İçeriğe geç

Arkadaşlık Sözü

Bölüm 1 · 42 dk okuma

Arkadaşlık Sözü

Bölüm 1

Arkadaşlık sözü

Sevgili okurlar şimdi sizlere bir hikaye

anlatacağım. Ben çok sevdim ve hep hatırladım. Sizlerinde çok seveceğini ve hep hatırlayacağınızı düşünüyorum. Hikayemiz bu dağlardan başlıyor. Küçük sesiz bir kasabadan. Bu Romiyo kahverengi saçlı, kahverengi gözlü çok neşeli ve enerjik bir çocuk. Babasının mısır tarlaları vardı. Ama son 3 yılda oluşan kuraklık sonucu tarlaların büyük bir kısmı babasının emekleeiyle birlikte heba oldu. Bunu tek o aile yaşamıyordu. Tarımla uğraşan çiftçiler de zor bir durum içerisindeydi. Yaz aylarında çalışan çiftçiler bir damla yağmur bekliyordu.

O köyde yapılan yarışmalardan biride tırmanma yarışmasına, Romiyo da katılacaktı. Yarışma ödülü olarak bulunması zor olan bir kere un verilirdi. Ama yarışma sabayı köye Karga lakaplı bir kişi geldi. Bu adam köy ve kasabaları dolaşıp fakir ailelerin, erkek çocuklarını kış boyu kiralayıp. Başka yerlerde acımasızca soba temizlicileri olarak çalıştırıyordu. Yarışma öncesi Romiyo'nun ne kadar enerjik olduğunu gördü. Romiyo'nun babasına çocuğunu kiralamak istediğini söyledi ama talebi reddedildi. Bunun üzerine karla yarışma saatleri herkes tarlslarını bırakmışke, Romiyo ve ailesinin tek yaşam umudu olan mısır tarlasında yangın çıkardı. Romiyo yarışmaya başladı. Herkesten öndeydi. İkiz kardeşlerini mutlu etmek için kazanmayı çok istiyordu. Tam kazanmaya az kalmıştı ki bir duman bulutu gördü. Bu bulut tarlalarının üstünden geliyordu. Telaşla inip babasına söyledi. Hızlıca tarlaya ulaşıp yangını söndürmek erişim gerekiyordu. Tarlaya ulaştıklarında çok geçti. İçeride tek keçileri ve yavrusu vardı. Romiyo'nun babası ateşlerin arasına atladı. Romiyo'da arkadından gitti. Romiyo keçi yavrusunu buldu. Babası ana alevlerin arasından çıkmasını söyledi. Romiyo , keçi yavrusuyla birlikte alevlerin arasında çıkmayı başardı. Ama babası hala anne keçiyi arıyordu. Bir süre sonra alevlerin arasında bir kişi daha belirdi. Evet bu Romiyo'nun babasıydı. Keçiyi kucayında taşıyordu. Fakat bir çok yerınde yanık izleri vardı. Yangından bir gün geçti. Tarlada bir tane mısır bile kalmamıştı. Ailenin bir yıllık emekleri bir gün içerisinde kayboldu. Bununla da kalmadı ,Romiyo'nun babası göremiyordu. Doktor çağırdıklarında, bir ilaç olduğunu fakat pahalınolduğunu söyledi. Aile ilacın parasını ödiyemezdi . Romiyo'nun aklına bir fikir geldi. Sabah olunca kimse onu fark etmeden çıktı. Karga'nın bulunduğu bulunduğu otele gitti. Ona eğer ilacın parasını vermesi kartıyla onunla gideceğini söyledi. Karga hamam labıl etti. Romiyo parayı alıp annesine verdi. Annesinin bakışları her şeyi anladığını ve çok kızdığını anlayıyordu. Üzgün bir şekilde birbirine sarıldılar. Doktor geldi. Babası 1-2 günü iyileşti ama Romiyo'nun sıcacık yuvasından tam 6 aylığına ayrılma zamanı da gelmişti. Ailesiyle vedalaştıktan sonra Üzgün bir şekilde Karga'nın at arabasına bindi. Acaba kahramanımız ne ile karşılaşacaktı? Hiç bilmediği yerlere gidecek bilmediği insanlarla konuşacaktı. Yolun ortasına geldiğinde Karga ona kendisinin devam edeceğini ve eğer kaçmayı düşünürse onu bulup öldüreceğini söyledi. Romeo biraz yürüdükten sonra yağmur yağmaya başladı ondan küçük bir mağaraya saklandı , annesinin ona verdiği çantayı açtığında ise gelinciği Picoro'yu koruyu fark etti. Yağmur dindikten sonra Romiyon yürümeye başladı Karga ona bu patikayı takip ederse Kızıl Elma Oteli'ne oteline göreceksin ,oraya geldiğinde beni arada bulacaksın demişti. Bir süre sonra karşılarına bir kasaba çıktı. Kasabadan geçerken dükkanın önünde bir elma dolu bir at arabası duruyordu. Romiyo yere düşen elmayı alıp tam arabaya koyarken, dükkan sahibi yakaladı bütün uğraşlarına rağmen ona elmaları çalmadığını anlatamadı.

Dükkan sahibi -seni suç üstü yakaladım.

Romiyo- Ben elma falan çalmadı, bir yanlış anlama oldu.

Dükkan sahibi- Sepeti sepet elmam nereye gitti o zaman , Örtünün altında saklanmış elmaları teker teker mideye atıyorsun sonra ben yapmadım . Hadi gel benimle polise gidiyoruz .

Tam o sırada oradan geçen Alfredo adlı bir çocuk geçti. Kısık ve emin bir ses tonuyla "sana onun elmaları yemediğini kanıtlayabilirim. ilk olarak ayakkabısına bakarsanız ayakkabısının tabanı çamurlu. Buna göre o yağmurun altında yürümüş Eğer senin elmaları 1 dakikadan az bir süre de yemeyeceğine göre o suçsuz .

Dükkan sahibi- dükkan sahibini yüksek bir ses tonuyla" elmalarım nerede o zaman ? "

Alfredo- Arabanın altına bakarsan suçlu kişiyi görürsün

At arabasının altında dükkan sahibinin çocuğu varmış. Dükkan sahibi mahcup bir şekilde, Romiyo'dan özür diledi ve ona özür olarak iki elma verdi. Alfredo sessiz bir şekilde ordan ayrıldı. Alfredo'nun ordan ayrıldığını gören Romiyo hemen arkasından koştu, ona teşekkür etti. Ve bir elma uzattı. . Alfredo ile konuşmaya çalıştı. Ama Alfredo hiç tepki vermiyordu.

Romiyo- üzgün görünüyorsun al bu elmanın tadına bak çok güzel eminim moralin yerine gelecek.

Alfredo elmayı alıp teşekkür etti. Sonra yürümeye başladılar. Biraz ilerledikten sonra bir restoranın duvarında Alfredo ve yanında duran bir kızın resmi vardı. Alfredo resme baktı.

Romiyo- Buradaki çocuk sana çok benziyor .Sen misin? sen resmin altındaki yazıyı okuya bildin mi? Bizim kasabada sadece bir kişi okuma biliyor.

Alfredo gergin ve korkmuş bir ifade ile resmi yırtıp cebine koydu ve hızlıca oradan ayrıldı. Romiyo şaşırmiş bir şekilde onu izliyordu. Alfredo ordan ayrıiırken elmasını düşürdü. Romiyo hemen elmayı yerden aldı ve hemen Alfredo'nun arkasından koşmaya başladı. Alfredo yetişince ona elmayı uzattı.

Alfredo- Sadece elmayı vermek için mi bu kadar koştun.

Romiyo kafasını sallayarak evet dedi. Alfredo elmayı aldı içine sanki bir sevinç girdi adeta .Sınra Romiyo ile sohbet etmeye başladı.

Alfredo- Nereye gidiyorsun?

Romiyo- Kızıl Elma oteline gidiyorum.

Alfredo- Bende oraya gidiyorum . O zaman uzun bir süre birlikte olucağız.

Uzun bir süre yürüdükten sonra otelin bulunduğu kasabaya ulaştılar pazarın içinden geçip otele ulaşacaklardı. Romeo ilk kez bu kadar insanı birlikte gördü . Onun için burası bir labirenti .Orada duran bir gazeteci gazeteleri dağıtırken Alfredo'yu fark etti alfredo'nun arkasından koştu ama izini kaybetti. Kızı gelip sordu

Kız – Kimi arıyorsun baba?

Gazeteci- Hani şu bize verilen poster de resmi olan çocuğu gördüm. Ama onu görünce aklıma geçen sebe ölmüş olan soba temizlecisi geldi niyeyse.

Gazeteci işine döndü. Alfredo ve Romiyo yollarına devam ediyorlardı ki bir çocuk koşarak Alfredo'nun çantasını çaldı, iki arkadaş hemen onun peşinden koştular .Hırsız elindeki çanta ile dar sokaklardan kaçmaya çalışıyord. En sonunda çıkmaz bir sokağa ulaştı. Sokak kapı gibi kapılmış ahşaplarla kaplıyd

kapının arkasında ise bir çocuk yaslanmış bir çocuk vardı.

