Gözlerimi açtığımda komidininin üsttündeki dijital saate baktığımda saatin 04.39 olduğunu gördüm.Kaç saat oldu bilmiyordum ama bildiğim tek şeyin bu saate kadar yatakta can çekiştiğimdi,sürekli bir sağa bir sola dönüp durmaktan ve başıma gelen şeyleri düşünmeden bunlara bir anlam yüklemeden edemiyordum.Üstümdeki yorganı yatağın başka bir köşesine attım ayaklarımı soğuk parkeyle buluşturdum,parke gerçekten soğuktu.Ayağa kalktığımda başımın döndüğünü ve ne kadar çok ağrıdığını fark ettim elimi saçlarıma götürdüğümde ne kadar çok dağıldıklarını fark etmem çok uzun sürmedi.Etrafıma boş boş bakarken odamın köşesinde olan boy aynama gözüm ilişti ve kendi yansımama birkaç dakika öylece baktım.Saçlarım biribirine çok karışmış,gözlerim şişmiş ve altları hafif morarmıştı,pijamalarımdan bahsetmiyorum bile.Kendimi şöyle bir süzdükten sonra buranın ne kadar sıcak olduğunu hissettim ve balkonuma çıktım,balkonum sadeydi sadece bir lambası vardı ve bir salıcağı o kadar balkonum büyük olduğu için küçükte bir masa ve sandalyeler koymuştum ve masamın üstünde tatlı bir plastik çiçek vardı.Balkonun demirliklerine yaslandım veanzarayı izlemeye başladım evim 4.kattaydı bu yüzden şehrin ufakta olsa bir kısmını görebiliyordum şehre baktığımda o gördüğüm renk renk ışıklar ve havanın küçük esintisi beni kendime getiryordu.Balkonuma geldiğimde hele hele gece geldiğimde vücudumu bir rahatlama alır ve dertlerimi alıp götürürdü.Manzarayı izlemeye devam ederken gözüm apartmanımın etrafında olan birkaç siyah giyinimli adam gördüm,etraflarını sürekli izliyor ve sanki kendi kendilerine konusuyormuş gibiydiler.İçlerinden birtanesi sürekli bir daire çizip duruyor ve bir sokak lambasının altına geliyordu.O sokak lambasının ışığında çok korkutucu görünüyordu birkaç tur daha attıktan sonra etrafına son bir kez birdaha baktı ve yüzünü yukarı doğru kaldırdı yüzü çok farklıydı fazla korkutucuydu ama bir o kadarda kendine baktırma hissi uyandırıyordu biraz daha adamı inceledikten sonra tam gitmeye yeltenmiştim ki kafamla çarpışan sert ve soğuk bir demir barçası hissetim,arkamı dönmüştüm karanlık bir yüz gördmüştüm ve garip hisler uyanmaya başlamıştı içimde gözlerim kapanıyordu ve bedenime sarılan elleri hissediyordum...
Gözlerimi açtığımda heryer kapkaranlıktı başım hâlâ çok ağrıyordu soğuk zemini hissediyordum sanki bir betonun üstündeydim ve o betonun üstünde oturuyordu,sonra bir anda iki adım sesi duydum ve duyduğum yöne doğru bakıp ellerimi yumruk yaptım ve başımın ağrısını yok saymaya çalıştım ve ayağa kalktım etrafımda dönmeye başlamıştım sonra bir anda bir şalter sesi duydum ve beyaz ışıkların odayı aydınlatmasını izledim beyaz ışık gözlerimi rahatsız etmişti ama etrafa bakınmaya devam edicektim.Gözlerimi odanın içinde gezdirdiğimde sadece dört beton arasına sıkıştırılmıştım bir demir kapı ve sadece ışıklar vardı içerisi çok vasat durumdaydı sonra biran gözlerim o gözlerle buluştu siyah giyinimli yaklaşık 1.98 gözlerinin rengini çözmediğim kumral olan o adamla göz göze geldim uzun süre bakıştıktan sonra bana doğru adımlar atmaya başladı korkmadım değildi ama geri adım atmıycaktım yüzünün yarısını siyah bir maskeyle örtmüştü bu yüzden sadece gözlerini ve saçlarını görebiliyordum,gözleri soğuk ve acımasız bakıyordu bana doğru son adımını attığında aramızda sadece bir adımlık çok küçük bir adımlık mesafe kalmıştı yüzüme bakmaya devam ediyordu bende onunkine aniden içimde patlayan bir öfkeyle bağıracakken bunun saçma bir fikir olduğunu düşündüm ve içime farkettirmeden derin bir nefes aldım.
-"ne istiyorsunuz benden?"
Yüzüme birsüre daha baktıktan sonra buz gibi bir sesle;
-"herşeyini"
Deyicerdi sinirlenmiyicektim aksine dinginligimi koriyacaktım
-"çok beklersin adı herif!!"
Deyiverdim yanlışlıkla
hahah asla yanlışlıkla değildi(sizinle tanıştırmadım değilmi bu benim içimdeki başka biri kim olduğunu çözemiyorum ama pek iyi biri olduğu söylenemez)




