ne güzel önceden kutlarız, fena mı?”
“ABLA!”
🥹🔥
İşleyen demir pas tutmaz ama hypherionun ki paslı Whatsapp grubu
Hyperion:
Ya olum
Bi çocuk var
Numaramı Kronos hocadan almış
Bana yazıyor
Pan:
Evlenin
Hyperion:
Lan sg
Pan:
Sen göz alıcısın demek istedi bence
Hyperion:
Diğerleri nerede lan?
Proteus:
Buradayız. Yüzme dersi başladı diğerlerinin. Öğrencilerleler.
Hyperion:
Oraya gelip anlatıyorum o zaman
👅👅👅
Apollon anlatıyor
“Biz burada ne bok yiyoruz lan?” Dedi ares elinde havlusuyla. Sahi ne yapıyorduk biz burada diye merakınızı anlıyorum. Şöyle oldu:
1 hafta önce
FENASI KERİM WHATSAPP GRUBU
Hera:
Ya arkadaşlar yüzme antrenmanına gideceğim. Benle gelecek iki kişi lazım. Afrodit gelmeyi kabul etti.
Posedion:
Ben gelebilirim, istersen
Yüzmek benden sorulur cnm
Dio:
Eğlenceli olur bende varım
Apollon: KAN BENDE GELCEKTİM BİZİ DIŞLADI GÖTLER AMAN
AH ÇİLEKİ BAŞIM GÖRÜYOR MUSUN HERMO
Hermes:
Apo kendine gel
Şimdi ki zaman
Tabi ki bunu onların yanına bırakmayacaktık. Havuzun tam karşısında olan spor salonunda üç yürüyüş bandını ele geçirmiştik.
“İşimiz var.” Dedi zeus kısaca. Ares gözlerini devirdi. “Ne işimiz var bizim burada?” Aresin Boynuna şaplak attım. “Kankalarımızı merak ediyoruz.” “Hiç öyle şey yapmam ben, asla…” havuza atlayan afrodit’i görünce aniden koşu bandını hızlattı. “Apo bana dambıl versene. Saçım güzel dimi lan?” Zeus güldü. “Aynen kanka hiç öyle bişi yapmazsın sen. Ne münasebooo?” “Sus lan!” “İkinizde kesin sesinizi.”
Dio ve Hera’ya antrenörler yanaşmıştı. “Siksek mi bunları?” Dedim sinirle. Zeus başını salladı. “Kesinlikle.” Hızlıca tişörtlerimizi çıkartıp arese fırlattık ve havuza yürüdük. “Sevgilim? Yüzme dersin nasıl geçiyor?” Dedi Zeus, heranın ıslak saçlarına dokunarak. Bende dionun yanına yaklaştım ve “Fikir benden çıkmadı desem inanmazsın. Belinde ki üzüm dövmesi mi bu arada? Çok seksi-“ antrenörlerdem biri öksürdü. “Çıkar mısınız lütfen?” Gözlerimi devirip adama baktım. “SEVGİLİM ile konuşuyorum, cınım benim. Anlayamıyor musun? Rahat bırak bizi. Kış kış.” Dio elimden tuttu. “Apo. Lütfen.” İncindim. Haklıydı. Ama…bilmiyorum. İncinmiştim. Zeusa gidelim bakışı atıp eşyalarımı bile almadan eve doğru yürüdüm.
👅👅
“Apo! Ps gel oynayak.”
“Apo ablan evde mi?”
Apo…Apo.
Arkadaşlarım bize gelmişti ve şuan hep betaber eğleniyorduk. Aniden içeriye dedem geldi. Dedemin aklı pek yerinde değildi. Bazen beni kız kardeşi ile evlenmek için gelen damatlardan sanıp beni tüfekle vurmaya çalışırdı. Ama o benim çevremde ki tek erkek figürdü. Benim değerli dedemdi. Onu seviyordum. Hermes saygıdan dolayı dikleşip dedeme gülümsedi. Dedem bastınu ile onun omzuna vurup hemen yanında ki koltuğa oturdu. “Severim seni..neydi adın…Hermet! Ah…sevdiğim bir dostum vardı…dün öldü. Aynı sen!” Hermes anlayışla başını salladı. “çok üzüldüm. sizlere, yakınlarına ömür, dedeciğim.” Dedem hermesin saçını okşadı. “Senin büyüklerin var mı, oğlum?” Hermes yutkundu ve cevap verdi. “Sizlere ömür.” O sırada Posedion kucağında oğlum Sirius ile içeri girdi. “LAN APO BU KAÇ KİLO LAN?” Dedem kaşlarını çatıp bana baktı. Hızlıca yerinden kalkıp bastonu ile beni dövmeye başladı. “Ulan pezevenk! Adamsız! Piç! Terorist mi oldun bir de başımıza?! Dağa mı çıkacaksın! Küçük sik!”
Bir gün bu lakabın başıma bir işler getireceğini çok zaman önce tahmin etmiştim.
👅👅
“Anne, benim bilgisayarım-“ gördüğüm manzara ile şok oldum. Ablam,Hakete,Hazel,Hera,teyzem,annem,anneannem hep beraber maske yapmış birbirlerine oje sürüyorlardı. Zil çalınca hekate heyecanla yerinden kalkıp kapıya gitti. İçeri ilay ile beraber girmişlerdi. Yuh. ARTIK CİDDEN YUH! “Gün mü yapıyorsunuz? Bu ne?” Dedim merakla. Ablam gözlerini devirdi. “Kes çenenine de siktie git odana.” Ellerimi göğsümde bağladım. “Yaaa gitmezsem ne olur?”
Gitmezsem beni de yanlarına alıp peştemalimi çıkartırlarmış… yüzümde maske ellerimde tazelenmiş siyah ojeler ve ayak maskesi ile şuan fazlasıyla tuhaftım.
👅
Leo anlatıyor
“JESIN! BAK TAKLA ATIYORUM!” Diyerek kaykay ile takla attım. Jason gülümseyip beni alkışladı. Elbette beni alkışlayacaktı..şu endam…şu pos…şu fizik…şu si…EHM EHM
“Mükemmelsin, Leonidas!” Dedi tai. Öpücük atıp devam ettim. Tam tekrar takla atacakken zabite çarpıp yere düşmem bir oldu. Zabit bağırarak “LAN ZATEN GÖTÜM YAMUKTU DAHA ÇOK YAMULDU!” Dedi.
Götü yamuk balığa bir ameliyat lazım….
🪦(ben)
Ares anlatıyor.
Ailemizde her nisan ayında dana devirir ve tüm sülale yiyip içerdi. Bu sefer danayı devirme sırası bendeydi. Hızlıca danaya yaklaştım. “Puşşşt…sakin ol oğlum.” Danayı tam devirecekken aniden dengemi kaybedip danadan tutundum. Dana ise hızlıca kaçmaya başladı o kaçarken ben onun üstündeydim. Aniden arka kısmını öne doğru gitmesiyle yere çapıldım.
Aaa, kuş mu o?