Çocuk - Eğer bana çaldığının yarısını verirsen sana kapıyı açarım

Hırsız mecbur bir şekilde “tamam” der . Çocuk ona kapıyı tam açtığında, hırsız çocuğu tekmeliyim kaçar . Çocuk bu duruma çok sinirlenip onun peşinden koşar . Alfredo ve Romiyo ise hırsızı kaybetmişlerdi. Alfredo çok endişeli görünüyordu. Tam köprüden geçerlerken hırsızı gördüler koşarak onu yetişmeye çalışırken yanlarından saman dolu bir ara at arabası geçer . Arabanın üstünde ise bir çocuk vardı, tam hırsıza ,yaklaştığında ise o çocuk hırsızın üstüne atlar. Hırsız “yine mi sen ?”diye bağırır .Aralarında bir kavga çıkar. Çocuk,hırsızı yenerek çantayı alır. Alfredo gülümseyerek çantasını o hırsızdan kurtardığı için çocuğa teşekkür eder ,çocuk da gülümseyerek çantayı Alfredo'ya uzatır ama hırsız koşup çantayı tekmeler ve çanta uçarak nehre düşer .Alfredo büyük bir hayal kırıklığına uğrar o çanta onun için çok önemliydi. Romeo aAfredo'yu bu halde görünce hırkasını çıkarır. Alfredo’ya gülümseyerek “onu sana bulacağım” der ve nehre ,o hırçın dalgaların arasına atlar .Onlara yardım eden çocuk ise “O nehrin suyu çok hızlı akıyor içinde yüzersen boğulursun. “diye bağırdı.Ama Romiyo kararını vermişti bile .Ne olursa olsun o çantayı kurtaracaktı. Çanta nehrin dibine batmaya başlar . Romiyo nefesini tutarak suyun aşağısına iner . Alfredo da nehrin kenarından onu takip eder. Bir süre sonra Romiyo suyun altından çıkmayınca Alfredo çok çok endişelenir. Romiyo'ya “ Hemen çık çantayı boş ver hadi ,boğulacaksın Romiyo.” diye bağırır .Ama kimse çıkmaz 1-2 dakika sonra çanta suyun üstünde görünür Romiyo'da görünmeye başlar. Alfredo çok mutlu olur. Romiyo çantayı Alfredo'ya atıp nehrin içinden çıkar. Çıktığını gören çocuk rahatlar ve yoluna devam eder .Alfreydo ona çok teşekkür eder ve onun çantasının içinde ki bir şeyin onun için çok önemli olduğunu söyler. Ama otele güneş batmadan gitmeleri. Çok geç kalmışkardı. Koşarak otele ulaşırlar. İçeriye girdiklerinde, Karga bir adam ve bir kadın vardı. Karga sert bir şekilde masaya vurarak” Çok geç kaldınız. “. Kadın onları bir odaya götürür. Odada bir koridor sonra bir kapı daha vardı. Koridor çok karanlıktı. Başındaki şapka kim olduğunu göstermiyordu. “sizde mi buraya geldiniz? “ diyerek yürümeye başladı. Bu onlara yardım eden çocuktu. Sonra birlikte odanın içine girdiler 20'ye yakın çocuk vardı hepsi onlar gibi 12-13 yaşları arasında maddi durumları yüzünden çalışmak zorunda kalan çocuklardı .Hepsi ile teker teker tanıştılar. Onlara yardım eden çocuğun ismi Denti’ydi. Grubun en küçük üyesi 8 yaşındaydı adı Mişşel’di. O Karanlık odada bir iki saat bekledikten sonra, bir yer gazeteci otele geldi. Gazeteci onların yasa dışı çocuk çalıştırdığını tahmin ediyordu. Mişşel yemek kokusu alınca gizli bir kapı olduğunu fark ettiler.

Romiyo- Gitmeyi o bize çalışmak için paramızı verdi.Gitmemeliyiz

Ama kimse onu dinlemedi. Odada sadece Romiyo ve Alfredo kalmıştı. Karga gazetecilerin Geldiğini duyunca hemen çocukları gizlemeliydi Normalde yürüyerek yaptığı yolculuğu bu sefer gölün üstünden geçerek yapacaktı Alfredo ve Romiyo odaya yaklaşan birisinin sesini duydular.

Alfredo “ sen git ben onları durdururum . Sadece ikimizi bulurlarsa ,biz onları kaçırmalarına izin verdik sanacaklar. “

Romiyo - asla sensiz gitmem .dedi

Romeo alfredo'nun elini çekerek kapıdan çıkardı .Birlikte koşmaya başladılar ama yol kapalıydı. Denti onların sesini duyunca duvarın üstünden ip uzattı, duvarın karşına geçtiklerinde eskisinden fark yoktu çünkü karşılarında göl vardı. Hava yağmurluydu gölde yüzmeye kalkarlarsa boğulacaklardı karga odaya girdi kimseye bulamayınca nereye gittiklerini anladı hemen gölün oraya gitti çocukları bulduğunda onları zorla kıyıya bindirip buradan ayrıldı . Gazeteci kapıyı çaldı oteldeki kadın ince bir sesle “Buyurun” dedi .

Gazeteci -İçeri girebilir miyiz dedi.

Kadın -Bizim eski bir otelimiz vardı. Kimse gelmeyince onu depo yaptık ve maalesef şu an kapalıyız dedi.

Gazeteci gitmek zorunda kaldı. Kayık hırçın dalgaların arasında sağa sola sallanıyordu. Birden yüksek bir dalga kayığın içindekilerle birlikte devirdi. Romiyo Alfredo'nun yüzemediğini hatırladı ve onu aramaya başladı .Alfredo kayıktan parçalanmış bir ahşap parçasına tutunmuştu. Romiyo, Alfredo'nun bulunduğu yöne doğru yüzmeye başladı .Alfredo'ya daha sıkı tutulması için ona yardım etti . Birden Karga'nın boğulacağını fark etti, onu kurtarmak için yüzmeye başladı. Karga bayılmış gibiydi tam batarken Romiyo elini tuttu zar zor bir şekile çekerek Alfredo’nun tutunduğu ahşap parçasına yasladı .Hava çok karanlık her yeri sis basmıştı hiçbir kara parçası görünmüyordu. Bir süre sonra bir dalga onları çekti . Romiyo uyandığında güneş doğmuştu. Kendisinin bir sahilin üstünde buldu. Hemen arkadaşı Alfredo'yu aramaya başladı Alfredo biraz ötede yatmıştı. Hemen onun yanına koştu. Alfredo uyandı . Onun yakınında Karga vardı. Nefes alıyordu ama hala baygındı .Yandaki bir mağaraya gittiler.Birlikte ateş yakmak için çalı çırpı topladılar. Romiyo nasıl balık tutulacağını biliyordu birlikte balık tutup ,yediler . Alfredo, Romiyo ‘ya sordu.

Alfredo- kargayı neden kurtardın? Diye sordu

Romiyo- Neden bilmiyorum ama annem hep insanlara bir fırsat daha tanımamız gerektiğini söylüyordu.

Alfredo, Romiyo’nun diğer insanlara benzemediğini biliyordu.

Romiyo- Acaba diğer çocuklara ne oldu?

Arkadaşlar Gün batımını izlemek için dışarı çıktıklarında

Alfredo- “Sana gerçeğimi söyleme vakti geldi . Aslında ben çok zengin bir ailenin çocuğuyum .”diyerek cebinden hafif ıslanmış kağıdı çıkardı .”Bak bu benim kız kardeşim Piyanka kardeşimle evin bahçesinde oynarken kardeşim amcsların garip bir şeyden bahsettiğini duydu. Pencerenin altına geçip gizlice dinlemeye başladık .

Amcamın karısı -bütün şöhret senin olmalı ne yapıp et onlardan kurtulmalısın .dedi

amcam- Evet ben çok güzel bir plan yaptım onların evini yakacağım ve onların hepsinden kurtulacağım . Dedi

Kardeşim ve ben çok korktuk anne ve babama söylediklerini anlattık ama “onlar böyle bir şey yapmazlar siz yanlış duydunuz." diye geçiştirdiler. Ertesi gün evde bir yangın çıktı. Babam ailenin sembolü olan ülkenin kralının dedeme verilen kahramanlık rozetini verdi. Bu rozet dedem savaşta verdiği kahramanlıklar ve Krallı kurtardığı için verilmiş olan rozeti bana attı .

Babam - Kardeşini buradan al ve kaç diye bağırdı.

Kardeşim Piyanka ile 3 gün ara vermeden yürüdük. En sonunda bir çiftçinin evine rastladık, bize yemek verdi. Yaşlı adama "seninle çalışırım sadece seninle yaşamamıza izin ver "dedim. Adam yaşlı olduğu ve bazen yardıma ihtiyacı olduğu için izin verdi. Kardeşimi kimse tanımasın diye saçını kestik .Çünkü amcam sana bahsettiğim rozeti benden alıp şöhreti ve parayı almak istiyordu. İlk karşılaştığımızda bir poster gördün işte o posterde evimizi ben ve kardeşim yaktığımız ve büyük bir ödüle arandığımız yazıyordu. Karga adamın evine gelince temizliycisi olarak çalışmayı kabul ettim. Çünkü hem bize yardım eden köylüye yardım edecektim hemde suçsuz olduğumuzu kanıtlama şansım artacaktı.

Alfredo yanından ayırmadığı çantasını açtı ve içinden bir kutu çıkardı. Kutuyu açtı ve rozeti Romiyo'ya gösterdi. Alfredo ayağa kalktı."sana bunları anlattım çünkü en güvendiğim kişi sensin ".dedi. Romiyo'nun elini tuttu. Yüksek bir sesle "her ne kadar uzakta olursak olalım seninle arkadaş olacağıma ve seni hiç unutmayacağıma söz veriyorum" diye bağırdı. Daha sonra Romiyoyo ile birlikte bağırdı. Birlikte gün batımını izledikten sonra Romeo gelinciği ile oynamaya başladı. Karga arkasına döndü Romiyo'ya bakarak" ahmak benim neden kurtardın yarın sizi çalıştırmaya götürücem beni kurtarması aydın şu an evine dönersin".

Alfredo " romeo kimseye kin tutmaz sana yeni bir hayata başlaman için şans verdi ona teşekkür edip kötü davranışları bırakmak yerine yaptığına bak"

Karga alaylı bir şekilde" ben kimseye teşekkür etmem" dedi ve tekrar arkasına döndü.

Romiyo sabah kalktığında, Alfredo ve Karga'yı bulamadı telaşlı bir şekilde Alfredo'yu aramaya başladı .Alfredo çalı çırpı topluyordu. Hemen yanına " kargayı gördün mü?".

Alfredo" ben kalktığımda hala uyuyordu"

karga yakındaki kasabaya gitti orada bir adam" geçenlerde burada bir çocuk dolu tekne battı dediler 2 gün aramamıza rağmen kimseyi bulamadık çok yazık" Karga hemen bir ağacın arkasına saklandı. Kimseye fark ettirmeden biraz ileriye gitti , orada da bir adam at arabasından yükünü indiriyordu karga bu fırsatı kullanıp at arabasına bindi at arabasını mağranın önüne getirdi . Alfredo ve Romiyo'ya bakarak "binin" dedi.

Alfredo" arabayı nerden buldun çaldın dimi. Biz çalınmış arabaya binmeyiz ,istediğin yere yürüyerek gidicez merak etme kaçmıyacağız .

