Olivia daha az önce gezindigi sokakta yürümeye devam etti . Dolanmasini etrafa bakmasinin hiç bir mantığı yoktu . Oda bunu biliyordu . Ama sürekli tetikde olursa . Tehlikeleri önceden fark edebilirdi . Yürürken arkasına bakmaya devam etti. Kimse yoktu . Karanlık sokaklardan geçti . Bir tanrının çocuğu olmak bazen harika hissettirebilirdi . Tabi bunu hisseden normal bir insansa , Aslında berbattı . Bir tanrının çocuğu her zaman tetikte olmalıydı . Hele yanlız olanlar , Daha çok . Çünkü onlar daha çok kapilmayi bekleyen tabaktaki son kurabiye gibi görünürdü canavarlara . Arkasına tekrar baktı . Kimse yoktu , Yine . Gözünden hiç cikarmadigi güneş gözlüğünün metal kısmına dokundu , İyi hissetmek için . Ama hayır bir şeyler hissediyordu . Birşey onu bulacaktı . Ve o her ne ise pekde güçsüz değildi . Omzuna kadar gelen siyah saçlarıni eliyle çevirdi .
Yanilmadigindan emindi yani en azindan emin olduğunu düşünmeye calisyordu . Arkasından gelen şey çok büyük bir güçtü .Yavaş adımlarla kapkaranlık ama geniş bir sokağa girdi . Tüyleri diken diken oldu , Basarmamisti , Kacamamisti . O şey onun tam arkasındaydı . Ama ruh ve iskelet gibi kokan bir vucudu her şekilde tanırdı .
" Sanada merhaba " dedi Olivia alaylı bir ses tonuyla . " Baba" . Yavaşça arkasına döndü . Giydiği Yunan cuppesi onu çok iri biriymiş gibi gösteriyordu . Her tanrida oldugu gibi koca kasları cuppenin altindan belli oluyordu . Olivia göz devirdi . Bu kesinlikle hadesti . Ölülerin ve yer altının efendisi ve tanrısı .
" Buraya acil bir durum için geldim " dedi Hades . Kalın ve gur sesiyle . " Bütün tanrılar insanlardan olan çocuklarından birertanesini alıp önemli bir durum için getirtti ."
" Neden ? " Dedi Olivia .
" Emir zeustan " dedi Hades .
" Yani anlatmayacaksin " .
" Bunları sana Ares ve hephaistos anlatır " sıkkın bir sesle .
" Tanrilara askerlik arkadasindan bahsediyoruz gibi konuşuyorsun " ded Olivia
" Ben bir tanriyim ." Dedi Hades . Sağ kaşını hafifçe kaldırdı .
" Ah, dogru" dedi dediğinin farkına vararak Olivia
" Peki benim çıkarım ne olcak" Hades kaslarını çattı .
" Kahramanlar yaptıkları işler için karşılık beklemezler " dedi Hades .
"Yani kahraman seçip başından savmak çok kolay " dedi sinirle Olivia .
" Tek bir isteğimle yok olursun " dedi Hades . Sesini yukselterek.
" Bana cevabımı ver . " Dedi Olivia . Saçma bir şekilde inatciligi tutmuştu . Hades üstten üstten bakmaya devam etti .
" Binlerce yıldır böyle çocuğum . Herkulunden tut akheoulusa kadar . Ne kadar yiğit ve cesur biri olursan ol. Bir tanrinin çocuğu hic bir zaman normaller gibi olamaz. " Dedi Hades . Sonunda pes edeerek ." Eğer bana zorluk cikarmassan . Her şey daha kolay olur . " Olivianin ağzı açık kaldı .
" Yani beni bir kukla gibi oradan oraya mi savuracaksin " .Hades sustu .
" Bunun böyle olacağının biliyordum . Üzgünüm , çocuğum " Hades bir gölge gibi yok oldu . Olivia karanlık sokakta yanlız kalmamanin ürpertisiyle etrafına baktı . Evet , babasından nefret ediyordu . Eğer o onun babası olmasaydi . Daha güzel bir hayat sürdürdü . Ve annesi yanında olurdu . Ve bir lanete sahip olmazdı . Siyah gözlüğünün demir kısmına dokundu . Ayağının yerden kesildiğini o an farketti . Yer buyk bir sesle yarıldı . Ve oliviaiyi . İçine çekti . Olivia lanet olsun demeye vakti bile olmadan çoktan yerin derinliklerindeydi . Yerin altı şimdi ona daha çok bir labirent gibi gelmeye başladı . Çünkü o kadar farklı koca delikler vardiki ... Rüzgar onu yönlendiriyormus gibi bir sonunda ışık oldugunu gördüğü bir deliğe itti.
☠️☠️☠️
Delik girdiği anda onu havaya fırlattı . Nasıl olduğunu anlamiyorsaniz şöyle anlatiyim . Düşünün dunyanin bir yerinden diyer tarafından bir delik açıyorsunuz. Tabi bu tek bir delik değil . Girdiğiniz deliğin etrafında onlarca daha var . Kendi girdiğiniz delik dünyanın diğer tarafında olduğu için diğer taraftan çıktığınızda
Havaya fırlıyorsunuz . Tek fark siz çıktığınızda ciktiginiz delik hemen kapanıyor . Yani siz çıktığınızda ve havaya 1 metre yukarı çıktığınızda ve dustugunuzda kalcaniz direk yere düşüyor . Evet , işte bu olivianin başına geldi . Kalça ağrısı başta ağrısada etrafa bakmaya başladı . Çok geniş bir magaraya dusmustu . Mağaranın duvarları ten rengindeydi . mağara Duvarın önünde 1 metre aralıklarla üstünde ateş yakılmış sütunlarla doluydu .
