İçeriğe geç

Aşık Atışması

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Aşık Atışması

Bölüm 1

1. ❝SEÇMELER❞

"Alev Kor!"

İsmimin anonsu ile bir adım öne çıkıp kağıtta yazılanları duygu durumlarına göre mimiklerimi kullanarak okumaya başladım.

İsmim buydu ve şu an ajansımın yönlendirdiği seçmelerdeydim.

Güzel sanatlar tiyatro bölümü mezunuydum ve 21 yaşındaydım. Her ne kadar büyük şirketlerin dizilerinde rol almış olsam da, tiyatro oyunları daha çok ilgimi çekiyordu.

Kağıdımı okumayı bitirip rolden çıktığımda juri defterine notlar aldıktan sonra söylemekten bıktığı "Yarın sizi arayacağız." Konuşmasını bitirip sıradaki seçmeni çağırırken seçim salonundan ayrıldım.

Bağlı olduğum ajans babamındı ve büyük şirketlerde başrol aldığım bir geçmişim olduğu için istesem bu role uygun olup olmadığım bakılmasızın rol benim olabilirdi ama ben yine de seçmlere girip adil bir oylama ile seçilmek istiyordum.

Binadan çıkarken kızların bayıldığı ama bence dünyanın en sinir bozucu insanı olan Kutay Akkurt'u da seçimlerden çıkarken gördüm.

Umarım farklı bir oyun için gelmiştir. Amin.

Kendisi bizim ajansın rakibi olan bir ajansa bağlıydı ve gerçekten dünyanın -hatta belki de evrenin- en sinir bozucu insanıydı.

Ama yalan yok, yakışıklı çocuk.

İç sesimi ve kendisini görmezden gelerek kuruyan boğazımı yumuşatmak için gözüme kestirdiğim bir kahveciye girdim.

Kasada kuyruk olsa da normal bir insanın yaptığı gibi sıraya girdim ve beklemeye başladım. Sırf tanınan bir oyuncu olduğum için öne geçme gibi bir hakkım yoktu.

O sırada içeriye Kutay Akkurt'un girmesi ile bazı masalardan kopan kulak tırmalayan çığlıkları duymazdan geldim. Hiçbir medeniyet belirtisi göstermeden sıranın en önüne geçip çalışanlara emirler yağdırdıktan sonra kahvesini alarak kendisi ile fotoğraf çekinmek isteyen herkesi esgeçerek kafeden çıkıp gitti.

Ukala.

Sıra sonunda bana geldiğinde güler yüzümden ödün vermedim.

"Alev Hanım," dedi çalışan coşkuyla. "Hoşgeldin ne alırdınız?"

"Hoşbuldum. Ben bir ice latte alabilir miyim Ayşe Hanım? Ekstra buzlu olursa sevinirim." Çalışanlara yaka kartlarında yazan isimle hitap etmeyi seviyordum.

"Tabii hangi boy olsun?"

"Orta olursa sevinirim." Dedikten sonra çalışan adımı bardağa yazarken bende cüzdanımdan para çıkartıyordum.

"Bizden olsun Alev Hanım." Dedi çalışan gülümseyerek ama olmazdı. Onların maaşından kesiliyordu ve yüksek ihtimalle az önce Kutay'ın kahvesinden de para almamışlardı.

"Olmaz öyle şey." Diyerek parayı verdiğimde çalışan mahcubiyetle aldı. Gitmek üzereyken "Şey," dediğinde çalışana döndüm. "Fotoğraf çekilebilir miyiz rica etsem?"

Gülümseyerek "Olur tabii, kahvemi aldığımda yanına gelirim, çekiniriz " dediğimde çalışan hevesle başını salladı.

Kasadan ayrılarak kahvemin hazırlanmasını beklemeye başladım.

Hayat gerçekten garipti. Sırf sevdiğiniz dizinin başrolü diye o insana ekstra saygı gösteriyordunuz, kişiliğini bilmeden.

Bu kız Kutay'a laf söylemeden duramıyor.

"Alev Hanım!" İsmimin seslenilmesi ile koşar adım kahvemi almaya gittim. Plastik bardağı kavrayıp kahvemden büyük bir yudum aldığımdan soğukluk diş etlerimi sızlatsa da serinlemiştim.

Az önceki çalışanın yanına gidip fotoğraf çekinebileceğimizi söyledim. Telefonunu çıkarttığında güzel bir selfie çektik ve vedalaştık. Bense kahvemin soğukluğunun tadını çıkara çıkara sahile doğru yürümeye başladım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.