Alfredo konuşurken at arabasının sahibi koşa koşa geldi. Karga cebinden bir para kesesi çıkardı ve adama attı. Alfredo ve Romiyo.at Arabasınabasına bindiler.karga yoluna devam etti. 2 saat yolculuktan sonra Milano şehrine ulaştılar. Şehir çok kalabalıktı. Karga bir kafenin önünde durdu. Alfredo ve Romiyo ile birlikte kafeye girdi.

Dükkan sahibi " Herkes seni ölmüş biliyor nasıl kurtulabildi? " " Bu sefer fazla çocukta getirmedin iki tane "

Kafenin içinde yanında çocuk çalışmasını isteyen birçok kişi vardı. Karga masaya oturdu. "Kiralamak isteyen için 75 altın parçasına veriyorum." Herkes şaşırdı. Dükkan sahibi "Ama bu çok pahalı nokta "karga" o zaman 80 yapıyorum. " orada duran bir adam bunu yapamazsın. "Dedi. Karga "85 yapıyorum." Köşede duran bir adam "kabul ediyorum." der ve Alfredo 'ya bakar. " onu istiyorum der". Iki arkadaş birbirlerinden ayrılacaklardı .Başka bir adam ihtiyacından dolayı kabul eder . İki arkadaş birbirlerine veda edemeden ayrılırlar. Romiyo 6 ay boyunca hiç tanımadığı kişilerin yanında ve ilk kez gördüğü yerlerde çalışacaktı. Romiyo yeni ustası ile birlikte yürümeye başladı. Dar bir sokaktan geçtikten sonra iki katlı bir apartmana ulaştılar. Usta "işte 2 kat Benim evim orada kalacaksın." Dedi. Eve girdiklerinde orta boylu ,şişman, aksi huylu bir kadın ve Romiyonu'nun yaşlarına yakın bir çocuk vardı. Çocuğun adı Anzelmo'du. Ustanın adı ise Rossi'nin. Romiyo'yu Depo olarak kullandıkları ve hapishane gibi bir kapısı olan bir odaya götürdü.Rossi'nin hanımı " Çocuğu kaça kiraladın? " Rossi içini çekerek 85 dedi. Kadın " Sen ne yaptın biz zengin miyiz? " Diye bağırmaya başladı. Kadın çok fikriydi. Kızgınlığından o gün Rimiyo'ya yemek götürmedi. Ertesi gün işe başlayacaktı . Anzelmo herkesten önce kalktı odanın kapısını kilitle açtı soğuk su dolu bir bardağı Romiyo'nun üstüne döküp kaçtı . Romiyo korkmuş bir şekilde uyandı. Anzelmo'ya bunu neden yaptığını sordu. Anzelmo gülmeye başladı. Romiyo sinirlerine hakim olmayı başardı. Odanın kapısına dokunduğunda açıktı yere düşmüş anahtarı kaldırıyordu ki evin hanımı karşısına çıktı.

Kadın- kaçmaya mı çalışıyorsun?

Romiyo – Ben birşey yapmadım. Diye bağırdı.

Kadın- Bende inanacağın. Sana ceza olarak artık benimle evi temizleyeceksiniz. Romeo çaresiz bir şekilde ona ne derse yapması gerekiyordu. 1 saat sonra ustası ile birlikte işe başladı.Sokaklardan geçerken ustası "soba temizleyicileri , soba temizleyicileri" diye bağırıyordu. Bir süre sonra Romiyo'ya baktı "ne duruyorsun?. Sen de bağır dedi." Romiyo en yüksek sesiyle bağırdı. Sesi yan sokağa bile ulaşmıştı. O sokakta yürüyen herkes sesin geldiği yöne baktı. Romiyo utanmıştı . Ustası ciddiyetini kaybetmemeye çalışıyordu. Bir süre sonra yukarıdan birisi onlara el sallamaya başladı. Usta"hiç bu kadar hızlı işe başlayacağımızı düşünmüyordum." çıktıkları evde Doktor kasella diye bir doktor yaşıyordu. Şömineye yaklaştıklarında Usta Romiyo'ya"Şimdi senin işim başladı. "Dedi."Şöminenin içine gir duvarda bulunan hafif çıkıntılar yardımıyla yukarı doğru biraz tırman." Dedi. Romiyo ilk denemelerinde başarısız oldu. Çıktığında ustası"Demir merdivene benzeyen bir şey gördün mü? Gördüysen yukarı doğru çıkmaya devam et merdiven bittiği yerde küçük bir çukur göreceksin o çukuru kapatan neyse onu boşalt. "Romiyo Usta'nın dediği gibi her şeyi yaptı ama üstü başı kömür içerisindeydi ve öksürüyordu. Ama bacıyı kapatan başka bir şey vardı. Bu bir kuş yuvasıydı. Romiyo yavaşça yukarı doğru çıktı ve kuş yuvasını kaldırdı. Gördüğüm manzaraya İnanamadı. Bütün şehri görüyordu. Uzakta bulunan denizi bile görüyordu.Biraz bu şahane manzarayı izledikten sonra yavaş yavaş indi. Ustası kömürleri süpürürken. Doktor onunla sohbet etmeye başladı. Adı ne, Nereden geldin...gibi sorular sormaya başladı. Doktor çok nazikti.En sonunda Romiyo'ya ne zaman okumak için kitap istersen ona gelmesini istedi. Doktor "kütüphanem senin için istediğin zaman açık. "dedi. Romiyo utanmış bir şekilde "ben okuma bilmiyorum." Dedi.

Doktor - utanmana gerek yok. Bilmemek ayıp değil öğrenmemek de ayıp. İstediğin zaman gelip sana öğretebilirim.

Romiyo'nun okumaya karşı merakı artmıştı bütün gün ev ev dolaştıktan sonra yorgun bir şekilde evlerine ulaştılar . Romiyo yorgun bir günden sonra odasına gitti. Aslında adası denilmeyecek kadar onlar için önemsizdir o. Odaya girdiğinde gelinciğinde bir gariplik fark etti. Gelinciği Picakaro'nun boynuna sarılmış kırmızı bir kurdele vardı. Gelinciği kutuların arasınada duruyordu. O kutuların aradında kurdeleye bağlanmış küçük bir kutu vardı. Kutuda bir mektup ve yemek vardı. Romiyo mektubun ne içerdiğini çok merak ediyordu.Ama ne yazık ki okuyamıyordu tek bir çaresi vardı, o da Doktor Kastell a'ya gidip mektubun içeriğini sormaktır . Mektup hakkında bildiği tek bir şey vardı.Mektubun kim gönderdi ,oturduğu odanın tam karşısında girilmesine izin verilmeyen bir ada vardı. Birisinin oturduğundan emin olduğu bir oda vardı . Mektubun o kişiden geldiğinden emindi. Ertesi gün ustasıyla bir evden çıktıklarında Romiyo birden gözden kayboldu , Doktor Kasella'nın evine doğru koşmaya başladı. Ustası onun kaçtığını zannedip onu aramaya başladı . Romiyo doktorun evine ulaşınca onu dışarıda buldu. Ona Angelleta ( Ancilleta) adında bir kişinin gönderdiği ve onu odasına çağırdığını söyledi. Romiyo teşekkür edip hemen ustasının yanına gitti. Ustası onun arkasından koştuğu için ter içindeydi . Romiyo ustasından özür dileyip işine devam etti. Gece olunca herkes uyumaya gitti . Romiyo bütün ışıkların kapanmasını bekledi daha sonra deponun içinde bulunan bir sopayı uzatarak anahtarı alıp odanın kilidine açılabildi . Angelleta'nın odasına doğru yöneldi . Ses çıkarmamak için parmaklarının üstünde yürüyordu .Kapıyı hafifçe çaldı. İçeriden “gir” sesini sabırsızlıkla bekliyordu. Gir sesini duyunca odanın içerisine girdi. İçeride yatakta oturmuş, siyah saçlı , mavi gözlü bir kız vardı. Romiyo kapıyı kapatırken gelinciğin Pikarro içeri girip Angelleta'nın kucağına oturdu. Romiyo, Angelleta ile sohpet etmeye başladı. Angelleta Romiyo’ya bir çok soru sordu. Sonra çekmecesinde bir defter çıkardı.

Angelleta- Pencereden baktığımda senin tüm bu zorlıklara rağmen gülümsediğini görüyorum. Bunu nasıl yaptığını merak ediyorum açıkçası. “

diyerek resim defterini Romiyo’ya uzattı. İçinde Romiyo’nun bir çok resmi vardı. Angelleta gayet iyi bir resamdı. Romiyo ona neden hiç modadan çıkmadığını sordu. Meğerse Angelleta'nın kalbinde bir hastalık vatmış. Doktor ona hiç oradan çıkmaması gerektiğini ve ateşinin yükseltmemesi için onu fazla etkileyecek haberlerden aynı zamanda hareketlerden uzak durmasını istedi. Angelleta Romiyo’dan buraya gelmeden önce yaşadığı yeri ona anlatmasını istedi. Ama saat çok geç olmuştu. Angelleta Romiyo’dan onu her gece ziyaret etmesini istedi. Ertesi gün Romiyo gecenin gelmesini sabırsızlıkla bekledi. Gece olunca yine aynı saatte Angelleta’nın odasına gitti. Angelleta’ya en yakın arkadaşı Romiyo’dan bahsetti. Ona yaşadığı köyden, annesinden, babadından, ikiz kardeşlerinden bahsetti. Daha sonra Romiyo , Angelleta'dan ona okuma yazma öğretmesini istedi. Angelleta bu isteği kabul etti. Romiyo’ya ilk önce harfleri öğret etti. Ertesi gece harfleri tekrar ettiler. Romiyo harfleri öğrenince okumaya geçtiler. Angelleta ona her gece bir kağıt verdi. Kağıtta bir cümle yazıyordu.Romiyo ve Ustası dinlendiklerinde Romiyo o cümlelerin okumaya ya çalışıyordu. Romiyo yine her gece gibi Angelleta’nın odasına gitti . Ama Anzelmo yani ustasının çocuğu su içmek için kalkmıştı. Anzelmo , Angelleta’nın odasından Romiyo’nun sesini duydu. Ve kötü planlar yapmaya başladı. Anzelmo gelen her çocuğa böyle davranıyordu. Özellikle Romiyo’yu mutsuz görmeye bayılıyordu.Anzelmo, İçeride bir hareketlilik duyunca hemen ordan ayrıldı. Romiyo yine evin çatıdında manzarayı izlerken, Anzelmo’yu bir grup kötü çocuklarla gezerken gördü. Bu çocuklar kendilerine Kurtlar diyordu. Bu grup şehirdeki bütün soba temizliyilerine sata şıyordu. Romiyo şaşırmıştı çünkü Anzelmo annesinin yanında o çocuklara kötü, güvenilmez, ve hırsız diyordu. Kurtların birde gizli bir üssü yardı. Her gün o yerde buluşup ne yaptıklarını ve ne yapacaklarını konuşurlar. Grubun üyeleri Nikita adında bir kız ve Giovanni grubun başkanı, Tochioni, Ronaldo, Marcı, Faustino, ve Leo adında çocuklardı. Yatamazlıklarından kimseyi eksik bırakmazlardı. Anzelmo onlara katılmayı çok seviyordu. Gruptaki herkesin bir acı hikayeleri vardı. Mesela grubun başkanı yetim ve öksüz’dü. Anzelmo kafasında o hikayelere benzer bir çok hikaye oluşturdu. Kurtları yalan hikayelerine inandırmıştı. Anzelmo eve geldiğinde. Romiyo ile konuşmaya başladı.

