"Ne kadar zaman geçerse geçsin,ne kadar unuttuk dersek diyelim bazı anılar unutulmaz. Siz sadece unuttuğunuzu zannedersiniz. Lakin unutmak istediğiniz şey ile yeniden karşılaştığınız zaman anıların hepsi bir anda film şeridi gibi gözünüzün önünden geçer..."
Ne kadar garip bir düşünce ama haklıdır belki de sonuçta bir zamanlar beynimiz sayesinde yaşadığımız bir olayı nasıl beynimizden silelim ki? Garip geliyor. Bu düşüncelerimi atlatıp mutfağa gittim hemen kahve makinesinde hızlıca kahvemi yaptım. Kahvemi içerken bir telefon geldi. Albay arıyordu. Acaba neden arıyordu bu saatte? Hemen bekletmeden telefonu açtım ve tekmil getirdim " Asena Gök, İzmir emredin komutanım" "Asker konuyu uzatmak istemiyorum biliyorsun senin isteğin üzerine seni 2 yıldır bir time koymuyoruz, tek görevlere çıkıyorsun lakin artık bir time atanma vaktin geldi." "Ama komuta-" "Asker emrime karşı mi geliyorsun?" "Hayır komutanım" Aferin, 2 gün sonra Şırnak'a ,ateş timine gidiyorsun." "Emredersiniz komutanım" "Aferin asker, yolun açık olsun bir sıkıntın derdin olursa tek telefonun yeterli biliyorsun. Bende senin baban sayılırım. Kapım sana her zaman açık" " sağolun komutanım" "iyi akşamlar asker" "sağolun komutanım" diyerek konuşmayı sonlandırdık. Ben nasıl alışacaktım başka bir time? Atmacadan sonra bu time nasıl alışacaktım? Bana karşı tavırları ne olacaktı? İki yıl timden uzak hep kendim tek görevlere gitmiştim. Lakin uzun zaman sonra bir time dahil olacaktım. İnşaallah iyi anlaşırız. Bu düşüncelerimden sıyrılıp yatağıma yattım artık yatıp dinlenmeye ihtiyacım vardı yoksa bu gece düşünmekten kafamı yerdim.
Sabah 06.00'da kalktım ne kadar açık olsamda İslam'ın kurallarına uymaya çalışıyordum. Bundan dolayı sabah namazımı kıldım. Yaptığım sandviçi ve sert kahveyi içip sporcu atletimi taytımı ve hırkamı giydim saçımı at kuyruğu yapıp koşuya gittim. Yarım saat tempolu koşu sonrasında yarım saat ise normal koşu yaptım. Bunun yanısıra barfiks, şınav, mekik gibi birkaç sporu yapıp evime geçtim. Siyah palazzo pantolon, siyah askılı crop ve siyah blazer ceket giyip siyah bir kombin yaptım. Saçımı şekillendirip hafif makyaj yaptım mabel siyah süet yüksek topuklu ayakkabı ile de kombinimi sonlandırdıktan sonra hemen arabama binip karargaha gittim.
Arabadan indikten sonra çalışma odama girip eşyalarımı topladım. Albayın odasının önündeki askere albayın olup olmadığını sordum o ise olmadığını ama odanın anahtarını ona vermem gerektiğini söyledi neden olduğunu sorduğumda ise albayın şehir dışında olduğunu ve bir hafta izinli olduğunu soyledi bende onaylayıp karargahtan çıktım. Bir kaç mağaza gezdikten sonra evime geçtim. Hemen kıyafetlerimi değiştirip makarna yaptım yemeğimi yedim bavulumu hazırladım ve kendimi derin bir uykuya bıraktım...