"Fark ettiysen uzun zamandır bu çocuk hakkında gereğinden fazla konuşuyoruz, sonuç olarak bizi ilgilendiren bir durum yok yani, yok değilmi Ashen?"
Ashen bir süre arkadaşının bu sorusuna cevap vermeden sadece yüzüne baktı, sonra oturuşunu düzeltti
" Bilmiyorum, ona karşı birşey hissetmiyorum ama beni ona çeken birşeyler var ondan hoşlanmıyorum ama sürekli onunla konuşmak istiyorum Hera"
Hera arkadaşının bu tavırlarından bir şeylerin olacağını anlamıştı ama o çocuğu gözü pek tutmamıştı ve arkadaşı daha yeni kendine geldiği için üzülmesini istemiyordu
"Aslında o çocuk pek tekin birine benzemiyor Ashen cidden emin misin yani en azından biraz tanıdıktan sonra karar versen ne yapacağına"
Ashen Hera'nın bu tepkisini bambaşka bir şekilde anlamıştı çünkü Hera'yı bir çok kez o çocukla mutlu bir şekilde konuşurken görmüştü ve şimdiki tepkisi Ashen"i bozguna uğratmıştı
"Hera neden bu kadar tepkilisin seni onunla gün içinde konuşurken görüyorum ama benim onunla konuşmama karşısın, eğer ondan hoşlanıyorsan ve bu yüzden böyleysen aranıza girmem ve onunla konuşmam"
Ashen bu ihtimal yüzünden üzülmüştü ama biricik arkadaşının duygularını göz ardı edemezdi
" Hayır böyle birşey yok olamazda aslında sana söylemeyecektim ama sen bu yola girmeden seni engellemem lazım, o çocuğun önceki ilişkileri şiddet yüzünden bitmiş"
"Ne, Hera sen ciddi misin bu çocuğun şiddet eğilimimi var"
"Lütfen Ashen duyguların başlamadan bitsin"
Salı günü okul yolu
"ASHEEENN!!"
Ashen kendisine doğru birinin koştuğunu gördü ama gözlükleri kırık olduğu için kim olduğunu kestiremiyordu
"Oh oh of çok yoruldum, AA Ashen senin gözlüklerin nerde bende diyorum bu kız niye mala bakar gibi bakıyor"
" Ben normaldede sana bakarken böyle bakıyorum ve dün abim yanlışlıkla gözlüğüme oturdu yani şuan kırık olduğu için takamıyorum"
"Tıtıtı ne kadar terbiyesiz oldun sen böyle, iyi olmuş kırılmış gözlüğün müstahak sana"
Ashen yürümeyi bırakıp arkadaşına parmak sallamaya başlar
"Bak bir daha birşey dersen Deniz'i arar 'Deniz Tunç sana çok aşıkmış haberin olsun' derim o zaman sana müstahak olur"
"Fark ettiysen saat 42 geçiyor hoca derse girmiştir koşalım bence"
Ashen Tunç'un konuyu değiştirmesi üzerine susup koşmaya başlar
Sınıf
"Sonuç olarak cevap 4 tekrar çözeyim mi yoksa anladınız mı"
Kimseden ses çıkmayınca Esra hoca sırasına gidip oturur ama aslında kimse denklemi anlamamıştır
Kapı tıklatılır ve daha Esra hocadan ses çıkmamasına rağmen Tunç ve Ashen içeri girer
"Hiç gelmeseydiniz, arkadaşlar bu kaçıncı her derse geç kalmayı nasıl başarıyorsunuz."
"Hocam gerçekten çok özür dileriz söz bir daha geç kalmayacağız"
Ashen öğretmeninden özür dilediği sırada Tunç gözleriyle Deniz'e kesmekteydi
" Benim dersime bir daha geç kalınmayacak şimdi oturun"
Dersin bitmesine 20 dakika kadar bir süre kaldığı için Ashen uyumaya karar verir, sıraya yattığında izlendiğini hisseder etrafına baktığında ise kimse ona bakmamaktadır
"Abisi üstüne oturmuş"
Ashen gelen sese kalkar ve her tenefüs olduğu gibi arkadaşları sırasının etrafında toplanmıştır
"Ne oturması ne diyorsunuz "
"Abin gözlüğünü kırmış ya Tunç anlattı şimdi"
"Tunç şu aralar çok konuşuyor zaten. Abimde görmeyip oturmuş ya bir insan gözlüğü nasıl görmez ben gözüm bozuk olduğu halde gözlüğü görüyorum adam çat diye oturmuş bide 'Ay pardon Ashen görmedimm' diyor"
"NE PAUAHAHAHAH"
"Denizcim şuan zaten zor durumdayım seni bile allak bullak görüyorum tepemi arttırma"
"ARKADAŞLAR BAKIN"
Orkun coşkulu bir şekilde elindeki kağıtla sınıfa daldı tabikide yanında Öykü de vardı
"Şahsen ben bakamıyorum Orkun"
"Ne nasıl yani"
"Sonra anlatırız ne o elindeki kağıt Orkun" diyerek Orkun'un elindeki kağıdı alır Deniz
"Öykü ile yürüyorduk koridorda bu kağıdı gördük hemen söktüm getirdim
Orkun cidden heyecanlı görünüyordu ama herkes onun kağıdı söküşü üzerine Orkuna imalı şekilde bakıyordu
"Orkun okul idaresi herkes görsün diye duvara asıyor Orkun söküp arkadaşlarına göstersin diye değil"
Tunç ilk kez haklıydı
"Aman boşverin bakın okul istiyenleri geziye götürüyormuş HEMDE IKI GECE KALMALI OLACAKMIŞ"
"Orkun heyecanlanma bir kızla bir erkeği aynı odaya koymazlar Öykü başkasıyla kalır hem baksana 1500 istiyorlar"
Öykü çok utanmıştı ama bu durum kimsenin umrunda değildi
"Aslında o kadar da pahalı değil şöyle arkadaş grubu olarak gitsek nasıl olur aşırı iyi olur aslında he"
"Sadece biz olmayacağız koca okulda sadece bizim grup gitmeyecek bunu biliyorsun değilmi Tunç"
Aslına bakılırsa Deniz Tunç'u zorbalamaktan cidden keyif alıyordu
"Hem diğerleri nerde Orkun onlari neden almadınız gelirken"
"Çok güzel soru Ashen biz öyküyle geliyorduk baktık öyle kenarda süs eşya gibi duruyorlar ama biz onalrı kucaklayarak getirmeyi unuttuk, iyimisin Ashen bu kağıdı gördüğümüzde Öyküyle ikimizdik sınıfa uğriycak vaktimiz yoktu"
"O zaman şöyle yapalım biz diğer tenefüs tekrar gelelim ama o zaman diğerlerini de çağırırız öyle grupca kesinleştiririz"
Keşke Orkun Öykü kadar aklını kullabilse bunlar nasıl sevgililer hala anlamıyorum, diye iç geçirdi Ashen
Zil çalar...
"Biz geldikkk"
Füsun yine bütün enerjisiyle karşımızdaydı
"E diğerleri nerde Füsun?"
Füsun bir sıra alıp yanımıza çekip oturdu ve bacak bacak üstüne attı
"Ay Deniz'cim hepsi koca karı gibi iki merdiven çıkamıyorlar"
Derken içeri Orkun Öykü ile el el sınıfa girdi arkalarından Sinan ve Akif geldi
"Ay of çok yoruldum"
Akif normalde sportif biri olmasına rağmen merdivenlerden her zaman korkmuştur
"Orkun söyledimi geziyi"
"Evet evet söyledi gidiyoruz değil mi"