Romiyo- Niye o çocuklarla oynuyorsun. Bide gelip gelip annene yalan söylüyorsun. Bence bu ötü grubu bırakman lazım.

Anzelmo- Bana diyene bak, send kuralları çiğniyor şunu. Angelleta ile her gece konuştuğunu biliyorum.

Romiyo şaşırmıştı, çünkü kimse farketmesin diye çok uğralmıtı.

Anzelmo- Bak, arkadaş olmaya ne dersin, benim hiç arkadaşım yok. . Romiyo hemen kabul etti. Ama bilmiyordu ki bu çocuk ona daha neler saklıyordu. Romiyobyine her zamanki gibi Angelleta’nın yanına gitti. Ona Anzelmo’nun artık iyi bir çocuk olacağını anlattığı . Romiyo çok çok mutluydu. Ama Angellta biraz endişeliydi. Sanki yarın ne olacağını hissetmişti. Angelleta yine her zaman bir cümleye verdiği gibi bir cümle hazırlamıltı ama bu safer birnzarfın içinde verdi. Sabah olunca yanlış kağıdı verdiğini fark etti. Onun defterinde iki zarf vardı. Romiyo yine günlük okuma egzersizin yerine getirmek için zarfı açtı . Ama bu zarfın bir cümle yoktu. Kağıdın tamamı durdurulmuş uzun bir yazı vardı. Anzelmo ilk planına başladı. Arkadaşlarıyla Romiyo’nun okuduğu kağıdı çalacaklardı. Bir süre sonra planlarına başladılar. Romiyo tam zarfı açıp kağıda bakarken aAnzelmo Romiyo'ya bağırdı. Anzelmo ,Romiyo’ya “ Hemen buraya gel sana bir şey söyleyeceğim. " Romiyo, Anzelmo’yla arkadaş olduklarına inanmıştı. Elindeki kağıdı ustası ile birlikte oturduğu taşın üstüne bırakıp Anzelmo’nun yanına gitti . Hazırda bekleyen diğer çocuk hemen kağıdı kapıp kaçtı .Planın istediği gibi ilerlediğini gören Anzelmo ,Romiyo'ya elma atıp kaçtı . Romeo şaşırmıştı çünkü Anzelmo, böyle bir davranış beklenilmiyordu. Romiyo geri dönüp kağıdını okumaya başlayacaktı ki kandırıldığını anladı. Kurtlar kağıdını çalmışlardı. Kurtlar şu gizli sığınaklarına geri döndüklerinde diğerlerini kağıda nasıl çaldıklarını anlattılar nokta aslında maddeyi değeri yoktu ama onları çalma fikrini beğendiler. Grubun başkanı okumayı bilen Nikita kağıdı içinde yazıları okumasını istedi..

Nikita- Anzelmo yalan söylemesi dışında iyi bir çocuk bence. Yaramaz ve kötü olan bir grupla dolaşıyor. Annem ona"Onlarla mı dolaşıyordun? Bak onlar seni kötü etkileyecek . Arkadaşlarını iyi seç." Dediğinde ise Kurtları kötülemeye başlıyor. "Evet anne ben onlarla hiç yürümem. Onlar bu şehrin kötü çocukları merak etme sen . Ben onlar gibi yaramaz ve kötü değilim. " diye kendisini kaçırıyordu. onlara uydurduğu onlara katılmak için kafasında uydurduğu hikayelere inandırmaya çalışıyordu. Elindeki yanma izlerini değerlendirerek o evde yaşadığı kişilerin onu bu hale getirdiğini de söylüyordu.

Nikita okumaya devam ettikçe. Gruptakiler sinirlenmeye başladı . Hepsi kızgınlıkla bakıyordu. Anzelmu Ne yapacağını şaşırdı. O grupla arası düzeltmeye çalışılırken nerelere gelmişti. Tamam kaçıyordu ki grubun başkanı onu tuttu.

Grup başkanı Giovanni - Demek biz kötü, yaramaz ve saygısız çocuklarız. O zaman sen bizim en akıllımızsın. Anzelmo öyle değil mi? . Sen bizim hem öksüz hem yetim üyemizdin.

Dediği gibi Anzelmo'yu yere fırlattı. Dğerleri de hırcına aldıktan sonra oradan gittiler. Anzelmo her şeyi Romiyo'ya bağlıyordu. O kağıdı bilerek koyduğunu zannediyordu. Ama intikamını alacaktın. Romiyo’nun iyi kalpliliğini kullanıp onu tuzağa çekecekti. İlk önce yüzündeki yaraları değerlendirip , kıyafetini yırttı. Yüzü kanlı bir şekilde Romiyo’nun yanına gitti. Romiyo’nun ona ne olduğunu sorunca:

Anzelmo- Bizim grupta yabancıları hiç sevmeyen bir kişi var ,ona iyi niyetle senden bahsettim. Ama o senin yanına gelip bu şehirden zorla kovmak istiyormuş. Ben ona dur Romiyo iyi bir çocuk dediğimde . Beni bu hale getirdi. Ve şu an nehirde kullanılmayan teknenin içindeki keyif yapıyor.

Romiyo kendisine suçlu hissetti . Ustasını çağırıp nehrin oraya koşmaya başladı. Nehre ulaşınca teknenin İçinde birisi olduğunu fark etti . Bu kurtların en irisi Marko’ydu. Romiyo teknenin içine atladı . İçeri girdiğinde Marko kutunun üstünde portakal yiyordu.

Romiyo- Demek yabancıları sevmiyorsun , suçsuz Anzelmo'yu bu hale getirdin.

Marko Romiyo’ya bir şey anlamamış gibi baktı. Ama Anzelmo adını duyunca Romiyo ile kavga etmeye başladı. 1-2 dakika sonra Anzelmo'nun babası, yara bandı getirmeye gitti . O sırada Anzelmo polislere eski teknede Kurt grubunun zavallı bir çocuğa saldırdıklarını söyledi. Polisin geldiğini gören Kurtlar hemen kaçtı .

Böylece hem Romiyo kaçtığı için ceza alacaktı hem de kurtlar romuyu nerede görse sataşacaklardı en önemlisi de artık polis o tekniği el koyduğu için Kurtlar bir daha oraya gidemeyeceklerdi.

Romyo eve gittiğinde Anzelmo onun her gece gizlice Angellrta ile konuştuğunu söyledi. Romiyo kandırıldığını yamamen anladı. Polisi çağırma, kavga ,kağıdın çalınması hepsi Anzelmo'nun işiydi. O gün yemek yemedi ve artık odasının kilidi dışarıdan kitleniyordu. Ama Anselmo bununla yetinmedi. Anne ve babasının biriktirdiği paraların kavanozunu açtı ve paralatı Romiyo işteyken çsntadına koydu. Akşam olunca evin hanımı yine her zaman gibi patalatı kontrol etti. Ama bir azalma fark etti. Ama bir azalma fark etti. Hemen evi aramaya başladılar. Anzelmo Romiyo’nun çantasını alıp içindeki parsları anne ve babasının gözleri önünde yere attı. Romiyo gözlerini inanamadıinanamadı, paralar çantasına ne zaman koyulmuştu. Romiyo’nun ustası sınırlı bir şekilde karısına polisi ara dedi. Angelleta herşeyi duyuyordu ama kalbi tekrar ağrımaya başladı acıyavrağmen yürümeye çalışıyor du. Romiyo ne kadar ben yapyapmadım desede para onu çantasından çıktı. Üstadı buna inanamıyordu ama başka kim yapacaktı. Ustadı üzgün bir şekilde “Seni diğerlerinden farklı sanıyordum” diyerek onu odasına kilitledi. Romiyo’nun bir şey yapması gerekiyordu. Eğer bu durumdan kurtulmanın yolunu bulmazsa sebebsizce hapiste yatacaktı. Romiyo odanın çatısında bulunan pencereye baktı. Depoda bulunan bir ahşap parçasıyla pencereyi kırıp çatıya çıktı. O sırada polisler geldi. Kırılan camın sesini duyunca herkes oraya yöneldi. Angelleta odadan çıktı, çıktığı anda bayıldı. Ateşi yine yükselmişti . Aile Angelleta ile ilgilenirken , polis Romiyo’yu aramaya koyuldu. Romiyo çatırardan kaçıyordu. Gördüğü ilk yangın merdiveni yle aşağa indi. Sonra ara sokaklardan yürümeye başladı. Bir süre sonra köprüye ulaştı. Sonra birisi onu aşağa çardı. Kim diye baktığında bu arkadaşı Denti'ydi. Uzun zaman birbirleriylr görüşmem işlerdi. Romiyo’ile birlikte kimsenin aklına gelmiyecek bir yere gittiler. Bir harabenin çatısına gittiler. Orda birlikte sohpet etmeye başladı. Romiyo ona durumunu anlatı. Ertesi gün Denti, Romiyo'ya bir fikir sundu. Yan şehre giden bir bir at arabasına gizlice Romiyo’yu bindirip buralardan gitmeliydi. Ama Romiyo bu fikri hiç beğenmedi. Çünkü o suçlu değildi. Ama başka bir çatedi yoktu. Arabanın yanına yaklaştılar. Denti ara sahipleri gelmeden önce Romiyo’yu boş bir kutuya girmesini söyledi. Uzaktan onları izleyen Nikita dayanamayıp, Denti'nin yanına yaklaştılar.

