Dışarıda yağan yağmur, başımda bir çatı olmasna rağmen hissediyordum tenimde. Gözümü kapattığımda hayal edebiliyorum. Sokaktaki yağmurun altında yürüdüğümü. Yüzümü yalayan su damlalarını, saçımın ıslanmasını.
Zayıf bedenim çok halsizdi, yatakta yorgun bir şekilde uzanıyordum. Her ihtimale karşı tam uykuya dalamayan gözlerim kıpkırmızı olmuştu. Üzerimdeki battaniyeyi biraz daha çektim ve cenin pozisyonunu aldım.
Akıl sağlığım o kadar kötü durumda ki, her şeyi unutuyorum yavaş yavaş. Bu yere ne zaman getirildim ? Kaç yaşına girmiştim? Bilmiyordum

Geçmişte bir ailem varmıydı? Beni arıyorlarmıydı hâlâ? Ya da onlar mı bırakmıştı beni bu çöplüğe?
Sıkıntıyla yataktan kalktım ve beyaz terliklerimi giydim. Yavaşça yürüyerek pencerenin önünde durdum.
Sicim gibi yağan yağmur devam ediyordu. Keşke dışarıya çıkabilsem diye düşündüm, ama yapamazdım. Buna iznim yoktu. Dışarıya çıkmak yasaktı.
Burada tüm hastalar tutsaktı. Kaçmaya çalıştığın an ise sonucuna katlanırdın. Geceleri uyuyamazdık. İşkenceye mağrus kalan insanların çığlıkları kulaklarımızı tırmalar, sabaha kadar uyumamıza engel olurdu.
Buradan kurtuluş yoktu. Biz bir cehennemdeydik ve buradaki her bir çalışan bizim celladımızdı.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
takip etmek isterseniz instegram kullanıcı adım:
karanlk_ e2
😘