" Sen Olivia olmalısın ." Dedi arkasından bir ses . " Tanrıların kaotik mağarasına hoş geldin "
Olivia ağır hareketlerle ayağa kalktı . Zar zor arkasına dönünce , ağzı açık kaldı . 2 tanrı , Ares ve hephaistos kırmızı siyah Yunan cuppeleriyle ona bakıyordu . Ares yandandan kazimis olduğu siyah saclariyla daha çok askerden yeni dönmüş bir ordu komutanı gihi gorunuyurdu. Kolunu göğsünde birlestirmisti . Hephaistos ise uzun kirli sakali ve kısa siyah sacliydi . Eli bütün gün mermer dövmüş gibi nasirliydi . Ares ve hephaistosun yanında onlara az çok benziyen iki çocuk vardı . Ateşin yanında uzun boylu nerden baksan 17 yaşındaydi . Siyah asker tıraşı olmuş gibi saçları olan çocuk bununla çok zıt bir şekilde ela gozluydu . Gözleri heyecanla büyümüştü . Sanki aksiyona her zaman hazırmis gibi tetikdeydi .
Evin sürekli kız kardesleugrasan ama her şeye hızla koşan gıcık abisine benziyordu . Hephaistosun yanındaki cocuksa 15 yaşında gorunuyordu . Hafif uzun kestane rengi saçlara sahipti . Yeşil gozluydu.
Az önce konuşan çocuk bu olmalıydı çünkü muzip muzip gülümsüyordu . Mizaha sahip eylenceli ama şapşal bir erkek çocuktu . Ama gözleri acı görmüş gibi huzunluydu .
" Ben Marcus Mccart" dedi yine aynı çocuk . " Sen oliviq olmalısın " tatlı tatlı gülümsedi .
" Ve bende darcy " dedi diğer çocuk . " Darcy matthew. Şu adamın oğluyum " dedi aresi göstererek . Ares onun hakkında sinirlenmiş gibi ters ters baktı . Darcy ona aldırış etmedi . " Marcus ve beni yakın bir zamanda getirdiler . Dert etme . Ayrıca o şeyin içinden çıkmak ." Dedi yeri göstererek . " Acitmis olmalı "
Ares sanki gözler ona illaki çevrilmesi gerekiyormuş gibi boğazını temizledi
Buraya sizi çok önemli bir görev için getirttik ." Dedi Ares. Çocuklara bakarak. " Bizim bedenimizin parçaları her zaman bir arada olmaz, çünkü bu tehlikelidir . Çünkü dostumuz ve sevilenimiz olduğu gibi düşmanımız da var ." Olivia konunun nereye varacağını merak ederek aresi dinlemeye devam etti ." Eğer bir tanri kandirilip bütün bedeniyle bir yerde tutsak edilirse . Oradan asla kurtulamaz . " Kalın sesi mağarada yankilanmaya devam etti. " Maalesef ki Artemis nasıl bir canavar tarafından kaçırıldığı bilinmesede . 2 gün önce tutsak edildi . " Yumruklarını sikti . Sanki bunu nasıl curet edilir diyecek ve biryerleri yok edecek gibi kaslarını catti . Kirli sakalını sivazlayan hephaistos konuya el atmak gerektiğini anlamış gibi ağzını açtı .
" İşte şuan devreye siz giriyorsunuz " dedi hephaistos . " Artemis hemen bulunmalı . " Dedi oda sinirle " çünkü hem bu tanrılar ve tanrıçalar arasında kavgaya yol açıyor . Hemde dünyanın dengesini bozuyor . " Sakalını sıvazlamaya devam etti . " Artemis ayın hayvanlarin ve doğanın tanrıçası . Bunlar düzene girmesse eğer ... Her şey yok olur "
" İyide siz tanrisiniz " dedi darcy . " Bunu kolaycana yaparsiniz"
" İşler o kadar kolay değil . " Dedi Ares " bizim yapmamiz , artemisi tutsak eden canavarlarin fark etmesine yol açar . Bizden alt seviyeliler bunu yaparsa , onları fark etmezler . "
" Ayrıca size yardım etmek için 3 kişi daha var " dedi hephaistos.
" Kimler ? " Dedi marcus .
" Zeusun kızı am abella . Apollonun oğlu Chris Dean son olarak demeterin kızı Linda miller " ded
" Nerden basliyoruz ?" Dedi marcus .
" İlk önce sizin bu görevi yapıp yapamayabileceginizi görmek için sizi deneycegiz " dedi hephaistos.
Olivia göz devirdi , hem istemiyordu hemde asagaliniyordu . Ne hoş .
" Ne zaman başlıyoruz " dedi darcy . Ares ve hephaistos gülümsedi .
" Hemen şuan " dedi Ares . Ve yer yarıldı . 3 cocuguda içine çekti .olivianin son duyduğu ses Marcus ve darcy nin nirbirlerine sarılarak çıkardığı erkeksi ciglikti .
1. Bölüm sonu ... Devam edecek .