Nikita – Romiyo'yu niye bu arabaya bindirdin?

Denti gururlu bir şekilde- Onu yan kahraman gitmesini sağlıyacağım

Onlar konuşurken araba sahipleti geldi ve gittiler.

Nikita – Sen ne yaptın? Bu iki kişi hırsız çetesinin üyeleri. Yan şehre giden araba az önce gitti.

Denti çaresiz bir şekilde atabanın arkasından koşmaya başladı. Nikita kararsızdı. Bir süre sonra oda koşmaya başladı. Araba on dakika ilerledikten sonra durdu. Romiyo nasıl bu kadar erken bulaştıklatına şaşırdı. Kafasını kaldırıp kutuyu hafifçe açtığında. Polis merkezini karşısında buldu. Kendisini başka ne tür belalara girdirecekti. Arabadan inen iki kişi polislerin yanına yaklaştılar “yeni sandelyeleri getirdik.”Polis kutuları aramaya başladı. Arabada 4 kutu vardı . Bir kutuya adam yaşlanmıştı. İkinci kişi ise arkadan bir kutu çekip polise uzattı.

Polis-yok ben şubadamın yaslandığı kutuya bakacağım.

Pılis kutuyu açtı ama sandalye dışında başka bir şey yoktu. Polis gire bildiklerini söyledi. Kutularrı teker teker içeri taşıdılar. Ve mahkumların bulunduğu hapise gittiler. Hapisten sadece bir kişi vardı. O kişide onların başkanıydı.

Hırsızların başkanı – Hiç gelmicekdiniz sandım.

Sonra kuruları açtılar ama davetsiz misafir Romiyo ile karşılaştılar. Onların konuşmalarını duyduğu için onun öylece gitmesine izin veremezlerdi. Sonra iki kutudan bulunan patlayıcı maddeyi çıkardılar. Burayı patlatıp sakince kaçacaklatdı. Patlayıcı yerlere sevdikten sonra hapisteki başkanlarını çıkardılar. Romiyo’yu ise orda bulunan bir depoya kilitlediler. Başkanlarını Romiyo’nun içinde saklandığı kutuya koyup çıktılar. Onlar çıkarken Romiyo’nun ustası ifadesini değiştirmek için girdi. Çünkü dün Angeleta uyandığında onlara Anzelmo'nun paraları alıp, Romiyo’nun çantasına koyarken gördüğünü söyledi. Ama ustanın karısı ona söylemesin diye bastırıyordu. Romiyo ateşin yavaş yavaş yanma sesini duydu. Hemen etrafına baktı ama bir tek yüksek bir pencere vardı. Kutuları üst üste koyup Pencereden çıkmayı başardı. Hapisten çıkan suçluları Nikita ve Denti durdurdu onların gitmelerine izin vermiyorlardı. Rom ya ise çok kararsızdı geri dönüp polislere mi haber vermesi gerekiyordu, yoksa ordan hemen uzaklaşmalı mıydımıydı? Çok kararsızdı. Ama düşünecek hiç vakti yoktu. Patlayıcı madde her an patlayabilirdi. Sonunda kararını aldığı . Polis merkezinin dönüp polisleri uyarmaya çalıştı ama o suçlu olduğu için onu baş müdürün oraya götürdüler . Odanın içinde ustasını görünce Romiyo onun çıkması için ikna etmeye çalıştığı . Baş müdür Romiyo’ya biraz olsa da inandı ve acil durum sirenini çalarak çıkış kapısına yöneldiler o anda patlama gerçekleşti. Romiyo bir süre bayıldı. Kalabalık ne oluyor diye bakarken Denti polis çağırıp 3 suçluyu da tutuklattırdı .

Başmüdür - Buraya gelirsen dudaklanacağını bili bili bizi uyarmaya neden geldin?

Romiyo- romyo içerideki Birçok insana düşündüm o kadar.

Baş müdür- Ama şu an kanundan dolayı seni hapse götürmek zorundayız desem.

Usta - Hayır ben , dün gece kızım anjeli tarım yolun çantasına paraları koyan kişinin acil olduğunu söyledi. Bu yüzden ifademi değiştireceğim.

Haber hemen yayıldı ustanın ailesi hemen merkeze geldi. Anzelmo itraf etti ama hiç pişman görünmüyordu. Merkezin dışında Nikita ve Denti bekliyordu. Romiyo onlarla konuşurken, ustası konuyu kapatıyordu. Eve geldiklerinde Romiyo'nun ustası özür olarak odadını yeniledi. Romiyo’ya yeni yatak ve oda eşyaları aldı. Haftada bir gün için verdi ve en önemlisi artık Angelleta ile istediği zaman konuşa bilecekti. Romiyo’nun izin günlerinde yapacağı ilk şey okumayı tamamen öğrenmek ve arkadaşı Alfredo'yu aramaktı. Olaydan iki hafta geçti. Romiyo bölgeyi teker teker gezip Alfredo’yu soruyordu. Herkes onu tanıyordu ama kimse nerede yaşadığını bilmiyordu. Bir ay geçti ve yılın ilk karları yapmaya başladı. Ama Romiyo aramalarını bitirmedi. Alfredo’yu kurtlardan bir çocuğu kartarırken gördü. Kurtlar gittiklerinde birbirleriyle konuşa bildiler. Tam 3 ay bir birlerini görmemişlerdi. Uzun bir süre birbirleriyle konuştular. Alfredo bir fikir önerdi. Kurtların saldırısından ayrıla bilmek için soba temiz iyileri olarak bir grup kurmaları gerekiyordu. Romiyo ve Alfredo çalışmadıklatı zaman bütün soba temiz iyilerini topladı ve gece 12 ‘de buluşmaya karar verdiler. Akşam 12'de herkes köprünün yerine toplandı Arife de ve rumya da katıldıktan sonra Alfredo onları Köprünün altında gizli bir odayı gösterdi bu da onların sığınakları oldu. Tabii Arkadaşlar arasında tanıdıkları vardı Mesela Mişşelin, Danti gibi birçok kişiyi tanıyorlardı . Sıra geldi başkanı seçmeye herkeste dütsüzce Alfredo’yu işaret etti. O gece herkes birbirine destek olacağını söz verdi. Bu sayede artık çocuklar hep görüşeceklerdi ertesi gün Romiyo’nun gününü izin günüydü. Alfredo ile bulaşacaktı. Romiyo’nun Alfredo’yu kitaplarla çok ilgili görünce onu Doktor Kassel ile tanıştırdığı. Alfredo önünde bu kadar kitap gördüğüne inanamadı çok heyecanlıydı, bütün bu kitapları okumak istiyordu. Doktor ile konuşurken içeri üniversiteli 2 genç girdi. Onlarda ödünç aldıkları bir kitabı iade ediyorlardı. Ama kitabı fazla anlamadıklarını söylediler. Alfredo kitaba baktı ve onun ödünç almak istedi . Doktor “ama onu anlamak biraz zor .Emin misin ? Alfredo çok emindi. Doktorun evinden ayrılır ayrılmaz. Alfredo kitabı okumaya başladı. Okumayı hiç duraklamadan devam etti . Çalışırken kısa kısa aralar verir çatıda okuyordu. Ama onun ustası çok tembel olduğundan ışıkları erken kapatıyordu . Bu yüzden dışarı çıkıp sokak lambalarının altında okuyordu, Sokaklar lambaları da kapanınca uykuya dalıyordu. Ertesi gün yine kitabı okurken ustası kitabı elinden çekti.

Ustası – Sana kaç kez okıma diyeceğim. Diyerek ortadından iki kağıt yırtıp, kitapla birlikte sobaya attı. Alfredo kirabı hemen sobanın içinden çıkardı ama iki sayfası yok olmuştu. Alfredo okumayı bitirince kitabı doktora iade atmak için evine gitti. Kitabı bitirdiğini fakat iki sayfasının bir kaza sonucu yırtıldığını söyledi. O iki sayfaları aklından tekrar yazdığını söyledi. Doktor aynı kitaptan bir tane daha vardı. Ondan yazılanları kontrol etti. Alfredo sayfaların aynısını yazmıştı.

Alfredo – “ Sevdiğim bölümü birden fazla kez okurum. O bölüm en sevdiğin bölümlerden biriydi.

Alfredo başka bir kitabı ödünç alıp ordan ayrıldı. Doktor Alfredo’nun özel bir çocuk olduğunu anladı. Gece olunca soba temizliycileri tekrar buluştu. Herkes dağıldında Romiyo çantasını unuttuğunu fark etti. Ve sınaklarına tekrar döndü. Alfredo sandalyeye oturmuş mum ışığında kitap okuyordu. Romiyo’nun geldiğini bile fark etmedi. Romiyo onu rahatsız etmek istemedi. Çantasını alıp odadan çıktı. 1 ,2 gün sonra Romiyo ve Alfredo tekrar doktorun ziyaretine geldiler. Alfredo yaşından büyük kitaplar okurken, Romiyo yaşından küçük kitaplar okuyordu. Hemşire Romiyo’ya yaklaşıp "şu arkadaşın yaşından büyük olmasına rağmen sen ona göre çok tatlısın" .Ama Romiyo Alfredo gibi bilgili olmak istiyordun. Bu yüzden daha fazla çalışmaya başladığı . Angelleta’nın yardımıyla daha hızlı okumaya başladı. 1 ay daha, hızlı bir şekilde geçti. Angelleta’nın doğum günü geldi. Romiyo'nun ustası yine her doğum gününde yaptığı gibi. Angelleta’nın gerçek akrabası olan ve şehrin en zengilerinden biri olan Kontesa İzabela’ya gitti. İzabela'dan Angeleta ya bakma paradı alıyordu. O sırada Romiyo arkadaşları ile Angelleta’yı ziyaret etti. Tam kendilerini tanıtırken , Angelleta onların isimlerini teker teker saydı.

