Copain
Biz söylemeden derdimizi anlayan can dostumuz, arkadaşımız.
----
Bilinmeyenden..
Gecesini uykusuz geçirdiğim bir çarşamba daha. Uyku sorunlarımla boğuştuğum yatağımdan kalkıyorum, yorgunca elimi yüzümü yıkıyorum. Aynadan mor gözaltlarım ve soluk tenime bakıyorum. Annemde olduğunda parlak, gülümseyen ve sorunsuz dudaklar, bendeyken kuru ve renksizdi. Birde sürekli dudaklarımı yolma sıkıntım vardı. Her neyse.
Koyu renklerden oluşan odama geri dönüyorum. Lens mi taksam yoksa gözlük mü diye düşündükten sonra gözlüğü seçip mutfağa gidiyorum. O sırada "Aa" yapsam ses yankılanacak kadar boş evimle bakıyorum. Babam, nerede olduğunu bilmiyorum. Uzun zamandır. Annem, şirkettedir ya da kendi evinde. Babam ben daha 2 yaşındayken bizi bırakıp gitmiş erkek olduğum için. Annem de bir şirkette çalışmaya başlamıştı o zamanlar. Bende büyüdükçe asosyalleştim, asosyalleştikçe odamdan çıkmamaya ve annemin evde yaptığı toplantılardan rahatsız olmaya başladım. Bu yüzden annem bana rahat edebileceğim güzel bir ev tuttu. Tabi, artık o zamanlar sadece çalıştığı şirkette yüksek mertebelere geldi ve bana bir kadının hiç kimseye bağımlı olmadan bir şeyler başarabileceğini gösterdi.
Orta boy bir salonum, geniş mutfağım(mutfakta vakit geçirmeyi severim), normal bir tuvalet, geniş bir oda, orta boy bir oda daha ve hepsinin ortak özellikleri, koyu renklerle dekore edilmiş olmalarıydı. Harry Potter'lı bardağıma sıcak bir ıhlamur yapıp odama geçtim. Şiir yazdığım defterlerimden birini açtım ve önüme ilk gelen yazıyı Bal gözlü kıza gönderdim.
Siz:
"70'lerde olsak bir sürü plak alırdım sana.
80'lerde olsak açık hava sinemasına götürür,
muhallebi ısmarlardım sana sonrasında.
90'larda olsak mahallenin en güzel misketlerini kazanır,
dökerdim avuçlarına.
21.yüzyılda nasıl sevilir bilmiyorum, bağışla bal gözlü kız."
Yazdım, ama sonucunda aldığım tek şey her zamanki gibi görüldü oldu. 4 aydır olduğu gibi. Çok şükür bu günde görüldü yedik. Sanırım yarım saat sonra bilgisayarımla uğraşırken Demir evime gelmişti. Bu arada Demir, bal gözlü kızımın grubundan olan benim bebeklik arkadaşımdı. Kapıyı açtığımda bana sormadan direktman içeri girip odama gidip kendini yatağa atarak Lavin'in gruba yazdığını ve müsait olanları dışarı çağırdığını, daha sonra Ekin'le dışarı çıkma kararı aldığını yazdığını söyledi.
"İşte bende dedim ki benim Barlas'ım canımın içi Lavin'e kul köpek neden çağırmayayım? Akşam gelsene bizle parka." Demir'e göz devirerek bilgisayar sandalyeme oturdum, o bir şeyler anlatırken dinliyor gibi davranarak ıhlamurumu içtim daha sonra Demir susup kitaplarımı karıştırmaya başladığında ya sabır çekerek konuştum, "Ne yapacaksınız parkta?" Eline bir kitap alıp sayfalarına bakarak "Çekirdek kola." dedi. Olabilirdi, hastalıktan yatak döşek olsam bile Lavin'i görme fikri enerji vermeye yetiyordu.
"Gelirim." Akşama kadar saçma saçma ne bulduysak yaptık. Ben odama giderken Demir mutfağın pervazına cilveli şekilde yaslanıp bana baktı. "Tuvalete gidiyorum." Anlamsızca gözerimi kırpıp cevap verdim, "Git banane a-a" Kapının pervazına boylu boyunca kolunu uzatıp konuştu, "Gelmek ister misin kara kaşlım." dediğinde dik dik baktım, "Lan yürü git! Manyak mıdır nedir." Saçlarını savurma hareketi yaparak tuvalete ilerledi "Öyle olsun." dediğinde kahkaha attı, onun bu gülüşüne bende gülünce beş on dakika orda güldük. Daha sonra o tuvalete bense odama çıktım.
