İçeriğe geç

Arkadaşlık

Bölüm 5 · 2 dk okuma

Arkadaşlık

Bölüm 5

BÖLÜM 3: Bir Çatının Altında ve Tehlikeli Oyunlar

Buluşma yerine vardıklarında Demir’in yanında getirdiği kişinin Baran olduğunu gören Melek, olduğu yerde donakaldı. Kalbi hızla çarpmaya başlasa da soğukkanlılığını koruyarak sanki onu daha önce hiç görmemiş gibi davrandı: "Selam, ben Melek." Baran ise Melek’i hemen tanımıştı; yüzündeki hafif gülümsemeyle karşılık verdi.

Gece boyunca Baran’ın dikkatli ve korumacı bakışları Melek’in üzerindeydi. Masanın diğer tarafında ise büyük bir fırtına koptu. Alara ve Melisa birbirine girdi. Kavganın tam merkezinde ise ikisine de yüz verip aralarındaki rekabeti besleyen Demir vardı. İki kardeş suçu birbirlerinde ararken Melek araya girip onları zorlukla ayırdı.

Gece biterken erkekler yine alaycı bir tavırla, "Sizi nereye bırakalım?" dediler. Kızlar "Aynı yere..." diye mırıldandığında, direksiyondaki Baran şaşkınlıkla "Aynı yer derken?" diye sordu. Melek utançla "Eve, benim eve..." diye atılsa da Demir alaycı bir kahkeyla "Parka mı?" diyerek gerçeği açık etti. Yaşananları duyan Baran’ın yüzü sertleşti ve ağırlığını koydu: "Bize gidelim."

Baran, ailesinden ayrı, tek başına yaşayan ve maddi imkânları geniş biriydi. Kızlar gün sonra ilk kez sıcak bir çatı altına girmişti. Duş alıp Baran’ın verdiği bol giysileri giydiler. Birkaç saat sonra evde tekrar alkol masası kuruldu.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Selçuk zehirli bir fikir attı: "Oyun oynayalım mı? Cesaretlik oyunu..."

Alkolün uyuşturduğu zihinlerle oyun başladı. Selçuk önce Melek’i, ardından diğer iki kızı öptü. Demir de aynı gaddarlıkla oyuna dahil oldu. Sıra Baran’a geldiğinde ise Baran, doğrudan Melek’i öptü.

Bir süre sonra Baran banyoya gitti. Alara da hemen peşinden yukarı kayboldu. İkisi de uzun süre dönmeyince Melek yukarı çıktı. Merdivenlerin başında gördüğü manzara karşısında donakaldı: Alara, Baran’ı baştan çıkarmak için ona tehlikeli bir şekilde yakınlaşıyordu.

Melek, içindeki kırgınlığı saklamaya çalışarak, "Hadi ya, sizi mi bekleyeceğiz aşağıda?" dedi. Baran, Alara’yı geride bırakıp Melek’e doğru yürüdü ve onu tutkuyla öptü. Alara şaşkınlıkla alaycı bir kahkaha attı.

Aşağı indiklerinde Melisa şüpheyle "Siz ne yapıyorsunuz saatlerdir yukarıda?" diye sorduysa da alkolün etkisiyle kimse cevap veremedi. Melek’in elleri titremeye başladı, ayakta duramadı. Baran onu kucağına alarak kendi odasına götürdü ve yatağa yatırdı.

Gözlerini açtığında başındaki zonklama ve odaya süzülen sabah ışığı Melek’i karşıladı. Yanında birinin varlığını hissetti. Başını yavaşça yana çevirdiğinde gördüğü yüz...

Selçuk’tu.

Selçuk, rahat bir tavırla yatağın kenarında oturmuş, her zamanki alaycı gülümsemesiyle doğrudan Melek’in gözlerinin içine bakıyordu.

"Günaydın masum kız," dedi alçak bir fısıltıyla. "Baran’ın odasında, benim yanımda uyanmak nasıl bir duygu?"

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.