Angelleta- Romiyo sizden çok bahsetti. Tam hayal ettiğim gibi görünüyorsun.

Biraz oturduktan sonra ordan ayrıldılar. Bir kaç gün geçti. Angelleta yine her zaman yaptığı gibi penceresinden dılarıdakilere mutluluk saçıyordu. Bir gün komşuları olan ve kukla gösterisi yapan yaşlı adamı torunu ile sohpet ederken gördü. Yaşlı adam üzgün görünüyordu. Angelleta onu üzgün görmeye dayanamadı. Gece sessizce yaşlı adamın dairesine gitti. Yaşlı adam ona oğlundan bahsetti. Torunu Bana’nın annesi onu doğrarken vefat etmişti. Bü yüzden çoçuğu ve torunu ile bir karavanda yaşamaya başladı. Böylece yaşlı adam kukla gösterilerinevdevsm edebilirdi. Ama oğlu Leon doktor olmak istiyordu. Ama babası onun gibi kukla göstelereri yapmasını istiyordu. Leon babası ile hep tartışıyordu. En sonunda oğlu, iyi okullarda okumak için ve babası ile tartışmalarının Sina ermesi için onlardan ayrıldı. Onun gitmesinden beş yıl olmuştu. Yaşlı adam oğluyla öyle davrandığı için çok pişmandı. Angelleta Romiyo’ya olanları anlatı ve ondan yardım istedi. Ertesi gün Romiyo soba temiziyilerine anlattı. Ona onu bulmak için bilgiler çok azdı. Sadece adının Leon olduğu ve doktor olarak çslıştığını biliyorlardı. Bide hiç bu şehre uğramamışta olabilirdi. Roma’ya ve arkadaşları umutlarını hiç kaybetmediler. Bir, iki, üç hafta geçti. Romiyo'nun arkadaşlari heveslerini kaybetmişlerdi. Alfredo Romiyo’nun bu kadar faydasız aramakarına rağmen umudunu kaybetmediğini gördü.

Alfredo- O adamı bulmakta niye bukadar ısrarlısın?

Romiyo- Çünkü Angelleta insanlara hep sevgi ve mutluluk dağıtıyor bende ona yardım etmek istiyorum. Dedi.

Dördüncü haftada bitti Romiyo dön çağre olarak Doktor Kassela’ya tekrar sordu.

Doktor Kasela- Doktor Leon adında birini tanıyorum ama o mu.? Bilemeyiz.

Ertesi gün doktor ile birlikte Leon adlı kişinin çalıştığı hastaneye gitti. Gerçektende yaşlı adamın oğlıydu. Bunu öğrendiklerinde Doktor Leon ile birlıkte hızlıca yaşlı adamın evine gittiler. Aile uzun zaman sınra birbirlerine kavuştu. Ama herkese mutluluk veren Angeleta'nın kalbinin içinde sakladığı büyük bir acı vardı. Romiyo bu gerçeği öğrenip Angeleta'ya yardım etmek istiyordu. Ustası ara ara ziyaret ettiği eve giderken onu takip etti. Sarayda birden fazla özel güvenlik vardı. Ustasıda onunla gitmesine hiç izin vermezdi. Ustası içeri girdikten bir süre sonra, Romiyo’nun aklına bir fikir geldi. Sarayın önünde soba temizliycileri diye bağırmaya başladı. Evin hizmetçisi onu çağırdı. Sonunda o büyük saraya girebildi. Hizmetçi onu bir odaya götürdü. “Burası lütfen” diyerek çıktı . Çıktığından emin olan Romiyo, ustadının girdiği odayı bulmaya çalıştı. Fakat çok fazla oda verdı. Romiyo hepsine teker teker arıyacaktı . İlk önce içinde bulunduğu odanın yanındaki odadan başladı. O daha girdiğinde beklemediği bir şey oldu. Dışarıdan bu odaya ydkldşsn sesler duymaya başladı. Bu bir kafının ve ustasının sesiydi. Kadın ve ustası içeri girdi. Romiyo hemen saklandı.

Ustası- Ama Angeleta sizi çok seviyor.

Kontesa- Oda herbiri gibi beni kandırmaya çalışıyor. Romiyo Kontesa'nın dediği cümleye dayanamayıp. Saklandığı yerden çıktı.

Romiyo- Hayır, Angeleta o kadar iyi bir kız ki kimseyi parası için seviyor taklidi yapmaz.

Kontesa- Ben onun baba annesiyim ve onu yanımda istemiyorum. Oğlum beni dinlemeyip fakir bir kadınla evlendi. Sonra bir kaza sonucu vefat edip. Bana Angeleta’yı ben sarayımda fakir bir kadının kızını istemiyorum.

Diyerek çekmecesinde bir silah çıkardı, ve şöyle devam etti.

Kontesa- eğer söylediklerinden eminsen seni vurmamdan korkmazsın.

Romiyo korkusuz bir şekilde durdu. Kontesa- bu cesarete şaşırmıştı. Silahinı tekrar çekmecesinde koyan kontesa- çıkmalarını istedi. Çıktıklarında Romiyo’nun Ustası, Romiyo'yu yol boyunca azarlayıp durdu. Romiyo, Angeletta’ın yanına gidip onu bu gece babannesinin yanına götüreceğini söyledi . Böyle Kantesa'nın kararını değiştire bilirdi. O gece soba temizliycileri Angelleta’yı babannesını götüreceklerdi. Angelleta fazla haraket edemediği için onu kulan olmayan bir tekerlekli sandelyayle götüreceklerdi. Akşam olup herkes yatağına gittiğinde. Romiyo Angeleta’yı almaya geldi. Angelleta çok mutluydu. En güzel elbisesini giymiş ve babaannesine hediye etmek için müzik kutusunu çantasına koydu. Angelleta ve Romiyo sessizce evden çıktı. Diğerleri onları dışarıda bekliyorlardı. Kontesanın evine geldiklerinde ilk hedefleri güvenliği geçmekti. Güvenliği geçmek onlar için kolaydı. Dendi ve başka bir çocuk duvarlara tırmanım kapı önünde duran iki güvenliği peşlerinden koşturmaya başladı. O sırada diğerleri içeri girdi. Ama bahçede birden fazla güvenlik vardı. Romiyo ve Angelleta yollarına devam ederken diğerleri ise güvenliklerin dikkatini dağıtıyorlardı. Angelleta hızlı yürümekten kalbi ağrıyordu ama ağrısını belli etmemeye çalışıyordu. Merdivenden çıkıyorlardı ki Kontesa'yı karşılarında buldular. Kontes sana bir şey demeden odaya girdi. Angelleta çok mutluydu ama babaannesinin bu kadar sert kalpli olduğunu düşünmüyordu. Angelleta onunla konuşmaya çalıştı. Babaannesi hiç cevap vermiyordu. Cevap vermediğini gören Angelleta çantasına koymuş olduğu müzik kutusunu çekmecesinde üstüne koydu. Meğerse bu müzik kutusu Kontesa'nın oğlundan ona hediyye ymiş. Oğlu vefat edince Kontesa Angelleta’ya vermiş.

Angelleta- Bu müzik kutusunu size hediye olarak bırakıyorum. Rahatsız ettiğimiz için çok özür dileriz

Angeleta olanlara rağmen hala çok mutluydu. Saraydan çıktıklarında Angeleta soba temizliycilerine teker teker teşekür etti. Romiyo ve Alfredo, Angeleta’yı eve götürürken Angeleta birden bayıldı. Ateşi çok yükselmişti. Eve ulaştıklarında Alfredo doktor Kasellayı çağıtmıştı. Belliki kalbi bu zor yolculuğa dayanamamıştı. Ustadı Romiyo ve Alfredo’ya çok kızdı.

Doktor- yan şehirde iyi bir kalp doktoru tanıyorum. Ama şimdi dua etmekten başka bir şey yok. Yarın o doktıra acil bakın edilmesi gerekiyor. Romiyo Doktor’un bu saate geldiği için teşekkür etti. Sabah olunca Romiyo’nun ustası Kontesa’nın evine gitti ve ona olanları anlattı .

Kontesa- Yani doktır için para istemeye geldin.

Romiyo’nun ustası- Hayır öyle değil gerekirse onun masraflarını kendi cebimden öderim. Ben sadece belki onu ziyaret etmek istersiniz diye geldi.

Onlar konuşurken kaşa koşa bir güvenlik geldi.

Güvenlik- Efendim hemen dışarı gelmelisiniz”. "

Soba temizliycileri sarayın bütün bacalarını kapatmış, temizlemiyorlardı. Kontessa bütün soğuk kanlılğı ile “ Burda sorumlu kim?” diye sordu. Alfredo ayağa kalkıp “ ben efendim. “ dedi.

Alfredo- Efendim biz sizin Angeleta’yı ziyaret etmenizi ve ona sevgi göstermrnizi istiyoruz.

Kontesa – Niye o kızı çok önemsiyorsunuz.

Alfredo- Çünkü o arkadaşımız Romiyo’ya zor gününde yardım etti ve arkadaşımıza yardım eden bizede yardım etmiş olur.

Olayları gören Nikita hemen Romiyo’yu çağırdı. Kontesa bu cevaba şaşırdı.

Bazı çocuklar ayağa kalkıp “ Benim babanem ben hasta olunca yanıma oturur. Benimle ilgilenirdi. “ başka bir çocuk ise “ Evet benimde babaannem çok iyi kalpliydi. Sizin gibi sert kaplı değildi. “ Kontesa konuşmalarından biraz etkilelenmişti ve Angelleta’yı ziyaret etmeyi kabul etti. Bütün çocuklar teşekkür etti ve sobaları temizlemeye koyuldular. Kontesa Romiyo ile birlikte gitti. Eve ulaşınca Angeleta'nı halini görünce ne kadar acımasız olduğunu anladı. Bütün gün torununun yanında kalmaya karar verdi. Bir süre sonra Angelleta’bın ateşi düştü. Ertesi gün anneannesi ile yan şehre gideceklerdi. Angelleta yarın olana kadar bu evde kalmak istediğini söyledi. Ertesi gün bütün soba temizliycileri tren istasyonuna Angelleta’ya veda etmek için gittiler.