Telefonumu açıp bilgisayara yasladım ve elektro gitarı hazırladım. Videoyu başlatıp Son Feci Bisiklet'ten Uyku şarkısını çaldım. Sesimin neyine güveniyorsam nakaratta da biraz mırıldandım. Daha sonra başka bir videoda Electro Tülay'dan bir klasik olarak Gönlüm çaldım ve Lavin'e mesaj atmaya başladım.
Siz:
"Bu gün ses yok. Bu yüzden özür niyetiyle iki şarkı var.
Çünkü hastayım bal gözlü kız..
Ve bir ilk, bu sefer bir şarkıyı birine elektro gitarla çaldım.
Yani sana.
Eğer kötü çalıyorsam affet."
*Bir video gönderildi.*
Siz:
"Madem elektro gitarı aldık elimize, o zaman bir Electro Tülay çalalım.
Sever misin?
Eskiden severdin."
*Bir video gönderildi.*
Videoları açıp baktığımda ciğerimi çıkarmaya çalışıyormuşçasına öksürdüğümü fark ettim ve bunu fark ederken yine öksürüyordum. Şansıma ve şansıma sesim o kadar da kötü çıkmamıştı ama hasta olduğum videonun ta başında bile anlaşılıyordu.
Bal Gözlü Kız:
"Sağlık ocağına git sıcak şeyler iç. Umarımkine o kupanın içinde ıhlamur vardır,iyi gelir yanee. Anacıkım yapiyordi bna. Ayrıca uyuyup dinlen bana atıcam diye bir şeyler çalıp kendini yorma. Yat zıbar ha"
Lan, LAN! Mesaj geldi! Kimden? LAVİN'DEN! YES BE! ALLAH'IM GOL! BAŞARDIM HE! Ama takıldığım konu beş cümle içerisinde yapılan yazım hatalarıydı. Ben, ben TDK gibi adamken sevdiğim kızın anlık...
Siz:
"Yaptığın yazım hatalarından dolayı gözüm seğiriyor yemin ederim.
Aşkından ölüp bittiğim kıza bak..
Ayrıca evet, ıhlamur var.
Ayrıca dinlendim. Yeni uyandım."
Yalan. Az önce Demir'le savaşıyorduk ama Lavin'in bilmesine gerek yoktu.
Bal Gözlü Kız:
Sus ve yat zıbar adını bilmediğim kişi
Siz:
Emrin olur.
İyi gezmeler.
Bal Gözlü Kız:
Sen nerden biliyosun lan?
Yazdığına cevap vermeden koşa koşa odadan çıkıp tuvalete gittim, kapıyı çalmadan açtım ama hayırlısı. "Demir!" Tam karşımda tuvalette oturup telefona bakan Demir anlık şaşkınlıkla göz kırpıştırdı. Sonra aniden oda bağırdı "Barlas! Yazdı mı lan?" İşte, işte! Gerçek arkadaşlık budur. Görüyorsunuz, kıskanın. "He lan yazdı! Dedi ıhlamur iç dedi, uyu dedi, ilaç iç yat zıbar dedi!" Yeni gelin heyecanıyla anlattıktan sonra Demir'den bir abo nidası yükseldi, o sırada ellerini yıkıyordu. Islak elleriyle beni tutup gözlerimin içine baktı, "Ayıp! Neyim eksik lan benim Lavin'den? Beni nasıl aldatırsın? Nasıl cüret etmek sen buna.? Beni beni, Demir'ini aldatmak ha sen?" Evet bazen böyle dramalar olabiliyordu bende ona katılıp drama yaptıktan sonra Demir ciddileşti. "Neyse de kankası, hayırlı olsun düğünü ben planlıcam. Git giyin parka gidiyoruz."
Park kelimesini duyduğum andan sonrası bende yok. Nasıl bir hızla giyindim hazırlandım çıktım bilmiyorum. Üstüme dolabımda milyarlarca var olan koyu gri bol bir tişört, altıma da milli gri eşofmanı giydim. Ayakkabılarımı da giydiğimde evden fırlayıp Demir'le parka ilerledik.
---------
Allah'ım şükür! Bittiiii!!!!
İlk bölümü Barlas'ın anlatımından da yazmak istedim. Diğer bölümler ya Lavin ya Barlas'ın anlatımı ya da ilahi bakış açısı olacak.
Aynı bölümü ikisinden de yazmayacağımke.
Cici kalıııınnnn!!!!!!