İçeriğe geç

ASAP

Bölüm 4 · 2 dk okuma

ASAP

Bölüm 4

4-BİRAZ KIZARMIŞ ŞEKERLEME

‘Nereye bakıyorsun’ Korkuyla yerimden sıçradım, hemen kafamı çevirip baktım. Arda sağ omzumdan kafasını uzatmış bana bakıyordu.

‘Arda…ödümü patlattın.’ Rahat bir nefes verdim. Aklıma korkunç şeyler gelmişti.

‘Neden bu kadar korktun ki ?’ Yanıma geçip yayılarak oturdu. Oldukça rahat görünüyordu, sırıtarak ikizini izlemeye başladı.

‘Salağa bak ya, daha birkaç çantayı taşıyamıyor’

‘Bana mı dedin lan onu?’ Arman elindeki çantaları yere bırakıp bize yaklaştı.

‘Burada senden başka salak var mı?’

‘Sen varsın ya’

Hafif bir gülümsemeyle onları izledim, zaten sürekli atışıyorlardı. Onların bu huyunu bilmeyen yoktu. Tartışmaya ara verip bana döndüler.

‘Ecem, hadi gel otobüse gidelim. Marshmallow almıştık, hazır ateş yakılmışken biraz şeker kızartırız.’

Cevap vermemi beklemeden kollarımdan tutup çekmeye başladılar. Biraz tökezlesem de onlara ayak uydurdum. Biraz kızarmış şeker yemek güzel olabilirdi.

‘Kendi başıma yürüyebilirim aslında…’ Onlar tarafından çekiştirilirken yürümek biraz zordu. Kafalarını çevirip aynı anda sırıttılar. Bu defa daha çok çekiştirip beni aralarına aldılar.

‘Pardon, pardon!’ Kıkırdayıp yürümeye devam ettiler. Onlara kısa bir bakış atıp yürümeye devam ettim.

Otobüse ulaşınca hep beraber içeri girdik. En arka koltuklarda yığılı duran birkaç çanta vardı, onların dışında otobüsün içi bomboştu. Arman büyük bir çantanın içinden birkaç paket şekerleme çıkartıp çantayı aceleyle kapattı.

‘Neden bu kadar çok çanta getirdiniz, kıyafetler için zaten çanta getirmiştiniz ?’ Kısa bir an bakıştıktan sonra bana bakıp sırıttılar.

‘Yakında öğrenirsin.’ Bu gizlilik ve pis sırıtmalar hiç hoşuma gitmemişti. Hocaları kızdıracak bir şey planladıklarından adım gibi eminim. Umarım başlarına bela almazlar.

‘Hadi geri dönelim, boş yere azar yemeyelim şimdi.’ Kafalarını sallayıp peşimden geldiler. Hızlıca otobüsten inip kapıları kilitledik.

Kamp alanına dönerken gözlerimi alanda tekrar gezdirdim, üzerimizdeki bakışlar eskisi kadar çok değildi ama hala pür dikkat bizi izleyen birkaç kampçı vardı.

‘Bu kampçılar ne iş ya?’

‘Aynen lan, geldiğimizden beri sapık gibi izleyip duruyorlar.’

Kafamı çevirip onlara baktım.

Yok artık, ikizler bile izlendiğimizi fark etmiş. Durum düşündüğümden çok daha sıkıntılı gibi görünüyor. Gerçi bu gergin ve ürkütücü havayı fark etmemek biraz zor olurdu.

‘Ecem?’ Bakışlarımı izlediğim kamp alanından onlara çevirdim.

‘Efendim?’ Garip garip bana bakıyorlardı, ama neden bana bakıyorlardı?

‘Daldın gittin, bir şey mi oldu?’ Meraklı gözlerle bana baktılar.

‘Yok… sadece neden izlediklerini anlamaya çalışıyordum.’

İçimde çok kötü bir his var, başka bir şeye odaklanmaya çalışsam da bu iğrenç histen kurtulamıyorum. Kötü şeyler olacağı düşüncesi içimi kemirip duruyor. Bu gerilim midemi bulandırıyor, korkuyorum.

Onları fark eden tek kişi ben değilim, bunu bilmek bir tık rahatlatıcı ama … ama bu durumun diğerlerinin düşündüğünden daha ciddi olduğunu düşünüyorum.

Çok daha ciddi ve çok daha tehlikeli…

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.