Aradan birkaç gün geçti. Romiyo'nun ustasına bir mektup geldi. Mektupta annesinin Anzermoya bir hazine vereceğini açıkladı. Aile nesilden nesile aktarılan özel satrançları vereceğini düşündü . Bu satrançlar saf yakuttan yapılmıştı. Ustanın büyük büyük babası zenginlerden birisini kurtardığı için zengin adam ona bu hediyeyi verdi. Bu satrançlar bir servetti. Babaanne geldiğinde Anzelmo’nun görünüşünü baştan aşağı değişmişti . Ola bildiğinde iyi ahlaklı olmaya çalışıyordu. Babaanne sürekli Anzelmo'dan sürekli bir şeyler istiyordu. Masaya oturup yemek yerlerden.

Anzelmo- Babaanne bana vereceğini hazine nedir?

Babaanne kafasındaki şapkayı çıkarıp "bu" dedi. Bütün aile şok geçirdi . Anzelmo kızgınlıkla ayağa kalktı bütün çabaları kaybolmuştu. Tekrar saçını dağıttı ve odasına gitti. Annesi de peşinden koştu.

Usta"Peki satrançları ne oldu?”

Babaanne- Çoktan sattığım. Hatırlamıyor musun? sen ilacı çok pahalı bir hastalığa yakalandın. İşte o gün satrançları satmaktan başka çarem kalmamıştı. Zaten satrançlar sahteymiş. Ama bu şapka benim için bir hazine .Sen küçükken hep bu şapkayla dolaşıp denizci olma hayallerini kurardın. Hatta bana Kaptan olacağını söz vermiştin ama hayaline bak "soba temizleyicilerinin kaptanı" diyerek güldü. Sen hayalini unutmuş ola bilirsin ama ben hala hatırlıyorum.

Usta şapkanın değerini anladı. Babaanne şapkayı Romiyo’ya hediye edip akşama doğru ordan ayrıldı. Ertesi gün yine Romiyo bir otelin bacasını temizlerken beklemediği bir şey ile karşılaşır. Odanın içinde piyano çalan kızın arkadaşı Alfredo yeni çok benzediğini fark etti. İçerideki kadın gittiğinde. Kız pencereden yanında bulunan yangın merdiveninde kaçmaya çalıştı. Romiyo peşinden gitti ama kız durmadı.

Romiyo – Neden kaçıyorsun . Ordan gitmek çok tehlikeli.

Kız- Sen soba temizliycesin abim Alfredo'yu kesin tanıyorsun.

Romiyo- Evet tanıyorum sende kardeşi Piyanca'sın öyle değil mi?

Piyanca merdiveni bittirip aşağı indiğinde amcasını karşısınds buldu. Ara sokaklardan kaçmaya çalıştı ama başaramadı. Romiyo heme Alfredo'ya anlattı. Belli ki amcası yspılacak kutlama için gelmişti. Aynı zamanda bu kutlamaya ülkenin kralı gelmişti. Alfredo’nun aklına bir fikir geldi. Kardeşi Piyanca'yı kurtardıktan sonra. Katılıpm onların suçsuz olduğunu ve amcasının, anne ve babasına yaptığını anlatacaktı. Arkadaşları ona yardım etmek istiyordu. Aman onlara onun yüzünden bir zarar gelmesini istemiyordu. Arkadaşlarının devamlı ısrarlı yüzünden kabul etti. İlk önce Piyanca'yı kurtaracaklardı.

Romiyo- Bence sen girmemelisiniz çünkü seni tanıyorlar hemen yakalıya bilirler. En iyisi ben gidiğim Odanın bacadını tıkadı ve iş arıyormuş gibi yaptı. Hizmetçiler hemen onu çağırdı. Odaya girdiğinde sobayı temizliyor muş gibi yaptı. Sonra Piyancanın yanında duran kadının elbisesine kömür bulaştırdı. O kadın Alfred O’nun amcasının karısıydı. Kadın görünüşüne,çok önem veriyordu. Hemen kıyafetini değiştirmeye gitti. O sıtada Romiyo , Piyanca ile arka kapıdan kaçarken katşılarına o kadın gitti. Piyanca ve Romiyo’yu bağladı. Romiyo Piyanca'nın kulağına kısık bir sesle” merak etme diğerleri gelmediğimizi görünce bizi arıyacaklar. Kadın aralarında konuştuklarını görünce, Alfredo’nun bu şehirde olduğunu anladı. Çekmecesinde boşuna silahı Romiyo’ya doğrulttu.

Kadın- Sen bana Alfredo'nu yerini söylemezsen bunun cezasını canınla ödersin.

O sırada bacadan sesler geldi . Bunlar Romiyo’nun arkadaşları Mişel ve Denti’ydi. Denti kadının dikkatini dağıtırken. Mişel , Romiyo ve Piyanca'nın iplerini çözdü. Sonra arkadaşlar , kadını bağlayıp pencerenin yanında ki yangın merdivenin yardımıyla ordan gittiler. Alfredo sonunda kardeşine kavuşmuştu. Piyanca karerdeşinde bir farklılık hissetti eskiden kardeşi hep onunla ilgilenir diye ama şimdi daha çok Romiyo ile konuşuyordu. Piyanca kardeşine sorduğunda ise.

Alfredo. Piyanca arkadaşlık öyle bir şey ki

Akşam olunca Alfredo arkadaşlarına ,ona olanları anlattı. Kutlama günü içeri girmek için planlarını kurmaya başladılar. 2 gün sonra kutlama olacapı için acele etmeleri gerekiyordu. Kutlama yapılacak sarayın giriş çıkışlarını, bahçesini her şeyi çizdiler.

Ertesi gün Alfredo çalışırken bayıldı. Arkadaşları hemen onu Doktor Kasela'nın evine götürdüler. Doktor onlara ciddi bir şeyin olmadığını söyledi. Ama gerçek öyle değildi. Alfredo tedavisi çok zor bir hastalığa yakalanmıştı. Arkadaşları işlerine devam edebilmek için gittiler. Alfredo’nun kardeşi Piyanca ise Alfredo ile ilgileniyordu. Doktor Alfredo’nun odasına gitti. Alfredo’ya ciddi bir şeyinin olmadığını söyledi.

Alfredo- Doktor ben hastalığımı iyi biliyorum. Ama sizden bir ricam olacak kardeşim Piyanca'nın yanınızda kalmasına izin verir misiniz.

Doktor – En iyisi ben sana yemek yapmalarını söyleşim site ordan ayrıldı.

Geri döndüğünde ise yatakta bir mektup vardı. Alfredo evden gitmişti. Alfrefo soba temizliycilerin sınağına giderken Kurtların başkanı Giovanni ile karşılatştı .

Giovanni- Geçen sefer beni arkadaşlarınla yenmiştik ama bu sefer sana beni yenmeye izin vermiyeceğim.

Alfredo yorgun olmasına rağmen Giovanni ile döve şeye başladı. Ama Alfredo dayanamayın yere düştü ve öksürmeye başladı.

Giovanni- Hasta olduğunu niye söylemedin. Ben hasta çocuklarda dönüşecek kadar kötü değilim.

Alfredo- Senden de bu beklenirdi zaten. Eminim ki daha fazla zamanım olsaydı çok iyi arkadaş olurduk.

Diyerek yoluna devam etti. Giıvanni aralarındaki kavga berabere bitsede Alfred O’nun onu tekrar yendiğini hissetti. Giovanni arkadaşlarının yanından geçerken bir kelime bile söylemesi. Arkadaşları onun tekrar Alfred O’nun yenildiği için canı sıkkın olduğunu düşündü. Bu yüzden Alfredo’yu yakalayıp haps edeceklerdi. Sonrada başkanlarını çağıracaklardı. Düşündüklerini yaptılar. Nehrin içinden geçtiği bir tünelin içinde bulunan odaya kilitlediler. Alfredo çıkmanın yolunu arıyordu. Çünkü Arkadaşları planlarına başlamak için onu bekliyorlardı. Gün batımı geldi. Arkadaşları sarayın önünde toplandılar. Bir tek Alfredo ve Mişel gelmemişti. Roma’ya arkadaşını aramaya gitti. Yolda Nikita ile karşılaştı. Nikita’da Romiyo'yu arıyordu. Arkadaşlarının Alfredo’ya yaptığıklarını anlattı. Oray ulaştıklarında. Kurtlar kapıyı açmak istemediler. Romiyo odada bir pencere olduğunu gördü.Ama pencere yerden çok yüksekti. Romiyo pencerenin Altan’a baktığında uzun zaman kullanılmamış yataklar vardı. Pencereye yaklaşıp camı kırarak içeri atladı. Diğerleri onu şaşkınlıkla izliyordu. Yatskların üstüne düştü. Hayır ağrı hisseti ama aldırnadı.

Nikita romiyo ya büyük kapının arkasında çıkış kapısı olduğunu söyledi. Romiyo ve Alfredo birlikte kutuyu ittiler Romiyo, Alfredo’ya gitmesini söyledi çünkü bugün onun için kurtulma şansının bulunduğu tek gündü . Alfredo tereddüt etmesine rağmen çıktı . Kurtlar kapıyı kilitle açarak içeri girdi. Romiyo onların Alfredo’nun peşinden gittmelarine izin vermeyecektir. Bir süre sonra kurtların başkanı geldi.

Giovanni- benden izinsiz nasıl böyle birşey yaparsınız.

Nikita dayanamadı “susun” diye bağırdı.

Nikita- Alfredo hasta dün gece onunla sokakta karşılaştık. Galiba hastalı senin babanın hastalanıp vefat ettiği hastslık Giovanni. O yüzden ona yardım ettim. Ama siz ona daha büyük sorunlar getirdiniz.

Romiyo duyduklarına inanmak istemedi. Alfredo ona bu konudan hiç bahset memişti. O sırada Alfredo gruba katılmıştı ama gelmeyenlerden sadece Mişel ve Romiyo vardı. Çocuklar sarayın arka kapıdından girdi. Alfredo’nun aklına bir şey takılmıştı .Amcası Rozet olmadan nasıl kutlamaya katılacaklardı. Saray girmek o kadar kolay değildi. Heryerde bir sürü güvenlik verdı. Bu güvenliklerin hepside Alfredo’nun amcasına bağlıydı. Çocuklar yavaş yavaş çizdikleri haritaya göre ilerlediler. Ama bir sorun oldu. Bir güvenlik onşarı fark etmişti. Tam onları yakalamaya gelirken birisi onu taşla vurdu. Evet bunlar Kurt grubunun üyeleriyle Alfredo ya yardım etmek için bir günlüğüne ateşkes yapmışlardı. Soba temizliycileri bu habere çok sevindi. Alfredo, Romiyo ,Nikita ve Piyanca ilerlemeye devam ettiler. Diğerleri ise güvenliklerle uğraşıyorlardı. Alfredo ve yanındakiler kuleye çıktılar bu kule sarayın arka kapısına gitmenin tek yoluydu. Ama bir sorun vardı denir kapı sadece diğer taraftan açılabilirdi. Romiyo’nun aklına bir fikir geldi ,yerde bulunan ipi beline bağladı ve pencereye çıktı ipi yanındakilere verip, süs olarak yapılmış ince kenarlardan karşı pencereye geçecekti. Alfredo yaklaşan birini fark etti ve ipi kızlara verdi. Duvara süs olarak asılmış avcı silahını aldı. Güvenlik silahı görünce durdu. Romiyo karşı tarafa geçmeyi başardı, kapıyı açtı . Alfredo yavaş bir şekilde kapıdan geçti ve kapıyı kapatı. Güvenlik artık karşıya gelemezdi. Sonunda onlar kutlama salonuna götürecek olan balkona ulaşmışlardı. Ama bu da ne. Onları orda Alfredo’nun amcası bekliyordu. Yanlarına yaklaştı ve Piyanka ‘ya silahı tuttu. Elindekini bırak yoksa çok sevdiğin kardeşi bir daha göremeyeceksin. Alfredo silahı bırakmak zorunda kaldı. Adam Alfredo ve Romiyo’ya yaklaştı. Alfredo eğer bize bir şey yaparsan rozeti alanazsın.

Amcası gülerek -merak etme senin paslı rozetine ihtiyacım yok , aynısını tekrar yaptırdım.

Ve onları balkonun kenarına kadar sıkıştırdı. Romiyo ve Alfredo’yu aşağı itti. Öldüklerini zannedip içeri girdi. Nikita gizli bir merdiven fark etti. Ordan aşağa inip Romiyo ve Alfredo'yu aramaya başladılar. Romiyo ve Alfredo çalılıktan hafif sıyrıklarla kurtuldular ve tekrar içeri girdiler. İçeri girdiklerinde bir çok zengin insan vardı. İçeride yürürken yine Alfredo’nun amcasına bağlı bir güvenlik onları yakalandı ve dışarı atıyordu ki bir kadı olaya karıştı bu kontesi İzabella' ydı

Kontesi - " Onları atamazsın onlar zengin bir ailenin çocukları bu Martini ailesinden Alfredo ve kız kardeşi Piyanka. Siz misafirlerle böyle mi davranıyorsunuz, "

Güvenlik çocukları bırakmak zorunda kaldı.

Kontessa- arkadaşınız Mişel ile karşılaştım ve bana herşeyi anlatı. Ama şimdi konuşmaya zaman yok sizin amcanız kralı selamlamak için çıkıyor hadi hızlı.

Sunucu – şimdi de Martini ailesi geliyor. Kontessa konuşmak için izin aldı.

Kontesa- Sayın kralım sıram gelmediğini biliyorum ama bu gencin hikayesini dinliyelim bilir misiniz? .Lütfen

Alfredo’nun amcası gözlerine inanamadı onları ölü biliyordu.

Amca hemen rozeti çıkardı.

Alfredo’nun amcası - Kralım bunlar sahtekar. Bu çocuk ve kardeşi evlerini yakıp kaçtılar. Yargılanmaları lazım.

Alfredo da bir rozet çıkardı Kral teker teker iki tarafın hikayesini dinlemekten sonra

Kral- Hanginizin gerçeği söylediğini tek bir yol ile anlıya biliriz . Adamdan rozeti vermesini istedi.

Kral- Bu rozet babamdan sizin babanıza gösterdiği kahramanlık sonucu verildi ve babam bana hep anlatı ama o askerin rozeti değilde en çok

Alfredo devam etti - En çok kralın imzasını beğenmişti babam bana bunu her gece anletırdı .

Diye söyleyip rozetinin arkasında bulunan imzayı gösterdi. Sonunda suçsuz olduklarını kanıtlamıştı. Alfredo arkadaşlarına teker teker teşekür edip vedalaştı. Sonrada kardeşini Doktor'un evine götürdü ve sanki son kez görüyormuş gibi vedalaştı. Arkadşı Romiyo ile şehir parkına çıktı. Herkes evindeydi hiç bir ses yoktu. Alfredo artık hastalığa dayanamıyordu. Ama arkadaşına böyle veda edemezdi.

Alftedo ayağa kalkıp- Romiyo kardeşimi hep koruyacağına söz verir misin? . Bütün soba temizliycilerin hayali olan okula gitmeleri için elinden geleni yapacağına söz ver. Romiyo sen benim en iyi arkadaşınsın , dostumsun. Dedikten sonra yere düştü. Romiyo benim yolculuğum burda bitmiyor.

Romiyo - ateşin çok yüksek hemen doktoru çağırim

Alfrefo - hayır Romiyo fayda vermiyecek bırakma beni.

Diyerek gözlerini kapattı . Romiyo gördüğüne inanamıyorum. En yakın dostu gözlerinin önünde vefat etti. Hemen doktor Kaselayı çağırdı. Ama artık çok geçti. Doktor Alfredo’nun mektubu neden bıraktığını anladı mektupta " Doktor sana haber vermeden çıktığım için özür dilerim ama çok önemli bir şey yapmam gerekiyor lütfen kardeşimin yanında yaşamasına izin ver . Senden başka umudum yok. Tüm yaptıkların için teşekkürler. " Romiyo sabah olunca yine her zaman ki gibi erken uyanmadı. Hala şok içindeydi Anzelmo onu kışkırtmaya çalıştı ama Romiyo herhangi bir tepki vermiyordu. Evin hanımı ona kalkmasını istediğinde değişik bir şey olduğunu fark etti. Usta " Bilmiyor musun dün en yakın arkadaşı Alfredo vefat etti onu bırak hala olayın şokunda”.

Haber soba temizlicileri arasında hızlı yayıldı. Ertesi gün Romiyo çalışmak için kalktı ama eski gülümsemesi ve enerji tamamen kaybolmuştu. Arkadaşları onunla konuşmaya çalışıyorfdu ama Romiyo hiç tepki vermedi. Romiyo bu halini bir hafta sürünce, arkadaşı Denti ona sert bir tokat attı.

Denti- " Ahmak Alfredo senden bunu beklemezdi . Hani cesur, enerjik, neşeli Romiyo nerede sen bizim tanıdığımız Romiyo değilsin. Gün batımında parkın araya gel seninle bir dövüş yapacağım eğer kazanırsam seni soba temizlicileri grubundan atacağız anladın mı?” "

Gün batımı Romiyo geldi. Bütün soba temizlicileri ve Piyanka ordaydı. Denti, Romiyo’ya ağlıyarak bir yumruk vurdu ikincisini de vurdu Romiyo ya “kalk kalk “ diye bağırıyordu. Romiyo sonunda Dentiy'ye bir yumruk vurdu. Romiyo sonunda girdiği şoktan arkadaşları yardımıyla çıka bildi. Onu grubun yeni başkanı yaptılar sonra Alfredo’nun cenazesi için para topladılar. Piyanka o zaman abisi Alfredo’nun arkadaşı Romiyo hakkında söylediğini anladı. Cenaze günü Alfredo’yu tanıyan herkes gelmişti. Herkes çok üzgündü. Alfredo’nun vefatından bir hafta sonra hayat akışına devam etti. Piyanka Doktor Kasela’nın yanında hemşire olarak çalışmaya başladı. Romiyo başkan olarak grubuna Alfredo’nun yaptığı gibi liderlik yapıyordu. Bir gün şehre bir sirk geldi. Soba temizlicileri ona gitmeyi çok istemişlerdi ama yeterli paraları yoktu. Romiyo buna çözüm olarak bir evi işinden sonra temizlemeye karar verdi grup üyeleri de ona yardım ettiler .Gece gündüz çaşışmadan sonra başardılar ama Mişel yanlışlıkla bir satıcını vazosunu kırdığından satıcı onun annesinden hediye kolyesini aldı. Çok üzüldüğünü gören Romiyo grubun fikrini aldıktam sonra kolyeyi geri getirdi. Böylece ne kadar iyi bir lider olduğuda belli oldu. Ve beklenen gün geldi. 6 aylık müddet sona erdi. Sonunda Romiyo ailesine döne bilecekti. Ustanın evi Romiyo’nun gelişiyle neşe dolmuştu. Romiyo son kez Alfredo’nun kabrini ziyaret etti. Onları veda etmeye gelen Kurtlar grubu ile soba temizlicileri bitmeyen bir atekes yaptılar. Doktor Kasetle Romiyo, Denti ve Mişeli evlerine götürecekte.

Piyanka’da onlarla gitti. Arkadaşlar birbirini teker teker veda etti. Son iki kişi olarak Romiyo ve Denti kalmıştı. Denti’ninde ayrılma zamanı geldiğinde yine her zamanki gibi güçlü olduğunu göstermeye çalışıyordu. Ama arkasını döndüğünde ağlamaya başladı. Ve en sonunda Romiyo’fa köyüne vardı. Doktor ve Piyanka ile uzun bir süre vedalaştı. Sonunda aileşinr kavuşabilmişti. .

Aradan on yıl geçti Romiyo köyde öğretmen , Piyanka ise hemşire olmuştu. Romiyo ve Piyanka ile evlendi ve bir çocuklar oldu çucuklarının ismini ise Alfredo koydular. Romiyo Alfredo’nun hayalinde büyük bir adım atmıştı. Hiyakemizin sonuna geldik hala çocuklar çalıştırılıyor mu bilmiyorum ama Romiyo arkadaşı Alfredo’nun hayalini gerçekleştirmek için elinden geleni yaptı. Haylerinizi gerçekleştirmek için elimizden gelenini yapmalıyız. .

Son

Bölüm sonu

1 yorum